{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi             <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 19/07/2024 (Karar) - 19/11/2024 (Ek Karar)<br>NUMARASI\t\t: .....<br>DAVA\t: Alacak<br>KARŞI DAVA\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 11/10/2022 <br>KARŞI DAVA TARİHİ \t: 29/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 26/02/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/03/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın ve tazminat istemine ilişkin karşı davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme ve tashih talebinin kabulüne ilişkin ek karara karşı davalı-karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette ortak olduğunu, müvekkili ile dava dışı ortak ... davalı şirketi çift imza ile temsile yetkili olduklarını, davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsa üzerinde konut yapımı için arsa sahipleri ile sözleşme imzaladığını, inşaatın tamamlandığını, diğer ortak ... şirketi temsil ve ilzama müvekkiliyle birlikte yetkili olsa da kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra şirket faaliyet ve giderlerine katılmadığını, şirket sermayesinin inşaat yapımı için yetersizliği sebebiyle müvekkilinin defalarca diğer ortak ...'tan sermaye koyma yükümlülüğünü yerine getirmesini istediğini, diğer ortağın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, inşaatın yapımı için sermaye koymadığını, inşaatı bırakarak kaçtığını, şirketin yönetim ve temsilinin tek başına müvekkili tarafından yapıldığını, şirket giderleri ve inşaat maliyetlerinin tamamen müvekkili tarafından karşılandığını, davalının sermayesinin inşaatın yapımı için yeterli olmadığından inşaatın müvekkilinin kendi maddi imkanlarıyla tamamlandığını, sözleşmede belirlenen daireleri müvekkilinin aldığını, inşaat aşamasında hiçbir katkısı bulunmayan ...'ın inşaat tamamlandıktan sonra inşaatın şirkete ait olduğu iddiasıyla müvekkiline ve müvekkilinin eşine karşı tapu iptal ve tescil davası açarak müvekkiline ait taşınmazların şirket adına tescilini sağladığını, sonrasında şirketin tasfiyesi için dava açarak yapımı tamamlanan binadan kar payı almayı amaçladığını, açılan tapu iptal tescil davaları ile bina inşaatı müvekkili tarafından yapıldığından şirketin sebepsiz zenginleştiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin avans faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca mülkiyeti müvekkiline verilmesi gereken sözleşmenin yapıldığı arsa üzerindeki 6 numaralı taşınmazın haksız şekilde karşı davalı adına tescil edildiğini, açılan tapu iptal tescil davası sonunda karşı davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verildiğini, ilamın infazı için tapu müdürlüğüne yapılan başvuru sonucunda müvekkiline ait taşınmazın karşı davalının şahsi borçları nedeniyle hakkında yapılan icra takip dosyasında ihale ile satıldığını öğrendiklerini, bu nedenle mülkiyet intikalinin yapılamadığını, müvekkilinin 6 numaralı taşınmazın güncel değeri kadar zarara uğradığını, ayrıca taşınmazın müvekkili tarafından kullanılamaması nedeniyle kardan mahrum kaldığını, taşınmazın satış tarihine kadar karşı davalı tarafından kullanılması/semerelerinden faydalanılması sebebiyle ecrimisil alacağı bulunduğunu, diğer taşınmazlara ilişkin olarak ise açılan davalar sonunda tapular müvekkili adına tescili gerçekleşmiş ise de hali hazırda mülkiyeti müvekkiline ait taşınmazların tüm uyarılara rağmen karşı davalı ve akrabaları tarafından haksız şekilde işgal edilmeye, semerelerinden yararlanılmaya devam edildiğini, karşı davalının müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan bir takım taşınmazları üçüncü kişiye kiraya verdiğini, kira bedellerini zimmetine geçirdiğini, kiracılarla kira sözleşmesi imzalamadan kira bedellerini elden tahsil ettiğini, karşı davalının tüm uyarılara rağmen haksız eylemlerini sürdürdüğünü, karşı davalının ve davalının kontrolündeki eşi ve çocukları tarafından haksız şekilde işgal edilen taşınmazlara yönelik müdahalenin önlenerek boş olarak taşınmazların müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini, haksız şekilde kullandırılan taşınmazların işgal tazminatlarının ödenmesi gerektiğini belirterek şimdilik 1-2-4-9-11-12 numaralı taşınmazlara yönelik haksız müdahalenin önlenmesine, taşınmazların boş olarak müvekkiline teslimine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6 no'lu taşınmazın rayiç bedeline karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin ilk hak kazanma tarihinden itibaren tahakkuk etmiş haksız işgal tazminatı nedeniyle 1.000,00 TL'nin tahakkuk tarihlerinden itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte karşı davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, 1-2-4-9-11-12 numaralı taşınmazlara ilişkin olarak ilk hak kazanma tarihinden itibaren tahakkuk etmiş haksız işgal tazminatlarına karşılık şimdilik 1.000,00 TL' nin tahakkuk tarihlerinden <br>itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, mülkiyeti müvekkiline ait olup, karşı davalı tarafından üçüncü kişilere kiralanan veya bedelsiz olarak kullandırılan 1-2-4-9-11-12 numaralı taşınmazlar için uğranılan  kar kaybına karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin ilk hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 07/09/2023 tarihli dilekçe ile 6 adet daire için toplam ecrimisil bedelinin 1.227.966,00 TL, 6 no'lu daire için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere rayiç değer olarak 2.620.000,00 TL, 6 no'lu daire için ecrimisil bedeli olarak 42.964,00 TL, diğer 6 daire için 1.000,00 TL kar kaybı talebi bulunduğu yönünde bedel artırım dilekçesi ile 24/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 6 no'lu taşınmazın rayiç değeri olan 3.200.000,00 TL'nin taşınmazın satıldığı 04/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava dışı ... açılması gerekirken müvekkili şirkete yöneltildiğini, diğer ortağın eyleminden dolayı bir zarar bulunduğu ileri sürülüyorsa bunun o kişiye karşı ileri sürülmesi gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, şirketin hak sahibi olup da haksız şekilde davacı ve eşi adına kaydedilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline karar verildiğini, bu kararların kesinleştiğini, inşaatın tamamlanmasına müteakip müvekkiline ait olmasına karar verilen taşınmazların şirket ortağı olarak görünen davacı ve davacı tarafından kendisi ve eşi adına hukuka aykırı olarak tescil edilerek müvekkilinden kaçırıldığını, haksız tescil işleminin vekalet görevini kötüye kullanarak gerçekleştirdiğini, müvekkilinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre hak ettiği taşınmazları dışında başka bir mal varlığı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tKarşı davada karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket adına tesciline karar verilen 1-2-4-9-11-12 numaralı taşınmazların tescilinden önceki eski malikinin müvekkili olmadığını, bu aşamada haksız işgal iddiasının muhatabının taşınmazların eski maliki olduğunu, numaraları belirtilen bağımsız bölümlerin müvekkili tarafından işgal edilmediğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zaman aşımına uğradığını, karşı dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, yapımı tamamlanan taşınmaza ilişkin sermaye ve şirketin genel faaliyetlerini yürütebilmesi için ödenen bütün sermayenin müvekkili tarafından karşılandığını, taşınmazların tapu tescillerinin yapılmasından önceki tarihlere ait haksız işgal tazminatı talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı şirketin iki ortaklı, eşit paylı ve ortaklarının ... ile  ... olduğu, şirketin üçüncü kişilerle  kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yaptığı inşaatta, sözleşme kapsamında şirkete verilmesi gereken  1-2-4-6-9-11-12 nolu bağımsız bölümleri şirket yöneticisi ve ortağı olan davacının şirket adına tapuya tescilini sağlamak yerine 6 nolu bağımsız bölümü kendisi, diğerlerini de eşi ... ... adına tapuya tescil ettirdiği, davalı tarafından açılan davalar neticesinde, mahkemelerce tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tesciline karar verildiği, 1-2-4-9-11-12 nolu bağımsız bölümlerin davalı şirket adına tapuya tescilinin sağlandığı, ancak 6 nolu bağımsız bölüm davacı adına kayıtlı iken davacı aleyhine başlatılan takipte haczedilerek satıldığından davalı şirket adına tescil edilemediği, şirketin bu bağımsız bölüm yönünde zarara uğradığı, asıl davada, davacı ortak /yönetici ...'nun söz konusu taşınmazdaki binanın, yapımı için şirketin sermayesi olmadığından kendisinin sağladığı şahsına ait nakit para ve  ......