{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ    <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...  ...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE ... MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:07/03/2024<br>NUMARASI\t\t: ...<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Hisse devrinin iptali) <br>DAVA TARİHİ\t: 14/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:16/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki hisse devrinin iptali  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı...Şirketi'nin 24/01/1992 tarih ve 2952 sayılı ... ... Gazetesi ile kurulmuş olup, davacıların  babası ..., ..., ... .....da şirketin hissedarları olduğunu, davacıların babası olan muris ....  26/09/2006 tarihinde vefat etmiş olup, geriye mirasçıları olarak davacılar ... . dava dışı ... ve davalı ...'ın kaldığını, davacılar  ... ve ... her biri şirketteki 10.000,00 TL' ye karşılık 10 adet paylarını davalılardan .... devretmiş olup, 24/09/2020 tarih ve 10167 sayılı ... ... gazetesinde ilan edildiğini, yapılan hisse devrinin  usule aykırı olduğundan ve davacılara ödeme yapılmadığından iptali gerektiğini, şöyle ki;  davacıların yapmış olduğu hisse devrine karşın kendilerine herhangi bir bedel ödenmemiş olup,  pay devri karşılığında bir bedel ödendiğini ispat yükümlülüğünün davalıya düştüğünü, davalı ...'ın muris ...'ın ölümünden 22 gün kadar sonra miras paylarını devirde kolaylık olması ve vergi ödemelerinin az olması gerekçeleriyle davacılarından vekaletname vermelerini istediğini,  davalı yanın vekaletnameyi alırken daha sonra hisseleri  davacılara geri devredeceğini beyan ettiğini, davacıların babalarının ölümünden dolayı acılarının henüz taze olması, davacı ...'in yeni doğum yapmış olması ve kardeşlerine olan güvenleri nedeniyle yevmiye numarasını hatırlayamadıkları vekaletnameyi verdiklerini, davalı ...'ın ise murisin malvarlığında yer alan malvarlığı değerlerinin kendi adına tescilini sağladığını, davalı tarafın malvarlığı değerlerini devir aldıktan sonra bir kısmını mal kaçırmak amacıyla III.kişilere devrettiğini , bir kısım malvarlığı değerinin de halen kendi uhdesinde yer aldığını, davalı yanın 2019 yılına kadar davacılara herhangi bir devir yapmadığını bildirerek,  davacıların yapmış olduğu hisse devrinin iptali ile hisselerin davacılar adına tescili ile bu talebin kabul görmemesi halinde, dava konusu hisselerin ödenmeyen bedelinin rayiç değerinin fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,000,00 TL' sinin devir tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı ...'dan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ve davalının kardeş olduklarını, babaları ...’ın 26/09/2006 tarihinde vefatından sonra mirasçı olarak anneleri ... ve üç kardeş kaldıklarını, ölümden sonra kardeşler arasında miras konusunda hiçbir sıkıntı olmadığını, üç kardeş aralarında anlaşmak sureti ile mal varlığını paylaştıklarını, nitekim, yaklaşık 14 yıl boyunca (babanın ölümü olan 2006 yılından 2020 yılına kadar) kardeşler ve anne arasında sözlü anlaşma yapıldığını,  babalarının da herkese  söylediği gibi davalı şirkete ait olan ‘gölan’ adlı düğün salonunun davalı ...’a bırakıldığını, üç  adet casino anne ... üzerine devredilmek sureti ile bu yerlerin kiralarının üç  kardeş arasında eşit şekilde paylaşıldığını, ‘gölan’ düğün salonunun işletmesini yaklaşık 24 yıldır (babalarının sağ olduğu dönemde de) davalının yaptığını,  babalarının sözlü  vasiyetinin  de bu yönde olduğu için olduğu için, her iki davacının da davalıya ‘gölan senin hakkındır, senin ekmek teknendir’ demek sureti ile davalı şirketteki