{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1510 <br>KARAR NO: 2025/386<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/02/2022<br>NUMARASI: 2021/104 E. - 2022/14 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil markasının 1967 yılında yaratıldığını, ABD'nin en büyük perakende satış mağazalarından biri olduğunu, müvekkile ait markalar ile davalının tescilli markalarının benzer olduğunu ve aynı emtiaları kapsadığını, müvekkili markasının Paris sözleşmesi ve SMK m.6/4 ve m.6/5 kapsamında tanınmış marka olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ..., ..., ... ve ... tescil numarası ile kayıtlı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2002 yılında ticaret hayatına atıldığını, ... olarak markasını yaratıp 2009 yılında TPE nezdinde başvurup markasını tescil ettirdiğini ... sporuna ilişkin olarak at üstünde cirit benzeri değnek tutan binici görseli için Türk Patent'ten tescil ve koruma hakkı aldığını ... sporunun evrensel bir spor olduğunu, bunun resmedilmesi ve markaya eklenmek suretiyle kullanılmasının bir engel teşkil etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, TPMK kayıtları, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu, özellikle tanınmışlık iddiaları bakımından emsal nitelik taşıyan BAM ve İlk Derece Mahkeme kararları dikkate alındığında, davanın kabulü cihetine gidilerek davalı adına TPMK nezdinde tescilli ..., ..., ..., ... sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın KABULÜ İLE, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ..., ..., ..., ... sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından kendisi adına tescilli markalar kullanılmakta olup söz konusu markaların uzun yıllardır TPE nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin markalarının kendine has özelliklere ve ayırt ediciliğe sahip olduğunu, müvekkiline ait mahkeme tarafından sicilden terkinine karar verilen markalar isim ve şekil açısından incelendiğinde müvekkilinin markalarının farklı olduğunun anlaşılacağını, markalarda yer alan \"...\" ibaresinin bir spor adı olup genel bir ibare olduğunu, mahkeme dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da bu hususun yeterli şekilde incelenmediğini, mahkeme tarafından verilen kararın eksik ve yetersiz hazırlanan bilirkişi raporları doğrultusunda verildiğini, davacının işbu davayı ikame ederken kötü niyetli olduğu konusunda kanaat oluştuğunu, müvekkiline ait hükümsüzlüğü talep edilen markaların uzun yıllardır TPE nezdinde tescilli markalar olduğunu, hükümsüzlük davasının koşulları oluşmaması, tescil tarihi üzerinden 10 yıl geçen markalar için hükümsüzlük davasının açılmış olması gibi hususlar incelendiğinde davacının işbu davayı ikame ederken iyiniyetli olmadığını gösterdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının söz konusu marka tesciline karşı sessiz kaldığını, mahkeme tarafından müvekkilinin tescil başvurusunda kötü niyetli olduğundan bahisle verilen istinaf başvurusuna konu kararın eksik ve yetersiz incelemeler sonucu verilmiş olup söz konusu kararın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili markaları ile davacı markaları arasında bariz farklılıklar olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının tüm savunma ve beyanlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın dilekçelerinde ... ibaresi ve at üstünde ... oyuncusu görselinin spor dalının adı olması ve ticari hayatta farklı firmalarca kullanılması sebebiyle zayıf marka statüsünde olduğunu iddia ettiğini ancak ... ibaresi ve at üstünde ... oyuncusu figürlü markanın ayırt ediciliği olan bir marka olduğunu, bir markanın birçok firma tarafından taklit edilmeye çalışılıyor olmasının markayı zayıf marka statüsüne sokmayacağını, müvekkiline ait tanınmış ... markasının 5/1-d maddesinde sayılan markalardan olmadığını, ... ve at üstünde ... oyuncusu şekli markasının bu ticaret alanıyla ilgili olmayan her alanda tekel hakkına konu edilebileceğini, müvekkili markasının dünya çapında tanınmış bir marka olduğunu, davalı markalarının esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, davalının 18.sınıfta tescilli ... sayılı sadece at üstünde ... oyuncusu figüründen ibaret markasının müvekkili şirketin tanınmış at üstünde ... oyuncusu figürlü markası ile 6769 sayılı SMK'nin 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırma tehlikesi içerdiğini, davalı tarafın ilk tescil tarihinden itibaren 11 yıl geçen marka için bu talepte bulunulmasının kötü niyetli olduğunu savunduğunu, ancak davalının dava konusu markalardan en eski tarihli markasının dahi dava tarihi itibariyle 9 senedir tescilli olup bu beyanlarının mahkemeyi yanıltma amacı taşıdığını, müvekkiline ait markaların benzerlerini birlikte kullanarak müvekkiline ait tanınmış \"...\" ve at üstünde ... oyuncusu figürlü markalarının ününden ve ilgili sektöründe edindiği yerden istifade ettiğini, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ..., ..., ... ve ... tescil numarası ile kayıtlı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini davasıdır. TPMK kaydına göre Davacı ...'ye  ait “...” markasının dünya genelinde tescil kayıtları ile koruma altında olduğu, TPMK nezdinde ... numaralı \"... \" ibareli markanın 3.sınıfta, ... numaralı \"...