{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/182 <br>KARAR NO\t: 2025/116<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 19/02/2025<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin hissedar bulunduğu hisseleri işlem gören davalı şirketin 2021 yılına ilişkin 16.12.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısına müvekkilinin katıldığını, şirketin olağan genel kurul işlemlerini her bir mali yıl yönünden periyodik olarak yapılmasını öngördüğü, bu düzenlemenin amacının şirket ortaklarının alınan kararlar ve fınansal yapıya ilişkin olarak hukuki ve mali açıdan denetim imkanlarını kullanılabilmesi ve hissedarların herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermemelerinin temini olduğunu, ancak 16.12.2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul kararının usul ve yasaya aykırı biçimde icra edildiğini, genel kurul toplantısında alınan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 13 ve 17. maddelerinde müvekkilinin hakkının gasp edilerek, yok sayıldığını ve alınan kararların usule ve yasaya aykırı olduğunu, gündemin 1. Maddesinde toplantı başkanı, oy toplama memurluğu ve toplantı yazmanlığına, müvekkilinin ret oylarına rağmen davalı şirket bünyesinde vazifeli ve tarafsız davranmaları beklenilmeyen kişilerin tayin edildiğini, gündemin 2. Maddesinde----. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı tereke dosyası kararında, davalı şirketin kurucu hissedarlarının mirasçılara intikal eden hisse nisaplarının şirket sermayesine orantılı bir bicimde yansıtılmayarak mahkeme kararına karşı gelindiğinden ikinci gündem kararının iptali gerektiğini, gündemin 3. Maddesinde, müvekkilinin, davalı şirket nezdinde yaşanan usulsüz mali işlemlere dair özel denetçi talebinin haksız bir biçimde reddedilerek, pay sahiplerinin bilgi almak istediği hususların açıklığa kavuşturulmadığını, gündemin 4. Maddesinde müvekkilinin davalı şirketin örtülü kazanç adı altında yüksek miktarlarda para aktarımı yapıldığından faaliyet raporları ve mali tabloların açıklanmasını istediğini ancak bu talebinin reddedilerek, ortakların sorduğu sorulara cevap verilmeyip geçiştirildiğini, gündemin 5, 6 ve 7. Maddelerinde hukuka ve mali ilkelere aykırı bir şekilde düzenlenen bağımsız denetçi raporundaki bilanço gelir gider tabloları ve mali tabloların, müvekkilinin ret oyu ve bu hususa ilişkin itirazlarına rağmen oy çokluğu ile kabul edildiğini, davalı şirketin 2021 yılı dördüncü çeyrek bilançosunda toplam net dönem karını 38.892.538,00 TL olarak açıkladığını ancak davalı şirketin sürekli bir takım bahaneler bularak uzun yıllardır kar dağılımı yapmayarak bu tutumu ile açıkça hukuka aykırı davrandığını, gündemin 8. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibra etmeleri kararı alındığını, şirket yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişilerin yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanmaması gerekirken şirketin kötü idare edildiğini, mali ve hukuki açıdan usulsüz işlemler yaptığını, gündemin 9. Maddesinde davalı şirketin yönetim kurulu üyeliklerine şirketi her anlamda kötü idare eden, dürüst, şeffaflık, hesap verme ilkelerinden yoksun hukuki, idari ve mali açıdan usul ve yasaya aykırı eylem ve işlemlerde bulunan kişilerin yönetim kuruluna dâhil edildiklerini, gündemin 10. Maddesinde davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin aylık net 40.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini ancak bu kararın eşitlik ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, şirketin yüksek miktarlı huzur hakkı ile yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların payları oranında kar payı alma haklarının zayıflatıldığı, bunun belli ortaklara örtülü kar dağıtması sonucunu doğuracağını, gündemin 11. Maddesinde davalı şirketin 2022 yılı mali dönemine ilişkin olarak ----- şirketinin belirlenmesine karar verildiği, ancak bu kararın hiçbir hukuki gerekçe ile alınmadığı gibi objektif hesap verme ilkesine aykırı olduğunu, gündemin 13. Maddesinde şirket adına yapılacak bağış ve yardımlar hususunda üst sınır olarak 2.500.000,00 TL belirlendiğini, ancak bu miktarın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, şirketin amacının kar elde etmek olduğunu, ancak bu karar ile ortakların hak ve