{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/396 <br>KARAR NO: 2025/312<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/07/2024tarihli  değişik iş kararı. <br>NUMARASI: 2024/287 D.İ -  2024/291 K. <br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talepli  değişik iş dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş  dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1989 yılından bu yana kimyasal ham maddelerin ticareti alanında faaliyet gösteren Türkiye'nin önde gelen firmalarından biri olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu ... Yapı AŞ arasında uzun yıllardır devam eden kimyasal ürünlerin satışına ilişkin ticari bir ilişki bulunduğunu, işbu ticari ilişki gereği müvekkili şirketin, ...'e kimyasal ürün satmayı, ... ise vade tarihinde satış bedelini ödemeyi üstlenmiş bulunduğunu, müvekkili şirket ile borçlu şirket ... arasındaki ticari satım ilişkisinde alıcı sıfatını haiz olan ..., satış sözleşmesine konu malın kendisine teslimi ile birlikte kararlaştırılan satış bedelini ödeme borcu altında olduğunu, buna karşılık borçlu şirket ..., vadesi gelmiş olmasına ve tarafına birden fazla kez sözlü ve yazılı hatırlatmada bulunulmasına rağmen satış bedelinin ödenmesi borcunu yerine getirmemiş olup borçlu şirketin mal kaçırma hazırlığı içerisinde bulunması, alacağın rehinle temin edilmemesi ve davalı ...'in borca ilişkin mutabakatı dikkate alınarak müvekkilinin mağduriyetinin artmaması ve icra dosyasının tahsil kabiliyetinin imkansız hale gelmemesi adına ihtiyati haciz talep etme zorunluluğunun olduğunu, borçlu ... şirketinin müvekkili şirket tarafından kesilen faturalara süresi içerisinde itiraz etmediğini, düzenlenen faturalara istinaden kısmi ödemeler yapıldığını, e-irsaliye uygulaması, daha önceleri kağıt ortamında düzenlenen irsaliye evrakının, elektronik ortamda elektronik belge olarak düzenlemesi ve alıcıya yine elektronik ortamda teslim edilmesini sağlayan bir uygulama olduğunu, kanun ve yönetmelikteki tanımı itibariyle e-irsaliyenin malı teslim anlamına geldiğini,  alıcının e-irsaliyeye konu alan malların teslim edilmesi ile birlikte irsaliyede belirtilen mal içeriğine 7 günlük itiraz süresi  olduğunu, borçlunun herhangi bir itirazda bulunmadığını, İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin, 08.02.2024 tarihli ve 2024/193 E., 2024/236 K. sayılı kararının da benzer olduğunu, 31.12.2023 tarihinde  bakiye alacağın  73.625.879,72-TL olup ilgili tarihe ilişkin hesap ekstresinin borçluya iletildiğini, borçlunun 10.01.2024 tarihinde hesap mutabakatı verdiğini,  mail kanalı üzerinden yazılı olarak verildiğini,  borcun kabul edildiğini,  mutabakat sonrasında ... tarafından sözlü uyarılar üzerine Ocak, Şubat ve Mart aylarında kısmi ödemeler yapılmaya devam edildiğini, 1.03.2024 tarihinde bakiye alacak tutarının 60.188.580,60-TL olduğunu, 21.03.2024 tarihli Hesap Ekstresi) İşbu hususta da 60.188.580,60- TL bedelli hesap ekstresinin ...'e sunularak iletilen hesapta mutabık olup olmadıklarının  sorulduğunu,  borçlunun  21.03.2024 tarihindeki 60.188.580,60 TL alacak tutarında mutabık olduğunu yazılı olarak ilettiğini, bu mutabakata onayın finans sorumlusu ... tarafından borçlu  şirketin resmi mail kanalı üzerinden yazılı olarak verildiğini, borçlunun  21.03.2024 tarihli mutabakat sonrasında Nisan ve Mayıs aylarında da kısmi ödemeler yapmaya devam etmişse de yapılan kısmi ödemelerin borcun tamamını karşılamaya yetmediğini, taraflar arasındaki diyalog yolunun kapanması üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya Üsküdar ... Noterliği vasıtası ile 04.06.2024 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile bakiye 19.749.55,00-TL asıl alacak ile 6.188.341,00-TL ve 41.885,00-USD gecikme faizinine ödenmesinin istendiğini,  10.0.06.2024 tarihinde borçluya ihtarnamenin tebliğ edildiğini, bu