hisselerini 24/09/2020 tarihinde serbest iradeleri ile davalı ...’a devrettiklerini, bu duruma davalı ... ... ... ilk hissedarları olan amca ... ..., anne ..., ... ve ... ... da bizzat şahit olduklarını, belirtmek gerekir ki, söz konusu şirket hisse devrinin yapılmasından sonra 2021 yılında davacılara muristen kalan Ankara ili,  .... kalan bir adet ev de satılmak sureti ile davacılardan ...’e Ankara İncek  ... Sitesinden ev alındığını, davacılarla davalı arasında babaları öldükten sonra mal paylaşımı konusunda sözlü bir anlaşma yapılmış olup, paylaşımların davacılar ve davalı ...’ın hür iradeleri ile gerçekleştirildiğini bildirerek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davacıların, davalı...Şirketi'ndeki hisselerini Ankara 50. Noterliğinin 03/09/2020 tarih ve ..... ve 6444  yevmiye numaralı  pay devri sözleşmesi ile davalı ..... devrettikleri, devir senedinde devir bedelini nakden ve tamamen almış olduklarını beyan ettikleri, devrin yukarıda açıklanan şekle uygun ve geçerli bir şekilde gerçekleştiği, yine davacıların devir bedelini nakden ve tamamen almış olduklarını beyan etmekle devir bedelinin ödenmiş olduğu, davacıların muvazaa iddialarını da ispata elverişli delillerle ispat edemedikleri anlaşıldığından davacıların davasının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların  devrettikleri şirket hisseleri karşılığında davalı ...'dan hiçbir ödeme almamış olup ispat yükü üzerinde olan davalının  hisse bedellerini ödediğini ispatlayamamış olmasına karşın haklı davalarının reddedildiğini,<br> Davacıların kardeşi olan davalı ...'ın, babaları muris ...'ın vefatından sonra davacıların hassasiyetinden faydalanarak aldığı vekaletname ile davacılara  geri vereceğini beyan ettiği birden fazla malvarlığı değerine ilişkin devir işlemi yaptığını, davalı ...'ın, yine söz konusu vekaletnameler ile davacılardan devraldığı taşınmazlara ilişkin taraflarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde tapu iptal ve tescil davaları açılmış olup davalı yan bu davalarda, davayı kabul ettiğini, bu hususun, söz konusu devir işlemlerinin geri vermek üzere yapıldığını açıkça ortaya koyduğunu, davalı ..., bu davalarda kabul beyanında bulunmasına karşın, ...Şirketi'ndeki hisse devirlerinin iptaline ilişkin huzurdaki davada kötüniyetli ve gerçeğe aykırı şekilde bedelini ödeyerek hisseleri devraldığını beyan ettiğini, zira davaya konu hisselerin, diğer taşınmazlara kıyasla daha değerli konumda olup davalı kardeş ... bu hisseleri geri vermek istemediğini, davalı, dava konusu hisseleri geri vermek üzere devralmasına rağmen gerçeğe aykırı şekilde bedelini ödediğini iddia etmişse de davacılardan aldığı hisse devrine karşılık bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi, ödeme iddiasını da kanıtlayamadığını, tüm bu açıklamalar ışığında yerel mahkemece davalının ödeme iddiasını ispatlayamamış olmasına rağmen \"davacıların muvazaa iddialarını ispata elverişli delillerle ispat edemediklerini\" ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, nitekim yerel mahkeme muvazaa iddiasına ilişkin olarak tanık dahi dinlemeden ve başkaca delili dosyaya kazandırmadan karar verdiğini bildirerek ,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava;  anonim şirket hisse devir sözleşmesinin iptali  olmadığı takdir de hisse devir bedelinin tahsili  istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Dosya kapsamında yer alan Ankara 50. Noterliği'nin 03/09/2020 tarih, 6542-6544  yevmiye numaralı ''Senede Bağlanmamış ...''ne ilişkin belgeler  incelendiğinde;  davacıları  temsilen ... tarafından, davacılara ait davalı şirketteki  sermaye payının, her bir davacı yönünden 10.000,00 TL bedel ile davalı ...'a devredildiği, her bir davacının 10.000,00 TL 'yi davalıdan nakten ve tamamen tahsil ettiği,  davalının devir edenin şirkete karşı pay bedelinin tamamını ödediği hususlarının davalı ve davacılar vekilince  imza altına altına alındığı görülmüştür.