{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1385 <br>KARAR NO:2025/229<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:03/02/2022<br>NUMARASI:2020/56 E. - 2022/42 K.<br>DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şti.'nin '... 'adlı dizinin işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma iletim gibi tüm yurtdışı haklarını süre, sayı, mecra ve muhteva itibariyle gayrimahdut olarak münhasıran hak sahiplerinden sözleşmelerle yazılı olarak devralan ve bu devirle birlikte sözü edilen mali haklara dair en geniş şekilde doğmuş, doğacak, muaccel, müeccel alacak haklarını ve ferileriyle birlikte tüm gelirlerini talep hakkını haiz şirket olduğunu,davalılardan ...'nin dizinin yapımcısından Türkiye yayın haklarının lisansını alarak “...' adlı diziyi 940 bölüm yayınlamış bulunan şirket olduğunu, davalılardan ...'ın ise “...'' adlı diziyi Türkiye dışında tespit edebildiği kadarıyla en az 40 ülkeye pazarlayan şirket olduğunu, hak sahibince söz konusu eserin mali haklarının yurtdışında kullanılmasına ilişkin davalılara verilmiş herhangi bir izin veya icazet bulunmadığını, buna rağmen izinsiz bir şekilde davalıların \"...'' adlı dizinin yurtdışı satış ve dağıtımını yaptıkları ve gelirlerini tahsil ettiklerinin tespit edildiğini, bunun üzerine dava konusu diziyi Türkiye'de yayıncısı olduğu ...logolu televizyon kanalında yayınlamaktan başka dizi üzerinde mali hiçbir hakkı bulunmayan ...'ye ve satış ve pazarlama şirketi olan ...a birlikte yapmış oldukları yurtdışı satış ve pazarlama faaliyetlerini derhal durdurmaları, diziyi yurtdışı satış kataloglarından çıkarmaları, dizinin yurtdışında hangi ticari şartlarla lisanslandığının yurtdışı lisanslarının hangi bölgeyi veya bölgeleri kapsadığını, lisanslanan tarafa alt lisanslama hakkı verilip verilmediğinin, lisansın hangi hakları içerdiğini, lisans bedelleri ve tahsilat tarihlerinin, lisanslı aracıların, şirketlerin ve yayıncıların iletişim bilgilerinin, teşvik eden belgelerle birlikte müvekkiline gönderilmesini, tahsil edilen tüm yurtdışı gelirlerinin müvekkiline ödenmesini ihtaren bildirilmesine rağmen ...'den herhangi bir cevap alınamadığını, diğer davalı pazarlama şirketi ...'ın ise ''...'' dizisi için yıllardır yaptığı pazarlama faaliyetlerini yokmuş gibi göstererek '...'' dizisinin distribütörü olmadığını, herhangi bir lisanslama yapmadığını, herhangi bir sözleşmeye taraf olmadığını, herhangi bir tasarrufu olmadığını,  müvekkilinin dava konusu “...'' adlı dizinin mali haklarını dava dışı yapımcı şirketlerden yurtdışında süre, sayı, mecra ve muhteva itibariyle gayrimahdut olarak münhasıran üçüncü kişilere devir yetkisini de kapsar şekilde ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan doğan ve yukarıda sözü edilen mali haklara dair her türlü alacak hakkını da, en geniş şekilde ve herhangi bir sınırlamaya   bağlı kalmadan devir ve temlikini almış olduğunu, eser üzerindeki mali haklara dair sözleşmelerin; yer, süre, içerik itibariyle sınırlı veya sınırsız olarak akdedilebildiğini, ya da hiçbir sınır koymaksızın muhatabın hak sahibi kılınabileceğini, fakat her hâlde, devredilen hakların kapsam itibariyle FSEK m. 52 hükmüne göre belirli ve açıkça yazılmasının şart olduğunu, yapımcılar ile ... arasındaki sözleşmede açıkça görüleceği gibi ...'ye ''...'' isimli dizi üzerindeki mali hakları yurt dışına da pazarlama hakkı tanınmadığını, tasarruf yetkisine sahip olmadıkları hâlde müvekkiline ait olan mali hakları kullanan davalıların, haksız kazanç elde ettiklerini, oysa müvekkili ile davalılar arasında mali hakları yurt dışına da pazarlama konusunda devir veya lisans anlaşması yapılmamış olduğunu, müvekkillerin eser sahibi olduğu ''...'' adlı dizinin davalı tarafından izinsiz kullanılması sebebiyle FSEK md. 68/1 uyarınca rayiç bedelin 3 katı tutarından, FSEK md. 70/3 uyarınca davalı tarafın temin ettiği kârdan hangi tutar daha yüksek ise bu tutar için şimdilik 100.000,00 TL'nin, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 06.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, mağduriyeti devam eden müvekkilinin mevcut zararının artmasını engellemek amacıyla HMK m. 389 vd. hükümleri ile FSEK m. 77 kapsamında, ''...'' isimli dizinin yurt dışına pazarlanmasının ve yurt dışı gösterimlerin, yayınlanmasının bütün mecralarda durdurulmasını temin amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin mağduriyeti açık olduğu için teminatsız olarak ihtiyati tedbire karar verilmesini, kesinleşmiş kararın FSEK 78 uyarınca ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Şirketi (...) vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketin, ... A.