tarihten sonra borçlunun 11.06.2024 tarihinde 2.327.704,02-TL, 13.06.2024 tarihinde 1.657.630,51-TL , 220.000,00-TL ve 1.433.769,22-TL, 14.06.2024 tarihinde 800.000,00-TL ve 168.772,64 TL, 26.06.2024 tarihinde 1.684,195,97 TL, 28.06.2024 tarihinde 1.037.063,09-TL tutarında kısmi ödemeler yaptığını, ancak borcun bitmediğini,   vadesi gelmiş toplam 4.894.830,61-TL alacak ile  485,080,81-TL gecikme faizi alacağının bulunduğunu, 21.03.2024 tarihli mutabakat sonrasında yapılan kısmi ödemelerin mahsubu dikkate alındığında aradaki ticari ilişkinin varlığı ve 4.894.830,61-TL asıl alacak ve 485,080,81-TL gecikme faizi olmak üzere vadesi gelmiş alacağın bulunduğunu ileri sürerek, 4.894.830,61-TL asıl alacağın ve 485,080,81-TL gecikme faizinin tahsili amacıyla borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ  DEĞİŞİK İŞ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 12.07.2024 tarihli değişik iş kararında; \" ...2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. (Yargıtay 19. HD  2016/18235 E. 2018/731 K.) Talep dilekçesi ekinde yer alan fatura  ve ihtarname örnekleri ile e-mail görsellerinin alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı; alacağın miktarı ve muaccel olduğu hususu yaklaşık olarak ispat edilemediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. \" gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; gerekçeli karar incelendiğinde hangi gerekçe yaklaşık ispat şartının oluşmadığının anlaşılamadığını,  mahkeme tarafından ihtiyati haczin reddine ilişkin verilen kararda “alacağın miktarı ve muaccel olduğu hususu yaklaşık olarak ispat edilemediği” belirtilmişse de fatura, irsaliye, ihtarname ve dahi borçlu tarafla yapılan mutabakat metinlerinin ne gerekçe ile yaklaşık ispata yarar olmadığının anlaşılamadığını, faturalar ve borçluyla yapılan yazışmalar borcun varlığını açıkça ortaya koymakta ise de irsaliye faturaları ayrıca aradaki satım sözleşmesi gereği teslimi kararlaştırılan malların teslimi gösterdiğini,  borçlunun bir takım kısmi ödemeler yapılmışsa da işbu ödemeler dahi müvekkil şirketin birden fazla kez sözlü ve yazılı hatırlatmalarına istinaden yapılmış olup dilekçemiz ekinde iletilen fatura tutarlarına ilişkin ödemelerin hiçbiri vadesinde yapılmadığını, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu,   bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılması ve 4.894.830,61-TL asıl alacağın ve 485,080,81-TL gecikme faizinin tahsili amacıyla borçlu şirket ... Yapı AŞ'nin taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep,  İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi; istinaf ihtiyati haciz talebinin reddi kararınailişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, alacaklının ihtiyati  haciz talebinin reddine dair mahkeme  kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati  haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken  alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için  alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat verecek delillerin dosyaya ibrazı yeterlidir. Davacı yanca sunulan faturalar, irsaliyeler ve mailler incelendiğinde ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği tarih itibariyle yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamasında değişen delil durumuna göre talep hâlinde geçici koruma niteliğinde olan ihtiyati haciz talebi konusunda her zaman ilk derece mahkemesince değerlendirme yapılıp karar verilebilecektir. Bu nedenle, talebin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle,  İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen  değişik iş kararı usul ve yasaya uygun  bulunduğundan, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair  aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.02.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e86ad687e310a6f5","SID":"072476ac51182d80"}}