şirketi imkanları ile yapıldığını,  bilahare bu sözleşme kapsamında kendilerin düşen  taşınmazları için tapu iptal tescil davaları açılarak ellerinden alındığından bahisle sebepsiz zenginleşmeye bağlı tazminat isteminde bulunulmuş ise de; bu iddiayı ispata dair yeterli ve uygun delil sunmadığı, karşı davada ise, şirketin ortağı ve yöneticisi olan karşı davalı ...' nun, yönetici sıfatı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında karşı davacı şirket adına tescil ettirilmesi gereken bağımsız bölümleri kendi ve eşi adına tescil ettirerek, karşı davacı şirketin zararına neden olduğu, açılan davalar neticesinde 1-2-4-9-11-12 nolu bağımsız bölümlerin geri alındığı, bu dairelerin haksız işgali nedeniyle bilirkişilerce tespit edilen ecrimisil zararının oluştuğu anlaşılmış ise de, bu taşınmazların karşı davalı adına tescil edilmediği, dava dışı ... ... adına kayıtlı olduğu gibi karşı davalının üçüncü kişilere kiraladığı yada işgal ettirdiği hususunda dosyaya soyut iddialar dışında bir delil de sunulmadığı, meni müdahale ve ecrimisil taleplerinin karşı davalıya yönetilmesinin yerinde olmadığı, adına tapuda kayıtlı olan kişi ile işgal durumunun söz konusu olması halinde işgal edenlere yada kiraya verilenlere karşı yöneltilmesi gerektiği, bu talepler yönünden husumet bulunmadığı, 6 nolu bağımsız bölüm yönünden, karşı davalı ... adına tescil edildiği, kesinleşen mahkeme hükmü ile bu taşınmazın karşı davalı adına tescilinin haksız olduğu, borcu için icrada satılarak şirketin bu bağımsız bölüm değeri kadar zarara uğradığının anlaşıldığı, taşınmaz değerinin bilirkişiler tarafından 3.500.000,00 TL olarak tespit edilmiş ise de, bu rapordan önceki raporun davacı vekilince kabul edilerek o raporda belirlenen değer nazara alınarak ıslah dilekçesinde bu taşınmaz için 2.620.000,00 TL zarar talep edildiği, bu bağımsız bölüm yönünden ecrimisil olarak davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talebi nazara alınarak bu bağımsız bölüme ilişkin davasının ıslah dilekçesi  dikkate alınarak kabulüne karar verilmesi gerektiği, karşı davada davacı vekilinin şirketin kardan mahrumiyet zararı talep edilmiş ise de, bu talebine ilişkin yeterli delil sunulamadığı, anılan talep yönünden zararın ispatlanamadığı, 6 nolu daire satış bedeli ve ecrimisil yönünden davadan önce temerrüte düşürücü ihtar bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı davacının 6 nolu bağımsız bölüm nedeni ile uğranılan zarar talebine ilişkin olarak davasının kabulüne, 2.620.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine dava tarihi olan 29/12/2022'den, bakiyesine ıslah tarihi olan 04/04/2024'den itibaren avans faizi uygulanarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karşı davacının 6 nolu bağımsız bölüme ilişkin haksız işgal tazminatı isteminin kabulü ile 42.964,00 TL'nin dava tarihi olan 29/12/2022'den itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karşı davacının 1,2,4,9,11,12 no'lu bağımsız bölümlere ilişkin meni müdahale talebinin pasif husumet yokluğundan reddine, karış davacının 1,2,4,9,11,12 no'lu bağımsız bölümlere ilişkin haksız işgal tazminatı isteminin ve karşı davacının kar mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tMahkemece 19/11/2024 tarihli ek karar ile, davalı/karşı davacı vekilinin 10/07/2024 tarihli dilekçe ile azledildiği, gerekçeli karar ilamında da davalı vekilinin yazmadığının anlaşıldığı, kararın 2 nolu hüküm fıkrasının j bendinin \" Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 2.620.000,00 TL üzerinden takdir edilen 269.