{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1888 - 2025/280<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1888<br>KARAR NO\t: 2025/280<br>KARAR TARİHİ\t: 18/02/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ                     : 11/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t\t : 20/12/2022<br>NUMARASI\t\t : 2021/424 Esas -  2022/1007 Karar<br><br>DAVACI\t    :....  <br>VEKİLİ\t    :....<br>DAVALI\t    :.... <br>\t    :....<br>VEKİLLERİ         :....<br><br>DAVA\t: Eser sözleşmesinden kaynaklı alacak <br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH :  18/02/2025<br><br>Taraflar arasındaki Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın davalı vekili yönünden kabulüne  karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesinin kararı davalı tarafından istinaf edilmekle, Dairemizin 01/06/2023 tarih, 2023/303 E - 2023/756 K sayılı kararı ile yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın kısmen kabulüne yönelik yeniden hüküm kurulmuştur. Dairemiz kararının davacı vekilinin temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin  12/11/2024 tarih, 2023/2983 Esas - 2024/3984 Karar sayılı ilamı ile Dairemiz hükmünün bozulmasına karar verilmiş olup, yeniden yapılan yargılama sonunda;<br><br>I.DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;<br>Vekil eden  şirket (CMS Makine) ile davalı şirket arasında 20.06.2017 tarihinde 7 adet... marka, çeşitli modellerde CNC tezgahlarının - davalı şirketin eski fabrikasından sökülüp yeni fabrikasına sökülüp-kurulması işlemlerinin yapılması için \"Kurulum Sözleşmesi\" yapıldığını, müvekkili şirketin sözleşme ile yükümlendiği tüm işleri yerine getirdiğini, sözleşme konusu bedelleri ve tezgahlar için gereken lazer kalibrasyon bedelini davalı şirkete fatura ettiğini, davalı şirketin fatura bedellerini ödemediği için müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2019/8572 Esas sayılı dosyasına yetki itirazı ile birlikte, tüm borca itiraz etmiş olduklarını, davalı taraf faturaları ticari defterlerine işlediğini, TTK'da sürelerde itiraz etmediğini, sözleşme konusu edimlerin müvekkil şirket tarafından yerine getirilmesine rağmen davalı şirket tarafı sözlü oyalamalarda bulunulduğunu, borcunu kısmen dahi ödemediğini, davalı tarafın, müvekkilinin kurulum işlemleri sonrasında herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, taraflar tacir oldukları için ticari defter kayıtlarında cari hesap alacağı görülmekte ve bu alacak varlığını sürekli olarak sürdürmekte olduğunu, ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında alacaklarının tespit edileceğini, müvekkil şirketinin davalı şirketle yaptığı sözleşme ile davalının eski fabrikasındaki CNC tezgahlarını yeni fabrikaya naklettiğini; sökme, taşıma, lazer kalibrasyon ve kurulum giderlerini fatura ettiğini; ancak davalı tarafın haksız bir şekilde fatura alacağını ödemediğini, tarafların ticari defterleri, BA formları ve sair ticari kayıtlarının bilirkişi marifeti incelenmesi sonucu tespit edilecek cari hesap alacağının, hesaplama sonrasında artırılmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL alacağın davalı taraftan alınarak davacı şirkete ödenmesine, dava masrafları ve avukatlık ücretlerinin de davalı tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>II.CEVAP<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; <br>Yetki sözleşmesi uyarınca dosyaya bakmakta yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini, yetki itirazının reddi halinde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, mahkemece davanın esasına girilmesi halinde haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.<br><br>Taraflara usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı ve taraf teşkilinin sağlandığı, delillerin dosya arasına alındığı görülmüştür. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin  20/12/2022 tarih, 2021/424 E - 2022/1007 K sayılı kararı ile;''Taraflar arasında hizmet sözleşmesi yapıldığı, davacı tarafça sözleşmeye istinaden faturalar düzenlendiği, bu faturaların tamamının davalının ticari defter ve kayıtlarından yer aldığı, dava konusu sözleşme dışında taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında dava konusu alacağın varlığının tespit edildiği, her iki taraf ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin delil özelliği taşıdığı, dava konusu makinelerin lazer kalibrasyon ayarlarının yapılmış olduğunun tespit edildiği ve makinelerin çalışır durumda ve üretimde kullanıldığının tespit edildiği, yapılan tespitlere göre davacının davalıdan 105.000,00-USD alacaklı olduğu, davacı vekilinin 28/11/2022 tarihinde alacağını Türk Lirasına çevirerek davasını ıslah ettiği, ıslah dilekçesi ile ticari temerrüt faizi talep ettiği, tarafların tacir olması nedeniyle ticari temerrüt faizi talebinin yerinde olduğu, netice olarak, davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla; dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne'' karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesinin