{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1373 <br>KARAR NO\t\t: 2025/395<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/1197 Esas - 2022/276 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ \t: 06/03/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 06/03/2025 <br>                     <br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/03/2022 gün ve 2016/1197 Esas - 2022/276 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br><br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı tarafından davacıya aleyhine 7004160 seri numaralı, 15/11/2015 günlü 36.800,00.-TL, 69428 seri numaralı 01/09/2015 günlü 25.000,00.-TL, 7004141 seri numaralı 27/09/2015 günlü 28.800,00-TL, 3131573 seri numaralı 23/05/2015 günlü 15.000,00-TL, 3131574 seri numaralı 10.000,00-TL bedelli 5 adet çeke dayanılarak  kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, belirtilen çeklere ilişkin takip tarihinden önce 80.000,00-TL'den fazla ödeme yapıldığını, davalının kısmi ödemeden sonra çekin tamamı üzerinden takibe geçmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının yaptığı ödemeler bakımından borcu bulunmadığını, belirterek; borçlu olmadıklarının tespitine, davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili, takibe konu çeklerin tahsili amacıyla öncelikle borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, alacağın tahsili amacıyla davalının takip başlatıldığını, alacağın tahsili amacıyla yapılan haciz işlemlerinde ilgililerin hukuka aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle haklarında suç duyurularında bulunulduğunu, üçüncü kişi tarafından ileri sürülen istihkak iddiasının reddi talepli dava açıldığını, menfi tespit davasının kısmi dava şeklinde açılamayacağını, çekler bakımından davacının borcunun halen muaccel olduğunu, davacı tarafından ödemelerin çeklere ilişkin olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı aleyhine başlatılan icra takibinde takibe dayanak olarak gösterilen 5 adet çek olduğu, davacı tarafça davalıya 80.000,00 TL'den fazla ödeme yapıldığının beyan edildiği görülmüş olmakla davalıya yapılan ödemelerin takibe konu çeklere ilişkin olduğu hususunu ispatlar ve ödeme miktarının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesini sağlar kayıt ve delillerin davacı tarafça dosyaya sunulmadığı, dava dilekçesine ekli ödeme belgelerinin takibe dayanak çeklere ilişkin olduğunu gösterir herhangi bir kaydın dosyada mevcut olmadığı, dava konusu icra takibi kambiyo senetlerine mahsus icra takibi olup, dayanılan kayıtların kambiyo senedi olması nedeni ile davacı tarafından borçlu olunmadığına ilişkin iddianın da aynı ispat değerinde deliller ile ispatlanması gerektiği, davacının yaptığını iddia ettiği ödemelerin takibe dayanak çeklere ilişkin olup olmadığını gösterir kayıt tespit edilememekle birlikte başkaca yan delillerle de bu hususun belirlenemediği, davalının takibe konu çeklere dayalı alacağın tahsil edildiğine ilişkin kabulünü içerir herhangi bir delilin de davacı tarafça dosyaya sunulmadığı, bu haliyle yapıldığı iddia edilen kısmi ödemenin de tam ve net olarak belirlenemediği,  belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, eksik inceleme yapıldığını, delillerin incelenmediğini, bankalardan getirilmesi istenilen ödeme belgleri belirtilmesine rağmen bankalarce ekisik ve yanlış cevap verildiğini, mahkemece bu hususta yeniden yazışma yapılmadığını, Türkiye ...bankası A.Ş tarafından gönderilen 30/06/2020 tarihli 0928HF832430 sayılı müzekkere cevabında “İlgide adı geçen TR... IBANDAN TR...IBAN’a  herhangi bir ödeme işlemine rastlanılmadığı belirtilmiş ise de müzekkere cevabı yanlış olup ... firmasından ...'na yönelik hesap hareketlerine ilişkin cevap verildiğini,   bankanın TR... numaralı ibandan ...'e yönelik olarak yapılan ödemelere ilişkin hesap hareketlerini ibraz etmesi gerektiğini, bankaya yeniden müzekkere yazılarak TR... numaralı ibandan  ...'e ait ...bank A.Ş 9722 izmir Dikili Merkez ŞB. ... VKNO:... iban no: TR... VE ... Bankası A.Ş. ... Dikili İzmir ŞB İban No: TR ... numaralı hesaplara yönelik hesap hareketlerinin celp edilmesi gerektiğini, ... Bankası A.Ş. tarafından gönderilen 01/07/2020 tarihli 30526 sayılı müzekkere cevabında tarih aralığının bildirilmesi istenmesine ve davacı tarafça 2014 ve 2015 yılları olarak belirtilmesine rağmen bankaya iş bu yönden müzekkere yazılmadığını, ... Bankası A.Ş. tarafından gönderilen 29/06/2020  tarihli 700MVA2000026607 sayılı müzekkere cevabında ...'e ait iban bilgilerine açıkça yer verilmediğini bu bankaya yeniden müzekkere yazılması gerektiğini, Türkiye ... Bankası A.Ş. tarafından gönderilen 20/06/2020 tarihli MEVA20-53948 sayılı müzekkere cevabında tarih aralığının bildirilmesi istenmesine ve davacı tarafça tarih aralığı 2014 ve 2015 yılları olarak belirlendiği halde bankaya iş bu yönden müzekkere yazılmadığını, ...bank A.Ş. tarafından gönderilen 01/07/2020 tarihli 2020-812704 sayılı müzekkere cevabında iban numaraların yanlış olduğunun belirtilmesi ve davacı tarafça iban numaraları bildirildiği halde bankaya yönden müzekkere yazılmadığını, ... Bankası A.Ş. tarafından gönderilen müzekkere cevabında herhangi bir ödemeye rastlanılmadığı belirtilmiş ise de bilirkişi raporunda da açıkça görüldüğü üzere davacı tarafından ... Bankası A.