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" ifadesinin sehven yazıldığı, dosya kapsamına göre söz konusu maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK'nun 304 vd. maddeleri gereğince tashih talebinin kabulüne, kararın karşı davaya ilişkin 2 nolu hüküm bölümünün j bendinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekilde tashihine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda taraf taleplerinin kısmen kabulüne her iki taraf vekili lehine de vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak 19.11.2024 tarihli ek karar ile davalı karşı davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinden \"sehven yazıldığı\" gerekçesi ile dönüldüğünü, mahkemenin 19.11.2024 tarihli ek kararı ile; \" ... (j) bendinde yer alan 269.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi\" ifadesinin sehven yazıldığını, dosya kapsamına göre maddi hatanın düzeltilmesi gerektiğine karar verildiğini, davacı-karşı davalı ...'nun da vekaletnamesi gereğince Av. ...'i vekil olarak tayin ettiğini, ancak daha sonra gördüğü lüzum üzerine vekilini azlettiğini, bunun üzerine Av. ...'in de 10.09.2024 tarihli dilekçesi ile Uyap'tan vekillik kaydının silinmesini talep ettiğini, mahkemece vekili azledilen bir taraf lehine vekalet ücretine hükmettiği halde, diğer taraf lehine hükmettiği vekalet ücretinden maddi hata olduğundan bahisle dönmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada faiz başlangıç tarihinin usul ve yasaya aykırı olarak tespit edildiğini, rayiç değer kadar tazminat talep edildiği halde bu hususun da göz ardı edildiğini, karar tarihine en yakın rayiç hesaplanmaksızın verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirlenen tazminatın gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu, mahkemenin  \"6 nolu bağımsız bölüme ilişkin haksız işgal tazminatı isteminin kabulü ile 42.964,00 TL'nin dava tarihi 29/12/2022 den itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline\" dair vermiş olduğu kararın da usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, rayice uygun olmayan tazminat bedelinin gerçek zararı karşılamaktan uzak bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının karşı dava yönünden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak, karşı dava ise limited şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; <br>\tAnkara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/353 Esas 2017/833 Karar sayılı ilamı, anılan dosyaya tasfiye memuru tarafından ibraz edilen faaliyet raporları, keşif tutanağı, taşınmaz tapu kayıtları, davalı şirket tarafından davacıya gönderilen ihtarname suretleri, yargılama aşamasında mali müşavir, inşaat mühendisi, inşaat mühendisi/gayri menkul değerleme uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 04/05/2023 tarihli kök, 23/08/2023 tarihli ek rapor, inşaat mühendisi, hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan 20/05/2024 tarihli rapor, hisse devir sözleşmesi, azilnameler, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/305 Esas 2008/153 Karar sayılı ilamı, Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/299 Esas 2007/254 Karar sayılı ilamı dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDavalı şirket tarafından davacıya gönderilen 25/07/2022 tarihli ihtarname ile, 1 nolu daire için haksız işgal nedeniyle 120.000,00 TL'nin işgal tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesi, 25/07/2022 tarihli ihtarname ile 4 ve 11 nolu taşınmazlar için şimdilik 240.000,00 TL tahsil edilen kira bedelinin iade edilmesi, 25/07/2022 tarihli ihtarname ile ise, 6 nolu taşınmazın icra marifetiyle borcu nedeniyle satıldığı, rayice karşılık şimdilik 1.500.000,00 TL ve taşınmazı kullanması nedeniyle işgal tazminatından şimdilik 120.000,00 TL işlemiş faizleriyle birlikte tahsilinin ihtar olunduğu, anılan ihtarnamelerin davacıya 26/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.