Ş. 18.07.2014 tarihinde yapmış olduğu sözleşme ile davaya konu dizi filmin tüm haklarını devraldığını, bu nedenle davacı tarafın iddia ettiği davaya konu dizinin yurtdışı haklarının kendisinde olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 4.2 maddesinde yapımcı firmanın tüm haklarını devrettiği ve bunlar dışında herhangi bir hak talebinde bulunmayacağı hususu çok açık ifadeler ile sözleşme metninde bulunmakta oduğunu, bunlara ilişkin olarak yeni bir hak talebinde bulunulmayacağı ise hiçbir ihtilafa mahal bırakmayacak şekilde yazılmış olduğunu, davacı şirket temsilcisi ...'in kötü niyetli olarak hareket etmekte olduğunu, 18.07.2014 tarihinde ... A.Ş. ile...A.Ş. arasında “...\" isimli günlük televizyon dizisi ile ilgili sözleşme imzalanmış olduğunu, ödemelerin bu firmaya yapılmış olduğunu, 22.08.2017 tarihinde ... A.Ş'nin talebiyle ödemelerin ... Şti. firmasına yapılmaya başlanmış olduğunu, birkaç hafta sonra ... A.Ş şirketini, ... Şti olarak değiştirdiklerini ve ödemeleri bu şirketin hesabına yapılmasını istemiş olduklarını, bu ödemelerin karşı tarafın talebiyle yapıldığı sırada ... Şti'nin 04.12.2019 tarihinde kendilerine “...” adlı dizinin yurtdışı haklarının kendilerinde olduğunu belirtir bir ihtarname çektiklerini, bu firmaların tümünde yetkili olarak ...'in yer aldığını, davacı şirket temsilcisi ...'in muvazaalı işlemler yaparak hileli bir şekilde tazminat talep etmekte olduğunu, bu konu ile ilgili dava haklarını saklı tuttuklarını, davacı şirket yetkilisi ...'in, müvekkili şirketin davaya konu dizi film ile ilgili tüm satışlarından haberdar olduğunu, ancak müvekkili şirketin bu satışlarından kar ettiğini görünce yapılmış olan sözleşme ile almış olduğu ücret dışında ücret alacağını hesap ederek muvazaatı işlemlerle müvekkil şirketi zor durumda bıraktığını, ancak sözleşme de açıkça tüm hakların müvekkiline devir edildiğini, dava dilekçesinin ekinde yer alan 25.09.2019 tarihinde imzalandığı belirtilen ve davaya dayanak olan sözleşmelerde ise ... Şirketi'nin ve ... Şirketinin ... Şirketine hakları devir ettiği sözleşmelerin sunulduğunu, bu şirketlerin tamamının yetkilisi ve sözleşmelerde imzası bulunan kişinin ise ... isimli şahıs olduğunu, sözleşmelere göre davacı şirketin bu sözleşmeleri tek bir kuruş dahi vermeden devir almış olduğunu, bunun dahi tek başına bu sözleşmelerin muvazaalı ve sadece kendilerine dava açmak için yapıldığını göstermekte olduğunu, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ... Şirketi'nin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin 20.07.2018 tarihinde kurulmuş olan bilgi, iletişim ve medya konularıyla iştigal eden bir anonim şirket olduğunu, Müvekkili Şirketin ''...'' dizisinin dağıtımını, satımını, pazarlamasını ve diğer iddia edilen faaliyetlerin hiçbirini yapmadığını, Müvekkili Şirketin ''...'' dizisi ile ilgili olarak hiçbir sözleşmeye taraf olmadığını ve ''...'' dizisi ile ilgili faaliyetterden hiçbir gelir elde etmediğini, dolayısıyla Müvekkili Şirket'in huzurdaki davada davalı sıfatının bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça belirttiği üzere ... isimli, müvekkili Şirket'ten başka bir tüzel kişiliğe haiz olan ... isimli şirketin web adresine erişildiğini, ''...'' isimli dizinin tanıtımına ilişkin bilgileri bulduğunu, müvekkili Şirketin ''...'' dizisi ile ilgili hiçbir tasarruf yetkisinin de huzurdaki davayı, davalı sıfatı olmayan ve farklı bir tüzel kişi bulunmaması ve iddia edilen mali hakları kullanan taraf olmaması sebebiyle, müvekkili şirket'in huzurdaki davada dava takip yetkisinin de bulunmadığını, müvekkili şirketin 2 yıldır faaliyet gösteren bir şirket iken “...\" Dizisinin 5 Yıldır Yayınlanmakta olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın iddialarının hukuka aykırı, temelsiz ve gerçek olmaktan uzak olduğunu, davacı tarafın işbu davayı iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde açtığının ortada olduğunu, müvekkil şirket'in dava dışı ... adına herhangi bir beyanda bulunulmamakta olduğunu, .... merkezi İsveç'te yer alan ve dizi film eserlerinin tüm dünyada dağıtımını ve pazarlamasını yapan, uluslararası tanınırlığa sahip bir şirket olduğunu, diğer davalı ... isimli TV kanalının sahibi ... A.Ş.'nin ''...'' isimli dizinin tüm haklarına sahip bir şirket olduğunu, ... A.Ş'nin ... isimli dizinin yapımcısı olduğunu, ...'in, ... A.Ş.'nin Yönetimi Kurulu Başkanı olarak görev yapmış olduğunu, şirketin 29.11.2019 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, davacı ... Şti.'nin, 24.09.2019 tarihinde diğer davalı ... A.Ş'nin 18.07.2014 tarihinde... A.Ş. ile Televizyon Dizisi Yapımı ve Mali Hakların Devri Sözleşmesi'nin imzalanmış olduğunu, sözleşmemin 4.4. maddesi uyarınca ... Yapımın, ''...'' dizisi ile ilgili olarak, sözleşme ile meydana getirilen esere bağlı tüm haklarını ve eseri meydana getiren sanatçıların haklarını diğer davalı ... A.Ş.'ye devretmiş olduğunu, ...'nin, ''...'' dizisinin yurtdışı dağıtım ve sair haklarını hukuka uygun bir şekilde devralmış olduğunu, ...'nin, 08.09.2014 tarihinde diğer davalı ... A.Ş. ile bir Dağıtım Sözleşmesi imzalamış olduğunu, Dağıtım Sözleşmesi uyarınca diğer davalı ... A.