{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2020/1081 <br>KARAR NO:2024/1980<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/11/2019<br>NUMARASI:2018/736 Esas - 2019/1199 Karar<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:31/12/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili,  müvekkili şirkete ait 67.675-usd değerinde ithal edilen halıların 09/05/2014 günü yüklü olduğu tırdan çalındığını, gümrük ve nakliye işlemlerinin yapılması için davalı  ...Şti ... ve ... ile anlaşmış olduğunu, gümrük işlerini tamamladıktan sonra müvekkiline teslim için davalı ... Nakliye- ... ile anlaştığını, halılar İstanbul'a geldiğinde, teslim edilmek üzere  şoför davalı ...'nin kontrolünde tırda beklerken, gece  davalı ...ve ... tarafından halıların bir kısmının çalındığı, taşıma esnasında yaşanan hırsızlık nedeniyle teslim edilmeyen 63 adet halının bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ...Şti ... ve ortağı vekili; ; davalı şirketin, gümrükleme hizmeti verdiği nakliyat firması olmadığını,ithal edilen halıların Hindistan'dan gemi ile İstanbul'a getirildiği, vekaletnameye istinaden davalı tarafından ... Gümrüğünden yurda girişi sağlandığı,AB menseli olmayan halıların gümrük işlemleri bir ihtisas gümrüğü olan İsparta Gümrük Müdürlüğünde yapılmak zorunda olduğundan ithal malın önce Isparta’ya götürülmesi ve gümrüklemesi yapıldıktan sonra ithalatçı firmaya teslim edilmek üzere nakliyatçı firmaya teslimi gerektiğini, müvekkilinin yükümlülük ve sorumluluğunun  sona erdiğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, Dava konusu taşıma olayında, dava konusu uyuşmazlık ve uyuşmazlığa ilişkin taşıma sözleşmesinde davalı... Müşavirliği akdi taşıyıcı davalı ... Nakliye fiili taşıyıcı, davalı ...'nin taşımaya ilişkin ifa yardımcısı olup, dava konusu emtianın deniz yoluyla Hindistan'dan İstanbul'a oradan da kara yoluyla  ... Gümrük Müdürlüğüne taşınıp teslim edileceği, bilirkişi heyetinden alınan raporlarda dikkate alınarak; davacının 67.655- USD bedelli hasır kaybının bulunduğu, 8 adet halının iade olduğu, 56 adet halının ise toplam bedelinin 64.229,19- USD olduğu, davacının bu bedelden davasını ispatlandığı anlaşılmakla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı ... Gümrük, ... Nakliye ve ...'den ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:İstinaf yoluna başvuran Davalı ...Şti  ... ve ortağı vekili; İthal edilen ürünlerin davacının bilgisi ve onayı dahilinde... Gümrük Müdürlüğü'nde gümrüklemesi yapıldıktan sonra ürünler yine ithalatçı firma olan davacıya teslim edilmek üzere nakliye firması ile davacı adına anlaşma yapıldığını, aralarında nakliye işlemleri kaynaklı herhangi bir hukuki işlem de bulunmadığını, Müvekkil şirketin taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket etmediğini,  nakliye bedelinin 07.05.2014 tarihli ve 569399 sıra numaralı fatura ile ... Nakliye firması tarafından ... Halıcılık adına düzenlenmiş olduğu,  davacı tarafından dosyaya sunulan fatura proforma fatura olup; vergi kanunu kapsamında mali yükümlülük doğurmadığı gibi taşımanın müvekkil şirket tarafından yapıldığını iddiasını ispatlar nitelikte olmadığını, davacı arasındaki ilişkinin simsarlık sözleşmesi olduğu kabul edilse dahi, taşımadan kaynaklı sorumluluğu bulunmadığını, bir an için müvekkilin taşıyan sıfatının varlığı kabul edilse dahi; müvekkil şirketin TTK m. 882/2 kapsamında sorumluluk sınırı dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Açılan dava, taşıma sırasında gerçekleşen