<br>\tYargılama aşamasında taşınmazlar üzerinde yapılan keşif ile alınan birinci bilirkişi heyeti kök raporunda, davalı şirketin defterlerinin sunulmadığı, yerinin bildirilmediği, defterlerin incelenmediği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının davalı şirket adına inşaata masraf yapıp yapmadığı, şirketten bir alacağı olup olmadığı konularında hesap yapılmasının mümkün bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla 1 no'lu taşınmazın 1.570.000,00 TL, 2 nolu taşınmazın 2.320.000,00 TL, 4 nolu taşınmazın 1.760.000,00 TL, 6 nolu taşınmazın 2.620.000,00 TL, 9, 11 ve 12 nolu taşınmazların ayrı ayrı 2.780.000,00 TL rayiç değerde bulunduğu tespit edilmiştir. <br>\tAlınan ek raporda, davacının davalı şirketten bir alacağı olup olmadığının hesaplanmasının mümkün olmadığı, 10/10/2017-11/10/2022 tarihleri arası hesaplanan ecrimisil bedelinin 1,2,4,6,9,11 ve 12 nolu her bir daire için 204.261,00 TL olarak hesaplandığı yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tİtiraz üzerine ikinci bilirkişi heyetinden alınan raporda, asıl davada davacı taleplerinni dava dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler uyarınca karşılanamayacağı, karşı davada 1,2,4,9,11 ve 12 nolu 6 adet daire için haksız işgal tazminatının taleple bağlı kalınarak 210.625,00 TL x 6 = 1.263.750,00 TL olduğu, taşınmazların dava tarihindeki rayiç değerlerinin 1 no'lu taşınmazın 1.900.000,00 TL, 2 nolu taşınmazın 2.800.000,00 TL, 4 nolu taşınmazın 2.150.000,00 TL, 6 nolu taşınmazın 3.200.000,00 TL, 9, 11 ve 12 nolu taşınmazların ayrı ayrı 3.400.000,00 TL rayiç değerde olduğu tespit edilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında ihbar olunan ... davalı şirketteki 50 adet hissesini 1.500.000,00 TL bedel ile davacıya devrettiği, aralarında akdedilen 05/04/2024 tarihli hisse devir sözleşmesinden anlaşılmıştır.<br>\tAnılan hisse devri 05/04/2024 tarihli davalı şirket genel kurul kararıyla kabul edilerek 08/07/2024 tarihinde ticaret siciline tescil ve ilan edilmiştir. Davalı şirketin tek ortağı davacı olup, davacı aynı zamanda şirketin müdürüdür. <br>\tDavalı şirket tasfiye memuru 10/07/2024 tarihinde vekilinin azledildiğine ilişkin azilnameyi ibraz etmiştir. <br>\tAnkara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/305 Esas 2008/153 Karar sayılı ilamından, davacı ... ... Ltd. Şti. ve ... tarafından davalı ... aleyhine tapu iptal ve tescil talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda 22/04/2008 tarihli karar ile davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 6 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmiştir.<br>\tAnkara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/299 Esas 2007/254 Karar sayılı ilamından, davacı ... tarafından davalı ... ... aleyhine tapu iptal ve tescil talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda 05/07/2007 tarihli karar ile davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 1,2,4,9,11 ve 12 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... ... Ltd. Şti. adına tesciline karar verilmiştir.<br>\tDavacı yan davalı şirketin iki ortaklı olduğunu, şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiğini, diğer ortağın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, inşaatın tüm masraflarının kendisi tarafından karşılanarak tamamlandığını, sözleşme nedeniyle müteahhide kalacak taşınmazların kendisi ve eşi adına tescil edildiğini, diğer ortağın inşaat tamamlandıktan sonra tapu kayıtlarının iptali talebiyle açtığı davaların kabul edildiğini, kendi imkanlarıyla inşaatı tamamladığından şirketin sebepsiz zenginleştiğini iddia etmiş, karşı davada davacı yan ise kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle şirket adına kaydı gereken toplam 7 adet taşınmazların davacı ve eşi adına tescil edildiğini, karşı davalının şirketi temsil yetkisi bulunduğunu, açılan tapu iptal ve tescil davalarının şirket lehine sonuçlandığını, 6 adet taşınmazın halen davacı ve akrabaları tarafından kullanıldığını, 1 adet taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek şirket adına tesciline karar verilmiş ise de, bu taşınmazın intikali gerçekleşmeden karşı davacının borçları nedeniyle icra takibi sonucu satıldığını, 6 adet taşınmazın bedelsiz olarak