kararı  davalı  tarafından istinaf edilmekle, Dairemizin 01/06/2023 tarih, 2023/303 E - 2023/756 K sayılı kararı ile yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın kısmen kabul-kısmen reddine yönelik yeniden hüküm kurulmuştur. Dairemiz kararının davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12/11/2024 tarih, 2023/2983 Esas - 2024/3984  Karar sayılı ilamı ile;<br>\"Türk Borçlar Kanunu’nun 99/2 nci maddesi uyarınca, ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Uyuşmazlık, davada saklı tutulan ve ıslah ile talep edilen miktar yönünden, dava tarihindeki döviz kurunun mu, ıslah tarihindeki döviz kurunun mu esas alınacağına noktasında olup, davacı taraf ıslah edilen miktara ilişkin seçimlik hakkını, ıslah dilekçesiyle Türk Lirası üzerinden kullanmak istediğini açıklamış olmakla, artık bu miktara ilişkin olarak da ıslah tarihindeki döviz kurunun esas alınması gerekir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin, 20.05.2024 tarihli, 2023/947 Esas, 2024/1791 Karar sayılı ilamı) Bölge Adliye Mahkemesi'nce, bu husus gözardı edilerek tüm alacak için dava tarihindeki kur üzerinden hüküm tesisi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olup, davacı yararına bozulması uygun bulunmuştur.\" şeklinde gerekçe ile Dairemiz kararı bozulmuştur.<br><br>IV. DEĞERLENDİRME ve KARAR<br>Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.<br> İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. <br>İlk derece mahkemesinin  2021/424 Esas - 2022/1007 Karar  sayılı kararıyla davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizin 2023/303 E, 2023/756 K sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının  HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulü yönünde yeniden hüküm tesisi üzerine dairemiz kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulmuş, vaki temyiz üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin  2023/2983 E, 2024/3984 K sayılı ilamı ile dairemiz kararının bozulmasına karar verildiği, dairemizce bozma ilamı üzerine yapılan incelemede;<br>Davacı, taraflar arasında 20.06.2017 tarihinde 7 adet... marka, çeşitli modellerde CNC tezgahlarının davalı şirketin eski fabrikasından sökülüp yeni fabrikasına kurulması işlemlerinin yapılması için \"Kurulum Sözleşmesi\" imzalandığı, sözleşme konusu edimlerin  yerine getirilmesine rağmen borcun kısmen ödenmediği, sözleşme konusu bedeller ile tezgahlar için gereken lazer kalibrasyon bedellerinin davalıya fatura edildiği, davalının fatura bedellerini ödememesi nedeni ile  İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2019/8572 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının tüm borca itiraz ettiği, davalının kurulum işlemleri sonrasında herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı, tarafların ticari defter kayıtlarında cari hesap alacağı bulunduğu belirtilerek tespit edilecek cari hesap alacağının, hesaplama sonrasında artırılmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'sinin tahsiline karar verilmesini, ıslah dilekçesi ile yasal ticari defter/e-defterlerindeki kayıtlarına göre; 13.03.2019 icra takip ve dava tarihi itibari ile davacının, davalıda kalan asıl alacak bakiyesinin 383.690,11 TL ve döviz karşılığının 105.900,00 USD  olarak  tespit edildiği, buna göre tespit edilen cari hesap alacağı 105.900,00 USD'nin 28.11.2022 tarihli USD döviz kuru 18,63 TL üzerinden TL'ye çevrilerek 1.972.917,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile  ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı, taraflar arasındaki ilişkinin 20.06.2017 tarihli kurulum sözleşmesine dayandığı, taraflar arasında başkaca bir hukuki ilişki bulunmadığı, sözleşme gereği gönderilen fatura bedellerinin ödendiği, ancak davacı tarafından kurulum sözleşmesinin dışında lazer kalibrasyonu yapıldığı iddiası ve sözleşme ile kararlaştırılan faturalar dışında da faturalar kesildiği, bu işlem için ayrıca ödeme yapılmasının talep edildiği, bu işlem karşılığı ödeme yapılacağına ilişkin bir sözleşme yapılmamış olduğundan iade edildiği, davacının iade faturalarını kabul etmediği, bu sebeplerle cari hesap bakiyesi hususunda taraflar arasında mutabakat yapılamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesinin davacının davalıdan 105.000,00 USD alacaklı olduğu, davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne; 1.972.917,00 TL cari hesap alacağının 28.