hırsızlık  olayı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı şirkete ait Hindistan'dan ithal edilen toplam: 564 kap, 510.17 metrekare, 15.312 kg. tutarındaki “...' nın denizyolu ile Hindistan,... - ..., ... - ... Limanına geldiği, anılan eşyaların ... Gümrük Müdürlüğü'ne (... Gümrüğü)ne getirildiği, gümrük giriş işlemleri tamamlanarak serbest dolaşıma sokulan malların davacıya  teslim edilmek üzere davalı taşıyıcı ... Nakliye firması tarafından İstanbul'a getirlldikten sonra, davacı  firma önüne park eden araçtan bir miktar eşyanın davalı sürücünün uyuduğu sırada çalındığı dosyada mübrez delillerle sabittir.Davacı tarafından Bakırköy ...Naterliği'nin 07.01.2014 tarih, ... sayılı vekaletnamesi ile davalı ...Şti 'ne hem gümrük işlemlerinin tamamlanması hem de eşyanın sevk ve nakli ile navlun bedellerinin ödenmesi hususunda yetkilendirme yapıldığı, buna ilaveten davacı tarafından ibraz edilen navlun faturası ve Küçükçekmece 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/403 E. Sayılı dosyasında alınan ifadeler hep birlikte değerlendirildiğinde Davalı  ...Şti 'nin taşıyıcı sayılan taşıma işleri komisyoncusu hükümlerine göre akdi taşıyıcı olarak sorumlu olduğu, Dairemizin 2017/566 E.- 2018/956 K. Sayılı ve 19.07.2018 tarihli kararında da bu husus belirtilmiştir.Somut olaya emsal kabul edilebilecek benzer bir davada Yargıtay 11 HD nin 2009/9774 esas 2011//2434  karar sayılı ,  08.03.2011 tarihli kararı ile \" Bu itibarla, mahkemece, davalı gümrük müşavirliği şirketinin taşıyıcıyı seçerken vekalet görevini özenle yerine getirmemesi nedeniyle davacıya ait emtianın çalınmasından dolayı oluşan zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.\"denilmiştir. Anılan  bozma ilamına direnilmesi üzerine Yargıtay HGK kararında özetle \" Bilindiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 762 vd. maddelerinde taşıma işlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup, “Taşıma İşleri Komisyonculuğu” başlıklı 808. maddesinde; “Ücret mukabilinde kendi namına ve bir müvekkil hesabına eşya taşıtmayı sanat ittihaz etmiş olan kimseye taşıma işleri komüsyoncusu denir. Bu ayırımdaki hususi hükümler baki kalmak şartiyle komüsyon mukavelesi ve eşyanın taşınmasına ait hususlarda, taşıma mukavelesi hakkındaki hükümler taşıma işleri komüsyonculuğuna da tatbik olunur.” hükmü getirilmiştir. Aynı yasanın 814. maddesinin ilk iki fıkrası ise; “Aksine mukavele olmadığı takdirde komüsyoncu eşyayı kendi vasıta ve adamları ile taşıyabileceği gibi kendi yerine geçen taşıyıcılara da taşıtabilir. Bu halde komüsyoncu taşıyıcı sayılır Komüsyoncu, taşıma senedinin ikinci nüshasını 771 inci madde hükmünce kendi adına imza edip müvekkiline gerivermiş veya kendi adına taşıma ilmühaberi tanzim ederek müvekkiline vermiş veyahut kendisiyle müvekkili arasında taşıma ücreti ve bütün masraflara karşılık olarak kesin bir para tayin edilmiş ise komisyoncu taşıyıcı sayılır.” şeklindedir. Bu itibarla; ücret karşılığı kendi namına ve müvekkili hesabına eşya taşımayı sanat ittihaz etmiş olan kimse taşıma komisyoncusu olarak nitelendirilecek ve TTK’nun 809. maddesi uyarınca, taşıyıcıları tedbirli bir tacir gibi seçmeye, müvekkilinin menfaatlerini korumaya mecbur olacaktır. Aksi halde aynı Kanun’un 814 ncü maddesine göre, eşyayı taşıttığı kimselerin fiil ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulabilecektir.Taşıma işler komisyoncusu eşyanın taşınmasına ilişkin hususlar yönünden, aynı zamanda taşıma sözleşmesi hakkındaki hükümlere