{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .......<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .......<br>KARAR NO\t: .......<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: .......  (..........)<br>ÜYE\t\t: .......  (..........)<br>ÜYE\t\t: .......  (..........)<br>KATİP\t: .......  (..........)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/04/2024<br>NUMARASI\t\t: .......... Esas- .......... Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: .......... Bakanlığı  <br>VEKİLİ\t: Av........<br>DAVALI\t: .......... Sulama Kooperatifi <br>DAVA\t\t: Kooperatifin Münfesih Olduğunun Tespiti <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 23/01/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 24/01/2025<br>  Taraflar arasında görülen davada  Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... Esas - .......... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA:Davacı vekili, davalı kooperatifin  en son olağan genel kurul toplantısını 06.01.2019 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra olağan genel kurul toplantısı yapılmadığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/6 maddesinde kooperatifin  üç yıl boyunca olağan genel kurul toplantısı yapmaması halinde dağılacağının belirtildiğini, her ne kadar davalı kooperatif, üç yıl üst üste olağan genel kurul toplantısı yapmaması nedeniyle dağılmış olsa da, bu durumun  kooperatifin tasfiye edilip sicilden silindiği anlamına gelmeyeceğini ileri sürerek, davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine, kooperatife tasfiye heyeti atanmasına, yargılama giderlerinin  davalı üzerinde  bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı temsilcisi,  tasfiye sürecinin davacı tarafından değil, davalı kooperatif üyelerinin oluşturacağı yönetim kurulu tarafından yapılması için ve  ayrıca, olağan genel kurul toplantı tutanağı ve tasfiye kararının sunulması için süre verilmesini  ve oluşan şartlar doğrultusunda karar verilmesini talep  etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Davacının,   .......... Sulama Kooperatifi'nin 21.10.1992 tarihinde tescil edilerek 27.10.1992 tarihli 3144 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde kuruluş ilanı yayımlanarak faaliyetine başladığını, davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını 06.01.2019 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra olağan genel kurul toplantısı yapılmadığından bahisle; Davalarının kabulü ile davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine, kooperatife tasfiye heyeti atanmasına, 659 sayılı KHK (R.G.: 02.11.2011)‘nın 6/2 ve 14/1 maddeleri gereğince yargılama giderleri ve idare lehine vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı tarafın, Kooperatiflerine açılan davanın tasfiye sürecinin davacı .......... Bakanlığı tarafından değil, davalı kooperatif üyelerinin oluşturacağı yönetim kurulu tarafından tasfiye işleminin yapılması için süre verilmesini, ayrıca duruşma tarihi olan 26.03.2024 tarihine kadar yapılacak olan Olağan Genel Kurul Toplantı tutanağı ve tasfiye kararının mahkememize sunulması sonucu oluşan şartlar doğrultusunda karar verilmesi beyan ettiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 81. Maddesinde; \"Kooperatif: 1. Anasözleşme gereğince,  2. Genel Kurul kararı ile, 3. İflasın açılmasıyla,  4. Kanunlarda öngörülen diğer hallerde, ilgili bakanlığın mahkemeden alacağı karar üzerine,  5. Diğer bir kooperatifle birleşmesi veya devralınması suretiyle, 6. Üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde, 7. Amacına ulaşma imkanının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla, Dağılır.\" şeklinde, düzenleme yapıldığı, Seydişehir Ticaret sicil müdürlüğünün 04.10.2023 tarihli yazısı ekinde gönderilen kayıtların incelenmesinde; Davalı kooperatifin en son 2008 yılı olağanüstü genel kurul toplantısını 29.06.2009 tarihinde yaptığı,  dava tarihine kadar başkaca genel kurul toplantısı yapılmadığı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 81/6. Maddesi gereği 3 yıl olağan genel kurul toplantısı yapılmaması nedeniyle kooperatifin kendiliğinden dağılmış sayılacağı,  kooperatifin olağan genel kurul toplantılarının 3 yıl üst üste yapılmaması, kooperatifin sicilden terkin edilmesi sonucunu doğurmayıp, kooperatifin tasfiye haline girmesini sağlayacağı,  davacı bakanlığın dava açmakta hukuki yararının bulunduğu,(Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 09/10/2023 tarih ve 2022/3059 Es. 2023/3178 Kar. Sayılı ilamı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/03/2023 tarih ve 2022/(15)6-1056 Es.2023/156 Kar. Sayılı içtihadı benzer doğrultudadır) davalı kooperatifin iddia edilen dağılma sebebini oluşturduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği, yargılama gideri ve vekalet ücreti sorumluluğunun bulunduğu,<br>Her ne kadar Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi'nin 29/01/2021 .......... Es.  .......... Kar. Sayılı ilamında;\" ilk derece mahkemesi, tasfiye iş ve işlemleri için gerekli masraflar ile tasfiye memuru ücretlerinin davalı kooperatifin mal varlığından karşılanması gerektiği, ilk derece mahkemesince davalı kooperatifin mal varlığını araştırmadan ek karar ile masrafları davacıya yüklediği, Yargıtay 23 HD'nin .......... Esas, .......... Karar ve 22/01/2020 tarihli içtihadında da belirtildiği üzere, kooperatifin mal varlığının olup olmadığının araştırılması, mal varlığı yok ise tasfiye memuru ücretiyle masrafların davacıya yükletilebileceğine ilişkin içtihatta bulunduğu, içtihat gereğince ilk derece mahkemesince davalı kooperatifin mal varlığının bulunup bulunmadığını araştırarak karar vermesi gerektiği, bu araştırmayı yapmadan masraf ve ücretin davacıya yükletilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, \" şeklinde anılan Yargıtay kararında da benzer şekilde tasfiye memuru ve gerekli giderlerin davalı kooperatiften karşılanacağı kabul edilmiş ve yasal anlamda ve teorik olarak bu şekilde kabul edilmesi doğru ise de uygulamada karar kesinleştiğinde ve tasfiye memurunun görevine başlayarak tasfiye işlemlerini yaparken muhatap bulmakta zorlandığı, tasfiye başlangıcında acilen yapılması gereken ilan vs. giderlerin teminin de güçlük çekmesi nedeniyle tasfiye işlemlerinin sekteye uğradığı, hatta zaman zaman ilgili vergi daireleri ile vergi tarh ve tahakkuku konusunda çıkmaza girdikleri bunun da tasfiyenin necilenmesini zorlaştırdığı hatta zaman zaman tasfiye memurlarının görevi bırakmak için talepte bulundukları, mahkemelerden gider avansı ve ücret talebinde bulundukları, bunun da mahkemece verilen tasfiye kararının infazına engel olduğu, bunun yanında tasfiyesi istenen kooperatifin tasfiye giderlerini karşılayacak malvarlığının bulunup bulunmadığı, bunun tasfiye giderlerinin karşılayıp karşılayamayacağı tasfiye başlanıp belirli aşamaya geldikten  sonra anlaşılabileceğinden dava devam ederken değerlendirilmesinin zor olacağı,  bu  nedenle tasfiye memuru ücreti ile tasfiye giderlerinin nihayetinde gene fesih ve tasfiyesine karar verilen kooperatiften tahsil edilmek üzere davacı taraftan avans olarak alınmasında yarar olduğu  anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek  .......... Sulama Kooperatifi'nin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince münfesih olduğunun tespitine, Kooperatifin tasfiye işlemlerini gerçekleştirmek üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/3. ve anasözleşmenin 119. maddeleri gereğince Mali Müşavir .......... T.C Kimlik Numaralı ..........'ın atanmasına, tasfiye memuru görevinin karar kesinleştiğinde ve tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masraf avansının davacı tarafından yatırıldığında başlamasına karar vermek gerekmiş olup...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile, S.S. .......... Sulama Kooperatifi'nin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince münfesih olduğunun tespitine, kooperatifin tasfiye işlemlerini gerçekleştirmek üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/3. ve anasözleşmenin 119. maddeleri gereğince tasfiye memuru olarak Mali Müşavir  ..........'ın atanmasına, tasfiye memuruna sarf edeceği emek karşılığında 25.000,00 TL ücret takdirine, tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masraflarının davalı kooperatiften alınmak kaydıyla davacı tarafça karşılanmasına, şimdilik 10.000,00 TL tasfiye masraf avansının  davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına, tasfiye memuru görevinin karar kesinleştiğinde ve tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masraf avansı davacı tarafından yatırıldığında başlamasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece tasfiye masrafı ve tasfiye memuru için takdir edilen ücretin müvekkili tarafından ödenmesine hükmedildiğini, kararın bu yönden hatalı olduğunu, 659 sayılı KHK'nın 6/2 ve 14/1 maddeleri gereğince yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Davacı tarafça tasfiye masrafı ve tasfiye memuru için takdir edilen ücretin davacıdan tahsiline hükmedilmesi yönünden kararın istinaf edildiği, mahkemece belirtilen gerekçe ile masraf ve ücretin davacıdan tahsiline karar verilmiş ise de, bizzat karara gerekçe yapılan Dairemizin 29/01/2021 tarih, .......... E-.......... K. ile  Yargıtay .......HD'nin  22/01/2020 tarih, .......... Esas- .......... Karar sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, davalı kooperatifin mal varlığının bulunup bulunmadığının araştırılması, mal varlığının bulunmadığının tespiti halinde masrafların davacıya yükletilmesi gerekirken anılan hususta araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile  aşağıdaki  şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin  istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2024 tarih, .......... Esas-.......... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br><br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/01/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.\t\t<br><br>Başkan ..........<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ..........<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ..........<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ..........<br>  e-imzalıdır<br><br><br>.......<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b62ff8de90958f93","SID":"711121facac27a92"}}