{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br>...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/03/2021<br>NUMARASI\t....<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK İptali ve Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tDairemizden verilen 12/10/2023 tarih ve 2021/1304 Esas, 2023/1227 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2023/6864 Esas, 2024/8147 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin .... Sayılı ve  \"...\", \"...\" ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/33267 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın kısmen reddine karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından kısmen reddedildiğini, oysa dava konusu markanın kısmen tesciline karar verilen emtia yönünden taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu, söz konusu tescilin müvekkilinin markalarının itibarına zarar vereceğini, söz konusu marka başvurusunun hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ... ibareli marka üzerinde üstün ve mutlak hak sahibi olduğunu, müvekkili ile ... arasında 20.01.2014 tarihinde imzalanan Stratejik İşbirliği Anlaşması çerçevesinde Borsa İstanbul bünyesinde yer alan tüm piyasaların ortak işlem ve işlem sonrası platformda hizmet vermesine yönelik ... teknolojik dönüşüm programının pay piyasasını içeren ilk fazı kapsamında işlem sistemi, veri yayın sistemi, gözetim sistemi, endeks hesaplama sistemi, işlem sonrası sistemleri ile operasyonel veri tabanları ve raporlama alt yapısının başarılı bir şekilde Kasım 2015 tarihinde devreye alındığını, Türkiye gündeminde olan ... markasına ilişkin olarak müvekkilinin 22 yılı aşkın süredir hisse senedi piyasasında kullanılan emir işlem sisteminin ... ile yapılan işbirliği neticesinde geliştirilen bir proje olan ... olarak değiştiği, basın yayın organlarında yer aldığını, ... sisteminin yalnızca hisse senedi piyasasında değil, müvekkilinin 5746 sayılı ... ... merkezi başvurusunun 2016 yılında ... tarafından onaylandığını, müvekkilinin 2014/902389 sayılı ... ve 2014/90240 sayılı ... markalarının davalının dava konusu marka başvurusundan önce tescil edildiğini, müvekkilinin söz konusu ... ibaresi üzerinde üstün ve mutlak hak sahibi olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2020-M-1453 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/33267 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ...vekili, dava konusu marka başvurusunun kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, ancak kalan hizmetlerle ilgili böyle bir benzerlik durumunun söz konusu olmadığını, diğer yandan tescilsiz bir marka gerekçe gösterilerek SMK madde 6/3 gereğince yapılan itirazın değerlendirilmesinde ise söz konusu markanın ilgili sektörde belirli bir bilinirlik düzeyine erişmiş olması, markasal olarak aktif ve yoğun bir şekilde kullanımının gerektiğini, davacının söz konusu ... ibaresini Türkiye’de kesintisiz ve süreklilik arz eder biçimde, ticari etki oluşturacak şekilde ve başvurunun tescilini engelleyecek mahiyette bir markasal kullanımı ispatlayamadığını, kötüniyetin somut deliller ile ispat edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı şirket vekili, markalar arasında benzerlik olmadığını ve benzer alıcı kitlesine hitap etmediğini, davalı şirketin ticaret siciline kayıt tarihinin Kasım 2015 olduğu gerçeği karşısında davalının davacının markasını taklit etmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket ile davacının iştigal alanları, faaliyetleri, hitap ettikleri kesim ve hedef tüketicileri, son kullanıcılarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacının markasının aktif ve yoğun kullanılarak davalı şirket markasının tescilini engelleyecek mahiyette bir markasal kullanımının söz konusu olmadığını savunarak,  savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında bırakılan 35. sınıf hizmetlerin davacının adına tescilli markalarının kapsamında yer almadığı, dolayısı ile somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği koşulunun oluşmadığı, başvuru standart karekterle yazılmış “...” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markanın standart karekterle yazılı \"...\", \"...\" ibarelerinden oluştuğu, iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı ya da benzer olması gerektiği, taraf markaları benzer ise de marka kapsamındaki emtia farklı olduğundan iltibas ihtimalinin oluşmayacağı, dava dosyasına sunulan belgelerin davacının gerçek hak sahipliği iddiasını ispata elverişli olmadığı, davalı şirketin kötüniyetli bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, usul hükümlerine uyulmadan ve eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmiş olup, itirazların bilirkişi heyetince değerlendirilmesi açısından ek rapor alınması yoluna gidilmesi gerekirken, ek rapor alınmadığı gibi, gerekçede de bu itirazların giderilmediğini, kararın salt bu yönden dahi istinaf yargılaması neticesinde kaldırılması gerektiğini, müvekkiline ait \"...\" ve \"...