Ş.'nin ''...'' dizisi ile ilgili tüm haklara sahip olduğunu beyan ederek, dizinin dağıtımı, lisanslanması, pazarlaması dahil diziden yurtdışından yararlanma hakkını ...'ye devretmiş olduğunu, davacı şirketin tüm bu süreç boyunca haklarını ... ve diğer davalı ... A.Ş.'ye ait olduğunun bilincinde olup kötüniyetli olduğunu, davacı şirketin tek ortağı olan ...'in daha önce ... A.Ş.'nin de yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütmüş olduğunu, Yapımcı ... A.Ş. ve daha da önemlisi bu şirketin yönetim kurulu başkanı ...'in, ... tarafından gerçekleştirilen yurtdışı dağıtım faaliyetlerine destek olduğunu, bu faaliyetlerde aşağıda yer alan yazışmalardan görüleceği gibi bizzat çalışmış ve bu faaliyetten doğan gelirlerden pay almış olduğunu, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Dava dışı yapımcı \"...\" ile davalı \"... A.Ş.\" (\"...\")  arasında \"...\" adlı dizinin ilk 560 bölümünün .... televizyonunda yayınlanması amacıyla Televizyon Dizisi Yapımı ve Mali Hakların Devri Sözleşmesi  18.07.2014 tarihinde mali hak devri gerçekleştirildiğini ( 1 yıl süreli olmak üzere),  ... ile ... (Eski Ünvan: ...) arasında da dizinin yurt dışı dağıtımı için 8.09.2014 tarihli Dağıtım Sözleşmesi akdedildiğini,  ... arasında 01.07.2015 tarihli hizmet sözleşmesi imzalandığını, Davacı müvekkili şirketin ve dava dışı yapımcı şirketlerin sahibi ... ile davalı ... televizyonunun Yönetim Kurulu Başkanı ... arasında dizinin yurt dışı gelirlerine ilişkin konuşmalar yapıldığını ve ...'ın müvekkiline pay ödemeyi kabul ettiğini ancak ödeme yapılmadığını,  Davaya konu \"...\" adlı dizinin ...-... arası bölümleri dava dışı yapımcı \"... Şti.\" tarafından mali hak sahiplerinden (yurt dışı haklarıyla birlikte) devralınarak meydana getirildiğini,  Dizinin 561-940 arası bölümlere ilişkin mali hakları hiçbir koşulda davalılara devredilmediğini, \"... Şti.\" ile davalılar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını,  Dizinin 1-560 arası bölümlerinin yapımcısı olan ... ile 561-940 arası bölümlerinin yapımcısı olan ... Filmcilik'in sahip ve ortağı ... olduğunu, dizinin iki ayrı tüzel kişiliği olan yapımcısının olması sebebiyle bu şirketlere ödenecek tazminatın ayrıştırılmasının zorluğu nedeniyle; dizinin tüm haklarının 02.09.2019 tarihli sözleşme ile yine...'in sahibi ve ortağı olduğu müvekkil ... Şti. bünyesinde toplandığını, dolayısıyla söz konusu dizinin mali haklarının davacı müvekkilde olduğunu, Davacı müvekkili temsilen her iki davalı da muhatap gösterilmek suretiyle Kadıköy ... Noterliği'nin 04.12.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yurtdışı lisanslama işlemlerinin durdurulması, dizinin tanıtım kataloglarından çıkarılması ve tahsilatların taraflarına gönderilmesi talebini içerir ihtarname keşide edildiğini,  Davalı ... tarafından Kadıköy ... Noterliği'nin 10.12.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile \"...\" adlı diziye ilişkin herhangi bir tasarruflarının olmadığı belirtildiğini, diğer davalı .... ise kendisine 06.12.2019 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye cevap vermediğini,-... arası bölümlere ilişkin olarak;  sözleşmenin dizinin yalnızca ...'de yayımlanması amacıyla akdedildiğini, Sözleşmenin Konusu başlıklı 3. Maddesinde, -KANAL için hazırlanan dizinin; Hak ve Sorumluluklar başlıklı 4.maddesinin, 4.7. Bendinde YAPIMCI, sözleşme konusu filmin sözleşme ekindeki ŞİRKET yayın ilke ve anlayışlarının yer aldığı \"... kurumsal değerlerine\" uygun olmasına, ... özen gösterecektir. YAPIMCI, KANAL'ın belirtilen nitelikleri taşımayan filmi kabul etmeme veya filmin yeniden çekilmesini isteme hakkına sahip olduğunu beyan ve kabul ettiği, Ücret ve Ücret Artışı başlıklı 5.maddesinde, KANAL, yapımcıdan kabul ettiği her bir bölüm için yapım bedeli ....'dir. Her hafta gösterilen bölümlerin faturası bir sonraki haftanın ilk günü olan Pzt. düzenleneceği, ... ölçümlerine göre ... grubunda 6.50 izlenme payını geçerse ŞİRKET ücret artırımına gidebileceği, düzenlemelerinin bulunduğunu, yalnızca ... de yayımlanması amacıyla akdedildiğini, dizinin yurt dışı mali haklarının devralındığı şeklindeki değerlendirmenin mümkün olmadığını, ödemenin ... ölçümlerine bağlanması dahi bölümlerin yayım amacıyla düzenlenmesine ilişkin olduğunu,  FSEK m.52 ve 55. uyarınca belirtildiği üzere lisans sözleşmelerinde, lisans konularının ayrı ayrı gösterilmesi geçerlilik şartı olduğundan bu konuda genişletici yorumda bulunulamayacağını,  yurt dışı haklarının devredilmek istendiği durumlarda, sözleşmede mutlaka yurt dışı ibaresinin veya ibareye eş değer bir ibarenin yer alması gerektiğini, sözleşme sonrası davranışlar değerlendirilirken ... yetkilisi ...'ın yurtdışı satışlarından müvekkiline pay vereceğine dair ikrar niteliğindeki yazışmaların da gözardı edildiğini, ... ile yapımcı ve müvekkilinin yetkilisi ... arasında yapılan yazışmalarda, yapımcının, kanaldan, yurt dışı gelirlerinden pay istediği ve ...’