{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ    <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>....<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>....<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/11/2022<br>NUMARASI\t\t: ......<br>DAVA TARİHİ\t: 20/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t:07/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 17 /03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/09/2018 tarihinde davalılardan ...'un maliki, ...'ın sürücüsü bulunduğu ve diğer davalı .... ... ...  Kooperatifi (... ... A.Ş.) nezdinde ZMM Sigortalı bulunan ... plaka nolu aracın, davacı şirkette kasko sigortası ile sigortalı bulunan... plakalı araca %100 kusurlu olarak ... plakalı araç sürücüsünün kontrolsüz olarak kapıyı açması  sonucu  hasar verildiğini, olay yerinde tutulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın araç kapısını kontrolsüz biçimde açtığını kabul ve beyan ederek tutanağı imzaladığını, meydana gelen kaza neticesinde davacı şirket tarafından ekspertiz incelemesi yaptırılıp, ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalı  aracının tamir edilmesi karşılığında ... ... Servis ve Tic.A.Ş. olan BMW yetkili servisine 16.007,15 TL hasar tazminatı ödendiğini, davacı şirket tarafından kasko ... poliçesinden dolayı yapılan bu ödemenin rücuen tazminine ilişkin Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13203 E. sayılı dosya ile başlatılan ilamsız icra takibine davalıların itiraz ettiğini bildirerek, davalıların asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden  itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine   karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı ... vekilinin  cevap dilekçesinde özetle;  davalının maliki olduğu ... plaka numaralı  aracın zorunlu trafik sigortasının bulunduğunu,  davacı tarafından davalıya husumet yöneltilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu,  husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini,  usul ve yasaya aykırı  davanın esastan reddi gerektiğini, öncelikle kaza tespit tutanağında da sabit olduğu üzere, araç maliki davalıya herhangi bir kusur atfedilmemiş olmasına rağmen davaya konu icra takibinde davalı taraf olarak gösterilmesi ve davalı aleyhine başlatılan takibin dayanak belgeden, muhteviyatına ve takip tutarına ilişkin dayanaktan yoksun olarak açıldığı göz önüne alındığında, davacının kötüniyet iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca davacı şirket tarafından davalıya bildirimde bulunulduğu iddiası dahi soyut ve mesnetten yoksun olup söz konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak taraflarına hiçbir ihtar gönderilmediğini, davacının iddia ettiği kazada davalıya atfedilecek hiçbir kusurun olmaması ve davacı tarafından davaya konu gösterilen hasar ile söz konusu takipte işletilen faizin nasıl belirlendiğine ilişkin usul ve yasaya uygun bir dayanağın bulunmaması sebebiyle davacı tarafından hasar değeri ile icra takibine konu fahiş asıl alacak ile fer'i tutarlarının nasıl belirlendiği taraflarınca anlaşılmadığını ve  kabulünün mümkün olmadığını, arz ve izah edilen nedenlerle, usul ve yasaya aykırı açılan iş bu davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yargılama sonunda esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar .... ... ... A.Ş ve ...'a  usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; 24/09/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında K.T.K'nun 67.maddesi hükümlerine aykırı davranmakla ... plakalı araç sürücüsünün %100  kusurlu olduğu, davacının kasko poliçesi kapsamında sigortalı... plakalı araç için ödediği bedeli faizi ile birlikte kusuru oranında davalılardan tazmin edebileceği, kaza tarihi itibariyle hasar bedelinin 16.008,06 TL olduğu, davalı ... yönünden işlemiş faizin 1.349,86 TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davalı ... ... A.