{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/135 - 2025/206<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/135 <br>KARAR NO\t: 2025/206<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/401 Esas 2022/904 Karar<br><br> <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 21.02.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 13.03.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 26.10.2017 tarihinde davalının maliki olduğu davacıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı  ... plakalı hafriyat kamyonunun dava dışı ...'nin idaresinde park halinde iken hafriyat yüklemesi yapılması sırasında gerekli emniyet tedbirleri alınmadığından aracın hareket etmesiyle sırasıyla park halinde bulunan ... plakalı araca ve elektrik direğine çarpıp yaklaşık 1.5 km inişe eğimli yolda hareket edip sağa yan yatarak yükünün devrilmesiyle duruşa geçmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında zarar gören ... plakalı araç malikine davacı tarafından 25.12.2017 tarihinde 14.662,00 TL hasar bedeli ödendiğini, dava konusu ... plakalı aracın muayenesi bulunmadığı halde trafiğe çıkarıldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalının ağır kusurlu olduğunu, ZMMS Genel şartları uyarınca davacının ağır kusurlu olan sürücü nedeniyle ZMMS poliçesi tanzim ettiği araç malikine kanunen rücu hakkı bulunduğunu belirterek 14.662,00 TL'nin ödeme tarihi olan 25.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı savunma yapmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dosya kapsamına göre davalıya ait  aracın  en son 09.07.2014 tarihinde fenni muayenesinin yapıldığı, muayene geçerlilik süresinin 09.07.2015 tarihi olduğu, araç muayenesi sonrasında 17.07.2014 tarihinde davalı şirkete satılarak bu şirket adına plaka değiştirilmek sureti ile ... plaka ile kaydının yapıldığı, kaza tarihi 26.10.2017 tarihi itibariyle geçerli fenni muayenesi bulunmadığı, bilirkişi raporunda dava konusu ... plakalı kamyon sürücüsü ...’nin yokuştaki olay yerinde park ettiği kamyonun ön tekerlerini durduğu kaldırım kenarına bakacak şekilde sağa, sola çevirmediği kanaatine varıldığı, kamyonun olay günü el freni çekildiği, ancak aracı yeterince tespit etmediği halde yokuşta birinci viteste, her iki arka tekerine takoz konularak, direksiyonu kaldırıma bakacak şekilde döndürülmüş halde bırakılması halinde kepçe tarafından kasaya doldurulan molozun ağırlığı ile geri kaçmasının teknik yönden mümkün olmadığı, bu nedenle dava konusu kazada, kamyon şoförü ...’nin Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 118.maddesinde belirtilen trafik kurallarını ihlal ettiği, bu ihlal neticesinde, eğimli yolda bırakılan ... plakalı kamyonun kasasına doldurulan molozun ağırlığı ile geri kaçtığı, dava konusu kamyonun fenni muayenesi bulunmamasının Karayolları Trafik Kanunu’nun 34.maddesinden hareketle Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 67.maddesi hükmüne göre trafiğe çıkarılmasının yasak olması yönünden önem arz ettiği, ancak dava konusu kazanın oluşunda sürücünün ihlal ettiği trafik kuralları ile fenni muayene eksikliği arasında illiyet bağı bulunmadığının bildirildiği, olayın oluş şekli değerlendirildiğinde kamyon sürücüsünün gerekli tedbirleri almadan aracı park etmesi nedeni ile kazanın meydana geldiği, olayda kamyon sürücüsünün  trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle %100 kusurlu bulunduğu ancak bunun başlı başına kasıtlı ya da ağır kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceği, bu nedenle  Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesinde belirlenen  rücu şartları oluşmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, muayenesi eksik olan aracın trafiğe dahi çıkması yasak iken ağır inşaat işlerde kullanıldığını, sigortalı aracın yaklaşık 2014 yılından beri muayenesinin yapılmadığını, son muayenesinde de arka servis fren etkisinin farkı kabul edilebilir düzeyde olmadığını, fren sisteminde sızdırmalar bulunduğunu, ABS sisteminin hata bildirimleri verdiği gibi bir çok hayati öneme sahip donanım parçalarının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, muayene yapılan dönemlerde dahi böylesine hayati fonksiyonlardan eksik çalıştırılan hafriyat kamyonunun, yıllarca muayenesinin yapılmadan çalıştırılmasının ağır kusur olduğunu ve rücu şartları oluştuğunu ileri sürmüştür.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Davacı sigorta şirketi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından  rücuan tahsili talebinde bulunmuştur.<br>Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartlar'ın bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur” dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir.<br>  Somut olayda, kazaya konu aracın 09.07.2014 tarihli fenni muayenesinden sonra kaza tarihi olan 26.10.2017 tarihine kadar yapılması gereken 3 (üç) adet fenni muayenesinin yaptırılmadığı sabit olup, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 20.09.2022 tarihli raporda ... plakalı ... marka hafriyat kamyonunun sürücüsüz halde geri <br>kaçarak aynı yolda 32 nolu bina önünde park halinde bulunan  ... plaka sayılı araca ve elektrik direğine çarptığı, iniş <br>eğimli yolda yaklaşık 1500 m hareket eden hafriyat kamyonunun yan yatarak <br>yükünün devrilmesi üzerine duruşa geçtiği, kazada dava konusu kamyonun olay günü el freni çekildiği, ancak yokuşta birinci viteste, her iki arka tekerine takoz konularak, direksiyonu kaldırıma bakacak şekilde döndürülmüş halde bırakılması halinde kepçe tarafından kasaya doldurulan molozun ağırlığı ile geri kaçmasının teknik yönden mümkün olmadığı, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, dava konusu kamyonun fenni muayenesi bulunmamasının Karayolları Trafik Kanunu’nun 34.maddesinden hareketle Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 67.maddesi hükmüne göre trafiğe çıkarılmasının yasak olması yönünden önem arz ettiği, ancak dava konusu kazanın oluşunda sürücünün ihlal ettiği trafik kuralları ile fenni muayene eksikliği arasında illiyet bağı bulunmadığı belirlenmiştir. <br>  Buna göre, aracın fenni muayenesini yaptırmayan sigortalının açıklanan bu ihlali kasıt veya ağır kusur olarak nitelendirilemez. Davacı sigortacının, sigortalısının kasta dayanmayan kusuru sebebiyle verdiği zarardan dolayı üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkının bulunmadığı sabit olup, davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kazanın meydana gelmesinde ağır kusur koşulları bulunmaması nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince sigortalıya rücu şartlarının oluşmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Başvuran tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br>            * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb8a1329679303e8","SID":"c54181707734b475"}}