ın da pay ödemeyi kabul ettiği görüldüğünü, ayrıca 1-560 arası bölümler için yapılan sözleşmenin 1 yıl süreli olduğunu, 25.08.2015 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonraki tüm kullanımların/yayımların (... kanalı dahil olmak üzere) hukuka aykırı olduğunu, davalı ... ile akdedilen sözleşme incelendiğinde;  ... televizyonuna, malî hakları bir başkasına devretme veya ruhsat verme hususunda yetki verilmediğini, devralan veya ruhsat alanın, bir başkasına hakları devretmek veya ruhsat vermek için FSEK 49 hükmüne göre yazılı muvafakat alması gerektiğini, sözleşmede ... televizyonuna, mali hakları başkalarına devretmesi veya ruhsat vermesi için yetki verilmemesi, Kanala yurt içinde ve bizzat kendi kullanımıyla sınırlı olarak mali hakları kullanma izni verildiğinin açık bir delili olduğunu, ... ile ... arasında yurt dışı mali hakların devrine ilişkin yapılan sözleşmenin de geçersiz olduğunu, -561-940 arası bölümlere ilişkin olarak;  herhangi bir sözleşme akdedilmemiş olduğunu, FSEK m. 52 uyarınca, “mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır”, bu madde uyarınca FSEK kapsamında yapılacak lisans sözleşmeleri için “yazılılık” bir geçerlilik şartı olduğunu, Yargıtay mali hakların devri bakımından zımni rızanın söz konusu olamayacağını açıkça kabul ettiğini, dizinin 561-940. Bölümleri bakımından ... televizyonu ile yazılı sözleşme yapılmadığı ve üçüncü kişilere hak devretme veya lisans verme yetkisi verilmediği göz önüne alındığında ... ile ... arasında yapılan  yurt dışı mali hakların devrine ilişkin yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, -Yerel Mahkeme ve Bilirkişilerin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirdiği hususun, müvekkilinin ... ile akdetmiş olduğu hizmet sözleşmesinden kaynaklandığını, bu sözleşmenin müvekkilinin yurtdışı gelirlerinin kendisine ödeneceği inancı içerisinde olduğundan akdedildiğini, Davalı ... tarafından yapılan ödemelerin yalnızca dizinin ...'de yayınlanmasına ilişkin olduğunu, dizinin yurtdışı gelirlerinin ...'ın payına düşen %25'lik kısmının 1.883.675,65 USD; ...'nin payına düşen %75'lik kısmının ise 5.651.026,95 USD olduğu göz önüne alındığında müvekkiline yapılan bölüm başı 75.000 TL ödemenin yurtdışı mali haklar devrine ilişkin telif ödemesini de içerdiği yorumunun oldukça gülünç olduğunu, müvekkiline yapılan telif ödemelerinin dizinin yalnızca ... de yayımlanması için ödendiğini,-... A.Ş. yönünden şirketin dava dışı ... şirketinden ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunun belirtildiğini ancak Davalı ...’ın 13.03.2020 tarihli Delil Listesi’nin 13. Maddesinde sunulan satışlara dair yazışmalarda ...adlı dizinin satışında ‘‘...’ın yazışmalarda aktif rol oynadığını, sözleşmeler bağıtladığı Davalı’nın kendi beyanı ile ortaya çıktığını, dizinin yurt dışına pazarlanmasında davalı ...’ın sözleşmeler akdettiğini, bizzat çalıştığı davalı tarafından ikrar edildiğini, Davalı’nın bahsettiği ... unvanlı İsveçli şirketin Türkiye’deki temsilcisi sıfatıyla hareket ettiğini, İsveçli şirket Türkiye’deki şirketin %100 hissedarı olduğunu, ...'ın ... Türkiye’nin başında olduğunu, acente olduğunu,  unvanları, markaları, çalışanları aynı olan, aynı iştigal konusuna haiz ve dava konusu dizi hakkında tüm belgeleri, sözleşmeleri, yazışmaları de elinde bulunduran Davalı Şirket ile bahsettiği ... unvanlı şirket arasında hukuki anlamda bir fark olmadığını, -Bilirkişi raporunda eksik inceleme yapılarak iki ayrı görüşe yer verildiğini, itiraz ve ek rapor taleplerine rağmen rapordaki çelişkili hususların giderilmediğini,raporda Davalı ... yetkilisinin (... Yönetim Kurulu Başkanı ...) müvekkili ile yazışmalarında yurtdışı gelirlerinden pay ödemeyi kabul ettiği hususunun gözardı edildiğini, taraflar arasında imzalanan 18/07/2014 tarihli sözleşmenin toplam 560 bölüm için olduğu, bundan sonraki bölümlere ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığı hususu gözardı edildiğini, raporda  \"davalı ... şirketinin davaya konu ... isimli dizinin yurt dışı mali haklarının sahibi olmadığı şeklinde bir değerlendirmede bulunulabileceği\" tespiti yapılmış olmasına rağmen  davalıların yurt dışı gelirleri hesaplanmadığını, Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere uzman mütaalası ile bilirkişi raporunun çelişkili olması halinde yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiğini, -dosya kapsamındaki tüm delillerin toplanmadığını ve  hesaplama yapılmadığından müvekkiline bedel artırım imkanı verilmediğini, müvekkilinin davalılara dizinin yurt dışı mali haklarını devretmediği/buna muvafakatinin olmadığını, davalı ... tarafından yapılan telif ödemelerinin yalnızca dizinin ... de yayımlanması için yapıldığını müvekkilinin muvafakati olmadan yapılan yurt dışı yayınları için telif ödemesi talep ettiği ve bu ödemelerin yapılacağı hususunda ... Yönetim Kurulu Başkanının söz verdiği kısaca dava konusu taleplerinin ispatı için dayandıkları \"tanık\" delilinin değer görmediğini,Mahkemenin tarafların sözleşme sonrası tutumlarına sözleşmenin yorumlanması noktasında bu derece değer atfediyor ise tanık delilini de dikkate alması gerektiğini, bu nedenlerle kararının kaldırılarak dosyanın tüm deliller toplanmak suretiyle hesap bilirkişisine gönderilmesi ve bedel artırım imkanı tanınması için yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...AŞ. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... (eski adıyla ...), merkezi İsveç’te yer alan ve dizi/film eserlerinin tüm dünyada dağıtımını ve pazarlamasını yapan, uluslararası tanınırlığa sahip bir şirket olduğunu, ... ile Diğer Davalı ile ... dizisinin yurt dışında dağıtımına ilişkin bir sözleşme imzalandığını, ek olarak, ... Filmcilik ile de dağıtım faaliyetleri ile ilgili olarak bir hizmet sözleşmesi imzalandığını,  ... Filmcilik'in daha sonra bu sözleşmeden doğan komisyon hakkını, Davacı’ya devrettiğini,  Diğer Davalı’nın ... dizisi ile ilgili tüm haklara sahip olduğunu ve ...’nin yurt dışı dağıtım için hukuka uygun bir şekilde yetkilendirildiğini, ... Filmcilik’in Yönetim Kurulu Başkanı olan ... 14.04.2014 – 29.11.2019 tarihleri arasında görev yaptığını ve ... Filmcilik, 29.11.2019 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, Davacı şirket ise 24.09.2019 tarihinde, yani Davacı’nın ...’e ilişkin hakları devraldığı iddiasına dayanak olarak dosyaya sunduğu sözleşmelerden (25.09.2019 tarihli) tam 1 gün önce kurulduğunu ve tek ortağı ... olduğunu, Müvekkili Şirketin, 20.07.2018 tarihinde kurulduğunu, bilgi, iletişim ve medya konularıyla iştigal eden bir şirket olduğunu,  Müvekkili Şirketin, olay özetinde yer verilen ve... dizisinin yurt dışı dağıtım faaliyetleri ile ilgilenen ...’den ayrı ve farklı tüzel kişiliğe sahip bir anonim şirket  olduğunu, ...’nin acentesi de olmadığını,  ... dizisinin dağıtımını, satımını, pazarlamasını veya iddia edilen faaliyetlerin hiçbirini yapmadığını, hiçbir sözleşmeye taraf olmadığını ve en önemlisi ...dizisi ile ilgili faaliyetlerden hiçbir gelir elde etmediğini, davaya konu edilen mali haklar üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisine de sahip olmadığını, Davacının iddialarını, husumeti yöneltebileceği tüzel kişiliği tespit etme imkanına sahip olmasına rağmen, yurtdışı tebligat süreci ile uğraşmamak ve buna ilişkin masrafları yapmamak adına ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde, davalı sıfatı bulunmayan Müvekkili Şirket’e yönelttiğini, ... Filmcilik ile ...arasında imzalanan ve esas olarak ... dizisinin yurt dışı dağıtımı ile ilgili olan hizmet sözleşmesinin tarihi 1 Temmuz 2015 olup, imza tarihinde ... Filmcilik’in yönetim kurulu başkanı olan ...’in söz konusu faaliyetten, yurt dışı dağıtımdan, hakların...ve Diğer Davalı’ya ait olduğundan dava açılmadan önce neredeyse 5 yıldır haberdar olduğunu gösterdiğini, ..., bu süreçte konu ile ilgili hiçbir itiraz sunmadığını, dava açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Davacı’nın iddiasının aksine, Diğer Davalı ve dava dışı ... Filmcilik arasında imzalanan 18.07.2014 tarihli sözleşme ile “dağıtım hakkı” dahil tüm mali haklar FSEK md. 52’ye uygun bir şekilde ayrı ayrı belirtilmek suretiyle ve ve FSEK’teki ilgili maddelere atıf yapılarak Diğer Davalı’ya devredildiğini, ilgili sözleşmede yurt dışı ibaresinin yer almaması ile ilgili olarak ise, bu ayrımın sözleşmede yapılmamış olmasının doğrudan yurt dışı dağıtım hakkının devredilmediğini gösterdiğini söylemek doğru olmayacağını, sözleşmenin taraflarının, yalnızca sözleşmede ayrım yapılmamasına dayanarak, hakların devrinin yurt içi ile sınırlı kalacağına dair varsayımlarını doğru olarak kabul edilemeyeceğini, dosyaya sunulan Prof. Dr. ...’nın uzman mütalaasında “…aksi belirtilmedikçe eser üzerindeki haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yer yönünden sadece yurt içi ile sınırlı olduğuna dair bir kuralın varlığından söz edilemez, dolayısıyla yurt dışı olarak ayrıca belirtilmesini zorunlu kılan yasal bir düzenleme mevcut değildir.”  görüşü bulunduğunu, bir an için iddiaya konu maddelerin hakların devrinin yurt içi ile sınırlı kalmasına ilişkin olduğu kabul edilse dahi, Davacı’nın dizinin yurt dışı dağıtımından %20’lik komisyon almayı kabul etmesi, dava tarihine kadar 5 yıllık bir süreçte bu konu hakkında sessiz kalması ve aradan belirli bir süre geçtikten sonra bu yönde bir hak iddiasında bulunması çelişkili olduğunu, ilgili sözleşmenin 4.10. maddesinde “ŞİRKET bu çerçevede sahip olduğu hakların kullanım hakkını bir başkasına verebileceği gibi, süreyle veya süresiz olarak da bir başkasına da devredebilir,” denilmek suretiyle Diğer Davalı’ya, sahip olduğu mali hakların devri noktasında açıkça yazılı muvafakat verildiğini, Diğer Davalı’nın yetkilisi ... ve ... Filmcilik yetkilisi ... arasında geçen yazışmalarda, ...’