{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1772<br>KARAR NO\t: 2025/401<br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ                     : 03/04/2023<br>KARAR TARİHİ                  : 13/09/2024<br>NUMARASI\t                     : 2023/255 Esas - 2024/655  Karar<br><br><br>DAVACI\t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br><br>DAVALI\t: ... - ... <br>VEKİLİ\t:Av. ...<br><br>DAVA\t: Eser sözleşmesinin ayıplı ifadan kaynaklı tazminat istemi<br>HÜKÜM\t: Kararın kaldırılması gönderme<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davalı vekili<br><br>Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin ayıplı ifadan kaynaklı tazminat istemi davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; <br>Taraflar arasında yüklenici firma davalı şirketin vekil edene şirkete ait binaya depolama alanında yalıtım, tamirat ve izolasyon işlerini üstlendiğini, davalı yüklenici şirketin alandaki beton zeminlerin tümünü hatalı yaptığını, düz zemin sağlayamadığını, zeminde olmaması gereken yüksekliklerin meydana geldiğini, yeni zemin betonu alanı içinde kalan çeliğin kolon ile ana kolon arasına yeni dökülen zemin betonuyla birbirine temasının engelleyecek yeterli boşluk bırakmadığını, tüm zeminin hatalı olmasına sebep olduğunu, davalı şirketin aynı miktar zemine yaptığı epoksi kaplamada doğru ürün, pas payı kullanmadığını, çatlak ve kabarmaların müvekkili şirketin tüm yazılı bildirim, ihbar ve taleplerine rağmen düzeltmediğini, yenilemediğini ve davalıya ödenmiş tüm bu işlemlerin müvekkili şirket tarafından yeniden yaptırılmak zorunda kalındığını, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen tüm edimlerini yerine getirdiğini, tüm ödemelerini yaptığını, davalı şirketin kendi edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmediğini, yapmış olduğu işleri de ayıplı olarak ifa etiğini, davalı tarafa bu hususta tüm bildirimlerini yaptığını, davalı tarafça edimlerinin ayıplı ve eksik ifa edilmesinden dolayı aynı işler için başka şirketlerden hizmet almak zorunda kaldığını, davalının sözleşmede belirlenen ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğinin sabit olduğunu, yasa gereği müvekkilinin uğradığı tüm zararları gidermekle yükümlü olduğunu, belirtilen nedenlerle haklı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla vekil edeni şirketin uğradığı zarara ilişkin şimdilik 5.000,00.-TL (ıslahla  950.375,00) alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;<br> Davacının vekil edenince yapılan onarım ve tadilat işlemlerinin ayıplı olduğuna istinaden bilirkişiye başvurulduğunu, yapılan keşifle beraber zarar kalemleri ve ayıplı olduğu düşünülen işlemlerin ortaya konulduğunu, davacı şirketin Gebze 3. Noterliği'nden 05/10/2021 tarihli, 31885 Yevmiye numaralı ihtarnamesini vekil edeni şirkete gönderdiğini, ihtarnamede vekil edeni tarafından üstlenilen işlerden çatı izolasyonun ayıplı yapıldığı, yapılan bu ayıplı edim nedeniyle başkaca zararların da doğduğunu belirterek 3 günlük bir süre verildiğini, ayrıca vekil edeni şirketin başkaca zararların olup olmadığının tespiti ve garanti hükümlerin değerlendirilmesi hususunda ayıplı edimin meydana geldiği yere saha ekiplerini yolladığını, ama davacı şirket yetkilileri tarafından binanın içine alınmadığını, çalışma yapmalarının engellendiğini, anlaşma sağlanmasına rağmen davacı şirketin ihtarnamesinde tamirat için vekil edenine 3 günlük bir süre verdiğini, bu süre içerisinde vekil edeni tarafından ekiplerle ilgili alana gidilmesine rağmen ne hasar tespiti ne de çalışma yapılmasına izin verildiğini, davacı tarafın sözleşmedeki sürelere uymaması, sözleşmede vekil edenine tevdi edilen işin çatı boyaması olmasına rağmen davacı tarafın iş yerlerinde oluşan tüm sorunların çatı izolasyonuna dayandırıldığını, vekil edenin her ne olursa olsun, oluşmuş olan zararların kendisinden mi kaynaklandığını öğrenmek ve olası bir durumda müdahale edilebilmesi için ekip gönderdiğini, kendisine çalışma fırsatı verilmemesinin, vekil edenin aleyhine açılan işbu davanın haksız olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20’den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; \"davanın kabulüne, 950.375,00.-TL alacağın, temerrüt tarihi olan 13/10/2021 tarihinden itibaren uygulanacak değişen oranlarda avans faizi ile birlikte  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>Yerel Mahkemece verilen kararda zararın büyük kısmını oluşturan zemin malzemelerinde kimin yetki ve isteğinin olduğu kısmın tanık anlatımlarına rağmen görmezlikten gelindiğini, müvekkilinin yaptığı işe uygun olup olmadığı tespit edilmeden müvekkiline bildirilmeden yapılan işlemlerin müvekkilinin kusuru olmayan sorunların ortaya çıkmasına neden olduğunu, zararın oluşmasında kendi kusuru bulunan davacı lehine karar verilmiş olmasının hukuka ve hakkaniyete tamamen aykırı olduğunu istinaf talepleri doğrultusunda karar verilerek Yerel Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin ayıplı ifadan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK<br><br>3. Değerlendirme ve karar <br>Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifadan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.