menfaatlerinin göz ardı edildiğini, gündemin 17. Maddesinde şirkette işlem yapma ve şirkete borçlanma yasağı ile 396'ıncı maddesindeki rekabet yasağı hükümleri hilafında faaliyette bulunabilmelerine oy çokluğuyla karar verildiğini bu durumun davalı şirket ve pay sahipleri ile yönetim kurulu üyeleri bağlı iştirakler ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi kapsamında ilintili şirketler arasında hukuki çıkar ve çatışmasına sebebiyet vererek bütünlüğüne ve hissedarlarının menfaatlerine ters düştüğünü belirtmiş olup, 16.12.2022 tarihinde düzenlenen 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 13 ve 17 numaralı kararların ayrı ayrı iptaline, genel kurulda alınan kararların icrasının geri bırakılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iptalini talep ettiği genel kurul kararları hakkında iptal sebeplerini belirtmeyerek soyut delillere dayandığını, ispat yükünün davacıda olup iptal sebebinin somut olması gerektiğini, müvekkili şirketin halka açık bir şirket olması ve huzurdaki dava marifetiyle zarar görmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, ---- güncel piyasa değeri dikkate alınarak uygun nakdi teminata karar verilmesini, müvekkili şirketin borsada işlem gördüğünü, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin talep edilmesinin, payların borca değerinin düşmesine ve şirketin zarar görmesine sebep olacağını, davacının işbu davayı kötü niyetle açtığını, davacının hesap döneminin sona ermesini takiben üç ay içerisinde yapılması gerektiğini savunduğunu, ancak bu durumun kanuna aykırılık teşkil etmeyerek iptal nedeni teşkil etmediğini, davacının Gündemin 1. Maddesine itirazında tarafsız olan kişilerden oluşması gerektiği beyanla muhtelif olduğunu, ancak pay sahibi sıfatını taşıması şart olmayan bir başkan yönetir başkan tutanak yazılmasını gerek görürse oy toplama memurunu belirleyerek başkanlığı oluşturabildiğini, davacının tek dayanağının toplantı başkanlığına genel kurulca seçilen kişilerin müvekkili şirket nezdinde görevli olması olduğunu, ancak böyle bir zorunluluk olmadığını, davacının toplantıda arzu ettiği yönde karar alınmamasının toplantı başkanlığının tarafsızlığı ile bir ilgisinin bulunmadığını, gündemin 2. Numaralı maddesinde davacının, tereke temsilcisine denetim hakkı tanınmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, tutanağın bakanlık temsilcisi tarafından imzalandığı, çağrıda usulsüzlük olmadığını, tutanağın imzalanmasına dair yetkinin tutanağın imzalanması ile bir ilgisinin bulunmadığını, gündemin 3. Numaralı maddesinde davacı tarafın özel denetçi atanmasına itiraz ettiğini, özel denetçi atanması kararının reddinin hukuki bir menfaati bulunmadığını, gündemin 4. Numaralı maddesinde davacı tarafın yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun okunmuş sayılması ve onanmasına dair kararın iptalini talep ettiğini, toplantı sahiplerinin toplantı öncesi bahsi gecen belgeleri incelemeleri için hazırda bulundurulduğunu, gündemin 5 numaralı maddesi ile bağımsız denetçi raporunun onaylanmasının,  gündemin 6 numaralı maddesi ile finansal tabloların onayının, gündemin 7 numaralı gündem maddesi ile kar dağıtılmasına karar verildiğini, denetçi tarafından sunulacak raporun onaylanmasının kanuna ya da dürüstlük ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceğini, davacının doğrudan denetimin hatalı yapıldığına dair bir iddiasının bulunmadığını, davalının asıl rahatsızlığının kendisine bilgi verilmediğinden kaynaklı olduğunu, davacıya eksik veya hatalı bilgi verilmediğini, genel kurul toplantı tutanağının dağıtılabilir kar elde edilmemesi olarak açıldığını, müvekkili şirketin 2021 yılında 38.892.538 TL karı olmasına karşın 514.466.010 TL geçmiş dönem zararı bulunduğunu, davacı taraf Gündemin 8. Maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibrasına dair alınan karara itiraz ettiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında manevi menfaat bulunmadığını, ibra edilmeyen bir yönetim kurulu üyesinin ticari hayatta itibar kaybına uğradığını, davalının kötü yönetildiği iddiasının hukuki temelden yoksun olduğunu, şirketin kar elde etmemesinin ibra etmeme kararı açısından haklı bir sebep olmadığını, gündemin 9. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinin seçimi ilgi ilgili vekilinin, kötü yönetim sergileyen ve şeffaflığa aykırı davrandıklarından bahisle itiraz ettiği, ancak Anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerinin seçiminde genel kurulun takdir hakkının bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürülen kötü yönetim iddialarının gerçeği yansıtmadığını, murahhas sıfatı bulunmayan tüm yönetim kurulu üyelerinin her genel kurul toplantısına istisnasız katılmak gibi bir zorunluluğunun olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin mahkumiyet kararı bulunsa dahi bu durumun seçim kararının etkilemeyeceğini, genel kurulda alınan kararların çoğunluk ilkesine uyarak alındığını, gündemin 10. Maddesinde davacının huzur hakkına itirazında, belirlenen tutarın oranında yapılan artışın tek başına belirleyici bir önemi bulunmadığını, müvekkili şirketin mali durumu ve yapısı, yönetim kurulu üyelerinin toplantılara katılım için sarf edecekleri caba ve emsal şirketlerde ödenen ücret dikkate alındığında 40.000,00 TL olarak belirlenen ücretin fahiş olmadığını, davacının Gündemin 11. Maddesinde bağımsız denetçi seçimine itiraz ettiğini ancak denetçinin neden ve hangi gerekçe ile seçilmesi gerektiğine dair gerekçe göstermediği gibi denetçinin iptaline hiçbir ispat sunmadığını, davacının Gündemin 13. Maddesinde bağış ve yardımlar kararına itiraz ettiğini ancak bahsi geçen sınırın belirlenmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, belirtilen üst sınırın, yapılan gerçek bağış tutarını yansıtmadığını, bağış sınırının şirkete sosyal ve ticari açıdan olumlu bir dönüş sağlayacağını, yine davacının Gündemin 17. Maddesinde yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet etme konusunda verilen izne şirketin menfaatlerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep ettiğini, itirazında, yargısal denetimin anayasal bir prensip olarak yerindelik denetimi kapsamında olmadığını, davacının genel kurul kararının somut bir kanun hükmü ya da esas söyleşmeye aykırı olduğu yönünde ileri sürdüğü bir delilinin olmadığını, davacının iddia ettiğinin aksine toplantı tutanağını değiştirilmesi hususunun söz konusu olmadığını, beyan ederek, müvekkili şirketin payları borsada işlem gördüğünden olası bir uğranılacak bir zararı göz önünde bulundurarak mahkeme tarafından nakdi teminata hükmedilmesine, davanın reddine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce taraf delilleri toplanmış,  ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden  davalı  şirketin 16/12/2022  tarihli Olağan Genel Kurul toplantısına ilişkin çağrı kayıtları, hazirun cetveli, genel kurul toplantı tutanağından bir sureti ve ----Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, davalı şirketin  tüm yasal ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak,  mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir ve  bir nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden hüküm kurmaya ve denetime elverişli kök ve ek raporlar alınarak taraflara tebliğ edilmiştir. <br>Dava; davalı şirketin 16/12/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,13 ve 17 nolu kararlarının  iptali istemine ilişkindir.<br>TTK m. 445 uyarınca genel kurul kararının iptali davasının iptali talep edilen genel kurul kararının alınma tarihinden üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. İşbu davada iptali talep edilen kararlar 16/12/2022  tarihinde alınmış ve dava  15/03/2023'de açılmış olmakla, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı anlaşılmaktadır.<br>TTK'nın 446. maddesinde de iptal davası açabilecek kişiler sayılmış ve toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına veya oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ve yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. <br>Genel Kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için iptali istenen karara olumsuz oy vermenin dışında TTK'nın 446. maddesi gereğince muhalefet şerhinin de tutanağa geçirilmesi gerekmektedir.  Davacı vekilince, davacı ortak  ----- adına vekaleten açılan işbu davada, davalı şirketin 16/12/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,13 ve 17 nolu kararların iptali talep edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. gerekmektedir.  Davacıyı temsilen vekilinin genel kurul toplantısına katıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.