ın yurt dışı gelirlerinden pay ödenmesini kabul etmesinin Diğer Davalı’nın yurt dışı konusunda yetkisi olmadığının ikrarı niteliğinde olduğunun iddia edildiğini, yazışmalarda geçen “Sana yapacağımız ödeme konusunda hiçbir zorunluluk olmamasına rağmen senin iyiliğini düşünerek bir şeyler söylemiş olabilirim, merak etme sözümüzün arkasında duracağız” şeklindeki ifadelerden de anlaşılabileceği üzere, bahsi geçen ödeme ihtiyari bir ödeme olup ve yurt dışı haklarının yetkisi ile ilgili ikrar niteliğinde olmadığını,  bahsi geçen sözleşmenin 1 yıl süreli olduğu iddia edilmiş ise de,  sözleşme süresinin sonunda sözleşme konusu dizinin yayımı ve ödemeleri devam ettiğini, dizinin yayımından fayda elde edildikten sonra sözleşmenin süresinin bitiminden sonraki yayımların hukuka aykırı olduğunu iddia etmenin kötü niyetli olduğunu,  561-940 arası bölümlere ilişkin olarak, dava dışı ...’nin Diğer Davalı’nın hak sahipliğini kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığını, ... ile Diğer Davalı arasında akdedilen sözleşmede Diğer Davalı’nın “İşbu Sözleşmeyi yapabilmek ve tüm hakları Dağıtıcı’ya lisanslayabilmek için tüm hakka ve yetkiye sahiptir ve bu haklara zarar verecek herhangi bir eylemi yoktur ve olmayacaktır,” şeklinde taahhüdü bulunduğunu, yurt dışı dağıtımdan yüksek gelirler elde edildikten sonra yurt dışı mali hakların devrine ilişkin yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu iddiasının kötü niyetli olduğunu, Davacı’nın dava süresince ve istinaf dilekçesinde önce dizinin yurt dışı dağıtım hakkını devretme niyetinde bulunmadığını, yurt dışı dağıtımına ve mali haklarına ilişkin imzalanan sözleşmelerin geçersizliğini ileri sürdükten sonra yurt dışı gelirlerinin kendisine ödeneceği inancı içerisinde bulunduğunu ileri sürmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu,...'ın, Müvekkil Şirket’in yalnızca bir çalışanı olduğunu, şirkette imza yetkisi dahi bulunmadığını, acentesi olduğunu savunmanın asılsız olduğunu, raporun yeterli olduğunu, Bilirkişi Raporu’nda iki farklı yorum sonucunda çıkabilecek seçenekler belirtildiğini, hesaplama yapılmaması kararın kaldırılması sonucunu doğurmaması gerektiğini, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, \"...\" adlı televizyon dizisinin izinsiz olarak yurt dışında yayınlanarak davacının mali haklarının davalılar tarafından ihlali edilip edilmediği, FSEK m.68 ve m.70 uyarınca maddi tazminat ve FSEK m.78 uyarınca hükmün ilanı talepli olduğu anlaşılmıştır.Davacı şirket, davalı ... şirketi ile dava dışı ... Filmcilik ve ....AŞ arasındaki 18.07.2014 tarihli sözleşmenin davalı ...şirketine Yurt dışı haklarının devrini vermediğini, bu nedenle de davalı ... şirketi ile sözleşme imzalayan ....AŞ ile müvekkili şirket arasında 25.09.2019 tarihli sözleşme ile ... dizisinin 1-561 inci bölümlerinin yurtdışı mali haklarının, dava dışı ... Şti ile müvekkili arasında imzalanan aynı tarihli başka bir sözleşmeyle de...dizisinin 561-940 inci bölümlerinin yurtdışı mali haklarının devralındığını, davalıların davaya konu dizinin yurt dışı haklarını devralmamaları nedeniyle dizinin yurtdışı satış ve pazarlamaları nedeniyle FSEK 68 ve 70/3 kapsamında tazminat talep etmektedir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 21/05/2021 tarihli raporda özetle; FSEK'in 48. maddesi uyarınca, mali hakların devrine ilişkin anılan yasanın 52. maddesine göre düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin mevcut olmasa da aralarında sözlü sözleşme olduğu konusunda uyuşmazlığın olmadığını, dava konusu eserlerin davalı tarafca kullanılmasında davacının muvafakatinin olduğunu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından mali hakların devir kapsamını saptamanın mümkün olmayacağını, davacının mali haklarının davalı tarafça kullanılmasından dolayı oluşan zararın hesaplanma tarzınınanlaşılamadığını, davalı tarafın arada bir sözleşme varmış gibi yaptığı ödemelerin tazmini hesabında dikkate alınmadığını, tazminat davasının tümüne karar verilmesinin doğru görülmediğini, davalı ile dava dışı yapımcı arasında imzalanan sözleşmede, sözleşme ile esere bağlı tüm hakların eser hakkında ve üzerinde borçlandırıcı işlem yapmayı olanaklı kılan sair tüm hakların davalı ... Şirketi'ne devretmiş olduğunu, davalı ... Şirketi'nin davaya konu ''...'' dizisinin sadece yurt içi mali haklarını değil yurt dışı mali haklarını devraldığını bu sebeple de davalının davaya konu ''...'' isimli dizinin yurt dışı mali hak sahibi olması nedeniyle davacının iddia ettiği şekliyle dizinin yurt dışı mali haklarının sahibi olmadığı değerlendirmesinde bulunulabileceğini, daha önce imzalanan bir sözleşme ile tüm mali hakları devredilen bir eserin daha sonra imzalanan başka bir sözleşme ile başka bir şirkete devrinin sonuç doğurmayacağını, esere ilişkin mali hakların yapımcının malvarlığından çıkıp devralanın malvarlığına geçmiş olduğundan yapımcının sahibi olmadığı bir hakkı başka birisine tekrar devretmesinin hüküm doğurmayacağını, davalı ... Şirketi'nin dava dışı ... isimli şirketle sözleşmenin hükmü çerçevesinde dizinin yurt dışı satış ve pazarlamasına ilişkin sözleşme imzalamış olmasının sözleşmeye uygun olduğunu, davacı şirket ile dizinin yapımcısı olan dava dışı ...