{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/198 - 2025/198<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/198 <br>KARAR NO\t: 2025/198<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/183 Esas 2022/847 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 20.02.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 19.03.2025<br><br>\t\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 25.04.2012 tarihinde davacının idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken ters yönden gelen aracın sol yan dikiz aynasına çarpması sonucunda dikiz aynasından kopan camların gözüne gelerek yaralanmasına neden olduğunu, kaza nedeniyle davacının sağ ve sol gözünde görme kaybı oluştuğunu, yaralanmaya sebep olan araç ve sürücüsünün olay yerini terk etmesi ve davacının gözünden yaralanması nedeniyle tam bir tespit yapamadığını, olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/121086 sayılı soruşturması bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, davacının esnaf olup kalıcı görme bozukluğu nedeniyle işlerini yapamadığını ve hayatını idame ettirmekte zorlandığını, 03.10.2018 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edildiğini, ancak 19.03.2019 tarihli kararla yargılama konusu olduğu gerekçesiyle talebin reddedildiğini, bunun üzerine Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/282 Esas sayılı dosyası açıldığını ve arabuluculuk dava şartı nedeniyle reddedildiğini, 28.02.2020 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere 1.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.495,65 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 220.504,35 TL, tedavi ve bakıcı gideri talebini 886,50 TL olarak artırdığını belirtmiştir.<br>\tDavalı ..., davacı tarafça davadan önce usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, tazminat hesabının yapılabilmesi için gerekli belgelerin davacı tarafça ibraz edilmediğini, davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davalı ... sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, SGK tarafından davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığının belirlenmesini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri ile ilgili sorumlulukları bulunmadığını, eksiksiz bir başvuru yapılmadığından temerrütten bahsedilemeyeceğini, ancak dava tarihinden faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkin olduğu, kusura ilişkin alınan 05.04.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde plakası  belli olmayan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 18.02.2022 tarihli raporda davacının %35,2 oranında vücut çalışma gücünden kaybettiği, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile davanın kabulü ile 4.495,65 TL geçici iş göremezlik, 220.504,35 TL daimi iş göremezlik, 886,50 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 225.886,50 TL maddi tazminatın 09.03.2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hüküm altına alınan tazminat için belirlenen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu ve başvuru tarihi olan 03.10.2018 tarihi esas alınarak faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından alacak kalemlerinin eksik hesaplandığını ve hak kaybına sebebiyet verdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tedavi ve bakıcı giderinin eksik hesaplandığını, davacının yaşadığı uzuv kaybına bakıldığında uzun bir tedavi süreci geçirmiş olduğu, gözündeki noksanlığın giderilmesi için protez göz dahi gerektiği ve bunun da giderlere eklenmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafça davadan önce başvuru şartı yerine getirilmediğini, davacı tarafça 06.04.2020 tarihinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000,00 TL tazminatın talep edildiğini, mahkemece tensip tutanağında davanın HMK’nın 107. kapsamında belirsiz alacak davası olduğu tespit edildiğini ve belirsiz alacak davası olarak görüldüğünü, davacı tarafça HMK'nın 107. maddesi kapsamında talep artırımında bulunulduğunu, açıkça belirsiz alacak davası olduğu belirtilmeyen davaların kısmi dava olarak görülmesi gerektiğini, her iki davanın usul işlemlerinin farkı olup davanın belirsiz alacak davası olarak görüldüğü taktirde talep artırım dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunmanın hukuki sonuç doğurmayacağı, ancak kısmi dava halinde 8 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra yapılan ıslah talebine karşı zamanışımı definin kabul görmesi gerektiğini ve talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, mahkemece hükme esas alınan raporun hatalı olup TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kusur konusunda yapılan incelemede olay yerini terk eden araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiğini, somut olayda ifade dışında, tanık beyanı, kamera kaydı gibi deliller bulunmadığından kaza hakkında değerlendirme yapılamadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmadığını ve bakıcı tutulduğu ispat edilmeden brüt ücret üzerinden bakıcı giderine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, mahkemece iki teminatın varlığı kabul edilerek karar verildiğini ve kararın hukuka aykırı olduğunu, kaza tarihinde teminat limitinin 225.000,00 TL olduğunu ve başkaca teminat bulunmadığını, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre sürekli bakıcı gideri talebi ile ilgili ayrı bir teminat bulunmadığını, hüküm altına alınan tazminatı 09.03.2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını, temerrüt oluşmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\t Davacı vekili, 