<br> 6102 Sayılı TTK'nun 446. maddesi gereğince toplantıya katılan ortağın karara red oyu kullanarak söz konusu karara muhalif kalması ve bu hususun ayrıca zapta geçirilmesi gerektiğinden, oylama öncesi yapılan görüşmeler esnasında sunulan öneriye karşı olunduğunun belirtilmiş olması ve söz konusu karara karşı red oyu kullanmasının alınan karara karşı muhalif olacağı anlamını taşımayacağından, başka bir ifadeyle oylama öncesi peşin muhalefetin olması söz konusu olamayacağından iptal davası açan ortağın oylama sonrası red oyu ve ayrıca toplantı tutanağına muhalefet şerhini de yazdırması gerektiğinden somut olayda öncelikle, 16/12/2022 tarihli olağan genel kurulunda alınan ve iptali talep edilen kararlardan, 1,3,4,5 ve 6 nolu kararlara karşı red oyu verilmesine rağmen toplantı tutanağında, bu maddeler yönünden herhangi bir muhalefet şerhi bulunmadığından,  bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği, bu hususun dava şartı olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, buna göre 1,3,4,5 ve 6 nolu  genel kurul kararlarının iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay ---- HD'nin 08/12/2015 tarih ----, yine aynı Dairenin 02/06/2014 tarih -----sayılı ve  ---- Sayılı kararları emsal niteliktedir).İncelenen genel kurul  toplantı tutanağına göre; şirkette aynı zamanda hissedar olan ve hem kendi adına asaleten, hem de davacı ortağa vekaleten toplantıda hazır bulunan Av. ---, genel kurul toplantı kararlarından 2 nolu karara sunduğu muhalefet beyanında, muhalefeti açıkça davacı ----- adına sunduğunu belirtmiş olmasına ve yine toplantı genelinde bir kısım beyanlarını yine   açıkça davacı ---- adına bildirmesine rağmen, iptali talebine konu olan, gündemin 7,8,9,10,11,13 ve 17. maddelerinde, davacı ---- adına vekaleten söz konusu maddelere muhalif kalarak şerh koyduğu yazılı değildir.  Bu durumda sadece, dava dışı şirket ortağı  ----- incelemeye konu 7,8,9,10,11,13 ve 17 nolu genel kurul kararlarına yönelik itirazlarını toplantı tutanağına yazdırarak, muhalefet iradesini ortaya koymuş olup aynı şeyleri davacı ortak --- bakımından söylemek mümkün değildir. İncelemeye konu  7,8,9,10,11,13 ve 17 nolu genel kurul kararlarına karşı butlan ya da yokluk iddiası da ileri sürülmediğine ve butlan yada yokluk haline ilişkin bir durum da bulunmadığına göre, benzer mahiyette olan ---- BAM -----HD'nin ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak, iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği kanaatine varılmakla; 7,8,9,10,11,13 ve 17nolu  genel kurul kararlarının iptali davasının da dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>İptal talebine konu 2 nolu karar yönünden yapılan değerlendirmede ise;<br>Genel kurulun iptal talebine konu edilen 2. Maddesi; toplantı tutanaklarının pay sahipleri adına toplantı başkanlığında bulunanlarca imzalanmasına ilişkindir.<br>Davacı tarafça söz konusu karara, hissedarlara terekeye konu hisse nisaplarını denetleme imkanı tanınmadığı ve terekeden hisse nisaplarının usulüne uygun olarak tevdi edilmediği iddiasıyla itiraz edilerek muhalefet yazılmış ise de; alınan kararın salt toplantı tutanaklarının imzalanmasından ibaret olduğu, genel kurulun bakanlık temsilcisi huzurunda yapıldığı ve kararın toplantıya katılanların önemli bir çoğunluğu ile kabul edilmiş olması, terekeye konu payların kararın alınmasına etki edecek oranda bulunmaması ile alınan kararın yasaya, ana sözleşmeye  ve dürüstlük kuralına aykırı  olduğuna dair somut bir veriyle rastlanmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğindeoplantı tutanaklarının pay sahipleri adına toplantı başkanlığında bulunanlarca imzalanmasına ilişkin 2 nolu  kararın iptali koşulları bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla, sonuç olarak yerinde görülmeyen davanın tümden reddi yönünde aşağıdaki  şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle):<br>1-)Davanın REDDİNE,<br>2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan toplam 179,90  TL hacın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-)Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin olunan 30.000,00 TL  vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4cda3e6ec8ca0734","SID":"c7ba9af795230474"}}