\" ibareli markanın 3.sınıfta, ... numaralı \"...\" ibareli markanın 14-18-25-35.sınıflarda, ..  numaralı \"...\" ibareli markanın 9-14.sınıflarda, ... numaralı \"...\" ibareli markanın 9-14-18-25.sınıflarda, ...  numaralı \"...  ibareli markanın 9-18-25.sınıflarda, ... numaralı \"... görselini ihtiva eden\"  markanın 11-18-20-21-24-27-35.sınıflarda, ...  numaralı \"...\" ibareli markanın 3.sınıfta, ...  numaralı \"... görselini ihtiva eden\" ibareli markanın 3.sınıfta, ... sayılı “...” ibareli markanın35.sınıfta,  ... sayılı “...” ibareli markanın 3.sınıfta, ... sayılı “... ŞEKİL” ibareli markanın 25.sınıfta, ... sayılı “...” ibareli markanın 3.sınıfta,  ... sayılı “...” ibareli markanın 8-9-16-18-21-25-27-28 sınıflarda, ... sayılı “... + şekil” ibareli markanın 3.sınıfta, ... numaralı \"... + şekil ... ibareli markanın 8-9-14-16-18-21-24-25-27.sınıflarda, ... numaralı \"...\" ibareli markanın 8-9-14-16-18-21-24-25-27.sınıflarda, ... numaralı \"...\" ibareli markanın 8-9-14-16-18-21-24-25-27.sınıflarda,  ... sayılı “...” ibareli markanın 3.sınıfta, ... numaralı \" ... görselini ihtiva eden\" markanın 14.sınıfta, ... numaralı\"... \" numaralı markanın 14.sınıfta, 124664 numaralı \"... görselini ihtiva eden\" markanın 25.sınıfta davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Hükümsüzlüğü talep edilen davalının ... markasını ... tescil nosu ile bunun yanında birleşik şekilde yazılı halde ... markasını 18 nolu emtia sınıfı için 02/07/2009 tarihi itibari ile ... tescil nosu ile öte yandan 25-26 ve 27 emtia sınıfları yönünden ... tescil nosu üzerinden 1 1.06.2010 tarihinden itibaren tescil ettirdiği görülmektedir. Yine üzerinde ... figürü olan şekil markasını ise ... no üzerinden 18 nolu emtia sınıfı üzerinden tescil ettirdiği görülmektedir. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-a maddesinin atfı ile aynı kanunun 7/3-d maddesi uyarınca \"işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması\" marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. SMK 25/6 bendine göre, Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı 24/11/2020   tarihli  bilirkişi heyet raporunda özetle, \"Davacı ... firmasının ... figürünün davalının tescilinden önce olduğu, Davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ...-..., ...-..., ...- ... ve ...-... tescil numaralı ..., ... isim markasının ve ... figürlü şekil markasının; davacı ... firmasının aynı zamanda tanınmış marka  olan Türk Patent ve Marka kurumu nezdindeki ...,  ..., ... tescil nolu  ...  markasıyla ve ... tescil nolu şekil markası olan ... figürüyle benzerlikleri söz konusu olup, tüketiciler nezdinde iltibasa sebebiyet verdiği bu yönden davacının marka  hakkına tecavüzün söz konusu olduğu, bu tespitimiz doğrultusunda davalıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki ..., ... markaları ile ... şekil markasının terkin  edilip edilmeyeceğinin Davalının kötü niyetinin olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu\" belirtilmiştir. 22/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök rapordaki tespitleri değiştirecek bir hususa rastlanmadığı belirtilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davacı adına tescilli “...” ve “at üstünde ... oynayan adam figürlü şekil ” markalarının tanınmış marka olduğu,  Marka tescil belgelerine göre davacının, davalıdan çok önce marka tescilinin  bulunduğu, yurt dışında da tescilli markalarının bulunduğu, tanıtım ve reklam için ciddi yatırım yaptıkları, tanınmışlıkla ilgili daha önce verilen  mahkeme kararları da dikkate alındığında davacı markasının Yargıtay içtihatları ile tespit edilen keza WİPO kriterleri ile belirlenen tanınmış marka olma kriterlerini sağladığı, davacı tarafa ait ... sözcük ve şekil markalarının tekstil sektöründe oldukça yaygın olarak kullanıldığı, tanınmışlık düzeyinin yüksek olduğu, davalının ... şeklinde tescil ettirdiği markasını ... şeklinde ayrı yazarak ve araya şekil unsuru getirerek davacı markasına yaklaştırarak kullandığı, yukarıda sayılan kriterler ışığında değerlendirme yapıldığında markanın bir başkasına ait olduğunun bilinmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde, her iki tanınmış markanın tescil ettirilmesi, tescil yoluyla sağlanan korumanın kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız yararlanılması kötüniyetli olduğundan ( bkz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/07/2008 tarihli, 2008/11-501 E-2008/507 Karar sayılı kararı) ve kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük davasında sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceğinden, mahkemece davalı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi dosya kapsamına uygundur.  Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2021/104 E., 2022/14 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2a1b669cf28c1c7","SID":"d962bdcaff570efc"}}