{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1141 <br>KARAR NO\t\t: 2025/198<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02.06.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/128 E. - 2022/1093 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 06.02.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06.02.2025<br><br>\tManisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.06.2022 tarih 2022/128 E. - 2022/1093 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın  karıştığı trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, aracın değer kaybına uğradığını, davalının davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, değer kaybı bedeli olarak toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile dava değerini hasar bedeli yönünden 12.225,41-TL olacak şekilde ıslah etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, kazaya karışan aracın davalı nezdinde ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, davalının sigortalı araç sürücünün kusur oranında gerçe zarar nispetinde poliçe limiti ile sorumlu tutulabileceğini, davalı tarafından yapılan ödeme ile davalının sorumluluğunun son bulduğunu, genel şartlara göre değer kaybının hesaplanması gerektiğini, araçta değer kaybı oluşmayacağını, ancak yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde davacıya ait aracın davalı ... şirketine sigortalı ... tarafından kullanılan aracın çarpması neticesinde hasar gördüğü, davalı tarafından bu hasar dolayısıyla 2.774,59-TL değer kaybı tazminatı ödendiği, davacının arabuluculuk girişiminden sonuç alamaması üzerine bakiye değer kaybı tazminatının tahsili için bu davayı açtığı, davacıya ait araçta değer kaybının 15.000,00-TL olarak belirlendiği, ZMMS şartlarına uygun olarak bir tespit yapıldığı, davalı şirketin bakiye hasar bedelini ödenmekten kaçındığı, belirtilerek; davanın ıslah talebi ile sınırlı olarak kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı  vekili,  hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve sılah dilekçesine karşı  itiraz süresi beklenmeden karar verildiğini, poliçe teminat limitinin aşıldığını, davalı şirket tarafından zarar gören araç için toplam 32.774,59-TL ödeme yapıldığını, bakiye poliçe limitinin 8.225,41-TL kaldığını, davalı şirketin sorumlu olduğu teminat limitini aşar şekilde karar verilmesinin yanında yargılama giderleri ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden poliçe limitine göre oranlama yapılmadığını, bilirkişi raporunda, dayanaksız, farazi ve fahiş bir hesaplama yapıldığını,  davaya konu aracın  daha önce 4 adet hasarı olduğunu, aracın önceki hasarları ayrıntılı incelenmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, sigorta şirketi yönünden olay tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini,  belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zararının işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın  kabulüne, karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\t6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Buna göre, davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle hakim, tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremeyecektir.<br>\t3.\t6100 sayılı HMK'nun 280. maddesinde bilirkişi raporunun birer örneğinin 177/2. Maddesinde ise ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa bu yazılı talep veya tutanak örneğinin taraflara tebliğ edileceği, aynı Kanun'un 281. maddesinde; tarafların bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebileceği hükme bağlanmıştır.<br>\t4.\tEldeki davada, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ıslah dilkeçesi davalı vekiline sırası ile 22.05.2022 ve 25.05.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalının bilirkişi raporuna karşı beyan süresi beklenilmeksizin ve ıslah dilekçesine karşı beyada bulunmak üzere makul bir sure tanınmaksızın davalı vekilinin yokluğunda 01.06.2022 tarihinde karar verilmiştir. Mahkemece davalı tarafa bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı kanuna uygun şekilde itiraz etme veya beyanda bulunma imkanı tanınıp varsa itirazlar da karşılandıktan sonra tüm dosya kapsamı gözetilip, oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken adil yargılanma  hakkının en önemli  unsuru  olan hukuki dinlenilme hakkının ihlaline neden olacak şekilde bu hususun gözden kaçırılması suretiyle karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. HD'nin 27.06.2024 tarih ve  2024/4530 E.  2024/6654 K., 17. HD'nin  14/01/2016 tarih ve 2014/5990 E. 2016/385 K.)<br>\t5.\tKabule göre de; esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın  30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. )  Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. ( Yargıaty 17. HD'ninin  04/02/2020 tarih ve 2019/4875 E. 2020/720 K.)\tDavalı ZMM sigorta şirketi yönünden kanuna aykırı şekilde haksız fiil tarihinden faiz yürütülmüş olması yerinde değildir.<br>\t6.\tDavalı ..., 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93. ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 24. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte sigortaya konu motorlu aracın cinsine göre Hazine Müsteşarlığınca asgari tutarı belirlenen tarifedeki limitler uyarınca sınırlı sorumludur. Bu sorumluluk miktarının ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nin  27.06.2013 tarih ve 2013/5199 E. -  2013/10140 K., 17.12.2020 tarih ve 2020/2108 E. -  2020/8665 K. )<br>\t7.\tDavalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. ( Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. )<br>\t8.\tDavalı ... şirketinin  poliçe limiti ile sorumluğu çerçevesinde, davalı tarafından kazaya neden olan araç için hazırlanan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limitinin poliçede de belirtildiği üzere yükseltilmesi halinde yazılı teminat tutarları da her hangi bir işleme gerek kalmadan yeni limit üzeriden geçerli olacaktır. O halde, davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle geçerli olan limit olup davalı ZMM sigortacısı yönünden dava tarihinden önce yapılan ödeme nispetinde poliçe limitinin tüketileceği gözetilerek bakiye poliçe limitini aşmayacak ve infazda tereddüte neden olmayacak şekilde bakiye poliçe limiti belirtmek suretiyle davalı ... şirketinin sorumluluğu cihetine gidilmesi, davacı yönünden kabul edilen dava değerinin bakiye poliçe limitini aşması halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değerinin limite oranı dahilinde belirlenmesi, poliçe limitinin altına kalması halinde ise oran yapılmaması  gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince anılan tebligat eksiklikleri giderilmeden davanın esası hakkında karar verildiğinden istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.06.2022 tarih 2022/128 E. - 2022/1093 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesinme,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61b44046ecb36626","SID":"497b4fb5a8101e8d"}}