\" markalarının tanınmışlığına ilişkin olarak dosyaya sunulan kapsamlı delillerin varlığına rağmen, mahkeme kararında belirtilen emtia arasında ayniyet/benzerlik ilişkisi bulunmadığı ve somut olayda gerçek hak sahipliği iddiasına bağlı sonuçların oluşmadığı yönündeki kanaatin 6769 sayılı Kanunun ruhuna aykırı bulunduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6/5. maddesinin, tanınmış markaya, her durumda koruma sağladığını, müvekkilinin markaya yaptığı yatırım, markayı taşıdığı uluslararası seviye ve tanınmışlık dikkate alındığında, “...” ve dava konusu “...” markalarının halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan markalar olduğunu, davalıya ait ... markasında yer alan bazı hizmetlerin, müvekkiline ait itiraza dayanak ... ve ... markalarının kapsamına giren hizmetlerle benzer/aynı olduğunu, kötüniyet iddiasının ispat olunamadığı belirtilmiş ise de, bu konuda yeterli inceleme gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizce, davalı şirketin dava konusu marka başvurusu kapsamında bırakılan hizmetlerin davacı adına tescilli itiraza mesnet markaların kapsamında yer almadığı, bu açıdan somut olaya SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanamayacağı, diğer yandan somut uyuşmazlık açısından emsal alınabilecek nitelikte bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/187 Esas, 2022/4502 Karar ve 06/06/2022 Tarihli kararında, \"...\" ibareli marka ile \"...\" ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığının belirlendiği, ayrıca davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut ispatın sağlanamadığı, öte taraftan Yargıtayın az önce anılan kararında markalar arasında benzerlik bulunmadığı için somut olay açısından da tanınmışlık hususunun tartışılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 21/11/2024 TARİH VE 2023/6864 ESAS, 2024/8147 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Yargıtayca, ilk derece mahkemesince, somut olayda taraf markaları benzer ise de marka kapsamındaki emtia farklı olduğundan iltibas ihtimalinin oluşmayacağı, dava dosyasına sunulan belgelerin davacının gerçek hak sahipliği iddiasını ispata elverişli olmadığı, davalı şirketin kötüniyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince ise davalı şirketin dava konusu marka başvurusu kapsamında bırakılan hizmetlerin davacı adına tescilli itiraza mesnet markaların kapsamında yer almadığı, bu açıdan somut olaya SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanamayacağı, ayrıca dairemizin emsal kararı ile \"...\" ibareli marka ile \"...\" ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığının belirlendiği, emsal karar gereği somut olaydaki markalar arasında benzerlik bulunmadığı için tanınmışlık hususunun tartışılmasına gerek olmadığı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut ispatın sağlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu durumda eldeki iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet hukuki nedenine dayalı davanın ilk derece mahkemesince taraf marka ibareleri arasında benzerlik bulunmakla mal ve hizmet sınıflarının farklılaştığı ve kötüniyetin ispatlanamadığı, bölge adliye mahkemesince ise taraf marka ibarelerinin hali hazırda benzer bulunmadığı, kötüniyetin ispatlanamadığı ve ek olarak tanınmışlığın dava konusu ibareler arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle irdelenemeyeceği gerekçeleri olmak üzere iki ayrı gerekçe ile reddedildiğinin tespit edildiği, ancak 6100 sayılı HMK’nın karar tarihinde ve halen yürürlükte olan 353/1-b-2 maddesinde; \"b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, anılan düzenleme uyarınca, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince, yeni ve farklı bir gerekçe ile reddedilmesi gerektiği sonucuna varılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine şeklinde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.  <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  21/11/2024  Tarih, 2023/6864  Esas ve  2024/8147 Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiştir. <br>\tDavalı şirketin marka başvurusunun “...” ibareli, davacının itirazına mesnet markalarının \"...\", \"...\" ibareli olduğu, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının gerçekleşmesi gerektiği, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundan, davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan mallarının davacının itirazın mesnet olan markalarının tescil kapsamlarında yer almadığı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamlarındaki mallar ile davalının başvurusuna konu markanın kapsamındaki emtia arasında ikame veya bir ilişki bulunmadığı, bu nedenle de SMK'nın 6/1. maddesindeki koşulların oluşmadığı, diğer yandan somut uyuşmazlık açısından emsal alınabilecek nitelikte bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/187 Esas, 2022/4502 Karar ve 06/06/2022 Tarihli kararında, \"...\" ibareli marka ile \"...\" ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığının belirlendiği, ayrıca davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut ispatın sağlanamadığı, öte taraftan Yargıtayın az önce anılan kararında markalar arasında benzerlik bulunmadığı için somut olay açısından da tanınmışlık hususunun tartışılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair aşağıda gösterilen şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t7-Davacıdan alınması gereken 615,40.TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10.TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t8-Davalı ...kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalı Türk Patent ve Marka Kurumuna verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket, davalı ...vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 26/02/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/02/2025\t\t\t<br><br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db5a5ef2936318c2","SID":"6edee75927fef378"}}