{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 11/07/2024<br>NUMARASI\t: ....... Esas .... Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1- ...  <br>\t\t\tVELAYETEN ...  <br>\t\t\t 2- ... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ... <br>DAVALILAR\t\t: 1- ... <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>\t\t\t2- ... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 14/03/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/03/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...Ş. nezdinde ....... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalısı ....... Petrol Nak. Gıda ve Hay. San. ve Tic. Şti.'ye ait sürücü ....... sevk ve idaresindeki ....... Plakalı araç; 12.11.2022 tarihinde saat 10.30 sularında \"Konya İli, Kadınhanı İlçesi, ....... Mahallesi .... sokak ve .... sokağı birleştiren kavşakta \" diğer davalı ... AŞ. nezdinde sigortalı .......'a ait ....... plakalı araca çarparak yaralamalı ve ölümlü trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın ardından tutulan Kaza Tespit Tutanağına göre; her iki davalı sigortalısına ait araç sürücüsü de  kusurlu olduğunu, davacılar ise kazada yolcu konumunda olup, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlarının olmadığını, kazada davacıların ağır şekilde yaralandığını, davacı ...'in 8 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını, davacı ...'nın ise 3 gün boyunca hastane kaldığın ve halen tedavisinin devam ettiğini, dava konusu kaza nedeni ile Konya.... Ağır Ceza Mahkemesinin ....... E sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, davanın halen devam ettiğini, davacı ...'nın ev hanımı, Dilek'in ise 9 yaşında olup, öğrenci olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak kendilerine dönüş yapılmadığını belirterek şimdilik davacılardan her biri lehine; tedavi ve iyileşme süresince çalışamamaktan (geçici iş göremezlik/efor) kaynaklı  10'ar TL olmak üzere toplam 20 TL kazanç kaybı tazminatı, kaza sonucu oluşan/oluşacak maluliyet kaybı ile ilgili (sürekli iş göremezlik, meslekte kazanma güç kaybı) olarak 10'ar TL olmak üzere toplam 20 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden kaynaklı tazminatlar ile ilgili 10'ar TL olmak üzere toplam 20 TL öngörülmeyen tedavi gideri tazminatı, 10'ar TL olmak üzere toplam 20 TL  bakıcı gideri tazminatı olmak üzere  toplam 80 TL maddi tazminatın sigorta şirketlerine başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketi yönünden poliçe miktarları ile sınırlı olmak kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...Ş. cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davaya konu kaza hakkındaki yürütülmekte olan Konya.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, sigorta şirketine yapılması gereken zorunlu başvurunun usulüne uygun olarak yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gereken giderler hususunda sorumluluklarının bulunmadığını, davacıların maluliyetlerinin bilirkişi raporu ile ispat edilmesi gerektiğini, davacıların kaza esnasında hatır için taşındığı göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini, ayrıca müterafik kusur indiriminin de ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, davalının sigortalısının sorumluluğunu poliçe limiti ile karşılamak durumunda olduklarını, davalı şirketin temerrüdünün gerçekleşmemiş olması sebebiyle faiz isteminin reddine karar verilmesini gerektiğini, araç sahibi ....... Petrol Ltd. Şti. ile kazada araç sürücüsü olan .......'a ihbar edilmesini talep etmiş ve davanın usulden bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan ....... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde ZMSS ile sigortalandığını, meyana gelen zararlardan poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduklarını, davadan önce davacılar tarafından sigorta şirketine eksik evraklarla başvuru yapıldığından tazminat ödemesi için yeterli değerlendirme yapılamadığını, davacının kusur ve maluliyet oranlarının bilirkişi raporları ile tespit edilmesi gerektiğini, aktüer hesaplamalarının da yapılması gerektiğini, davalı ... şirketinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, geçici iş görememe ve bakıcı giderleri yönünden de sorumluluklarının bulunmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; 12/11/2022 tarihinde ....... plakalı ve ....... plakalı araç arasında meydana gelen kaza neticesinde, davacıların maddi tazminat talebinde bulundukları, Mahkememizce hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 22/11/2023 tarihli raporda  sürücü .......'ın %75 oranında, sürücü .......'ın %25 oranında kusurlu olduğu belirtildiği, maluliyet durumu açısında N.E.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan 25/01/2024 tarihli raporu doğrultusunda düzenlenen aktüer bilirkişisinin 29/03/2024 tarihli raporunda; davacı ...’