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine üzerine bu karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce, 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmünce yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde vade veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk Lirası ile ödenmesi istenebileceği, davacının dava dilekçesinde talebini kısmi dava olarak açıklayarak 10.000,00 TL üzerinden TL cinsinden kullandığı, seçimlik hakkını bu şekilde kullandıktan sonra iradeyi sakatlayan sebeplerin bulunmaması dışında bundan dönülmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, davacının sözleşme konusu işle ilgili hak ettiği iş bedeli olan 105.900,00 USD'nin davacının seçimlik hakkını kullandığı dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden karşılığı olan 8,5595 TL üzerinden TL'ye dönüştürülmesi ile 906.451,05 TL olacağı ve bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davacı tarafça ıslah dilekçesiyle ticari temerrüt faizi talebinde bulunulduğundan hükmedilen alacağa ıslah tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne; 906.451,05 TL cari hesap alacağının, 28.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtayca  davacının ıslah edilen miktara ilişkin seçimlik hakkını, ıslah dilekçesiyle Türk Lirası üzerinden kullanmak istediğini açıklamış olmakla, artık bu miktara ilişkin olarak da ıslah tarihindeki döviz kurunun esas alınması gerekeceği gerekçesiyle tüm alacak için dava tarihindeki kur üzerinden hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br>Yargıtay bozma kararı sonrasında yapılan incelemede;<br>6098 sayılı TBK'nın 99. m. hükmünce yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde vade veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesi istenebilir. Bu hak yenilik doğuran seçimlik hak niteliğinde olduğundan kullanılmakla tükenir. Somut davada, davacı yüklenici dava dilekçesinde talebini kısmi dava olarak açıklayarak 10.000 TL üzerinden TL cinsinden kullanmıştır. Seçimlik hakkını bu şekilde kullandıktan sonra iradeyi sakatlayan sebeplerin bulunmaması dışında bundan dönülmesi mümkün değildir. Davacının daha sonra yaptığı ıslah kısmi ıslah olup sadece miktar artırımı yapıldığından dava açarken kullanmış olduğu seçim hakkına bağlı durumdadır. Davacı dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutsa da seçim hakkını Türk Lirasından yana kullanmıştır ve artık bu seçim hakkından dönemez. Bu durumda, davacının sözleşme konusu işle ilgili hakettiği iş bedeli olan 105.900 USD nin davacının seçimlik hakkını kullandığı dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden karşılığı (Emsal Kapatılan Yargıtay 15. H.D. 2015/6172 E,2017/219 K; 2017/150 E, 2018/1770 K; Yargıtay 3 HD 2023/1440 E 2024/574 K; Yargıtay 11 HD 2021/5290 E 20023/581 K  sayılı kararları) olan 8,5595 TL üzerinden TL ye dönüştürülmesi ile 906.451,05 TL olacağından bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş, Yargıtay bozma ilamına direnilmesine ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜNE; 906.451,05 TL cari hesap alacağının, 28/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 61.919,67.-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatan 170,78.-TL peşin harç ve 33.521,72.-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye kalan 28.227,17.-TL.-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) <br> İlk Derece Mahkemesince hesaplanan harç miktarı ile Dairemizce hesaplanan harç miktarının farklı olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 13/02/2023 tarih, 2023/71 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine,<br>3-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin, kabul red oranına göre (kabul %0,46) 607,20 TL sinin davacıdan, kalan kısmının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) <br>4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan 59,30.-TL başvurma harcı ile 170,78.-TL peşin harç ve 33.521,72.-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan, 51,50.-TL tebligat ve müzekkere gideri, 419,90.-TL keşif harcı, 150,00.-TL ile 1.800,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.271,40.-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 1.044,84 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Yargılama sırasında davalı tarafından yatırılan delil avansından harcanan, 150,00.-TL tebligat ve müzekkere giderinden ibaret yargılama giderinin kabul red oranına göre 81,00 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 117.709,61.-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>8- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 133.317.-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>9-Taraflar arasında 20/06/2017 tarihinde imzalanan kurulum sözleşmesi için damga vergisi ödendiğine dair belge sunulmadığından, sözleşmenin ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne gönderilmesine, damga vergisi tahsili gerekmesi halinde ilgililerden tahsili hususunda işlem yapılmasının istenilmesine, <br>10- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL başvuru harcı ve 145,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 637,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  <br>11- Artan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,<br>12- Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/02/2025<br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8462fab1c91b296","SID":"d89dc9a7a53273e8"}}