şirketi arasındaki bağlantı ile davacı şirketin 187.2014 tarihli sözleşmede davalıya yapılan mali hak devrinin yurt dışı mali hakları da kapsar şekilde olduğunu, ...'nin davalı ... A.Ş. ile Dağıtım Sözleşmesi yaparak ''...'' dizisinin yurtdışında dağıtımı, lisanslanması dahil esenden yurtdışında yararlanma konusundaki tüm hakları devraldığını, dizinin mali haklarını davalı ... Şirketi'ne devreden ...A.Ş’nin YK başkanı ... olup ...Filmcilik Şirketi'nin 29.11.2010 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, bu tarihten 1 gün önce ise davacı şirketin kurulmuş olup davacı şirketin tek ortağının da ... olduğunu, davalı ... tarafından ibraz edilen mail yazışmalarından da ...’in ... tarafından gerçekleştirilen yurt dışı dağıtım faaliyetlerine destek olduğu tespitlerinde bulunulmuş,  sonuç kısmında; ''Davalı ... şirketinin davaya konu ... dizinin sadece yurt içi mali haklarını değil yurt dışı mali haklarını devraldığı bu sebeple de davalının davaya konu ... isimli dizinin yurtdışı mali hak sahibi olması nedeniyle davacının iddia ettiği şekliyle dizinin yurt dışı mali haklarının sahibi olmadığı, şeklinde bir sonuca varılabileceği, davalı ... şirketi ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmede her ne kadar açıkça yurt dışı haklan kelimesi geçmiyor olsa da, ilmi ve kazai içtihatlarda kendine yer butun güven teorisi gerekse sözleşme hükümlerinin yorumlanmasında tarafların sözleşme sonrası davranışları gibi unsurların da: somut olaya eşlik eden olguların da dikkate alınması gerekliliği gibi hususlar dikkate alındığında, davalı ... şirketinin sozkonusu dizinin malî haklanın sadece yurt İçi değil de yurt dışı haklarını da devralmış olduğu şeklinde bir sonuca varılabileceği, Ne var ki meselenin nihai yorum ve takdirinin sayın Mahkemede olduğu, bu doğrultuda nihai takdiri sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte, yukarıda yer verilen yaklaşım kabul edilmeyip, mali hakların devrini konu olan bir sözleşmede, yurt dışı haklarının da devri isteniyorsa bu hususun mutlaka ve açıkça yurtdışı kelime veya bu anlama gelen bir eşdeğer bir ibare geçirilmek suretiyle düzenlenmesi gerektiği konusunda daraltıcı bir yorum benimsenecek olur ve diğer hususlar esas alınmayacak olursa, davalı ... şirketinin davaya konu ... isimli dizinin yurt dşı mali haklarının sahibi olmadığı şeklinde de bir değerlendirmede bulunulabileceği, dosyada mübrez sözleşmeler ile taraf beyanları dikkate alındığında davacı şirket ile dizinin yapımcısı olan dava dışı green yapım şirketi arasındaki bağlantı ile davacı şirketin 18.7.2014 tarihli sözleşmede davalıya yapılan mali hak devrinin yurt dışı mali hakları da kapsar şekilde olduğunu teyit eder şekilde hareket etmesi ve dosyada mübrez ticaret sicil kayıtlarına göre, Dizinin mali haklarını davalı ... şirketine devreden ... AŞ’nin YK başkam ... olup ... şirketi 29.11.2019 tarihinde tasfiye sürecine girmesi, Bu tarihten 1 gün önce ise davacı şirketin kurulmuş olup davacı şirketin tek ortağının da ... olması, dosyada mübrez davalı ... tarafından ibraz edilen mail yazışmalarından da ...’in ... tarafından gerçekleştirilen yurt dışı dağıtım faaliyetlerine destek olduğu dikkate alındığında davacı şirketin kötüniyetli olup olmadığının Takdiri sayın Mahkemeye ait olacağı...'' anlaşılmıştır.Davalı ... ile dizinin yapımcısı olan dava dışı ....AŞ arasında imzalanan 18.07.2014 tarihli sözleşmenin 4.4. üncü maddesi; \" ... (...) bu sözleşme ile vücuda getirilen esere bağlı tüm haklarım ve eseri meydana getiren sanatçıların haklarını yine bu Sözleşmenin tarafı olan ŞİRKET'e (... A.Ş.) devretmiştir Bu cümleden olarak; a)Emredicilik kriteri İzin verdiği ölçüde FSEK'in 14, 15, 16 ve 17. maddeleri uyarınca sahip olunan haklar ile,  b)FSEK'in 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 maddelerinde yazıtı mali hakların tümü ve ayrıca esere bağlı olarak eser hakkında ve üzerinde borçlandırıcı ve tasarruf işlem yapmayı olanaklı kılan sair tüm haklar, c)FSEK'in 80.maddesi gereğince ...'nın. diğer birlikte eser sahiplerinden ve/veya icracı sanatçıdan devraldığı mali haklan kullanma yetkisi, ... tarafından sözleşmede belirtilen ücret karşılığında ŞİRKETe bila kaydı şart, hukuki ve maddi yapılardan arındırılmış olarak devredilmiştir. İşbu sözleşme ile TV dizisinin kopya ve bölümlerinin tamamını veya bir kısmını ... kullanmayacağı gibi üçüncü kişilere de kullandırmayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder.  d)Bu devir ŞİRKET dışında ... ve FSEK madde uyarınca komşu hak sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin (oyuncu, dublaja, icracı, sunucu vb.) tüm haklarım da kapsar. ... ayrı bir sözleşme ile devir aldığı işbu sözleşme (komşu haklan Bağlantılı hakları) ŞİRKETe devir hükmünü tekeffül etmiş bulunmaktadır. Komşu hak sahiplerini ve/veya bağlantılı hak sahiplerinin bu sözleşmenin konusunu oluşturan TV dizisi ite ilgili olarak ŞlRKETe karşı bir talep veya davaları gündeme gelirse aleyhe hüküm tesis edilirse ... hükmün gereğini ilk talepte kayıtsız şartsız ilgili hak sahiplerine asıl ve ferileri ile birilikte ödemek durumundadır. ŞİRKET bundan mütevellit zararları talep hakkı ise mahfuzdur.