{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/04/2021<br>NUMARASI\t\t:...<br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/04/2021 tarih ve 2019/258 Esas - 2021/151 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili,  müvekkilinin  \"...\" ibareli marka başvurusunun davalı Şirketin \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin 18.02.2005 tarihinde kurulduğunu, kurulduğu günden bu güne otel işletmesi ve restoran işletmesi olarak faaliyetine devam ettiğini,\" ...\" isminin şirket kurucusunun babasının ismi ve lakabı olduğunu, şirket kurucularının Marmaris’te,  Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana kıraathane işlettikleri için ... olarak bilindiklerini, müvekkilinin \"...\" ismi üzerinden SMK'nın 6/3 hükmü anlamında üstün hakka sahip olduğunu, “...” ibaresi ile “...” ibaresinin karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ülkemizde \"...\" ismini yaygın olarak kullanıldığından başvurunun asli unsurun “...” ibaresi olduğunu ileri sürerek, 2019-M-4080 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini  savunmuştur.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında  biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının \"... ...+şekil\" markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunduğu, her ne kadar davacı taraf \"...\" ibaresinin ülkemizde sık kullanılan bir isim olduğunu ve başvurusundaki ... ibaresinin markaları farklılaştırdığını iddia etmiş ise de ... ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olması karşısında bu iddianın dinlenemeyeceği, başvurunun tescil edilmek istendiği 43. sınıf hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, \"...\" isminin müvekkili şirketin kurucusu ...'ın babasının isimi ve lakabı olduğunu, müvekkili şirket kurucularının Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana kıraathane işletikleri için Marmaris'te ... olarak bilindiklerini, müvekkilinin kurucularının babası ... halk arasında \"...\" olarak tanınan ve bilinen bir kişi olduğunu, 2005 yılından bu yana anılan ibareyi müvekkili şirketin her yerde kullandığını, markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin ülkemizde yaygın kullanılan bir isim olduğunu, bu nedenle başvurunun asıl unsurunun \"... \"ibaresi olduğunu, tarafların markalarını farklı yerlerde kullandıklarını, bu nedenle karıştırılma olasılığının bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemine ilişkindir.<br><br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  \"... ...\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"...\" ibareli markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira  redde mesnet  markaların asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvurunun tescil edilmek istendiği 43. sınıf hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı, ayrıca davanın, marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu gözetildiğinde, davacının marka başvurusunun öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğu iddiasının bu davada değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e22a181da9ce3e3","SID":"ce660126bdf3e20c"}}