{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1500 <br>KARAR NO: 2025/391<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/02/2021<br>NUMARASI: 2018/797 E. - 2021/211 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı tarafından icra takibine konu edilen senedin sahte olduğunu ve üzerindeki hiçbir ibarenin müvekkilin eli ürünü olmadığını, müvekkilin imzasının taklit edildiğini, müvekkilinin davalı ... ile arasında herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, davalıdan herhangi bir borç almadığını ve borcunun bulunmadığını, imzanın sahteliğinin imza incelemesi sonucunda ortaya çıkacağının, davalıların sahte senet düzenleyerek resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık işlediğini ve haklarında suç duyurusunda bulunulacağını, menfi tespit davasında kural olarak hukuki ilişkinin varlığını ispat yükünün davalı alacaklıda ve alacaklının hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, bu sebeplerle senet üzerinde imza incelemesi yapılarak senetteki imzanın müvekkile ait olmadığının, senedin sahte olduğunun tespitine ve senedin iptaline, dava konusu senedin icra dosyasına konu edildiğinden müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, senedin müvekkile teslimine, müvekkilin icra tehdidi ile icra dosyasına ödeme yapması halinde söz konusu paraların davalıya ödenmemesine, ödenmesi halinde ödenen tüm paraların yasal faiziyle birlikte istirdatına, icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, dosyaya yatan veya yatacak olan herhangi bir bedelin davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, senedin sahteliği ve davalının kötü niyetinin sabit hale geleceğinden %20 den az olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ileri sürülen taraflar arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığı ve imzanın ... eli ürünü olmadığının iddiasının kesinlikle doğru olmadığını, taraflar arasında hem hukuki hem ticari irtibatın var olduğunu ve senedin de bizzat şahitler huzurunda bizzat davacı tarafından imzalandığını, yapılan anlaşma gereğince müvekkil şirketin edimleri ifa etmeye başladığını, binanın ikinci bodrum katına ait kalıp, demir ve betonlarını döktüğünü ancak ücretinin bir kısmını Alt İşveren olan ... Yapı San ve Tic.A.Ş.'den alamadığını, bu aşamada ... A.Ş. İle mal sahibi ... ve aynı kişilere ait asıl yüklenici gözüken ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. Arasında anlaşmazlıklar meydana geldiğini ve ...'nin bu inşaattaki işine son verildiğini, ...'nin inşaattan çekilmesinden sonra Müvekkil ...'in sorumlu müdürü olduğu ... şirketi ile işleri devam ettiren ... yapılan işlerin bir kısmına ait ödemeleri yaptığını, ancak yapılan işlerin bir kısmının ödemesini Yurt Dışından para beklendiği gerekçesiyle devamlı ertelediğini, müvekkilin Kule vinç dahil çalıştırdığı işçilerin parasını ödemek için arabasını sattığını, davacının para ödemeye yanaşmadığını, müvekkilin ısrarları üzerine senet vermeyi kabul ettiğini ve takibe konu senedi bizzat şahitler huzurunda imzaladığını ve müvekkile verdiğini, günü geldiğinde bunu da ödemediğini, bunun üzerine girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine icra takibine başlanıldığını, davacı tarafın borcunu ödemek yerine olmadık bahanelerle dava açıp takibi sürüncemede bırakmaya çalışması asıl kendilerinin iyi niyetli olmadığının açık bir göstergesi olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, takibin devamına, davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından davacı hakkında takip ve dava konusu bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, takibin kesinleşmiş olduğu, davacı tarafından takibe ve davaya konu bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığı iddiasıyla imzanın inkar edildiği, mahkememizce yaptırılan imza incelemesi sonucunda takip dayanağı bonodaki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Toplanan deliller ve yapılan açıklamalar gözetildiğinde ; davacının istemi üzerine mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup davacının attığı imzayı bilebilecek konumda bulunması ve kötü niyetli olarak kabulü karşısında dava konusu  senet bedelinin %20'sine isabet eden  kötü niyet  tazminatına karar verilerek yargılamaya son verilmiştir.