{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:....<br>TARİHİ\t\t: 17/12/2024<br>NUMARASI\t\t:<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/03/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yıllardan beri tekstil ve tekstil ürünleri boya sanayinde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari hayatın gerekliliği sebebiyle ticari ilişki mevcut olup davalı taraf müvekkili şirkete ....Noterliği'nin 12.12.2022 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile boyama kaynaklı olarak mallarında oluşan yırtıklar ve boya fiyat farklarını içeren faturaları fiyat farkı ve reklamasyon bedeli olarak müvekkili şirkete faturalandırdıklarını ancak müvekkili şirket tarafından bu faturalara ilişkin iade faturalar düzenlendiğini, bu iade faturaların içeriklerini kabul etmediklerini, aksine kendilerinin müvekkili şirket tarafından düzenlenen toplamda 377.985,40 TL. bedelli 9 adet iade faturayı iade ettiklerini, bu faturaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını ihtar ettiklerini, daha sonra müvekkili şirket tarafından .... Noterliği'nin 16.12.2022 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa cevap vermek ve itirazlarını sunmak suretiyle içeriği ....olan 07.10.2022 tarih ..... Fatura No’lu 6.672,35 TL. bedelli ve .... Fatura No’lu 24.452,16 TL. bedelli, 19.10.2022 tarih.... Fatura No’lu 20.427,24 TL bedelli, 15.11.2022 tarih ... Fatura No’lu 114.440,94 TL bedelli 15.11.2022 tarih ... Fatura No’lu 39.657,51 TL bedelli, 22.11.2022 tarih ... Fatura No’lu 2.374,38 TL. bedelli faturalar ile içeriği Fiyat Farkları %18 KDV’li olan 10.10.2022 tarih ... Fatura No’lu 110.056,56 TL. bedelli, 11.10.2022 tarih ... Fatura No’lu 13.270,87 TL. bedelli ve 15.11.2022 tarih ... Fatura No’lu 46.633,36 TL. bedelli faturalar düzenlendiği ancak müvekkili şirket tarafından belirtilen işbu faturaların kabulü mümkün olmaması sebebiyle  21.11.2022 tarihli içeriği ... İade olan ... Fatura No’lu 6.672,35 TL. bedelli, ... Fatura No’lu 24.452,16 TL. bedelli, ... Fatura No’lu 20.427,24 TL. bedelli, ... Fatura No’lu 114.440,94 TL. bedelli, ... Fatura No’lu 39.657,51 TL. bedelli ve 22.11.2022 tarihli ... Fatura No’lu 2.374,38 TL. bedelli faturalar ile içeriği Fiyat Farkı iadesi olan ... Fatura No’lu 110.056,56 TL. bedelli, ... Fatura No’lu 13.270,87 TL. bedelli ve ... Fatura No’lu 46.633,36 TL. bedelli iade faturaları düzenlendiğini, müvekkili şirketin tüm iyi niyetine rağmen bakiye borcunu ödememekte ısrarcı olan davalı tarafa müvekkili şirket tarafından ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,  davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek davalının ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini dava  ve talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... ile davalı ... arasında davaya konu olan sorunun; davalı .. davacı ... e aşağıda yaralan kesmiş olduğu faturalar olduğunu, bu faturalara Davacı ... Türk Ticaret Kanunun belirlemiş olduğu sürede itiraz ettiğini, davacı ... yukarıda yaralan faturaları ticari defterlerine işlemiş kabul etiğini, davalı müvekkili  ... Tekstil buna istinaden kendi defterlerinde işlediğini, davacı ... Tekstil'e davalı müvekkili ... Tekstil tarafından verilen işlerin özensiz yapılması, verilen ürünlerin bozulması neticesinde;  davalı müvekkili  ... Tekstilin,  davacı ... Tekstil ile çalışmayı bıraktığını, bunun neticesinde önceleri faturaları kabul eden davacı ... Tekstil  sonrasında 21.11.2023 tarihli faturalar keserek, davaya konu faturaları iade etmeye çalıştığını, davalı müvekkili ... Tekstil yetkililerinin davacı ... Tekstil yetkililerini arayarak 21.11.2023 tarihli faturaları kabul etmediklerini beyan ettiğini, davacı ... Tekstil şirket yetkilisi bizzat davalı müvekkili ... Tekstil'e gelerek faturaların yanlışlıkla kesildiğini, iptal edileceğini merak edilmemesi gerektiği yönünde telkin ve beyanları ile davalı müvekkili ... Tekstil yetkililerini süre yönünden oyaladığını, davacı ... Tekstil'in,  davalı müvekkili ... Tekstil'e kesmiş olduğu faturaların iade faturası olup, davacı tarafın iddia ettiği gibi temek fatura olmadığını, dava konusu İtirazın İptali olup, İtirazın İptali davalarında İcra Takibinin Dayanağı Olan Belgeler Dışında Başka Belgeler Dayanak Gösterilemeyeceğini, icra takibinde davacı taraf sadece cari ekstreye dayanmış olup, dava konusunda bahsettiği olaylara ve belgelere icra takibinde dayanmadığını, bu nedenle icra takibinde dayanılmayan iddia ve belgelere göre hüküm kurulamayacağını beyan ederek  davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafça kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığından yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, davalı müvekkil lehine uygun bir tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"İİK.'nun 67-(2) maddesi; \"bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir\" hükmünü içermektedir. YHGK.'nun 17.10.2012 tarih ve 9-838 E, 715 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit  bir alacaktan söz edilemez (YHGK.'nun 14.07.2010 gün ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı).  Dava faturadan kaynaklanan alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup; kabul edilen alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" Buna göre davacı tarafın başlattığı takibin reddedilen miktar yönünden haksız olduğu kanaatine varılmış ise de, kötüniyeti mahkememizce sabit görülmediğinden davacı aleyhine tazminata hükmedilmediğini ve davanın KISMEN KABULÜNE\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından aldırılan 23/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirket .... tarafından davalı ... . adına 21/11/2022 ve 22/11/2022 tarihlerinde toplam  377.985,37 TL tutarında 9 adet iade e-fatura düzenlendiğini, söz konusu faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı ... Şti.'nin ticari defterlerindeki muhasebe kayıtlarında; takip tarihi 17/08/2023  ve dava tarihi 28/11/2023 itibariyle cari hesap borç bakiye kalanının (davacı ... 