Ş yönünden Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2019/13203 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 16.007,15 TL asıl alacak, 1.349,86 TL faiz yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlar ile devamına, davalılar ... ve ... yönünden Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2019/13203 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu kazanın, poliçe düzenlendikten önce gerçekleştiğini,  poliçe kazadan sonra düzenlendiğinden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını,  <br>İşbu istinaf başvuruna konu karara esas olarak gösterilen bilirkişi raporunda tayin ve tespit edilen yedek parça fiyatları fahiş oranda yüksek olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu tazminatın uzman ... eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini,<br>Kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin ... poliçesinden doğan sorumluluğunun  sigortalısının kusuru oranında olduğunu, dosyada mübrez ATK raporuna göre davalı şirket sigortalısının kusursuz olduğunu, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden hem de ... ... Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunlu olduğunu, davalı şirketin; ... Trafik Kanunu'nun 91 maddesi ve ZMMS uyarınca, sigortalısının kusuru ile III. kişilere verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğu da göz önüne alındığında, mahkemece Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi ve ... ... Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi heyeti marifetiyle ifade tutanakları, ceza dosyası vb. belgeler üzerinde detaylı inceleme yapılarak kusur tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu,<br>Öte yandan kazanın meydana gelmesine etki edebilecek ... Genel Müdürlüğünden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da değerlendirilmediğini, dava konu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin  her durumda araştırılması gerektiğini,  ... Genel Müdürlüğünün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek trafik işaret ve lambalarından, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığı ayrıca belirlenmesi gerektiğini, ancak kaza tespit tutanağında bu hususlara ayrıntılı olarak değinilmediğini,<br>Davacı tarafça talep edilen ikame araç bedeli ücretinden davalı şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,<br>Davalı şirketin faizden sorumluluğunun dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı  olduğunu,<br>Ekspertiz ücretinin  poliçe teminatı kapsamında olmadığını, keyfi olarak ekspertiz incelemesi yaptırılarak ekspertiz ücreti talep edilmesinin makul gider olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını  bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; kasko ... poliçesinden kaynaklanan TTK'nun 1472.maddesine dayanılarak rücuen tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;<br>Ankara 25. İcra Dairesinin 2019/13203 E. sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklı davacı Anadolu AnonimTürk ... tarafından, borçlu davalılar ... .... ... ... A.Ş,  ... aleyhine 16.007,15  TL asıl alacak ve 1.413,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.420,16 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlulara usulüne uygun tebliğ edildiği, davalıların 07/03/2023 tarihinde asıl borca ve ferilerine  itirazı  üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Dosya kapsamında yer alan 24/09/2018 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde; 24/09/2018 günü,  saat 16:50 sıralarında, ....semtinde meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsünün ... ..., ...  plakalı araç sürücüsünün ...  olduğu, ... ... \"... plakalı aracım ile  ilerlerken, ... plakalı aracın kontrolsuz kapı açması nedeniyle aracıma zarar vermesiyle kaza yaptım.\" ...; \"Park halinde aracımdan inerken kontrolsuz kapı açmam sonucu... plakalı araca zarar verdim \" şeklinde beyanda bulundukları , kaza krokisinde;  ... plakalı aracın sol taraftan, ... plakalı aracın ise  sağ yanında hasar almış olduğu görülmüştür.<br>Dosya kapsamında makine mühendisi bilirkişi Bahattin Turan tarafından tanzim olunan 26/07/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle; davalı ...  plakalı araç   sürücüsü ...'