\" hükümlerini içermektedir.Davalı ... şirketi ile dava dışı ...AŞ arasındaki 18.07.2014 tarihli sözleşme ile dava konusu diziye ilişkin mali hak devrinin yapıldığı, bu sözleşme sonrası dava dışı ...AŞ ile davacı arasında 1-561 bölümler için 25/09/2019 tarihli, yine 561-940 bölümler için  25/09/2019 tarihli sözleşmelerin imzalandığı bu sözleşmelerin 2 maddesinde dava konusu dizinin / eserin üzerindeki hakların YURT DIŞINDA süre sayı mecra ve muhteviyat itibariyle gayrımahdut olarak münhasıran 3. Kişilere devir yetkisini de kapsar şekilde devralana devir ve temlik edilmesi ile FSEKden doğan ve mali hakların her türlü doğmuş doğacak muaccel müeccel alacak hakkı da en geniş ve herhangi bir sınırlamaya bağlı kalmadan Yapımcı tarafından devralana TBK m 183 hükümleri kapsamında devredilmesi olarak belirlendiği, devredilen hakları devralanın takip tahsil uyuşmazlıkların çözümü hususunda yetkilendirildiği, bu konuda vekil değil hak sahibi kılındığı madde içeriğinden anlaşılmaktadır.Davalı ile dava dışı yapımcı arasında imzalanan 18.07.2014 tarihli Sözleşmenin 4.10. maddesine göre de; “Programın format, isim hakkı, telif ve diğer hakları, ŞlRKETe aittir. ŞİRKET, yasa gereği ve bu sözleşme kapsamında haklar üzerinde, bir şarta bağlı almaksızın tasarruf edebilecektir. ŞİRKET bu çerçevede sahip olduğu hakların kullanım hakkını bir başkasına verebileceği gibi, süreyle veya süresiz olarak da bir başkasına da devredebilir''. Hükmünü ihtiva ettiği anlaşılmıştır. Davacı .... Şti.'nin '... 'adlı dizinin işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma iletim gibi tüm yurtdışı haklarını süre, sayı, mecra ve muhteva itibariyle gayrimahdut olarak münhasıran hak sahiplerinden sözleşmelerle yazılı olarak devralan kişi olduğu, Dava dışı yapımcı \"...\" ile davalı \"... A.Ş.\" (\"...\")  arasında \"...\" adlı dizisinin ... televizyonunda yayınlanması amacıyla Televizyon Dizisi Yapımı ve Mali Hakların Devri Sözleşmesi  18.07.2014 tarihinde 1 yıl süreli mali hak devri gerçekleştirildiği ve sözleşmede kaç bölüm olduğuna yer verilmediği, ayrıca 1 yıl süreli yapılmakla birlikte fesh edilmez ise süresiz uzayacağının hüküm altına alındığı, ... ile ... arasında da dizinin yurt dışı dağıtımı için 08.09.2014 tarihli Dağıtım Sözleşmesi akdedildiği,... arasında ise  01.07.2015 tarihli hizmet sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmelerin \"...\" adlı dizisine ilişkin olup, bölüm sayısına yer verilmediği ve  ilgili sözleşmenin 4.10. maddesinde “ŞİRKET bu çerçevede sahip olduğu hakların kullanım hakkını bir başkasına verebileceği gibi, süreyle veya süresiz olarak da bir başkasına da devredebilir,” denildiği, Davalı ... Şirketi'nin dava dışı yapımcı şirket ile arasındaki 18.07.2014 tarihli sözleşmenin 4.10. maddesine uyarınca yurt dışı mali hak sahipliğine hak kazandığı; davalı ...Şirketi'nin sözleşmenin bu maddesi uyarınca dava dışı ... şirketine yurt dışı satış ve pazarlama yetkisi vermesinin bu sözleşmeye uygun olduğu, yapımcı ... A.Ş.'nin ... şirketi ile yaptığı sözleşme ile dağıtım faaliyetlerine destek sunduğu, davacı şirketin ... A.Ş.'nin bir nevi devamı niteliğinde olduğu, dizinin yurt dışı pazarlama süreçlerinden haberi olduğu, işbu dava ile ileri sürülen taleplerin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, sözleşme sonrasında davacının yurt dışı gelirlerini talep ettiği, yurt dışı gelirlerinin davalı ... Yönetim Kurulu Başkanı tarafından davacıya ödeneceğine dair mailleri dikkate alındığında, yurt dışı mali hakların devri hususunda rızanın da bulunduğu, ... arasında imzalanan 01.07.2015 tarihli hizmet sözleşmesine göre de dizinin bütün malî haklarının geçerli biçimde devraldığı, tarafların iradesinin yurt dışı haklarının devri olmadığı ileri sürülmüş ise de yurt dışı mali hakların sözleşmenin amacı ve konusu dışında kalmadığı, ... Televizyonu yetkilisi ...’ın, yurt dışı gelirlerinden pay vereceği hususunda yapımcı ...’e açıkça taahhütte bulunulduğu anlaşılmakla, davacının istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03/02/2022 tarih ve 2020/56 E., 2022/42 K.  sayılı kararına karşı davacının vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacının tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacının tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8bb9659a5efc583","SID":"b75987105fc36269"}}