{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1389 <br>KARAR NO\t\t: 2025/368<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/277 E. 2022/503 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 28.02.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28.02.2025<br><br>\tAydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.07.2022 tarih 2022/277 E. 2022/503 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, müvekkilinin emeli maaşını davalı ...bank A.Ş'den aldığını,taraflar arasında arasında kredi kartı ve kredi sözleşmeleri düzenlenmiş olduğunu, kullanılan kredilere ilişkin işlem ve sözleşmeler müvekkili adına vekaleten eşi ... tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili ve eşinin aleyhine Aydın İcra Dairesi'nin 2019/15124 esas numaralı icra dosyası üzerinde takip başlatıldığını, Başlatılan icra dosyası üzerinden müvekkilin maaşına konulmuş herhangi bir haciz bulunmadığını, davalı bankanın müvekkilinin emekli maaşı hesabı üzerine koyduğu bloke ve emekli maaşından yaptığı kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin maaşından ne kadar kesinti olduğunu bilmediklerini ve müvekkilinin talebine rağmen davalı banka tarafından herhangi bir döküm verilmediğini fakat sonraki süreçte icra dosyasına bildirilmeye başlandığını, dava sırasında ispat olunacağı üzere haklı davalarının kabulünü, davalı banka tarafından müvekkilinin maaş hesabı üzerine re'sen haksız ve dayanaksız olarak konulan blokenin kaldırılmasını, müvekkilinin emekli maaşından haksız olarak kesilen miktarların ne kadar olduğunun taraflarınca bilinmediğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 16.335,53 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacının davasının haksız olduğunu, davacının emekli maaşını müvekkil bankaya kullanmış olduğu ve kullanacağı tüm krediler nedeniyle rehin ettiğini, virman ve takas mahsup talimatı verdiğini, davacının emekli maaşına konulmuş herhangi bir haczin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kullandığı krediler nedeniyle rehin, takas, mahsup ve virman talimatı verildiğini, TMK'nun 2. Maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunamayacağını, davacı tarafından kredi borcunun davalı bankaya geri ödenmediğini, yapılan kesintilerin verilen takas, mahsup ve virman talimatı üzerine yapıldığını, davacının sözleşme ile kabul etmesi nedeniyle maaşından kesintiler yapıldığını, bu hükmün haksız şart teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, Yerel Mahkemece yeterli araştırma ve değerlendirmenin yapılmadan, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi dikkate alınmadan karar verildiğini, dava konusu kesintilerin hangi tarihli ve numaralı krediler için olduğunun  tespit edilmediğini, müvekkilinin hesabına davalı banka tarafından bloke konulduğu ve farklı tarihlerde emekli maaşından kesintiler yapıldığını, müvekkili ve kefil eşi tarafından verilen  \"rehin sözleşmesi, taahhütname ve virman-takas-mahsup\" talimatlarının  geçerli olduğu kabul edilse bile emeklinin maaş tutarının haciz konulmadan en fazla 1/4 ü oranındaki  tutarının kredi hesaplarına virman yapılarak tahsil edilebileceğini, davalı Banka tarafından, müvekkilinin maaş hesabından  haciz konulmadan 1/4 ünden fazla tutar çekildiğini, dava tarihinde davalı tarafça icra dosyasına bildirilen harici tahsilatların 16000,00 TL civarında olup, bu hesaplamaya göre dahi, müvekkilinin maaş ve ikramiyeleri sebebiyle kesinti yapılan miktarın, maaş  hesabına gelen tüm paranın %60’ına tekabül ettiğini,  müvekkili ve kefil olan eşi tarafından verilen talimatların hangi  kredi borcu için olduğu belli olmamakla birlikte  takip konusu beş adet ticari kredi için virman talimatı verildiğinin açık ve net olmadığını, müvekkilinin emekli maaşı üzerine davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmelerine ek rehin sözleşmesi, taahhütname ve virman, takas ve mahsup talimatı imzalamış olsa da, bu muvafakat  yasaya açıkça aykırı olduğunu, davalı bankanın maaş hesabından virman yaparak alacağını tahsil ederken, aynı zamanda alacağın tahsili için İcra takibi başlatarak haciz işlemleri yapılmasının da iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE : Dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan emekli maaşı hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup,mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.  <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda, gerek bankadan gelen yazı yanıtı, gerekse aldırılan bilirkişi raporunda davacının maaş hesabı üzerine konulan herhangi bir blokenin bulunmadığı anlaşılmakla davacının maaş hesabı üzerindeki blokenin kaldırılması yönündeki talebinin mahkemece reddine karar verilesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>\tDiğer taraftan davacı tarafından imzalanan sözleşmelerde ve alınan taahhütnameler ile borcun ödenmemesi halinde banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve hesapları üzerinde rehin, hapis, mahsup ve takas etme yetkisini davalı  bankaya vermiş olup, SGK dan aldığı maaşının kesilmesine kredinin geri ödemelerinin maaşı üzerinden yapılmasına da muvafakat etmiştir. Davacı sözleşmeden dönmediğine göre borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamamıştır. Bankada bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya krediyi kullandırmıştır. Davalı banka sözleşme hükümlerine göre kesinti yapmıştır. Hemen belirtilmelidir ki davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına rıza göstermesinin haksız şart olarak kabulü mümkün değildir. Zira davacı yürürlükteki bu Yasaları bilerek sözleşmenin her sayfasını ayrı ayrı imzalamış olup, serbest  iradesi ile  sözleşme şartlarına uygun olarak kredi borcu taksitlerinin bankadan aldığı maaşından kesilmesi için talimat verdiğine göre artık sözleşmenin söz konusu hükmünün müzakere edilerek kararlaştırılmadığı söylenemez. Ayrıca bankanın yaptığı işlemin sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin dürüstlük kuralına aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğu kabul edilemez. Davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi zorunludur. Davacının taksitlerin maaşından ödenmesini ihtirazı kayıtsız kabul edip daha sonra dava açıp kesinti bedelini geri istemesi hakkın kötüye kullanılması olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz. Tüketici haklı bir sebep olmadan sözleşmeyi tek taraflı feshedemez, ifası yapılmış bedellerin iadesini isteyemez, bu şekilde edimin tek taraflı geri istenmesi de hukuken himaye göremez. Aksi halde; kredi isteyen kişinin  mali durumu  ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacaktır. Hal böyle olunca mahkemece uyuşmazlığın sözleşmeye bağlılık, ahde vefa ilkesi ve tarafları bağlayan sözleşme hükümleri çerçevesinde çözümlenmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, (aynı yönde Yargıtay 13. HD'sinin 2014/31871 E-2015/1258 K sayılı kararı) bu gerekçeyle yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 280,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 335,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 28/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82e32825611f7d92","SID":"436fd5efeaa7f20f"}}