{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1348 Esas<br>KARAR NO:2025/284 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/726 Esas- 2021/1042 Karar<br>TARİH:30/11/2021<br>DAVA:Tazminat<br>KARAR TARİHİ:20/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı bankanın ... şube kodlu ... hesap nolu ... hesabının sahibi olduğunu, mal varlığının TMSF'ye devredildiğini, müvekkilinin adres bilgilerinin davalı tarafından bilindiği, müvekkillin mal varlığının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğinin öğrenmesi üzerine davalı bankaya 28/09/2018 tarihinde tebliğ edilen dilekçe ile başvurduğunu, davalı banka tarafından başvuruların yanıtsız bırakıldığını beyanla müvekkiline ait para ve sair mevduat değerinden şimdilik 5.000 TL’nin TMSF’ye devredilme tarihinden itibaren merkez bankasının mevduatlara uyguladığı en yüksek faiz işletilerek müvekkiline iadesine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, 16.03.2020 tarihli dava dilekçesi ile yanıltıcı beyan ve iddialarda bulunmak suretiyle; zamanaşımına uğraması durumunda izlenmesi gereken usule uyulmaksızın davacının malvarlığının TMSF'ye devredildiği iddiası ile şimdilik 5.000,00 TL'nin TMSF'ye devredilme tarihinden itibaren ... Bankası'nın mevduatlara uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalı müvekkili Banka'dan tahsili talepli olarak huzurdaki haksız davayı ikame etttiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu ve davalı banka tarafından Bankacılık Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliğine uygun olarak tebligat ve ilan işlemlerinin yerine getirilmesinden sonra YTM'ye devir yapıldığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 30/11/2021 tarih 2020/726 Esas- 2021/1042 Karar sayılı kararında;\"...Huzurdaki davada davacının, davalı Bankanın Yenişehir/Ankara Şubesi nezdinde bulunan ... numaralı yatırım hesabında (yine aynı numaralı vadesiz mevduat hesabına bağlı bulunan), 28.01.2015 devir tarihi (davalı bankanın davacıya ait kıymetleri yasa gereği ... Merkezine devrettiği tarih) itibariyle ... A.Ş. payının mevcut bulunduğu ve bu kıymetin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davacıya ait hak ve alacakların hiçbir bildirim ve ilan yapmaksızın zamanaşımı nedeniyle T.M.S.F.'ye devredildiği (devir işlemi dava dilekçesinde belirtildiği gibi T.M.S.F.' ye değil, Sermaye Piyasası Kanunu'na göre ... Merkezi'ne yapılması gerekmekte olup, davalı bankaca devir işlemi ... Merkezi'ne yapılmıştır) ve davacının zarara uğradığı noktasında toplanmıştır.Davacıya Ait Hisse Senedinin Zamanaşımına Uğradığı Gerekçesiyle Devir İşlemine Yönelik Yasal Mevzuatın dava konusu edilen kıymet, davacıya ait ... hisse senedidir. Bu hisse senedinin, davalı banka tarafından zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 28.01.2015 tarihinde ... Merkezine devredildiği ve anılan hisse senetlerinin ... Merkezi tarafından 28.01.2015 tarihinde toplam 11.880,27 TL üzerinden paraya çevrildiği ve gelir kaydedildiği anlaşılmaktadır.5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun;  “Zamanaşımı” başlıklı 62.maddesinde; “Bankalar, nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabidir. Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde yapılacak ilanı müteakiben Fona gelir kaydedilir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Kurulca belirlenir”, 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun;“... Merkezi” başlıklı 83 maddesinin 4.fıkrasında; “Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacaklar, hesap sahibinin yaptığı en son talep, işlem veya herhangi bir şekilde verdiği yazılı talimat tarihinden, yatırım fonu ve değişken sermayeli yatırım ortaklıkları için ise tasfiye tarihinden başlayarak on yıl içinde talep ve tahsil edilmemesi halinde YTM'ye gelir kaydedilir. Bununla ilgili usul ve esaslar Kurulca belirlenir”,Davalı Bankanın Davacıya Ait Hisse Senetlerinin Zamanaşımına Uğramasıyla İlgili Uygulamalarının İncelenmesi Davalı Bankaca, davacının kendisinde kayıtlı bulunan bilgileri ve adresi esas alınarak “...” adresine dava konusu yatırım hesabının Zamanaşımına uğrayacağına ilişkin olarak iadeli taahhütlü olarak 21.03.2014 tarih, ... sayılı mektup gönderdiği görülmektedir. Bu mektupta; “Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre Bankalar nezdindeki yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacaklardan en son talep, işlem veya hesap sahibinin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde sahipleri tarafından aranmayanların, ... Merkezi'ne devredilmesi gerekmektedir. Kayıtlarımızın incelenmesi sonucunda Yenişehir/Ankara Şubemizde bakiyesi bulunan hesabınızın 31.12.2014 tarihi itibariyle zamanaşımına uğrayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle, nezdinizdeki belgeler ve geçerli bir kimlik belgesi ile birlikte 31.12.2014 tarihinden önce yukarıda belirtilen şubemize veya şubelerimizden birine başvurmanız gerekmekte olup, aksi halde mevzuat uyarınca işlem yapılacağından bu tarihten sonra yapılacak başvurularda söz konusu hesap ile ilgili olarak tarafınıza herhangi bir ödeme yapılamayacağına, hesabınızdaki her türlü emanet ve alacaklarınızın ve bunlara bağlı faiz, kar payı ve diğer gelirlerin Yatırımcı tazmin Merkezine devredileceğine ve hesaptaki emanet ve alacaklarınız ile bunlara bağlı faiz, kar payı ve diğer gelirlere ilişkin olarak Bankamızdan herhangi bir talepte bulunulamayacağına bilgi edinmenizi rica eder...” açıklamalarına yer verilmiştir. Ancak, PTT kayıtlarına göre, iadeli taahhütlü olarak gönderilen Banka mektubunun, söz konusu adrese teslim edilemediği anlaşılmaktadır.Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden, davacının Banka kayıtlarındaki adresinin “...\" olduğunu kanıtlayan bir belgeye rastlanmamıştır. Ancak, davacı yanın da, dava dosyasında, söz konusu adresin kendisine ait olmadığı yönünde bir beyanı bulunmamaktadır.Öte yandan; yine yukarıda ayrıntıları belirtilen Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, aynı takvim yılı içinde zamanaşımına uğrayan diğer yatırım hizmetleri ve faaliyetleri veya yan hizmetlerden kaynaklanan her türlü emanet ve alacakların ...'ye devredileceği ve bunlarla ilgili listelerin Nisan 2014 ayının başından itibaren davalı Bankanın kendi internet sitesinde (...) İlgili yıl sonuna kadar ilan edileceği ve bu durumun da 03.04.2014 tarihli 8542 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 747.sayfasında, yanısıra, 02.04.2014 tarihli ... Gazetesi ile 04.04.2014 tarihli ... Gazetesinde yayımlandığı görülmektedir.Davalı Bankanın, davacıya ait zamanaşımına uğrayan hak ve alacağına yönelik olarak yasal mevzuatta belirtilen ilan keyfiyetini yerine getirdiği, hak sahibine de yine yasal mevzuata uygun olarak gerekli bildirimi yaptığı anlaşılmaktadır.Davacının davalı Bankanın ... Şubesi nezdindeki ... numaralı yatırım hesabında bulunan 44.001 adet... payı (hisse senedi) zamanaşımına uğraması nedeniyle yasal mevzuata uygun olarak davalı banka tarafından 28.01.2015 tarihinde ... Merkezi'ne devredilmiş, bu kurum tarafından da, yine yasal mevzuat çerçevesinde, 24.03.2015 tarihinde nakde dönüştürülerek (44.001 payilot, pay fiyatı 0,27 TL'den, toplam 11.880,27 TL üzerinden nakde dönüştürülmüştür) gelir kaydedildiği anlaşılmaktadır. Davalı bankaca, zamanaşımına uğrayan hak ve alacaklar konusunda, bunların ... Merkezi'ne devri yapılmadan önce, yasal mevzuata uygun olarak hak sahibine gerekli bildirimin yapıldığı, yine yasal mevzuata uygun olarak ilan keyfiyetinin yerine getirildiği görülmektedir.Öte yandan, davalı bankanın, bildirimin yapıldığı adresin, banka kayıtlarına göre davacıya ait olup olmadığını kanıtlayacak bir belgeyi dava dosyasına sunmamakla birlikte, bu adresin davacıya ait olmadığı yönünde, davacı tarafından da herhangi bir beyanda bulunulmamış ya da bu yönde bir kanıt da sunulmamıştır. Ayrıca, dava konusu zamanaşımına uğrayan hak ve alacakların, 10 yıllık süreyle ilgili olarak zamanaşımına uğramadığı (6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 83/4.maddesine göre; “Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacaklar, hesap sahibinin yaptığı en son talep, işlem veya herhangi bir şekilde verdiği yazılı talimat tarihinden, yatırım fonu ve değişken sermayeli yatırım ortaklıkları için ise tasfiye tarihinden başlayarak 10 yıl içinda talep ve tahsil edilememesi halinde ...'ye gelir kaydedilir. Bununla ilgili usul ve esaslar Kurulca belirlenir” denilmektedir. Davacı yan, zamanaşımını kesen ya da durduran bir iş ya da işlem yaptığı yönünde bir beyanda bulunmamıştır.) yönünde davacının bir savunmasının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.Açıklanan hususlar muvacehesinde; davacının, davalı bankanın ... Şubesi nezdinde (... sayılı ... Hesabında) 44.001 Lot (pay) hisse senedi (... A.