<br>Davalı şirketin 03/09/2020 tarih, 2020/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile; şirket ortaklarından .... 10 paya karşılık 10.000 TL şirket hissesinin, .. 10 paya karşılık 10.000 TL şirket hissesinin ..... 1 paya karşılık 1.000 TL şirket hissesinin ve ..... 10 paya karşılık 10.000 TL şirket hissesinin .....devrine ve pay defterine işlenmesine karar verildiği görülmüştür. <br>\tTüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davalı erkek kardeşlerinin hisselerini daha sonra kendilerine geri vereceği inancı ile bedelsiz olarak davalıya devretmeleri nedeniyle hisse devrinin iptali, olmadığı takdirde bedelinin tahsili talebi ile eldeki davanın açıldığı, davalı ... tarafından, dava konusu şirketin davalı .. kalmasının, ortak murislerinin arzusu olup, davacılar ve dava dışı  diğer ortaklarca dava konusu şirketteki hisselerin davalıya ortak murislerinin arzusu doğrultusunda, tarafların sözlü miras taksim anlaşmaları uyarınca devredildiğinin ve hisse bedellerinin davacılara ödendiğinin savunulduğu  görülmüştür.<br>\tKardeş olan davacılar ile davalı arasında anonim şirket hissesinin devrine ilişkin Ankara 50. Noterliği'nin 03/09/2020 tarih, 6542-6544  yevmiye numaralı  yazılı belge akdedildiği, iş bu yazılı belgede devir bedelinin  davacılar tarafından da nakten ve tamamen  tahsil edildiğinin yazılı olduğu, bu durumda her ne kadar taraflar kardeş ve kardeşler arasındaki hukuki işlemlerde  6100 Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca tanık dinlenebilir ise de; taraflar aralarındaki ilişkiyi yazılı belgeyle düzenlemişlerse artık yazılı belgenin aksi iddia ediliyor ise bu iddianın da yazılı belgeyle  ispatı gerekeceği,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/01/2024 tarih 2022/4159 Esas 2024/399 Karar sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu , bu durumda davalı tarafça hisse devir bedelinin davacılara ödendiğinin  Ankara 50. Noterliği'nin 03/09/2020 tarih, .yevmiye numaralı  yazılı belgesi ile sabit olması karşısında Mahkemece tanık dinlenmemesinin usul ve yasaya  uygun olduğu anlaşılmakla,  davacı tarafın Mahkemece tanık dinlenilmemesine  yönelik  istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tÖte yandan, davacı tarafça eldeki davada hem hisse bedelinin ödenmediği hem de hisselerin davalı tarafça ileride kendilerine iade edileceği inancıyla hareket edilerek devredildiğinin ileri sürüldüğü, bu durumda   üzerinde durulması gereken bir diğer hususun ,inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı iddiada  ispat külfetinin hangi taraf üzerinde bulunduğu ve ispatın hangi usullerle yapılacağıdır.<br>\tİnanç sözleşmeleri kaynağını mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 18. maddesi ile 05/02/1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararından almakta, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir. Söz konusu kararda;  çeşitli sebep ve amaçlarla bir taşınmaz kaydına gerçek malik yerine başka bir nam ve bir sözleşmede akitlerden biri yerine üçüncü bir şahsın gösterilmesinin mümkün olduğu, bu gibi hallerde vekilin kendi namına ve müvekkili hesabına yaptığı tasarruflarda olduğu gibi hukuki bir durum veya herhangi bir maksatla üçüncü şahıslardan gerçeği gizleme gayesi güdülebileceği, ‘kötü niyetli ve haksız gizlemeler’ dışında, belirtilen