ın  tutanaktaki  ifadelere  göre bir  anlık dalgınlığ ile ilgili kazanın oluşmasına sebeb olduğu, davacı aracın kulvarına girdiği,  uyarı yapmadan aracının kapısını açarak solundaki aracın kaza yapmasına neden olduğunu beyan ettiği dikkate alındığında, K.T.K'nun madde 67'deki bendlerine  aykırı  davranmakla,   bu hareketi ile hatalı ve kusurlu  hareket etmiş olduğunun anlaşıldığı, bu hali ile ...   plakalı araç sürücüsü ...'ın % 100  kusurlu olduğunun anlaşıldığı, ... plakalı araç sürücüsnün ... ...'ın bir kusuru ve kural ihlali bulunmadığı, kaza tespit tutanağı incelendiğinde , ... plakalı aracın sol taraftan, ... plakalıaracın ise  sağ yanından hasar almış olduğunun  görüldüğü, dava konusu... plakalı araçta \"Motor kaputu onarımı,sağ  ön çamurluk değişimi, sağ far değişimi, sağ far kaolu onrımı,ön tampon değişimi, Aks ölçümleri ve ayarı,arka ve ön aksların ayarı, Motor kaputunun boyanması, sağ ön çamurluk boyanması, sağ ön açmurluk bağlantı ayakları değişimi, çamurluk, çamurluk braketi, sağ xenon far, ön tampon, klipsler, boya malzemesi\"  olarak değişim ve onarımlarının yapıldığının  anlaşıldığı, ... plakalı araç için, ... ... Servis tarafından yapılan tamiratın ve 02/10/2018 tarihli   faturasının sunulduğu, bu faturaya göre  parça bedelinin 10.456,30 TL, toplam işciliğin 3.109,85 TL, brüt toplamın 13.566,15 TL ,%18KDV 2.441,91 TL olmak üzere toplam hasar bedelinin 16.008,06 TL olduğu ifade edildiği, bu bakım ve onarım işlemlerinin kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğundan, bu hasar tespitine ve bedeline katılındığı, dava konusu... plakalı aracın 2014 model yıllı olduğundan, kaza tarihinin 24/09/2018 olduğu ve araç kilometresinin 75.393 km olduğu göz önüne alındığında, değişen parçalarda amortisman tenzili gerekmediği anlaşılmakla toplam hasar bedelinin (kaza tarihi itibariyle) 16.008,06 TL  olabileceği  kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br>Dosya kapsamında yer alan Genişletilmiş Kasko ... poliçesi incelendiğinde; dava dışı ... ....... Anonim şirketine  ait...  plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 28/08/2018 - 28/08/2019 tarihleri arasında davalı tarafından Kasko ... Poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, ... şirketince sigortalı aracın tamiri için ... ... Servisine 02/10/2018 tarihinde 16.008,06 TL ödeme  yapıldığının ... şirketince Mahkemeye sunulan hasar dosyası ile sabit olduğu  anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamında yer alan ... ... A.Ş tarafından tanzim edilen ZMMS  poliçesi incelendiğinde; davalı ...'a ait ...  plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 24/09/2018 - 24/09/2019 tarihleri arasında davalı ... ... A.Ş tarafından zorunlu mal, sorumluluk ... poliçesi düzenlenmek suretiyle  sigortasının yapıldığı, araç başına maddi hasar teminatının 72.000,00 TL olduğu  anlaşılmıştır.<br>Yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere bilirkişi tarafından alınan  raporda özetle;  meydana gelen trafik kazasında davacı sigortalı aracın kusurlu bulunmadığı, tespit edilen hasarlı parçaların olayın oluşuna uygun olup, dava konusu  ... plaka sayılı araçta 16.008,06 TL gerçek hasar bedeli olduğunun  tespit edildiği görülmüştür.<br>Bu bağlamda tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde;  davacı ... şirketi nezdinde kasko ... poliçesi bulunan... plaka sayılı araca, davalı ...'un maliki, davalı ... ... A.Ş 'nin sigortalısı, davalı ...'ın sevk ve idaresindek ...  plakalı aracın  kapısını anlık dalgınlıkla, uyarı yapmadan açarak solundaki araca çarpması sonucu  dava konusu kazanın meydana geldiği, davacı sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kural ihlali ve kusuru bulunmadığı, kaza sonucu davacı tarafından sigortalan araçta 16.008,06 TL hasar meydana geldiğinin denetime elverişli bilirkişi raporuyla belirlendiği, dava konusu kaza ile bilirkişi tarafından tespit edilen hasar miktarının kaza ile uyumlu olduğunun belirlendiği, alınan bilirkişi raporunun gerek kusur gerek hasar yönünden dosya kapsamına uygun ve denetlemeye elverişli olduğu dikkate alındığında, bilirkişi raporunda tayin ve tespit edilen yedek parça fiyatları fahiş oranda yüksek olduğu hususundaki istinaf itirazının dinlenemeyeceği,<br>Ayrıca her ne kadar istinafa gelen davalı ... vekilince dosyada mübrez ATK raporuna göre davalı şirket sigortalısının kusursuz olduğunu, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden hem de ... ... Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunlu olduğu beyan edilmiş ise de, somut olaya ilişkin alınmış ve dosya kapsamına sunulu bir ATK raporu bulunmadığı ve davalı sürücünün beyanları ile de sabit olduğu üzere  davalı araç sürücüsünün anlık dalgınlığı ile davacı aracın sevk ve idare alanına gelecek şekilde kapıyı açması sonucu hasarın meydana gelmesinde   davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu belirleyen bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetlemeye elverişli olduğu dikkate alınarak bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br> Davalı vekilinin dava konusu kazanın, poliçe düzenlendikten önce gerçekleştiğini, poliçe kazadan sonra düzenlendiğinden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı yönündeki istinaf itirazı irdelendiğinde; dava konusu kazanın 24/09/2018 günü, saat 16:50 sıralarında meydana geldiği, davalı araca ilişkin ZMMS poliçesinin ise 24/09/2018 tarihinde yani aynı gün 16.09 da tanzim edildiği, Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkesin iddiasını ispatla yükümlü olup, HMK'nun 190. maddesi gereği ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı, bu bağlamda davalı ... şirketinde ilk derece yargılamasında bu yönde savunmada bulunmadığı gibi, davalı araç  maliki hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan yapılmış bir suç duyurusu da bulunmadığı, bu durumda davalı araç maliki tarafından ZMMS poliçesinin dava konusu kaza gerçekleştikten sonra tanzim edildiğine yönelik iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemediği anlaşılmakla, davalı tarafın bu yöndeki istinaf itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı vekilinin davacı tarafça talep edilen ikame araç bedeli  ve ekspertiz ücretinin davalı şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında  bulunmadığına yönelik  istinaf itirazı değerlendirildiğinde; dava konusu icra takibinde davacı tarafça sigortalısına ödenen 16.007,15  TL hasar bedelin davalılardan tahsilinin talep edildiği, ikame araç bedeli  ve ekspertiz ücretine yönelik herhangi bir talebin bulunmadığı dikkate alınarak, dosya kapsamına uygun bulunmayan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Bu bağlamda zararı sigortalısına ödeyen  davacı kasko ... şirketinin TTK'nun 1472.maddesi gereğince zarar görenin halefi olarak, zararı araç sürücüsü ile malik/işleteninde KTK' nun 3, 84. ve 85. maddeleri, ZMMS poliçesi nedeniyle davalı ... şirketinde ise, aynı yasanın 99. maddesi gereğince talep edebileceği anlaşılmakla, Mahkemece hasar bedeline yönelik davalıların itirazın reddine yönelik kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>Ancak davalı vekilinin davalı şirketin faizden sorumluluğunun dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olduğuna yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde; davacı tarafça talep edilen yasal faiz türünün zaten yasal faiz olduğu, bu durumda söz konusu itirazın dosya kapsamı ile uyumlu bulunmadığı, faiz başlangıcına yönelik itirazı irdelendiğinde ise; somut olayda davalı ... şirketi yönünden ödeme tarihi olan olan 02/10/2018 tarihi ile takip tarihi olan 25/09/2019 tarihleri arasında hesaplanan 1.413,01 TL'nin hüküm altına alındığı, davacı ... şirketince davalı ... şirketine 03/10/2018 tarihinde hasarın en kısa süre içerisinde ödeme talepli yazı yazılmış ise de, ilgili yazının tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgenin davacı tarafça sunulmadığı gibi, davacının sigortalısının başvurusu üzerine davalı ZMMS şirketince açılan hasar dosyası içerisinde de ilgi yazı örneğinin bulunmadığı, bu bağlamda davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, davalının icra takibindeki işlemiş faize yönelik