<br>Bu kapsamda;<br>Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.<br>Davacı, yüklenicinin taahhütü altında olan ve ayıplı yapılan vekil edene şirkete ait binaya depolama alanında yalıtım, tamirat ve izolasyon işlerini yeniden yaptırmak için dava dışı üçüncü kişilere yaptırmak zorunda kalındığını, yaptırmadan önceki durumunun tespit raporu ile belirlendiğini, ihtardan sonuç alınamaması üzerine işin tamamlatıldığını, davacının davalının sözleşmeye uymaması ve işin ayıplı ifası nedeni ile zararları olduğunu belirterek ayıp giderim bedeli talebinde bulunmuştur.<br>Dava sözleşme  tarihine göre uygulanması gereken 6098 sayılı  Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu  davacıya ait binaya depolama alanında yalıtım, tamirat ve izolasyon işi olan olan eser sözleşmesine dayalı olarak ayıp giderim bedeline ilişkin açılmış alacak davasıdır.<br>Eserde ortaya çıkan ayıplara ilişkin sözleşmede garanti  hükmü bulunduğu takdirde  ayıp ihbarına gerek bulunmadan garanti süresi içerisinde sorumluluk yükleniciye aittir. Eserdeki gizli ayıplar yönünden ayıp giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında uzun süre var ise  davanın geç açılmasında davalı yüklenicinin bir kusuru bulunmadığından TBK’nın 114. maddesi yollamalsı ile TBK’nın 52.  maddesi uyarınca artan zarardan davalı sorumlu tutulamaz. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile dava tarihi arasındaki  maliyet farkına (artan zarara)  iş sahibi katlanmak durumundadır, katlanmalıdır. Ayıpların giderim bedelinin mahalli piyasa rayicine göre belirlenmesi gerekir. Mahalli piyasa fiyatlarına KDV dahil olduğundan piyasa rayicine göre belirlenecek miktara KDV eklenmeksizin ayıp giderim bedeli belirlenmelidir.<br>Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, ticari ilişkinin cari hesap ilişkisine dayalı olduğu, dava dosyası içerisinde dava dışı Dal Zemin….Ltd.Şti. ve EMC İzolasyon…Ltd.Şti.ile imzalanan eser sözleşmelerinin olduğu, sözleşme taraflarının davacı Mene Sağlık …A.Ş. firmasının değil, ........ vergi kimlik numaralı faaliyet adresi davacı firma ile aynı yer olan (GOSB Teknopark Kemal Nehrezoğlu Cad.Üretim-2 Ünite) Şule Mene Sağlık Araştırma Eğitim Danışmanlık Bilişim San. Tic. A.Ş. firmasının olduğu, Davacı firmanın yasal ticari defter kayıtlarına göre, davacı firmanın davalı firmadan 04.12.2020 tarihi itibariyle borç/alacak bakiye tutarının 0,00.-TL olduğu, davalı firmanın yasal ticari defter kayıtlarına göre, davalı firmanın davacı firmadan 30.09.2020 tarihi itibariyle borç/alacak bakiye tutarının 0,00.-TL olduğu, taraf defterlerinin borç/alacak bakiye tutarlarında birbirini teyit ettiği, yapı ile ilgili olarak yapılan işlemlerde işçilik ve uygulama kusurlarından kaynaklı olduğu, Davacı zararın dava tarihli rayiç bedeli olarak 950.375,00.-TL tutar hesaplandığı belirlenmiştir. <br>Mahkemece, hükme esas kabul ettiği rapordaki zarar hesaplaması yöntemine uygun değildir. Şöyle ki; Raporda; yerinde keşfen saptama yapılmadan davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile üçüncü kişilere ilişkin fatura ve ödemelere göre ayıp giderim bedeli belirlenmiş olup davalının ayıp giderim bedeli ayıbın ortaya çıkmasından makul süre sonraki piyasa fiyatları ile de tespit edilmemiştir.<br>Bu durumda mahkemece yapılacak iş, iş sahibi tarafından alıann tespit dosyası gözetilerek  yüklenicinin edimin ayıplı ifa edilip edilmediği, ayıpların niteliği ve ne zaman ortaya çıktığı, iş sahibi tarafından dava dışı üçüncü kişilere yaptırılan eksik ve ayıplı işlerin sözleşme konusu işlere ilişkin olup olmadığı, iş sahibince üçüncü kişilere tamamlatılan eksik bırakılan işleri yapılmasına dair faturalarda belirtilen işleri yapıp yapmadığı, yapılmış ise faturalarla uyumlu olup olmadığı tespit edilmeli, giderim bedelinin, sözleşme konusu işlere yönelik ayıp ve eksikliklerin giderim bedelinin talep konusu her kalem için ayrı ayrı olmak üzere iş sahibinin yükleniciye ihtar çektiği ve tespit talebinde bulunduğu tarih olan Ekim 2021 tarihine makul süre eklenerek serbest piyasa rayiç fiyatlarına göre ayıbın giderilme bedeli serbest piyasa rayiç fiyatları ile tespit edilmesi hususlarda davaya konu işin yapıldığı yerde keşif de yapılmak suretiyle dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetinden veya yeni bir bilirkişi kurulundan belirtilen hususları kapsayan gerekçeli ve denetime elverişli rapor veya ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle bu aşamada diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br> HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2024 tarih, 2023/255 Esas - 2024/655 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için 6100 sayılı HMK.'nun 353-(1)-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendisine iadesine,<br>4-İstinaf talep eden tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a-6 maddesi gereğince 07/03/2025 tarihinde KESİN olarak oybirliği ile karar verildi<br><br>    \t\t                                                *\t                       <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"248ba0fd3bcd6d52","SID":"06d85e42596ca42b"}}