olasılıklara göre açılacak bir davanın, gerçekten, ya mevcut bir hakka dayanarak bir el değiştirme veya bir hakkın korunması niteliğini taşıyacağı; bu durumda, halefiyeti düzeltme amacıyla öncelikle mülkiyetin vekile aidiyeti düşünülse bile, temsil hükümlerine aykırı olduğundan bunun korunması ve devamına hükmolunamayacağı, zira Borçlar Kanunu’nun ‘müvekkil vekiline karşı muhtelif borçlarını ifa edince vekilin kendi namına ve müvekkili hesabına üçüncü şahıstaki alacağı müvekkilin olur’ hükmünün bu düşünceyi doğruladığına değinildikten sonra sonuçta, nam-ı müstear davalarının dinlenebilir ve yazılı delil ile ispatının mümkün olduğuna hükmolunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 23/05/1990 gün ve 1990/1-2002 E. 1990/315 K.; 17/10/1990 gün ve 1990/14-325 E. 1990/492 K.; 29/06/2005 gün ve 2005/14-395 E. 2005/421 K.; 28/12/2005 gün ve 2005/14-677 E. 2005/774 K.; 01/07/2009 gün ve 2009/13-222  E., 2009/299 K. sayılı kararlarında da bu ilkeler benimsenmiştir.<br>\tBu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı tarafça, davalı tarafından  ileride dava konusu şirket hisselerinin  tekrar davacılara iade edileceği inancıyla  dava konusu şirket hisselerinin davalı ...'a devredildiği, davacının inançlı işlem hukuksal nedenine dayandığı, bu bağlamda taraflar arasında bu şekilde inançlı işlem tesis edildiğini ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, davacı tarafça bu minvalde yazılı belge sunulmadığı gibi davalı tarafça muvaffakat edilmediği süre zarfında  tanık da dinlenemeyeceği,  davacıların dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, delilleri arasında yemin delilini açıkça belirttiği, şayet davacıların mevcut ve irdelenen delilller ile iddiasını  ispat edemediği kabul ediliyorsa \"yemin\" delilini kullanıp kullanmayacağının Mahkemece  hatırlatılması  ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.<br>\tHal böyle olunca, Mahkemece davacıya yemin teklifi hakkının hatırlatılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu delilin hiç değerlendirilmemesinin  HMK.nun 353/1-a-6 maddesine aykırı olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın açıkça yemin hakkı hatırlatılmadığına dair istinaf sebebi bulunmasa da delillerin dosyaya kazandırılmadığı diğer bir anlatımla eksik inceleme ile hüküm verildiği yönünde istinaf itirazının kabulüne  karar vermek  gerekmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafa davalıya yemin  teklif hakkı olduğu hatırlatılarak,yemin teklif edildiği takdirde bu hususta gerekli usuli işlemler yerine getirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bu sebeple kaldırılmasına, kaldırma gerekçesine göre Mahkemece yargılamaya devam edileceği ve yargılama aşamasında delillerin değişme ihtimaline binaen tedbirin ilk derece Mahkemesince yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla  davacı tarafın tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına  karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, <br>\t2- Ankara 8. Asliye ... Mahkemesi'nin 07/03/2024 tarih 2023/487 Esas 2024/134 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Yargılama aşamasında delillerin değişme ihtimaline binaen tedbirin ilk derece Mahkemesince yeniden değerlendirilmesine,<br>\t5-Davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara  tarafa  iadesine, <br>\t6-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/02/2025<br><br><br>Başkan- ...     Üye - ...                      Üye - ...                    Zabıt Katibi -...<br>...       ...      ...    ... <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57a9ef49b6688fe3","SID":"9cd868e495006bf2"}}