Ş. TR. ... numaralı ibandan ...'e ait ... bankası iban TR... numaralı hesaba “... ... nolu ... bankası çek ödemesi” açıklaması ile 25.000 TL para gönderildiğinin anlaşıldığını, bankanın herhangi bir ödemeye rastlanılmadığına dair müzekkere cevabının bankaların müzekkerelere baştan savma cevap verdiğini gösteridğini, bankalara yazılan müzekkerelere gerekli özen ve dikkati göstermeden gerçeğe aykırı şekilde cevap verildiğini bu müzekkerele karşı sunulan beyanların mahkemce değerlendirlmediğini, belirtilen hesaplar ve tarihler açıkça belirtilerek yeniden müzekkere yazılmadığını, davacvıya ait defter ait ticari defterler ve kayıtların Manisa vergi dairesinde olduğu mahkemeye bildirilmesine rağmen yerel mahkeme iş bu ticari defter ve kayıtlara yönelik bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm kurulduğunu, davacı tarafından yapılan ve dekontları ibraz edilen ödemelerin yok sayıldığını, davacının çekteki bedellere ilişkin olarak ödemeler yapmasına rağmen alacağın tamamı üzerinden icra takibine girişilmesi hukuka aykırı olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekeçsinde davalının istinaf başvurusnun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, çeke dayalı takip dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2.\tDavacı takibe konu çeklere ilişkin bir miktar ödeme yaptığını, ödene mikta bakımında çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür. Her ne kadar menfi tesbit davalarının bazı türlerinde, kural olarak ispat yükü davalı alacaklıya düşmekte ise de, bu kural mutlak nitelikte olmayıp, bir kambiyo senedinin karşılıksız (bedelsiz) kaldığının iddia edilmesi suretiyle açılan menfi tesbit davasında ispat külfeti, değişen ispat yükümü çerçevesinde davacı borçluya düşer. Bu kapsamda takibe konu çek bedelinin ödendiğinin davacı tarafından yazılı delil ile ispat edilmesi gerekir.<br>3. Davacı taraf takibe konu çek bedelinin ödendiği hususunda, banka havale dekontları ile knedi ticari defter ve kayıtlarına dayanmış, mahkemece dayanılan banka hesap hareketleri ve dekontların celbi için ilgili bankalara müzekkereler yazılmış ve ticari defterlerin ibrazı için kesin süre verilmiş, bilirkişi tsrafından düzenlenen raporda davacının ticari defter ve belgelerinin temin edilmediği, ... bankasından 30/11/2015 tarihinde yapılan 25.000,00-TL ödemenin 01/09/2015 vadeli 69428 çek bedeli açıklaması ile ilgili takibe ait bir ödeme olduğu, diğer iki ödeme olan 17/12/2014 ... Bankası ...  Ltd. Şti.'den ... Bank ...'e 12.000,00-TL ile ... Bank ...'e 10.900,00-TL tutarındaki ödemelerin takipten çok önceki bir tarihte olduğu, diğer ödemenin dekontta tarihi okunmadığı ve bankalardan gelen kayıtlarda da görülmediği, bildirilmiştir.<br>4.\tMahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi,  raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır.<br>5. Dava konusu çekler kambiyo senedi niteliğinde olup sebepten mücerrettir. Bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispatı gerekir. Davacının tek taraflı olarak düzenlemiş olduğu ticari defterleri bedelsizlik iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığından, davacının ticari defterlerinin incelenmemiş olması sonuca etkili değil ise de (Yargıtay 19. HD'nin 04.03.20219 tarih ve 2017/1779 E.  2019/1320 K.),  özellikle raporda 30/11/2015 tarihinde 01/09/2015 vadeli 69428 çek bedeli açıklaması ile yapılan 25.000,00-TL ödemenin takibe ilişkin bir ödeme olduğu belirtilmesi nedeniyle takip konusu çekler dolayısıyla yapılan ödemelere nedeniyle dayanılan banka hesap hareketleri ve dekontlara ilişkin banka yazı cevaplarına eksik ve yanlışlık bulunduğu yönündeki davacı tarafından yapılan itirazların haklı ve yarinde olduğu, itirazlarda belirtilenen yanlış ve eksiklikler giderilmediği gibi mahkemece banka kayıtlarından davacı tarafından sunulan dekont örneğine dayalı ödemenin mevcut olup olmadığının yeterlince araştırılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu yetersiz olup, davacının davalıya borçlu olup olmadığının  tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.<br>6.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından ödemeye ilişkin ıspat yükü üzerinde bulunan davacının dayandığı tüm banka hesap hareketleri ile dekontlar hiç bir tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde ilgili bankalardan eksiksiz şekilde getirtilip, dosyanın alında uzman bir hesap bilirkişinie tevdi ile gerekiyorsa bilirkişiye mahalinde inceleme yetkisinde verilerek davacının dayandığı banka hesap hakreketleri ve dekonltarı üzerinde yeniden inceleme yapılmak suretiyle davacının ödeme iddası çerçevesinde, davaya konu takibin dayanağı olan çekler nedenyile davacının davalıya yapmış olduğu ödeme bulunup bulunmadığı gözetilrek, davacının borçlu olmadığı miktarı gösterir şekilde açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılıp, varsa rapora yönelik itirazlar da karşılanması, suretiyle oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak, infazda tereddüte neden olmayacak biçimde bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/03/2022 gün ve 2016/1197 Esas 2022/276 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"201108a5e31b7126","SID":"477501982e5f57ca"}}