\" şeklindeki gerekçeleri ile, DAVANIN REDDİNE, Davacının bonoda imzasının kendine ait bulunması karşısında mahkememizce kötü niyetli olarak kabulü nedeni ile dava konusu 173.000,00 TL'nin talep gereği %20'sine isabet eden 34.600,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkeme 05/04/2021 tarihli EK Kararı ile; Mahkememiz 05/07/2019 tarihli ara kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir. Mahkemece 12/04/2021 tarihli tashih işleminin tamamlanmasına dair Ek kararda; Mahkememiz 2018/797 Esas ; 2021/211 Karar sayılı ilamının 7 nolu bendi uyarınca ''Tedbir kararının  dava kesinleşinceye kadar devamına, teminatın ve kalan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,  '' fıkrasının  İİK madde 72/4 uyarınca mahkememiz ihtiyati tedbir kararının kaldırılması şeklinde TAMAMLANMASINA karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında imzasının kendisine ait olmadığını belirttiği halde müvekkilinin beyanını ve şahitleri esas almadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğunu, davalı tarafından 22.02.2018 tarihli ve 07.06.2018 ödeme günü 173.000,00 TL  bedelli senedin sahte olup üzerindeki hiçbir ibarenin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, müvekkilinin giriştiği ticari işler nedeniyle müvekkilinin piyasada bilinen bir kişiliğe sahip olduğunu, bu nedenle imza örneklerinin temininin kolay olduğunu, imzanın davalı tarafından taklit edilerek sahte senet düzenlenerek haksız kazanç elde edildiğini, menfi tespit davalarında ispat yükü yer değiştirmiş olduğundan davalı gerçekten alacaklı ise bu alacağın yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, ancak davalının söz konusu alacağı ispatlayamadığını ve yerel mahkemenin buna ilişkin bir karar kurmadığını, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmün 7.maddesinde dosyaya alınan teminatın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine karar verildiğini, mahkemeye sunulan teminat karşılığında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasının durdurulmasına karar verildiğini ve dava süresince bu dosyadan işlem yapmalarının mahkemece engellendiğini, hal böyleyken alacakları teminat altına alınmışken sunulan teminatın davayı kazanan tarafa değil de davayı kaybeden davacı tarafa iadesinin hukuki bir hata olduğunu, dava açılmadan önce maddi durumu iyi olan davacının dava süresi içerisinde maddi olarak zor duruma düştüğünü ve borçlarını ödeyemez halde olduğunu, alacaklarını alabilmelerinin tek yolunun teminat mektubunun icra dosyasına gönderilerek alacaklarının ödenmesi olduğunu, bu amaçla yaptıkları talebin mahkemece reddedildiğini, hükmün 7.maddesi tavzih edilmez ise alacaklarını alamayacaklarını, hükmün tavzihine veya tamamlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine 173.000,00 TL bedelli  bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı 18/07/2018 tarihinde  icra takibi başlatılmıştır. Mahkemece ATK dan rapor aldırılmıştır. ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 04/01/2021 tarihli 68447 sayılı raporunda özetle; inceleme konusu senet üzerinde atılı imzalar ile ...'nun mukayese imzaları arasında tersim biçimi işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif,  eğim, doğrultusu seyir, hız, baskı,  derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından  söz konusu imzaların ...'nun eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından icra takibine konu bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü imza itirazının mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden mahkemece ATK dan rapor aldırıldığı  imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın reddine  karar verilmesi dosya kapsamına uygundur. Davalının istinaf başvurusunun incelenmesinde; Mahkemece  05/07/2019 tarihli  Ara karar  ile, İİK'nun 72/3 maddesine göre icra dosyasındaki alacağın takdiren % 15'i tutarında teminat gösterilmesi durumunda, davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere   icra veznesine yatan ve/veya yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Hükmün 7.bendinde Tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştiğinde talep halinde kalan gider avansının ve teminatın iadesine karar verildiği, Mahkeme 05/04/2021 tarihli EK Kararı ile; 05/07/2019 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ve Mahkemece 12/04/2021 tarihli tashih işleminin tamamlanmasına dair Ek kararı ile,  Mahkemenin  2018/797 Esas ; 2021/211 Karar sayılı ilamının 7 nolu bendi uyarınca ''Tedbir kararının  dava kesinleşinceye kadar devamına, teminatın ve kalan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,  '' fıkrasının  İİK madde 72/4 uyarınca mahkememiz ihtiyati tedbir kararının kaldırılması şeklinde Tamamlanmasına karar verilerek, davalı  istinafına konu mahkeme hükmünün 7 bendinin kaldırıldığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusu konusuz kalmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. Maddesi gereğince esastan reddine,  davalının istinaf başvurusu konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2021 tarih ve 2018/797 E., 2021/211 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davalının istinaf başvurusu konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davalı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ea37f0cafd1502c","SID":"9e64a3ea698621b8"}}