{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2024/1021 Esas<br>KARAR NO: 2025/193<br>DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>DAVA TARİHİ: 20/02/2023<br>KARAR TARİHİ: 26/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ---------- markalı klimaların ----------- olduğunu, ayrıca davacı şirketin kendi markası olan ------------ unvanı altında ----------- imalat yaptırdığını ve ----------- pazarında Bayi/Servisleri aracılığı ile sattığını, müvekkili şirketin ithalatçı ve üretici firma olup ısıtma soğutma sistemlerini ithal edip, bayileri aracılığı ile ----------- pazarına sürdüğünü, davalı ------------- müvekkili şirketin 400 bayilerinden birisi olarak çalıştığını, 2016 yılından itibaren davalı ila açık hesap olarak çalışıldığını, davalı ----------- ile açık hesap çalışılmasının teminatı olarak 21.06.2016 tarih ve ------------ yevmiye no ile davalının annesinin üzerinde bulunan ---------- Mah. ---------- Pafta, ------------ parsel ---------- arsa paylı --------- kat ----------- no.lu niteliğindeki mesken olan taşınmaza 100.000 TL bedelli ipotek konulduğunu, davalının riskleri artında aynı taşınmaz üzerine 20.07.2017 tarih ve yevmiye no: ------------ numaralı taşınmaz üzerine 300.000 TL ilave ile ipotek bedelinin 400.000 TL'ye çıkarıldığını, cari hesap ekstrelerinden belli olacağı üzere 2019 yılı ortalarına kadar çalışıldığını, daha sonra davalı ----------- basiretli tacir ilkesine aykırı davrandığını ve 255.277,07 TL borcunu ödemediğini, davalı --------- ve ipotek borçlusu ------------ borcun ödenmesi için -----------Noterliği 26 Ocak 2023 tarih ----------- yevmiye no.lu ihtarnamenin gönderildiğini, ihtara karşı davalı ve ipotek borçlusunun --------- Noterliğinin 15 Şubat 2023 tarihli -------------- nolu ihtarname ile itiraz ettiklerini, itiraz sonucunda davalılar aleyhine ------------ İcra Müdürlüğü'nün ------------ E. sayılı İpoteğin Paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattıklarını, takibe davalılar tarafından haksız itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, borçlulardan ayrı ayrı 9020'den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına, alacağa icra takibi tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, yargılama giderlerinin davalı borçlular üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------------ davacı şirket ile yıllarca ticaret yaptığını, bu ticaret kapsamında davacı şirketten birçok defa mal alındığını ve karşılığında çek, senet, nakit gibi farklı ödeme yöntemlerinin yapıldığını, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, bu durumun birden farklı yönü bulunduğunu, ---------- 02.11.2015 tarihinde şahıs şirketi kurduğunu, kurmuş olduğu şahıs şirketi üzerinden ------------ şirketiyle birçok ticaret yaptığını, bu ticaretin belirtmiş oldukları gibi mal alıp verme üzerine olduğunu, 04.06.2018 tarihinde ise ------------, -------------Şti.'ni kurduğunu ve tüm ticaret ilişkilerinin ------------- Şti. üzerinden devam ettiğini, 25.10.2018 tarihinde ise genel kurul kararıyla ------------ Şti.'nin tüm aktifleri ve pasifleriyle ------------- devredildiğini, bu durumun davacı şirket yetkililerine bildirildiğini,----------- 26.10.2018 tarihinde ilan edildiğini ve tüm ticaretin bu yönde devam ettiğini, ancak gelinen noktada davacı şirketin, ----------- ve ----------- muhatap alarak geçmişten kalan tüm ticaretin yönlerini müvekkillerine yansıtmaya çalıştığını, bahse konu borç iddiasından kesinlikle müvekkillerinin sorumlu olmayıp bir borç var ise de bu borcun muhatabının müvekkiller olmayıp ------------- şirketi olduğunu, dava konusu ipoteğin, azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteği olduğunu, TMK'nın 851 ve 881.maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktarın önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceğinin ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlanabileceğini, TMK'nın 875.maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan borcun toplam miktarının bu limiti aşmasının olanaklı olmadığını, bu nedenle her ne kadar alacaklı tarafın, asıl borcu, faizi, icra vekalet ücretini, takip masraflarını, yet tazminatlarını ve dava vekalet ücretini talep etse de bu durumun davada müvekkiller haksız çıksa dahi sorumluluk bedellerinin 100.000 TL ile sınırlı olduğunu, çünkü ipoteğin en başta bu bedel üzerinden konulduğunu, üst sınır ipoteği kurulurken akit tablosuna üst sınır belirlenmesi yapıldıktan sonra bu meblağa ilaveten denilmek suretiyle ilave yapma olanağının bulunmadığını, yapılsa da geçerli sayılmayacağını, bahse konu ipotekte, ilk etapta 100.000 TL'lik bir ipotek konulduğunu, sonrasında “İlave 300.000 TL” eklendiğini ve toplamda 400.000 TL'lik bir borç oluşturulduğunu, ancak Yargıtay içtihatı gereği ipoteğe sonradan ilave yapma olasılığının olmadığını, davalı --------- ile davacı arasında birçok ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişkilerin gerek ------------ şahıs şirketi üzerinden gerek ------------ şirketi üzerinden yapıldığını, cari hesaplar incelendiğinde davacı yana ---------- şirketi üzerinden birçok çek verildiği ve karşılığında mal alındığını, davacı ile davalı arasındaki en son ki ticari ilişkide verilen çeklere kaşın mal alım işleminin gerçekleşmediğini ve davacının iddia etmiş olduğu alacağın mahsup edildiğini, dönemde taraflar arasında bulunan güven ilişkisinden ve davalı ----------- annesi ----------- sağlık durumları nedeniyle tapuya gidilerek ipoteğin kaldırılması işlemlerinin gerçekleştirilemediğini, ancak davacının söz konusu borcun mahsup edilmemiş gibi göstererek davalı müvekkillere karşın işbu takibi ve davayı açtığını, öncelikle davacı firmanın ticari defterleri incelenerek borcun kaynağının tespit edilmesi ve gerekirse müvekkillerinin defterleriyle karşılaştırılması gerektiğini belirtmiş olup, öncelikle işbu davanın husumet eksikliği sebebiyle usulden reddine, mahkememin aksi kanaatte olması halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmistir.<br><br>İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, eski arsa sahibi tarafından açılan tapu iptal tescil davasıdır.Talep, davalı ----------- şirketine devredilen 8 adet; davalı ----------- şirketine devredilen 12 taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili istemli olup; taşınmazların dava tarihindeki değeri üzerinden harç yatırılması gerektiği, yatırılmadığı, işlemden kaldırılan dosyada üç ayın sonunda harç yatırlamadığı için davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görüldü. Bu kararımızın ----------- sayılı kararla, davalı ----------- şirketinin kesin hüküm, diğer davalı -------------- şirketinin derdestlik itirazı olduğu, bunlara bakılmadan işin esasına girildiği gerekçesiyle kararımızın kaldırıldığı görüldü.<br>Demsan'a devredilen ve istenen 8 adet taşınmazdan sadece ---------- blok ------------- nolu taşınmazın davalı --------- adına kayıtlı olduğu, diğer taşınmazların dava dışı üçüncü kişiler adına tescilli olduğu görülmüştür.Yine davalı ------------ devredilen ve tapu iptali istenen 12 adet taşınmazdan ----------- blok --------,--------- , ---------- blok ----------- nolu taşınmazın davalı --------- adına kayıtlı olduğu, kalan diğer 9 taşınmazın dava dışı üçüncü kişiler adına tescilli olduğu görülmüştür. Görüldüğü üzere dosyada esasa girmeye engelleyen husumet yönünden de hukuki engeller vardır.<br>---------- derdestlik itirazının davacının ----------- Esas sayılı dosyada açtığı davadır. Bu davada ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görev nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karar istinaf incelemiş ile 03/11/2022 tarihinde kesinleşmiştir. İki hafta içinde talep olmadığından bu davanın hukuki akıbeti açılmamış sayılmasıdır. Mahkemenin buna ilişkin bir ek karar yazmamış olması, görevsizlik kararına karşı tarafların görevli mahkemeye  gönderilmesi talebinde bulunulmamış dosyada neticeyi değiştirmeyecektir. Eldeki dava 20/02/2023 tarihinde açılmış olup, derdestlikten söz etmek mümkün değildir.Davalı ------------, mahkememizin ---------- E, ---------- K sayılı kararından bahisle kesin hüküm itirazında da bulunmuştur ancak, belirtilen bu dosyada erken açılan dava sebebiyle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş bu karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olup; şekli anlamda bir kesin hüküm söz konusudur. Diğer bir ifadeyle hakkın özüne ilişkin bir kesin hüküm olmadığından,  kesin hüküm itirazı yerinde değildir.Davalı ---------- şirketinin kesin hüküm itirazı ise ------------ sayılı kararına dayandırılmıştır. Davacı daha önce de ------------- şirketine aynı taşınmazlar için bayie kalan taşınmaz bedellerinin tahsili için alacak davası açmış, ibranamenin varlığı gereği pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir bu karar da kesinleşmiştir. Gerçekten de davalı ----------- şirketinin kesin hüküm engeli olduğu  mahkememizin de kabulündedir. Ancak Harçlar kanununun 30. maddesine göre harç yatırılmadıkça müteakip işlemler yapılamaz. Nitekim ----------- sayılı kararında belirtildiği gibi  “Yargı harçları, 492 sayılı Harçlar Kanunda düzenlenmiş olup, dava açarken harç yatırılması şartı, HMK'nın 114. maddesinde belirtilen dava şartlarından değildir. Dava harçları özel kanun ile düzenlenmiştir… Yukarıda belirtildiği üzere harca tabi bir davanın yürütülmesi kanunda belirtilen harcın yatırılmasına bağlıdır. Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine göre harç yatırılmadıkça müteakip işlemler yapılamaz. Bu düzenlemenin sonucu olarak davayı yürütmeye yönelik hiç bir işlem yapılamaz, diğer dava şartları incelenemez. Dava harcı diğer dava şartlarından önce gelir.” Buna göre mahkememizce kaldırma kararı öncesinde harç yatırılması için usulüne uygun biçimde süre verilmiş, harç yatırılmamıştır.<br>Açıklanan sebeplerle, kazanılmış haklar da gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın HMK.nun 150/5 maddesi gereği AÇILMAMIŞ SAYILMASINA; <br>2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.092,35-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı  tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Artan gider avansı bulunması halinde yatırana iadesine, <br>7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettiğinden 2025 yılı A.A.Ü.T tarifesi uyarınca 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara  verilmesine,<br>8-6325 sayılı Kanunun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------- tarafından karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kayına,<br>Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve e- duruşma ile bağlanan davalı vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/02/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"90b7c55c2adcea3d","SID":"d4b4684a6db412bc"}}