Ş.) bulunmasına karşın, 10 yıllık zamanaşımının dolması nedeniyle, bu kıymetin davalı Banka tarafından SPK 83.maddesine istinaden ve yasal mevzuata uygun olarak ... Merkezi'ne devredildiği, anılan Kurumca da yine yasal mevzuat çerçevesinde nakde dönüştürülerek (satışı yapılarak) gelir kaydedildiği, dolayısıyla, davacının davalı banka nezdinde, dava tarihi itibariyle herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile,''Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kendileri tarafından müvekkilinin hesabından ... Merkezi'ne hukuka aykırı biçimde devredilen paranın iadesi talebiyle açılan davada İlk derece mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararı ile davanın reddedildiğini, İlk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya aykırı olup kararın istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini; 27.02.2015 tarih 29280 sayılı Resmi Gazete2de yayımlanan Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliği'nin “Zamanaşımının İlanı” başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasının “Yatırım kuruluşları, bir sonraki takvim yılı içerisinde 24 üncü madde uyarınca zamanaşımına uğrayacak ve tutarı 100 Türk Lirası ve üzerinde olan emanet ve alacakların hesap sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının ...'ye devredileceği hususunda, içinde bulunulan yılın Mart ayı sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorundadır.” yolundaki hükmü uyarınca davalı bankanın müvekkilini iadeli taahhütlü mektupla uyarma mecburiyetinin bulunduğunu, davalı bankanın müvekkilini uyarmadığını, nitekim bu yönde hiçbir delilin de dosyaya sunulmadığını, davalı bankanın “... Almanya” adresine gönderdiği iadeli taahhütlü mektupla bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini iddia ettiğini, bu durumun İlk derece mahkemesince;“Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden, davacının banka kayıtlarındaki adresinin ...Almanya olduğunu kanıtlayan bir belgeye rastlanmadığını, ancak, davacının da, dava dosyasında, söz konusu adresin kendisine ait olmadığı yönünde bir beyanı bulunmamaktadır” şeklinde yorumlanarak davalı bankanın bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabul edildiğini,  karara konu adresin müvekkilinin adresi de, banka kayıtlarındaki adresi de olmadığını, ancak İlk derece mahkemesinin adeta ispat kuralını tersine çevirerek, banka kayıtlarındaki adres olmayan bir adresin, kayıtlarda yer almadığını ispatlamalarını istediğini, ancak somut olayda ispat yükümlülüğü kapsamında davalı bankanın bildirim yaptığı adresin, kayıtlarındaki adres olduğunu ispat yükümlülüğünün bulunduğunu ve bankanın bu durumu müvekkili ile yapmış olduğu sözleşmeler ile ortaya koyması gerektiğini, ancak bu adresin doğru olmadığını ve müvekkilinin böyle bir adresinin bulunmadığını; Somut olayda bildirim yapılan adresin kendi kayıtlarındaki adres olduğunu kanıtlamakla yükümlü olanın davalı banka olduğunu, davalı banka tarafından müvekkiline ait banka kayıtlarındaki adresin bildirim yapılan adres olduğuna dair hiçbir kayıt ve belge sunulamamışken bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin son derece hatalı olduğunu;Netice itibariyle davacı müvekkilinin hesabından ... Merkezi'ne paranın devredilmesi işlemi hukuka aykırı bir biçimde gerçekleşmiş olup davalı bankanın bu işlemin hukuka uygun olduğunu kanıtlama yükümlülüğünü yerine getiremediğini, dava konusu olayda davalı bankanın bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, rastgele bir adrese gönderdiği mektubun mazbatasını dosyaya sunarak mahkemeyi yanılttığını ve İlk derece mahkemesinin hukuka aykırı karar vermiş olduğunu ortaya koyduğunu beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca yatırım hesabının 10 yıllık zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davalı banka tarafından, ... Merkezi'ne devrinin usulsüz olduğundan bahisle karşılığının tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan dava ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda bu iddia ve itirazlar  değerlendirilmiş, gerekçeli kararda her bir iddia hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davacı tarafından davalı banka nezdinde açılan ... nolu yatırım hesabında bulunan 44.001,00 adet İhlas payı ile ilgili olarak hesap açılış tarihinden itibaren 10 yıl süre ile herhangi bir işlem yapılmadığı, bu hususta davacı tarafından dosyaya sunulmuş aksi yönde bir delil olmadığı, davalı banka tarafından 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 83. maddesi ile bu kanun uyarınca çıkarılan ve işlem tarihinde yürürlükte olan mülga Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliğinin 22, 23, 24 ve 33. maddelerinde yer alan yasal düzenlemeye uygun olarak hesap açılış tarihlerinde davacı tarafından davalı bankaya bildirilen adrese ihtar gönderildiği ancak tebliğ edilemediği, bunun üzerine banka tarafından yönetmelikte yer alan gazete ile ilan şartlarının usulüne uygun şekilde yerine getirildiği, ilanlardan sonra da davacı tarafından davalı bankaya başvuru yapılmadığı, bu şekilde davalı banka tarafından ...'ye yapılan  devir işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük olmadığı, davacının davalıdan talep edilebilir bir alacağının bulunmadığı, Mahkemece verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff40eff7fff36b24","SID":"bf8036358427a1ec"}}