tabidir. (İsv.BK 439; TTK.808/II). Başka bir ifadeyle taşıma komisyoncusunun faaliyeti eşyanın taşıyıcıya teslimi ile son bulsa da,  komisyoncu kanun gereği taşımanın yerine getirilmesinden taşıyıcı gibi sorumludur. (Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku 15.Baskı  S.218) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından davalı... Şti’ne verilen... yevmiye nolu ve 21.12.2005 tarihli vekaletnamenin tetkikinde; gümrük işlemleri yanı sıra “tahmil, tahliye ve teslim işlemleri yapmaya, eşyayı sevk ve nakle” ilişkin özel yetki de verilmiş olduğu görülmektedir.Dosyaya ibraz edilmiş olan 18.07.2006 tarihli gümrükten çekilen malların teslim belgesi ise; davalı şirket tarafından form şeklinde düzenmiş olup, kendi isim ve logosu altında çalışanlarının imzasıyla taşıyıcı olarak davalılardan ... Şti’nin sürücüsü davalı...’ya konteyner içerisinde davaya konu emtianın teslim edildiği yönünde açıklama içermektedir. Hal böyle olunca; mahkemece,... Şti’nin taşıma işleri komisyoncusu olarak davacı tarafın uğradığı zarardan sorumlu tutulması gerekirken, davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle bu şirket hakkındaki davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.(Yargıtay HGK nın 28.11.2012 tarih   2012/11-530  esas  2012/903 karar  sayılı ilamı )denilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.  TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olaya emsal nitelikte ki Yargıtay HGK nın emsal ilamı çerçevesinde  incelendiğinde ;Davacı tarafından davalı Gümrük müşavirliğine verilen 7 ocak 2014 tarihli vekaletnamenin incelenmesinde \"tahmil tahliye ve teslim işlemleri yapmaya,yaptırmaya,yük teslimat talimat formu almaya ,eşyanın sevk ve nakline \" özel yetki verildiği anlaşılmaktadır. Davalı sürücü araç içerisinde uyumuş  aracı terk etmemiş ise de  aracın dorsesini kilitlemediğini ceza soruşturması sırasında ifade ettiği ;kilitlerin bulunamadığı gibi araçta zorlama izi bulunmaması da sürücünün ağır kusurlu davrandığının kabulü ile sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağının kabulü gerekir. Gerek özel Dairenin kararına göre vekalet hükümlerine ,gerekse HGK nın kararına göre taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla olsun Davalı Gümrük Müşavirliği şirketi davacının zararından sorumludur.Esasen bu husus Dairemizin kaldırma kararında da vurgulanmış olup ,davalı vekilinin nakliye sözleşmesi olmadığından sorumlu tutulamayacağına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle,Olay Yeri İnceleme formu ve ceza dosyasındaki tutanaklar dikkate alındığında araçta hırsızlık için zorlama dahi olmaması ve aracın yüklü bir şekilde tedbirsiz hırsızlığa açık tutulmasından dolayı Davalıların sorumluluk altında oldukları ve TTK 882.madde hükmünün uygulanma alanı bulunmadığı, sınırlı sorumluluk halinin olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi'nce bilirkişi raporunda belirlenen özel çekme bedeli dikkate alınmadan bulunan 8 adet halının bedelinin düşümü ile 64.229,16 usd üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf  nedenleri yerinde  görülmeyen Davalı ...Şti .... ve ortağı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 10.827,89-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.842,85-TL harcın mahsubu ile kalan 7.985,04‬-TL harcın davalı ...n'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 13,80-TL istinaf yargı giderinin davalı ...n'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c7d6c57540d61f1","SID":"9aea6c9beade8020"}}