karşı davalı tarafından kullandırılması veya kiralanması nedeniyle şirketin kar kaybına uğradığını, tüm taşınmazlara ilişkin haksız işgal tazminatı alacağı bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuş, karşı davada karşı davalı yan ise karşı davadaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, haksız bir işgali bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ek karar ile de karşı davada karşı davacı lehine hüküm altına alınan vekalet ücretinin sehven yazıldığı gerekçesiyle tashih talebinin kabulüne karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında davacının davalı şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu, açılan tapu iptal ve tescil davaları sonucunda davacı ve davacının eşi adına kayıtlı bulunan toplam 7 adet taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile davalı şirket adına tesciline karar verildiği, taşınmazlardan 6 adedinin davalı şirket adına tescili gerçekleşmiş ise de, 6 no'lu taşınmazın davalı şirket adına tescil işlemi gerçekleşmeden davacının borçlu olduğu icra takibi sonucu haczedilerek satıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tİstinaf itirazı kapsamında karşı davada uyuşmazlık, 6 nolu taşınmazın rayiç ve ecrimisil bedellerinin eksik hesaplanıp hesaplanmadığı, faiz başlangıç tarihleri hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tKarşı davada davacı vekilinin istinaf itirazı, karşı davada 6 nolu taşınmaza ilişkin hüküm altına alınan rayiç değer ve ecrimisil bedellerinin eksik hesaplandığı faiz başlangıç tarihlerinin doğru tespit edilmediğine yöneliktir. Bir başka anlatımla, asıl davanın reddi ile karşı davada 1,2,4,9,11 ve 12 nolu taşınmazlar hakkında karşı davanın reddine ilişkin verilen karara yönelik karşı davada davacı vekilinin herhangi bir istinaf başvurusu bulunmamaktadır.<br>\tKarşı davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelindiğinde, yargılama aşamasında mahallinde yapılan keşif ile alınan birinci bilirkişi heyeti kök ve raporunda 6 nolu taşınmaz için 2.620.000,00 TL rayiç değer ile 204.661,00 TL ecrimisil bedeli hesaplanmıştır. İtiraz üzerine alınan ikinci bilirkişi heyeti raporunda ise, 6 nolu taşınmaz için 3.200.000,00 TL rayiç değer ile 210.625,00 TL ecrimisil bedeli hesaplanmıştır.<br>\tBirinci bilirkişi raporu alındıktan sonra karşı davacı vekili 07/09/2023 tarihli dilekçesi ile, raporda yer alan rayiç değere itiraz ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla birinci bilirkişi raporundaki tespit edilen şekilde karar verilmesine, 6 nolu daire için ecrimisil bedelinin 42.964,00 TL olduğunu belirtmiştir. <br>\tİtiraz üzerine alınan ikinci bilirkişi raporundan sonra ise, anılan rapor ile tespit edilen 6 nolu taşınmaz rayiç değeri olan 3.200.000,00 TL olarak, bu bedelin 04/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsili yönünde ıslah dilekçesi ibraz etmiştir. <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda karşı davacı vekilinin 07/09/2023 tarihli dilekçesi ile birinci rapora göre karar verilmesini talep ettiği gerekçesiyle ıslah dilekçesi dikkate alınmadan hüküm kurulmuş ise de, anılan bedel artırım dilekçesinde karşı davacı yan fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu gibi, 6 nolu taşınmaz yönünden taşınmazın değerinin yaptığı hesaplamaya göre 3.251.399,53 TL'ye tekabül ettiği, taşınmazın değerinin tespitine yönelik itirazlarının bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını belirtmiştir. Bir başka anlatımla, karşı davacı vekilinin 07/09/2023 tarihli dilekçesinde birinci bilirkişi raporundaki 6 nolu taşınmaz için tespit edilen rayiç değeri açıkça kabul ettiğine ilişkin bir beyanı bulunmamaktadır. <br>\tHal böyle olunca mahkemece karşı davacı vekilinin birinci bilirkişi raporunda 6 nolu taşınmaz için tespit edilen rayiç değeri açıkça kabul etmediği, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu, bu kapsamda karşı davacı lehine adli yardım kararı bulunduğundan harcı yatırılmayan ıslah dilekçesindeki talep edilen değer gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken taşınmaz değerinin tespitine ilişkin birinci raporun karşı davacı vekilince kabul edildiği, birinci raporda belirlenen değerin nazara alınarak bedelin artırılıp 2.620.000,00 TL zarar talep edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, yargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi raporunda 6 nolu taşınmaz için 2.620.000,00 TL rayiç değer ile 204.661,00 TL ecrimisil bedeli tespit edilmiş, itiraz üzerine alınan ikinci bilirkişi heyeti raporunda ise 6 nolu taşınmaz için 3.200.000,00 TL rayiç değer ile 210.625,00 TL ecrimisil bedeli tespit edilmiştir. Anılan raporlara karşı davacı vekilince gerekçeleri belirtilerek itiraz edilmiştir. Birinci ve ikinci bilirkişi heyeti raporlarında 6 nolu taşınmaz için tespit edilen rayiç değer ve ecrimisil bedeli çelişkili niteliktedir.<br>\tHal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş, karşı dava konusu 6 nolu taşınmaza ilişkin mahallinde keşif yapılarak keşfen 3 kişilik gayri menkul değerleme uzmanı/inşaat mühendisinden 6 nolu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri ile ecrimisil değerinin tespitine yönelik dosyada yer alan birinci ve ikinci bilirkişi heyeti raporları arasındaki çelişkiyi giderir, taraf vekillerinin raporlara karşı itirazlarını da karşılayacak nitelikte bilirkişi raporu alınıp, tüm deliller değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir.<br>\tKarşı davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, karşı davacı karşı davalıya gönderdiği 25/07/2022 tarihli ihtarname ile karşı dava konusu 6 nolu taşınmazın rayiç değerinin ödenmesini talep etmiş, anılan ihtar 26/07/2022 tarihinde karşı davalıya tebliğ edilmiş ise de anılan taşınmaza ilişkin rayiç değer tespiti dava tarihi gözetilerek yapılmıştır. Karşı davalının eylemi haksız fiil olup, 6 no'lu taşınmazın satış tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması gerektiği ileri sürülebilecek ise de, taşınmazın rayiç değeri dava tarihi esas alınarak tespit edileceğinden faiz başlangıç tarihinin geriye yürütülmesi söz konusu olamayacaktır. Bu durumda mahkemece 6 no'lu taşınmazın rayiç değeri yönünden faiz başlangıç tarihinin dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde yer alan miktarlar yönünden dava tarihi olduğu gözetilmeden ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinin esas alınmasında isabet görülmemiştir.<br>\tKabul şekline göre de, karşı davacının yargılamanın bir aşamasında vekille temsil edilmiş olması, davada haklı çıkması durumunda lehine vekalet ücreti takdiri için yeterli bulunduğundan aksi yöndeki tashih kararı isabetsizdir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin karşı davanın kısmen kabulü yönündeki kararında 6 nolu taşınmaz yönünden isabet görülmediğinden karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının karşı davada 6 nolu taşınmaza ilişkin rayiç değer ve ecrimisil kısımları yönünden kaldırılmasına, karar kaldırıldığından tashihe ilişkin ek kararın kaldırılmasına ilişkin ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın 6 nolu taşınmaz rayiç değer ve ecrimisil talepleri yönünden yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde  şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2024 tarih 2022/675 Esas 2024/458 Karar sayılı kararının  karşı davada 6 nolu taşınmaza ilişkin rayiç değer ve ecrimisil kısımları yönünden KALDIRILMASINA, karar kaldırıldığından 19/11/2024 tarihli hükmün tashihine ilişkin kararın kaldırılmasına ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Karşı davada 6 nolu taşınmaza ilişkin rayiç değer ve ecrimisil kısımları yönünden karşı davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Karşı davacı hakkında adli yardım kararı bulunduğundan ve karşı davacı tarafından istinaf harçları yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Karşı davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2025 <br><br><br>Başkan           Üye                   Üye          Zabıt Katibi <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca268be4cb84fd87","SID":"fd78e0dce1ce2b60"}}