{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1480 <br>KARAR NO: 2025/380<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/05/2022<br>NUMARASI: 2019/684 E. - 2022/482 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/12/2010 tanzim tarihli ve davalının iddiasına göre düzenleyeni müvekkili olan bonoya dayalı olarak Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte ödeme emrinin müvekkili adresinde bulunamadığı için muhtara tebliğ edildiğini, ödeme emrini ve içeriğini öğrenemediği için müvekkilinin ödeme emrine itiraz edemediğini, başlatılan takibin kambiyo senetlerine özgü takip yolu olduğunu, müvekkilinin icra takibine itiraz edememesi sebebiyle takip alacaklısı aleyhine işbu menfi tespit davasını açmak zorunda kaldığını, takibe konu bonodaki düzenleyen imzasının müvekkili ...’e ait olmadığını, bunun tespiti bakımından müvekkiline ait ıslak imzalı belge asıllarının ilgili birimlerden celbedilerek imza incelemesi yaptırıldığında imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşılacağını, davalı takip alacaklısının, imzası müvekkiline ait olmayan dava konusu bonoya dayanarak takip başlatmasının onun haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, bu nedenle İİK.’nun 72/5. maddesi gereğince müvekkilini menfi tespit davası açmaya zorlayan haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; dava konusu bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında takibe konu yapılan bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, her ne kadar takip 2011 yılında başlatılmış ise de taraflarının takipten yeni haberdar olduklarını, ayrıca davalı müvekkilinin kötü niyetli olduğunu iddia ettiğini, müvekkili aleyhine açılan huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının takipten yeni haberdar olduğuna dair beyanının gerçeği yansıtmadığını, davacının takibin başladığı tarihten itibaren takipten haberdar olduğunu, ancak 8 yıl boyunca hiçbir şekilde bonodaki imzanın kendisine ait olmadığına dair bir itirazda bulunmadığını, böyle bir iddia ile ortaya çıkmadığını, bu durumun hayatın akışına uygun olmadığını, hiç kimsenin gerçekten imzası kendisine ait olmayan bir bonodan dolayı yapılan takibe sessiz kalarak 8 yıl beklemeyeceğini, bu nedenle davacının imza itirazının samimiyetten uzak olduğunu, menfi tespit davası açmak için yasada bir süre öngörülmüş değilse de herkesin haklarını kullanırken kötü niyetli olmaması gerektiğini, 8 yıl boyunca takibe karşı sessiz kalan bir borçlunun bu şekilde imzaya itiraz etmesinin ise açıkça hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, dava konusu bononun müvekkiline ... tarafından borcuna karşılık ciro yoluyla verildiğini, dolayısıyla müvekkilinin bonoda lehtardan sonraki ciranta olduğunu, müvekkilinin senet metninden anlaşılan hususlar dışında keşidecinin imzasının doğruluğunu tespit edebilme imkanının bulunmadığını, üstelik ...’ten bonoyu tutanakla teslim aldığını, sonuç olarak müvekkilinin bonoyu takibe koymakta kötü niyeti olmadığını, müvekkilinin davacının bonodaki imzasının gerçek olup olmadığını bilmediğini, bilebilecek durumda da olmadığını, bu nedenle takip başlatmakta iyiniyetli olan müvekkili aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; davanın ve davacının kötü niyet tazminatına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, dava konusu bono aslı ile dosyada alınan ve mahkememizce benimsenen grafolog bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilmiş, davaya konu bononun ön yüzünde bulunan ve davacı adına atılan keşideci imzasının davacının eli mahsulü olmadığı, davacı tarafça bonodaki imzanın sahte olduğuna yönelik olarak ileri sürülen def'inin dava konusu bononun hükümsüzlüğüne yönelik mutlak bir def’i niteliğinde olduğu, bu nedenle herkese karşı (yani dosya davalısına karşı) ileri sürülebileceği kanaatine varılmış, böylece davanın kabulü ile dava konusu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, her ne kadar davacı tarafça davalıdan tazminat talep edilmiş ise de, dava konusu bononun dava dışı ... tarafından ciro edilmek suretiyle davalıya verildiği, icra takibine başlamakta davalının ağır kusurlu ve/veya kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, dolayısıyla tazminat koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacının tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" şeklindeki gerekçeleri ile,  -Davanın kabulü ile; düzenleyeni ..., lehtarı ... olan, Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen, 10/12/2010 tanzim, 28/02/2011 vade tarihli, 36.000,00-TL meblağlı bonodan dolayı davacı ...'in davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatına yönelik isteminin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu konuda itirazlarının dikkate alınmadığını, herhangi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması gerektiğini, dayanakları ile desteklenmesi gerektiğini, dosyada alınan bilirkişi raporunun tek bir bilirkişinin verdiğini ve yeterli donanımla yapılmamış olduğunu, itirazlarının da dikkate alınmadığını, dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmediğini, mahkeme hakiminin emsal imzaları belirlerken senetle yakın tarihli olmalarına özen göstermediğini, davacının takipten 8 sene sonra bu itirazı yaptığının unutulmaması gerektiğini, imzanın kendisine ait olmadığını bilen bir kişinin dava açmak için 8 sene beklemeyeceğini, bunun davacının kötü niyetini ve davasının samimiyetten uzak olduğunu gösterdiğini, ancak hükme esas alınan raporda imza incelemesinin titizlikle yapılmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin iddialarının gerçek dışı olduğunu, 03/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı tarafça dosyaya itiraz dilekçesi sunulmadığını, rapora itiraz için taraflara tanınmış bulunan on beş günlük sürenin kesin süre olduğunu, hak düşürücü bir nitelik taşıdığını, taraflar bu süre içinde itirazlarını dile getirmezse bilirkişi raporunun onlar bakımından kesinleştiğini, davalı tarafın imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Davacı  Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu  10/12/2010 tanzim, 28/02/2011 vade tarihli 36.000,00-TL. meblağlı bonodaki  keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Grafolog Bilirkişi tarafından tanzim edilen 03/02/2022 tarihli raporda özetle; dosyaya sunulan değişik tarihli belgelerdeki ...’e ait imzaların şeklen, tersim tarzı ve diğer grafolojik özellikler bakımından kendi aralarında benzerlikler gösteren, grafolojik bakımdan şeklini bulmuş imzalar oldukları, başlangıçtaki elips şekil ve devamındaki buna uyumlu keza elips şekil ve imzayı kat eden hat ile bitirilişteki karakteristik hattan ibaret bulundukları, tektik konusu 28/02/2011 vade, 10/12/2010 tanzim tarihli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 36.000-TL. değerli senet aslında bulunan iki adet imzanın yapılan mukayeseli incelenmesinde imzaların başlama ve bitiriliş yerleri, tümünün genel görünümleri, tersim tarzı, ebat, meyil ve istikamet, işleklik derecesi, seyir, sür’at, istif, itiyatlar ve tazyik vasıfları bakımından aralarında uygunluk ve benzerlikler bulunmadığı, sonuç olarak; inceleme konusu imzalarla örnek imzaların kısmen farklı tiplerde atılmış olduğu, tektik konusu 28/02/2011 vade 10/12/2010 tanzim tarihli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 36.000-TL. değerli senet aslında bulunan iki adet imzanın davacı ...'in eli mahsulü olmadığı belirtilmiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından icra takibine konu bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü imza itirazının mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden mahkemece grafolog bilirkişiden aldırılan raporda da imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih ve 2019/684 E., 2022/482 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 2.459,16-TL karar ve ilam harcından, 614,79-TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.844,37-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72f6a26ff8ae613e","SID":"4a1dfc7d9ec10df8"}}