ın geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 20.710,08 TL, Sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının bulunmadığı, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının 6.471,00 TL, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının  6.000  TL olduğu, yine aynı tarihli raporda davacı ...’ın geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 20.710,08 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının bulunmadığı, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının 24.364,80 TL, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 6.000 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin 04/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak, aşağıda izah edildiği üzere maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı ... ve ...'ın haklarında düzenlenen maluliyet ve aktüer bilirkişi raporları gözetilerek sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davacı ...'ın geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı için 20.710,08 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 24.364,80 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 6.000,00 TL olmak üzere toplam 51.074,88 TL maddi tazminatın, davalı ... açısından 04/04/2023 temerrüt tarihinden, davalı ... açısından 04/04/2023 temerrüt itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>Davacı ...'ın sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebinin reddine,<br>Davacı ...'ın geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı için 20.710,88 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 6.471,00 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 6.000,00 TL olmak üzere toplam  33.181,88 TL maddi tazminatın,  davalı ... açısından 04/04/2023 temerrüt tarihinden, davalı ... açısından 04/04/2023 temerrüt itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>Davacılar ...'ın sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebinin reddine\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından poliçe teminatı kapsamında tüm sorumluluklar yerine getirilmiş olup, mahkeme tarafından verilen karar poliçe teminat limitini aştığından kararın hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından kusura ilişkin her ne kadar bilirkişi raporu alınmışsa da alınan tazminat hesap raporunda söz konusu kusurlara riayet edilmeden bir hesaplama yapıldığını, ayrıca müvekkili şirketin yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf başvurusuna istinaden incelenerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 2014 doğumlu olup yaşı gereği çalışmasının mümkün olmadığını, ancak mahkemenin bu hususu göz ardı ederek davacı adına geçici iş göremezlik tazminatı hesapladığını, müvekkili şirketin söz konusu kazada sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu ve ilgili kazada sigortalının kusur oranının %25 olarak belirlendiğini,  ilgili karar ayrıntılı olmamakla birlikte hükümde sorumlu oldukları tutarın da net olmadığını, gerekçeli kararda bu hususlar dikkate alınmayarak hüküm kurulmasının müvekkili şirket nezdinde mağduriyet yarattığını, yerel mahkeme tarafından kusura ilişkin her ne kadar bilirkişi raporu alınmışsa da; alınan tazminat hesap raporunda söz konusu kusurlara riayet edilmeden bir hesaplama yapıldığını, davacı tarafından talep edilmekte olan bakıcı giderleri ve işgörezlik tazminatının SGK'nın sorumluluğu altında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte yeniden yapılacak inceleme akabinde tazminata hükmedilmesi halinde müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, davacıların emniyet kemeri, koruyucu tertibat takıp takmadıkları hususu tespit edilemediğinden müterafik kusur indirimi yapılmasının şart olduğunu, müvekkili şirketin usuli kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda davanın reddine, aksi kanaat durumunda ise kararın kaldırılarak mahkemesine geri gönderilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik, tedavi ve   bakıcı  giderlerine ilişkin maddi tazminat  istemine ilişkindir.<br>1-Davalı ...Ş.'nin kusura  yönelik itirazlarının incelemesinde:<br>İDM tarafından  aldırılan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 22/11/2023 tarihli raporunda, kazanın oluşumunda ....... plakalı araç sürücüsü .......'ın %25 oranında, davacıların yolcu olarak bulunduğu ....... plakalı araç sürücü .......'ın %75 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun, yaralamalı trafik kazası tespit tutanağına, söz konusu kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu  anlaşılmakla kusura yönelik itirazlar yerinde değildir.<br>2-Davalıların, sigortalı araç sürücülerinin kusuru oranında sorumlu tutulmaları gerektiği itirazının incelenmesinde:<br>Davacılar, kazaya karışan ....... plakalı araç yolcu olarak bulundukları, davalı ...'nin ....... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen, davalı ...'nin ise kazaya karışan ....... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi oldukları görülmüştür.<br>Davacıların yolcu olarak bulunduğu ....... plakalı araç sürücüsü, işleteni ile   ZMMS poliçesini düzenleyen  sigorta şirketi poliçe limiti kadar  ve yine ....... plakalı araç sürücüsü ve işleteni ile   ZMMS  poliçesini düzenleyen  sigorta şirketi poliçe limiti kadar,  kazada hiç bir kusuru bulunmayan davacılara karşı müteselsilen sorumludurlar.<br>Müteselsil sorumluluk, Kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.<br>Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir.<br>Bu husus HGK'nın 24.6.1983 tarih 1981/9-533 Esas 1983/724 Karar sayılı kararı ile \"Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir.<br>Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz.  Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir\" şeklinde kabul edilmiştir.<br>Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.<br>Müteselsil sorumluluk, (zincirleme sorumluluk, birlikte sorumluluk) sorumluluk hukukunda önemli bir yeri bulunmaktadır. Müteselsil sorumluluk, aynı zararın oluşmasında rolü olan ancak zararın hangi kısmından sorumlu olduğu tespit edilemeyen birden fazla kimsenin, niteliği itibariyle bölünmeye elverişli başka bir deyişle çoğunlukla para ediminden oluşan tazminat ediminin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, alacaklı zarar görenin de dilediği sorumludan edimin tamamını veya bir kısmını talep yetkisine sahip olduğu, sorumlulardan biri ödeme yaptığı oranda diğerlerinin de sorumluluktan kurtulduğu bir birlikte sorumluluk türüdür. Sorumlulukta müteselsillik ilkesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda yer verilmiştir. Müteselsil sorumluluk gerek zarardan sorumlu olanların zarar görene karşı sorumluluğunda gerekse zarardan  sorumluların birbirlerine rücu ilişkisinde bazı ilkeler getirmiştir. İşte bu ilkeleri bir bütün olarak müteselsil sorumluluk ilkesi olarak kavramlaştırılmıştır.<br>Birden çok kişinin aynı zarara birlikte sebep olmalarından doğan zarar aynı sebebe dayanan zarardır. Müteselsil  sorumluluğu doğuran “aynı sebep” veya “birlikte sebep” kusur olabileceği gibi sözleşme veya kanundan  doğabilir.<br>Müteselsil sorumluluk zarar görene karşı zarardan sorumlu olanların sorumluluğunun kapsamı ve niteliği yönünden kendine has ilkeler getirmiştir. Normal şartlarda bir zarar birden fazla kişinin fiili ve sorumluluğu ile doğuyorsa o kişilerin sorumluluğu kendi fiillerine yada kusurlarına isabet eden zarar miktarından sorumlu olmalarıdır. Ancak haksız fiilden zarar görenin zararını en kısa, en kolay yoldan tazminini sağlamak amacı ile müteselsillik ile kendine has sorumluluk ilkeleri benimsenmiştir.<br>Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde \"Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur\"  düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.<br>Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\"  demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.<br>Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacıların kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/7214 E, 2019/2775K-2016/7805 E,2019/3209 K )<br>Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; Davacı taraf, müteselsil sorumluluğa dayandığından, TBK'nın 56.maddesi uyarınca oluşan zararın tamamını müteselsil sorumluların her birinden isteyebileceği,  kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranının davacılar yönünden önem arz etmediği, müteselsil sorumluların iç ilişkide birbirinin kusuru ve ödeme miktarı üzerinden rücu imkanı bulunduğu, kuşkusuzdur. Bu itibarla, mahkemece verilen kararda, davalı ... şirketlerinin zararın tamamından ve buna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarında  bir yanlışlık bulunmamakta olup, itirazların reddi gerekmiştir.<br>3-Davalı  ...Ş.'nin davacı ...'ın 18 yaşından küçük olması nedeni ile Geçici iş göremezlik tazminatı verilmeyeceği istinaf itirazının değerlendirilmesinde:<br>Haksız fiilin bir çeşidi olan trafik kazalarında yaralanmalar nedeniyle meydana gelen zararlar  6098 sayılı TBK.nın 54. Maddesinde açıklanmış, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların bedensel zararlardan olduğu belirtilmiştir.<br>Davacı olay tarihinde davacı ... 