{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2024/711 Esas<br>KARAR NO\t:2025/235<br><br>DAVA:Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:24/11/2024<br>KARAR TARİHİ:12/03/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki dolayısıyla geri ödenmek şartıyla müvekkili tarafından belirli dönemlerde borç olarak davalı tarafa para gönderildiğini ancak gönderilen bedeller ödenmediği için müvekkilinin mağdur olduğunu beyanla davalı tarafın müvekkiline olan borcunun hesaplanarak ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili ise; taraflar arasında bir alacak verecek ilişkisinin bulunmadığını ve davacının kendi üstlendiği ödemeleri ifa etmek üzere müvekkili şirket hesabına ödemeler yaptığını beyanla davanın reddini savunmuştur.   <br>GEREKÇE:<br>İddianın ileri sürülüş biçimine göre dava; tüketim ödüncü ilişkisinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. <br>Bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması ve bu uyuşmazlık için başka bir mahkemenin özel olarak görevlendirilmemiş olması gerekir. <br>Eldeki davanın temeli tüketim ödüncü ilişkisine dayalı olup, dava mutlak ticari davalardan değildir. <br>Davanın nispi ticari dava niteliğinde kabul edilebilmesi için ise her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili uyuşmazlıktan kaynaklı bir dava olmalıdır. <br>Bu açıklamalardan sonra eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde; davalının tacir olduğunda şüphe yok ise de davacının ticaret siciline kayıtlı olmadığı, Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında davacının Tacir/Tüccar/Esnaf Vasfı Olmaksızın GMSİ (kira geliri) yönünden mükellef olduğunun belirtildiği, bu nedenle davacının tacir statüsünde olmadığı dikkate alınarak uyuşmazlığın genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;<br>1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>2-Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, <br>3-HMK 20. maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, <br>4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine,  <br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2025<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c71eadf847593e42","SID":"58e9031e50596446"}}