{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/46 - 2025/191<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/46 <br>KARAR NO\t: 2025/191<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11.05.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/36 Esas 2022/370 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 20.02.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07.03.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.02.2020 tarihinde, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın, yaya konumundaki davacı ...’ya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, zararın karşılanması için davalıya başvurulduğunu, davalının davacıya yetersiz tazminat ödemesi yaptığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini, sürekli işgöremezlik tazminatı için 303.359,54 TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı tarafa dava öncesinde 11.12.2020 tarihinde 58.291,00 TL tazminat ödendiğini, sorumluluğunu yerine getirdiğini, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarının poliçe teminatı dışı olduğunu,  avans faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün %30, davacının %70 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %32, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun mütalaa edildiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek sürekli işgöremezlik zararından tenzil edildiği, davacının kamu görevlisi olması ve kaza sonrası maaşını almaya devam etmesi nedeniyle geçici işgöremezlik tazminatı talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 303.459,54 TL’nin (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), temerrüt tarihi olan 11.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama verilerinin hatalı olduğunu, zararın eksik hesaplandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğunu, kazanın davacının kaldırıma çıkacağı sırada meydana geldiğini,avans faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıya yapılan ödeme ile davalının sorumluluğunun kalmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadan davanın açıldığını, yapılan ödemenin asgari ücretteki artışlara güncellenmesi gerektiğini, davacının gelirinin asgari ücretin 2.35 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini,  temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan aracın, yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek daimi işgöremezlik tazminatı ve geçici işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.<br>\t1-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmış; raporda, dava konusu kazaya ilişkin Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/23 Esas sayılı dosyasının bir kısım evraklarının dosyada olduğu belirtildikten sonra, sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki otomobili ile gece aydınlatma mevcut meskun mahal içi 3 şeritli bölünmüş yolda seyri sırasında mahal şartlarını dikkate alarak seyrini kontrollü ve müteyakkız sürdürmesi gerekirken hareketlerini gördüğünü beyan ettiği yayaya karşı zamanında etkin fren tedbiri almadığı, karşıdan karşıya geçmek için kaplamada bulunan ve yolu bitirmek üzere olan yaya ...’ya aracının ön kısımlarıyla çarptığı kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri nedeniyle %30 oranında, davacı ...’nun, yol kaplamasına girerek karşıya geçişini yapmadan önce yol üzerinde bulunan araçları etkin biçimde kontrol etmesi ve sağından gelen araca karşı korunma tedbiri alması gerekirken aksine hareketle kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek biçimde kontrolsüzce geçiş yapmak istediği, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı davrandığı belirtilerek %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.  Davacı vekili, kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğunu, kurallara uygun bir şekilde karşıdan karşıya geçmek üzereyken tam kaldırıma çıktığı sırada aracın çarpmasına maruz kaldığını ileri sürmüştür. <br>\tBu durumda, davacı vekilinin kusur oranına yönelik itirazlarının değerlendirilmesi için  dava konusu kazaya ilişkin Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/23 Esas sayılı dosyası getirtilerek, olayın oluşuna ilişkin ceza mahkemesi kararı ile belirlenecek maddi vakıanın hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olduğu gözetilerek, kaza tespit tutanağı, krokisi, olay yeri, saati, aracın davacıya çarpma noktası, yayanın seyir yönü ve katettiği mesafe gibi hususlarda değerlendirilerek  İTÜ veya Karayoları Genel Müdürlüğünden emekli üç makine mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi kurulundan  rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı vekilinin itirazları değerlendirilmeden  yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>\t3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. <br>\tSomut olayda, davacının dava konusu kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranı yönünden hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 14.07.2021 tarihli raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre daimi maluliyet oranının belirlenmiş olup kaza tarihi olan 21.02.2020 tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi için ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken olay tarihinde  uygulanmayan yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilen rapor benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>\t3-Davacının, sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, davacının, ...’ta tekniksen olarak çalıştığı belirtilerek davacının kaza dönemi itibariyle 2020 Mart-Nisan aylarında ortalama net kazancının 5.726,94 TL olduğu, sözkonusu maaşın 2020 yılı itibariyle net asgari ücretin 2.35 katı olduğu belirtilerek  davacının sürekli işgöremezlik zararının buna göre hesaplandığı görülmüştür. Davacının, ... kurumunda teknisyen olarak çalıştığı ve belirli bir bir aylık gelirinin olduğu anlaşıldığına göre bilinen dönem için farazi hesap yapılamaz. Bu nedenle, davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan maaş bordrolarının çalıştığı işyerinden getirtilmesi ve kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesinden sonra davalı tarafından yapılan ödeme tarihi verilerine göre ödemenin davacının zararaını karşılayıp karşılamadığının denetlenmesi, zararın karşılanmadığının tespiti halinde rapor tarihi verilerine sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması için aktüerya bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacının kaza tarihindeki aylık gelirinin asgari ücrete göre oranlanması suretiyle sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDavanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-Kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,<br>\t4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>\t5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42b10244422d0984","SID":"7e86c980f51d868b"}}