{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1290 <br>KARAR NO\t\t: 2025/357<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10.03.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/129 E . - 2022/264 K<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 27.02.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27.02.2025<br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.03.2022 tarih 2020/129 E . - 2022/264 K sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 14.09.2019 tarihinde müvekkili şirketin maliki, dava dışı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMSS sigortacısı, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin İMSS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu müvekkiline ait aracın hasarlandığını, kaza tespit tutanağında karşı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ibraname imzalaması karşılığında müvekkiline 30.000,00 TL ödeme yaptığını, bu evraktaki beyanlarından KTK Md. 111 hükmü uyarınca döndüklerini, davacının aracında oluşan bakiye hasarın tazmini için davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 19.11.2020 tarihinde, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 07.11.2019 tarihlerinde başvuru yaptıklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyle 5.000,00 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden eksik ödeme yapıldığı tarihten, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden süresinde ödeme yapılmayarak temerrüde düştüğü tarih olan 02.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili, 13.09.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 45.000,00 TL'ye artırarak, bu tutarın 9.000,00 TL'lik kısmının davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 36.000,00 TL'lik kısmının ise ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ekspertiz raporunda sigortalının %75 oranında kusuruna denk gelecek şekilde davacıya 01.11.2019 tarihinde 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, kusur oranlarının belirlenmesi için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tazminat bedelinin sigorta genel şartları hükümlerine aykırı ve fahiş olduğunu, yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dava konusu trafik kazası tarihi ile davacının arabulucuya başvurduğu tarih dikkate alındığında davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı; yetki itirazının da yerinde olmadığı, alınan 13.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda, sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'in dikkatsiz, özensiz ve kurallara aykırı hareketi ile kazanın oluşumunda birici derecede hatalı ve etken davranış sergilediği, davacıya ait araç sürücüsü dava dışı ...'nın ise ikinci derecede hatalı ve etken davranış sergilediği, davacının aracında meydana gelen hasarların kaza ile uyumlu olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen toplam hasar miktarının yedek parça+işçilik+KDV olarak 76.956,7 TL - 110.518,62 TL arasında olduğu, davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre ikinci el piyasa rayiç değerinin 130.000,00 TL civarı olduğu, davacıya ait aracın sovtaj değerinin 45.675,00 TL olduğu, aracın pert-total yapılmasının gerekli olduğu, gerçek hasar miktarının 84.325,00 TL olduğu, davalı tarafça sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'in %75 oranında kusuruna isabet eden miktarın 63.243,75 TL hesap edildiği, bu miktarın 30.000,00 TL'sinin davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği, bakiye hasar miktarının 33.243,75 TL olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden yapılan incelemede, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin %75 kusur oranında hesap edilen sorumluluk miktarının 63.243,75 TL olduğu, poliçe dahilinde 30.000,00 TL ödeme yaptığı, poliçe teminat tutarınden ödenen tutar mahsup edildiğinde 39.000,00 - 30.000,00 = 9.000,00 TL hasar tutarının davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise İMMS poliçesi kapsamında 63.243,75 - 39.000,00 = 24.243,75 TL'den sorumlu olduğu yönünde görüş bildirildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) yönünden davanın kabulü ile 9.000,00 TL bakiye hasar bedelinin 01.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile 24.243,75 TL bakiye hasar bedelinin 02.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, bilirkişi kök ve ek raporlarının hatalı olduğunu, karar vermeye elverişli olmadığını, oran orantı kavramı ve otomotiv sektörü piyasa koşulları hiçe sayılarak hasar bedelinin hatalı ve eksik hesaplandığını, mvekikline ait aracın kaza tarihindeki piyasa rayici olarak belirlenen 130.000,00 TL'ye itirazlarının olmadığını, ancak sovtaj bedelini kabul etmediklerini,  ek raporda rapor tarihi itibariyle aracın sovtaj değerinin 62.500,00 TL olduğunun, sovtaj bedelinin kaza tarihi olan 14.09.2019 tarihine uyarlandığında 45.675,00 TL olacağının tespit edildiğini, aracın piyasa rayicinin kaza tarihinden bilirkişi raporunun hazırlandığı tarihe kadar %230 artmış olmasına rağmen sovtaj değerinin yalnızca %30 oranında artmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin KTK 110 md uyarınca İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından talep edilen bakiye hasar tazminatının Sigorta Genel Şartları hükümlerine aykırı ve fahiş miktarda olduğunu, bilirkişi raporunda hasar hesaplaması yapılırken belirtilen parça bedelleri belirlenirken yalnızca sübjektif bir değerlendirme yapıldığını, Genel Şartlar’ın “Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı B.2. maddesine göre orijinal parça ile değişimin müvekkili şirketin bilgi ve onayına tabi bir husus olduğunu, müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu servisler vasıtasıyla %20’den az olmamak üzere faydalanabileceği iskonto oranlarının dikkate alınmadığını, hasar bedelinin KDV dahil olacak şekilde hesaplanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından takdir edilen rayiç bedelin fahiş olduğunu, belirlenen rayiç bedelin neye dayandığının ve kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın rayiç değeri olup olmadığının belirsiz olduğunu, bilirkişi tarafından takdir edilen sovtaj değerinin aracın gerçek değerini yansıtmadığını, alınan tekliflerin dosyaya sunulmadığını, araç hurda belgesi davacı tarafından ibraz edilmeden tazminat ödenmesine karar verilemeyeceğini, müvekkilinin poliçe limitinin üstündeki miktarlardan sorumlu olmadığını, davacının veya üçüncü kişinin ağır kusurunun varlığı halinde müvekkili şirkete yöneltilen zarar talebine ilişkin illiyet bağının kesileceğini, her halükarda müterafik kusurun varlığı halinde davacı lehine hükmedilecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedelinin ZMMS ve İMMS poliçeleri kapsamında davalı sigorta şirketlerinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne reddine karar verilmiştir.<br>\tMotorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.<br>\tBahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu  trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. (Yargıtay 17.HD 2019/1797 E-2020/8207 K sayılı kararı)<br>\tSigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerindedir. Sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Somut olayda da davalı ZMMS sigortacısı tarafından hasarın fahiş olarak hesaplandığı savunulmuş ise de, tüm dosya kapsamından araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası içeriğinden zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının somut deliller ile ispat edilemediği ve bu nedenle sigorta şirketinin davacının oluşan gerçek zararından ve değer kaybından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.<br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, hasar bedelinin poliçe limitleri dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, bilirkişi ek raporunda kaza tarihindeki sovtaj bedeli esas alınarak hesaplama yapılmasının yerinde görülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla,  davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.<br>\t İstinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 568,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 47,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 154,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 461,40 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f57c4a67a992d284","SID":"206d5ae9296509b2"}}