8 yaşında olup, 3 ay geçici işgöremezlik süresi belirlenmiştir. Haksız fiil sorumluluğunda zarar verenin sorumlu tutulabilmesi için fiil, zarar ve uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Zararın  ise haksız fiiller yönünden TBK.nın 54. Maddesinde belirtildiği şekilde  kazanç kaybı olabileceği gibi çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi de bir zarar olarak kabul edilmiştir. İş gücü kaybı sebebiyle uğranacak tek kalem zarar, gelir kaybına ilişkin olan değildir. Dava konusu olayda da davacı her ne kadar 8 yaşında ve gelir getiren bir işte çalışmıyor olsa da geçici iş göremezlik süresi yani %100 malul sayıldığı iyileşme süresi boyunca herhangi bir işte çalışmaması zararının olmadığı şeklinde yorumlanması haksız fiilin zarar ilkesi ile bağdaşmaz. Zarar gören geçici iş göremezlik süresi içinde günlük işlerini yerine getirememesi, öz bakımını sağlayamaması da bir zarardır. Geçici iş göremezlik süresi içinde küçüğün zararının bulunmadığı ve bu süre için tazminat hesabı yapılmaması zarar veren lehine olup zararın sadece maddi olarak gelir azalması ve kazanç kaybı  olduğu sonucunu doğurur. Zarar hesabında pasif dönem için dayanak  teşkil eden “efor kaybına” ilişkin görüş, küçüklerin sürekli iş göremezliğinin bulunması halinde kabul edildiği gibi eforun tamamen %100 oranında kaybedildiği geçici iş göremezlik süresi  için de kabul edilmelidir. (Aynı yönde) Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/9064 E- 2014/8672 K. Sayılı 29.5.2014 tarihli ilamı.) Bu nedenle, İtirazın reddi gerekmiştir.<br>4-Davalı  ...Ş.'nin geçici iş göremezliğin ve bakıcı giderinin SGK'nın sorumluluğunda olduğu dolayısıyla teminat dışı olduğuna ilişkin yapılan istinaf incelemesinde:<br>01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin \"Sağlık Giderleri teminatı\" başlıklı (b) maddesinde \" Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve .... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.\" ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,<br>1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,<br>2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,<br>3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,<br>Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.<br>Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.<br>Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;<br>1-Bakıcı giderleri<br>2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)<br>3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.<br>Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.<br>Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)<br>Yine, Güvence Hesabı için de uygulanan Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan  Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de  düşünülemez.<br>ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 E 2019/40 K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN \"VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA\" İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN \"VE GENEL ŞARTLARDA\" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.<br>Bu halde davalı ... vekilinin geçici işgörmezlik tazminatı ve bakıcı giderine yönelik istinaf itirazları yerine değildir.<br>5-Müterafik kusur itirazının incelenmesinde:<br>Davalı  ...Ş.'nin  müterafik kusur yönünden yaptığı itirazlar bakımından ise; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, davacıların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı \"belirsiz\" olarak işaretlenmiştir. Davacıların  emniyet kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, emniyet kemerinin takılı olmadığının ispatı davalı üzerindedir. Davalı tarafça, yargılama aşamasında sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığından ve emniyet kemerinin takılı olmadığının tespiti yapılamadığından, davalının bu yöndeki itirazının reddi gerekmektedir.<br>Ayrıca, kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi gereğince yaralanma ve sağlık teminatı limitleri 500.000,00 TL olup, mahkemece hükmedilen tazminatlarda teminat limitinin aşılmadığı, yine Mahkemenin hükmüne esas kabul ettiği 29/03/2024 tarihli aktüerya raporuyla tazminatlar hesaplandığı, davacı tarafça bu rapora itiraz edilmediği ve rapordaki bedeller üzerinden davanın ıslah edildiği, mahkemece ıslah doğrultusunda tazminata hükmedildiği, mahkemece ayrıca ek rapor alınmadığı anlaşılmış olup, davalının usuli kazanılmış hak yönünden itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmış olup, bu hususlara yönelik istinaf istemleri yerinde değildir.<br>Anlatılan nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut  delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalıların yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 5.755,58 TL harçtan peşin alınan 1.438,9‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.316,68 TL harç giderinin davalı ...'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Alınması gereken 5.755,58 TL harçtan peşin alınan 1.867,6‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.887,98‬ TL harç giderinin davalı ...'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan masrafların kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, <br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 14/03/2025<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e900f97b9415269","SID":"269bae289a3554c0"}}