itirazının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... şirketinin bu yöndeki istinaf itirazının kabulü ile, davalı  şirketi yönünden takipte işleyen faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun faiz başlangıç tarihi  yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının istinafa gelen davalı ... şirketi yönünden  kaldırılmasına davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen  KABULÜ ile,<br>Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih ve 2022/80 Esas 2022/798 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca istinafa gelen davalı ... şirketi yönünde  KALDIRILMASINA,<br>2-Davacının  davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,<br>Davalı ... ... A.Ş yönünden Ankara 25. İcra  Müdürlüğünün 2019/13203 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 16.007,15 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlar ile   (ilk derece mahkemesince istinafa gelmeyen  davalılar  ... ve ...  hakkında kurulan ve kesinleşen  ilk derece mahkeme kararında belirtilen tutarla tahsilde tekerrür olamamak üzere ve müteselsilen) devamına,   davacının 1.413,01 TL faize ve fazlaya   yönelik itirazın iptali talebinin davalı ... şirketi yönünden  reddine, <br>3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,<br>4-Alınması gereken  1.093,45  TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 210,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 883,05  TL harcın davalı ... şirketinden (ilk derece mahkemesince istinafa gelmeyen  davalılar  ... ve ...  hakkında kurulan ve kesinleşen  ilk derece mahkeme kararında belirtilen tutarla tahsilde tekerrür olamamak üzere ve müteselsilen)  tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>5-Davacı tarafça yatırılan 210,40 TL peşin harcın  davalı ... şirketinden (ilk derece mahkemesince istinafa gelmeyen  davalılar  ... ve ...  hakkında kurulan ve kesinleşen  ilk derece mahkeme kararında belirtilen tutarla tahsilde tekerrür olamamak üzere ve müteselsilen)  tahsili ile  davacıya verilmesine,<br>6-Davacının  yargılama sırasında yapmış olduğu 54,40 TL başvurma harcı, 348,00 TL tebligat ücreti, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 30,75 TL posta gideri  toplamı 1.233,15 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.083,14 TL'sinin  davalı ... şirketinden (ilk derece mahkemesince istinafa gelmeyen  davalılar  ... ve ...  hakkında kurulan ve kesinleşen  ilk derece mahkeme kararında belirtilen tutarla tahsilde tekerrür olamamak üzere ve müteselsilen)  tahsili ile  davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 107,07 TL'sinin davacıdan, 1.212,93 TL'sinin  davalı ... şirketinden (ilk derece mahkemesince istinafa gelmeyen  davalılar  ... ve ...  hakkında kurulan ve kesinleşen  ilk derece mahkeme kararında belirtilen tutarla tahsilde tekerrür olamamak üzere ve müteselsilen)  alınarak Hazineye irat  kaydına, <br>7-Davacı davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, istinafa gelenin sıfatına göre ve aleyhe hüküm yasağı gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13 madde uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden  (ilk derece mahkemesince istinafa gelmeyen  davalılar  ... ve ...  hakkında kurulan ve kesinleşen  ilk derece mahkeme kararında belirtilen tutarla tahsilde tekerrür olamamak üzere ve müteselsilen)  tahsili ile  davacıya verilmesine,<br>8-Davalı ... şirketi  davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/(2)  madde uyarınca 1.413,01 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>B)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 297,43 TL harcın talep halinde davalıya iadesine,<br>2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim gideri olmak üzere toplam  133,00 TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranı gözetilerek hesaplanan 10,79 TL'sinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.07/03/2025 <br><br>Başkan    Üye                 Üye -                 Zabıt Katibi <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74dabd3feac83fe0","SID":"593d764aa0b8958d"}}