'nin davalı ... 'den kalan alacak tutarı) 377.985,40 TL olarak yer aldığı hususları açıkça belirtildiğini, mallarda oluşan yırtıklardan ve fiyat farkından davacı şirketin kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, taraflarınca da bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından 1 Eylül 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere depoda işlem için bekleyen kumaşlarda dâhil olmak üzere boyama işlemlerinde 0.15 EURO/KG artışlı fiyat uygulanacağını ve gün içerisinde kumaşların boyanıp boyanmayacağı ile ilgili geri dönüş yapılmasını, geri dönülmeyen maillerin kabul edilmiş olarak görüleceğini, boyama işlemlerine devam edileceğini, anlaşmadan sonra güncel fiyat listelerin bildirileceği davalı tarafa 01/09/2022 tarihinde mail yoluyla bildirildiğini, davalı tarafça maile bir gün içerisinde dönüş yapılmaması sebebiyle davacı şirket tarafından anlaşma sağlanmış sayıldığını ve güncel boya liste fiyatları ayrı ayrı davalı tarafın mail adresine gönderildiğini, zira susma kural olarak irade beyanı olmamakla birlikte davacı şirket ve davalı taraf tacir sıfatını haiz olup kanunen bağlanmak istemedikleri sözleşmeleri açıkça reddetmek zorunda olduklarını beyan ederek  açıklanan nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, davacı  tarafından ...Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından  yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davadır.<br>Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi üzerine reddedilen kısım yönünden davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Dosyanın incelemesinde; icra takip dosyasına göre davacı tarafın davalı taraf aleyhine 14/04/2023 tarihli cari hesap ekstresine dayanarak 377.985,40 TL tutarında takip başlattığı, başlatılan takibe davalı tarafından  \"Alacaklı olarak gözüken tarafa,  müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmamaktadır.  Müvekkil şirket kendisine kesilen hiçbir hukuki ve maddi gerekçesi bulunmayan faturaları  .. Noterliğinin  ... yevmiye nolu 12.12.2022 tarihli ihtarı ile noter aracılıyla iade etmiştir.\" şeklinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. <br>Davacı cari hesap ekstresine dayanarak davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüş davalı cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın temelinin davalı tarafça kesilen 9 adet reklamasyon ve fiyat farkına ilişkin fatura olduğunu, bu faturalara davacı tarafın süresinde itiraz etmediğini, ancak davacı tarafından işlerin özensiz yapılması nedeniyle davalı tarafından davacı tarafla çalışmanın sonlandırıldığını, bunun üzerine davacı tarafın 21/11/2023 tarihli iade faturaları kestiğini , faturaların iade faturası olduğunu ayrıca takibin cari hesap alacağı nedeniyle başlatıldığını davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle dava konusu olay ve belgelere artık dayanamayacağını  beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. <br>Mahkemece davanın kısmen kabulü ile takibin 2.374,38 TL üzerinden devamına karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Dosyanın tetkikinde; mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 23/06/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre;davacı şirketin defterlerinin yasal süresinde onaylandığı,  davalı tarafından işlerin özensiz yapılması, işlem yapılmak üzere verilen ürünlerin bozulması, fiyat farkları olmak üzere toplam 9 adet e- fatura düzenlendiği, düzenlenen e faturaların davacı tarafından bu e faturaların itiraz edilmeden ticari defterlerine kaydedildiği, akabinde davacı tarafından iade e fatura düzenlendiği ve aynı miktar üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacının cari hesap borç bakiye kalanının 377.985,40 TL olduğu rapor edilmiştir.<br>28/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, icra takibine konu edilen tutarın davacı tarafından düzenlenen iade faturalırndan kaynaklandığı, her iki tarafın defterlerinde bu iade faturalarının kayıtlı olduğu, ancak  bu faturalardan 375.610,99 TL'lik kısmının yasal 8 günden sonra 2.374,38 TL'lik kısmının yasal süresi içinde davacı tarafından itiraz ve iade edildiği, bu nedenle sadece bu kısmı talep edebileceği rapor edilmiştir.<br>Mahkemece belirtilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine reddedilen kısım yönünden davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir.<br>Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; faturaların ilk olarak davalı tarafından davacı taraf adına kesildiği, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak 2.374,38 TL'lik kısmının 8 günlük süre içerisinde , 375.610,99 TL'lik kısmın 8 günlük yasal süreden sonra iade edildiği anlaşılmakla yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, mahkeme gerekçesinin  ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmasına,  kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine  karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin .. Esas, ... sayılı dosyasında verilen 17/12/2024 tarihli karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br> 5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.13/03/2025\t\t\t<br>...<br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4376af9cf1724f0","SID":"bbdb5a16007fd4cf"}}