25.04.2012 tarihinde davacının idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken ters yönden gelen sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sol yan dikiz aynasına çarpması sonucunda dikiz aynasından kopan camların gözüne gelerek yaralanmasına neden olduğunu, kaza nedeniyle davacının sağ ve sol gözünde görme kaybı oluştuğunu, davalı ... zarardan sorumlu olduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebinde bulunmuş, mahkemece davanın geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-Dava dilekçesinde  davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak  açılmış olması nedeniyle davanın kısmı dava olduğu, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. Maddesinde düzenlenen \"belirsiz alacak davası\" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiği ancak mahkemece bu husus gözden kaçırılarak tensip zaptı ile davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilerek  yargılama yapılmış olması doğru görülmemiştir. <br>\t2-Dosya içeriğinden trafik kazasında yaralanma nedeniyle davalı ... husumet yöneltilerek açılan davanın dava dilekçesinde, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebinde bulunulduğu, ne var ki mahkemece dava dilekçesindeki tedavi gideri talebi yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi olumlu ya da olumsuz bir hüküm de kurulmadığı anlaşılmıştır. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde \"Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; Geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar\" olarak kabul edilmektedir.<br>6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı 98. maddenin başlığı “Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi” olarak düzenlenmiş ve trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, sözkonusu madde kapsamında kalan belgeli ve resmi yada özel sağlık kuruluşlarından alınan tedavi giderlerinden sorumludur. Faturalandırılmayan tedavi giderinden ise davalı sorumludur. ..., SGK tarafından karşılanmayan belgesiz tedavi giderlerinden sorumluluğu devam etmektedir.<br>Yargıtay 4 ve 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere olayın niteliği gereği bütün giderlerin belgelendirilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda mahkemece, davacının yaralanmasının niteliği gözetilerek davacının yaralanmasına bağlı olarak yapılması gereken ancak belgelendirilemeyen tedavi giderleri yönünden davacının tüm tedavi belgeleri incelenerek yaralanma derecesi ve iyileşme süreci de gözetilerek uzman doktor bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre belgelendirilemeyen tedavi giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu talep yönünden olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 17. H.D'nin 11.06.2020 tarih 2019/2585 Esas- 2020/3385 Karar, 28.02.2019 tarih 2016/4476 Esas- 2019/2293 Karar, 27.09.2017 tarih 2015/1535 Esas- 2017/8273 Karar, 09.04.2015 tarih 2015/1134 Esas - 2015/5600 Karar ve 12.11.2012 tarih 2012/32523 Esas-2012/12417 Karar).<br> \tBu durumda davacının talep ettiği tedavi giderlerine ilişkin olarak; yaralanmasının niteliğine göre  konusunda uzman doktor bilirkişiden, davacının kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınmak suretiyle, dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle illiyet bağı bulunan, tedavi sürecinde yapılması zorunlu olan ve KTK’nın 98.maddesi kapsamında kalmayan, belgelendirilmiş ve/veya belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak hüküm kurulması için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>3- 26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. <br>\tDavalı ..., 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 9/a bendinde sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için ... başvurulabileceğinin düzenlenmiş olması nedeniyle davada taraf sıfatı kazanmıştır. Davalı ... sigorta şirketlerinin sorumluluğunu üstlendiğine göre faiz başlangıcının belirlenmesinde KTK'nın 99. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.<br>\tSomut olayda davacı tarafça ... 03.10.2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı ... tarafından 04.10.2018 tarihli yazı ile maluliyet raporunun gönderilmesi halinde talebin değerlendirileceğinin belirtildiği, 15.11.2018 tarihli yazıda kaza ile ilgili tahkikat belgelerinin talep edildiğinin bildirildiği, davacı tarafça 03.10.2018 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğu ve bu başvuru sırasında 02.07.2018 tarihinde davalı ... başvurulduğu ve sonuç alınamadığının belirtildiği, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 19.03.2019 tarihli ve K-2019/21125 sayılı kararı ile uyuşmazlığın çözümü için teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiği gerekçesiyle başvurunun görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmakla davacı tarafca dava açılmadan önce davalı ... başvuru yapıldığı anlaşıldığından  başvuruya ilişkin tüm kayıt ve belgeler dosyaya getirilerek  2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi hükmü ve yukarıda açıklanan ilkelere göre değerlendirilerek temerrüt tarihinin açıklığa kavuşturulması, buna göre faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile faiz başlangıç tarihinin belirlenmiş olması doğru görülmemiştir. <br>\tDavacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5-Ankara Batı İcra Dairesinin 2023/75 esasına yatırılan 410.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>              * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"024256338363373b","SID":"6b5f308e7f4adfeb"}}