{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1293 <br>KARAR NO\t\t: 2025/302<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/380 Esas - 2021/836 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ \t: 21/02/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 21/02/2025                       <br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/11/2021 gün ve 2018/380 Esas - 2021/836 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 28/04/2016 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ve   davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın davacı çocuk ...'ya çarptığını, çarpmanın etkisi ile yolun sağında park halinde bulunan ... ve ... plaka sayılı araçlara çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelişinde davalı ...'ın tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası davalının kaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesine sebebiyet verdiğini, Bayındır Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/3 E sayılı dosyasının derdest olduğunu,  kazazede çocukta kazaya bağlı olarak kalıcı bedensel zararların meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile, kazazede çocuk için HMK'nun Md. 107 gereğinc 100,00 TL kalıcı, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı ve bakım gideri, 100,00 TL tedaviye bağlı giderlerden oluşan maddi tazminat tutarının davalı sürücü ve işletenden 28/04/2016 kaza tarihinden itibaren ve sigorta şirketi yönünden 16/03/2018 hasarı red tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri, davacı kazazede çocuk adına 70.000,00 TL, davacı anne adına 50.000,00 TL ve davacı baba adına 50.000,00 TL manevi tazminatın sadece davalı sürücü ve işletenden 28/04/2016 olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacı tarafın KTK gereğince usulüne uygun olarak başvuru şartını yerine getirmediğini, başvuru sırasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenmiş heyet raporunun iletilmediğini, kusur ve maluliyet oranının tespiti bakımından ATK'dan rapor alınması gerektiğini, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, tazminattan davalı sigorta şirketinin yalnızca kaza tarihindeki teminat limiti olan 310.000,00 TL ile sorumlu olacağını, tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosunun ve teknik faizin 1.8 olarak esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 08/04/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı küçüğün yaralandığı, davacı küçük ...'nın kalıcı iş göremezlik oranının kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve bu yönetmeliğin yetersiz kaldığı durumlar için uygulanması gereken çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği uyarınca %28 olarak tespit edildiğini, meydana gelen kazada davacı ...'nın %75 oranında, davalı sürücü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğunu İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun kusura ilişkin çelişkileri giderdiğini, davacının bakıma ihtiyacı olduğu süre olarak gösterilen 2 aylık süre yönünden toplam zararın hesaplanması için dosyanın tevdi edildiği aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, davacının 149.217,30 TL kalıcı iş göremezlik, 535,37 TL bakıcı gideri zararının oluştuğu TRH 2010 Yaşam Tablosu ve gelir %10 artış %10 iskonto uygulanmak sureti ile hesaplamanın yapıldığı, hesaplanan zararın teminat limiti içinde kaldığı, davacı tarafça geçici iş göremezlik zararı ve SGK tarafından karşılanmayan giderler yönünden davadan feragat edildiğini, kazanın oluşumunda davacı küçüğün kusuru ile karşı taraf davalı sürücünün kusuru karşılaştırıldığında davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :  ... Sigorta A.Ş. vekili,davacı tarafça davadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, Sağlık Kurul raporu veya maluliyet durumunun tespitine yarar tedavi belgelerini ibraz etmediğini, hükme esas alınan maluliyet oranının yasa ve mevzuata aykırı olup, davacının maluliyet durumunun kaza tarihine göre esas alınması gereken \"özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında tespit edilmesi gerekirken, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 05.04.2021 tarihli raporu doğrultusunda \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" göre maluliyet oranının tespit edilmesinin hatalı olduğunu, her ne kadar dosya kapsamında hükme esas alınmayan ege üniversitesi tıp fakültesi hastanesinin 01.08.2018 tarihli raporunda özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre %10,7 maluliyet tespit edilmişse de işbu raporda belirlenen oranın da hatalı olup sunulan itirazlar da gözetilerek ilgili yönetmelik kapsamında yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini, nitekim konu raporda davacının epilepsi rahatsızlığı ve yüz bölgesindeki skarlara istinaden de oran eklenmiş olmakla; kişide konulmuş bir epilepsi tanısı ve taburculuk sonrası nöbet Öyküsü, antiepileptik ilaç kullanımı mevcut olmadığından, bu durumun kişide sürekli maluliyet hali yarattığının kabulünün hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasında genel şartların esas alınması gerektiğini, yeni kanun hükümlerinin uygulanmaması halinde dahi progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması ve teknik faizin hesaba katılmamasının açık bir şekilde gercek zarar ilkesine aykırı olduğunu, davacının zararının tespiti açısından gelir kazanmaya başlayacağı 18 yaşından önceki dönem icin hesaplama yapılmasının yasa ve ictihatlara aykırı olduğunu, bu dönem için hesaplama yapılması halinde de asgari geçim indirimi dahil edilmeksizin hesaplama yapılması gerektiğini, raporda başvuru sahibinin askerlik süresi için de hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu, davacının iyileşme süresi içinde ortaya çıkan geçici bakıcı giderleri dahil tüm tedavi giderleri bakımından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tedavi süresi içinde meydana gelecek geçici süreli iş göremezlik ve bakıcı giderleri de dahil olmak üzere tedaviye ilişkin tüm giderlerin teminat dışında olduğunu belirtmiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin  manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından  işleten sıfatına haiz  araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.<br>\tHaksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 - 2022/9633). Bununla birlikte 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasındaki dönem itibarıyla çalışma gücündeki kayıp oranının en az %60'ın altında kalması halinde 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerekecektir.   <br>\tHak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın  03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K)<br>\tSomut olayda kaza tarihi olan 28/04/2016 tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca tespit edilen maluliyet oranına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılarak bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi gerekirken, mahkemece hatalı yönetmeliğe göre tespit edilen maluliyet oranı dikkate alınarak tazminat hesabı yapılmasında isabet bulunmadığı, mahkemece önceki aktüerya bilirkişisinden dosyada bulunan ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca tespit edilen maluliyet oranı ile yukarıda belirtilen TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat hesabı konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu, bu yönüyle yerinde görülen davalı sigorta vekilinin istinaf itirazı doğrultusunda HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.  \t<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/11/2021 gün ve 2018/380 Esas 2021/836 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f34d9e14449c594","SID":"2ae400acc3747944"}}