{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1079 <br>KARAR NO\t\t: 2025/119<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/152 E. 2022/309 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 29.01.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29.01.2025<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.03.2022 tarih 2019/152 E. 2022/309 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş. vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davacının ... plakalı  otomobil niteliğindeki ticari amaçlı kullanılan  aracın maliki ve tacir olduğunu, aracı ticari işletmesinin faaliyetleri kapsamında kullandığını,  23/11/2016 tarihinde  otoyolda seyir halinde iken önünde giden plakası belli olmayan başka bir araçtan düşen cismin üzerinden geçmesi nedeniyle araçta hasar meydana geldiğini,  aracın  yetkili servis olan  ... otomotive çektirildiğini, aracın halen davalı ... A.Ş adresinde bulunduğunu, araçta meydana gelen yağ karteline ilişkin hasarın ... Sigorta A.Ş tarafından 10/02/2017 tarihinde üstlenildiğini,  diğer davalı ...'in kabul ettiği kısmın onarım bedelinin  sigortanın muafiyeti kapsamında ödediğini,  davacının taleplerine rağmen araç üzerinde  hiçbir onarım işlemi yapılmadığı gibi  aracın halen teslim edilmediğini, aracın yaklaşık 7 aydır serviste kalması nedeniyle ciddi gelir kaybı yaşandığını açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere aracın serviste kaldığı süre içerisinde kullanılamamasından kaynaklanan  5.000,00 TL gelir kaybı ile sürecin uzaması sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybından kaynaklanan 5.000,00 TL maddi tazminat ve aracın aylarca çalıştırılmaması nedeniyle doğması muhtemel zararların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan kusurları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı ... A. Ş vekili, davacıya aracının onarımı ile ilgili  her tür bilgi ve belgenin iletildiğini, iddia edilen zarardan davalı şirketin  hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını,  aracın 28/11/2016 tarihinde  motor alt bölümünde hasar bulunduğu şikayeti ile yetkili servise getirildiğini,  ... Sigorta A.Ş ye bağlı bilirkişi tarafından araçta inceleme yapıldığını, ekspertiz raporunda yağ kartelini koruyan muhafazanın değişimine onay verdiğini ancak yetkili servisin tespit edip değişimini ön görülen parçaların değişimine onay vermediğini, bu hususun davacıya bildirildiğini, davacı ile sigorta şirketinin anlaşmaya varmasının beklenildiğini, davacının bu süreçte hiçbir bildirimde bulunmadığını, davacının aracını davalıya ait otoparkta haksız biçimde bulunduruyor olması sebebiyle günlük 30,00 TL lik otopark ücretini ödememiş olduğundan davalı şirketi zarara uğrattığını, davacının haksız kazanç gayesi ile hareket ettiğini,   açıklanan nedenlerle haksız davanın reddi ile  28/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte günlük 30,00 TL nin  davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili, davacıya ait araç için davalı şirket  tarafından yapılan  kasko  sigorta poliçesi üzerinde  ... Bankası T.A.O Kemeraltı İzmir şubesi dain-i mürtehin sıfatıyla rehinli alacaklı olarak bulunduğunu, davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalı şirketin  kazadan dolayı  üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, hasara  ilişkin ödemeyi anlaşmalı servise yaptığını, hasarın teminat dışı kalan diğer kısmının sürücünün kendi kusuru sonucu nedeniyle meydana geldiğini, teminat kapsamında kalan hasar bedelinin ödendiğini, davalı şirketin  herhangi bir sorumluluğunun  bulunmadığını, değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerinin teminat şemsiyesi içerisinde yer almadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait aracın bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesinden sonra 26.11.2016 tarihinde onarım için davalı yetkili servise çekildiği, davalı sigorta şirketine yapılan hasar başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde sadece kartel değişimi için hasar tazminatının 3.558,92 TL olarak belirlendiği ve kasko poliçesindeki 3.172,90 TL'Lik muafiyet indirimden sonra diğer davalı yetkili servise 17.02.2017 tarihinde 386,02 TL'lik ödeme yapıldığı, ancak davalı yetkili servis tarafından sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında karşılanan  sadece kartel değişiminin uygun görülmediği, davalı sigorta şirketinin de komple motor değişimi için ödemeyi gerçekleştirmediği, bu nedenle davacıya ait aracın tamirinde sürecin uzadığı ve bu kapsamda davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 20.09.2017 tarihli dilekçe ekinde birer sureti dosyaya sunulan  ve davacı avukatı tarafından davalı yetkili servise gönderilen 10.03.2017 tarihli mail ile davacıya ait aracın tamirinin gerçekleştirilerek en kısa sürede  tesliminin talep edildiği, daha sonra yine davacı avukatı tarafından davalı yetkili servise gönderilen 21.03.2017 tarihli mail ile de kasko şirketi tarafından hasarla ilgili olarak ödemenin yapıldığının beyan edildiğini, aracın iş günü kaybından kaynaklı dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla sigortaca kabul edilen kısım yönünden aracın onarımının yapılarak teslim edilmesinin talep edildiği, bu maillere davalı yetkili servis tarafından herhangi bir cevap verilmediği, ardından dosya bir sureti bulunan ve davalı yetkili servis tarafından davacıya gönderilen 14.08.2017 tarihli mail ile yapılan görüşmeler neticesinde davacı aracının  işleminin yapılamayacağı,  ancak servis tarafından davacıya  bildirilen listedeki tüm parçalar değiştirilmek suretiyle işleminin yapılabileceği, ancak bu şekilde garanti verilebileceği, günlüğü 30,00 TL otopark ücreti ödenmek kaydıyla aracın otoparktan alınabileceğinin bildirildiği, bu kapsamda davacı tarafça davalı servisteki aracın sigorta şirketi tarafından tazmin edilen kısmı ile ilgili olarak tamirinin yapılarak teslim edilmesi yönünde 10.03.2017 ve 21.03.2017 tarihinde davalı servise gönderilen  maillere rağmen davalı servisin davacıya makul süre içerisinde cevap vermediği ve en son 14.08.2017 tarihli maile kadarda aracın sigorta şirketi tarafından tazmin edilen bölümü ile ilgili olarak tamiratının yapılarak teslim edilmediği ve bu şekilde 14.08.2017 tarihli maile kadar davacı aracının davacının istediği şekilde sadece sigorta tarafından karşılanan kısımla ilgili tamiratının yapılmasının mümkün olmadığı yönünde basiretli bir tacir gibi davranılarak makul bir süre içerisinde davacı tarafa gönderilen yazılı bir ihtarın dosya kapsamı belgeler arasında yer almadığı, bu nedenle bilirkişi  heyeti tarafından düzenlenen 2.ek raporda belirtildiği üzere davacı aracının tamiri için davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi olan 17.02.2017 tarihine aracın tamiri için bilirkişi tarafından belirlenen 5 günlük makul sürenin ilavesiyle 22.02.2017 tarihi ile davalı tarafça davacıya aracın alınması için gönderilen mail tarihi olan 14.08.2017 tarihi arasındaki 5 ay 23 günlük süre açısından davacının aracını kullanamaması nedeniyle ortalama aylık kira bedeli olan 4.500,00 TL üzerinden yapılan hesaplama neticesinde bulunan 25.950,00 TL 'lik ikame araç (kazanç kaybının) bedelinden ibaret tazminat tutarı yönündeki bilirkişi hesaplaması  mahkemece dosya kapsamına uygun bulunarak aynen benimsenmiş ve davalı .... A.Ş 'nin bu tutardan sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, davacının dava dilekçesindeki 5.000,00 TL'lik talebi ile bağlı kalınmak suretiyle  davalı ... A.Ş yönünden davanın kısmen kabulüyle; ikame araç bedelinden kaynaklı zarar nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği ayrıca davacı vekili tarafından her ne kadar dava konusu aracın tamir için serviste kaldığı süre ile ilgili olarak aracın değer kaybına uğradığı iddiasıyla değer kaybından dolayı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan kök ve ek raporların birlikte değerlendirilmesi neticesinde  benimsenen bilirkişi raporları gereğince davacıya ait araçta değer kaybına konu kaporta aksamlarında herhangi bir değişim ve onarım yapılmamış olduğu ve davacı aracının 14.08.2017 tarihinden sonraki dönemde kendi insiyatifiyle davalı yetkili servis otoparkında bırakıldığından bu yöndeki talebinin yerinde görülmediğinden reddine ve yine dava dilekçesinde davacı tarafça aracın ayrıca aylarca çalıştırılmamış olması nedeniyle doğması muhtemel zararların davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece yapılan yargılama sırasında davacıya bu yöndeki talebini somutlaştırması için süre verilmiş olmasına ve  harçlandırılmış bir talep bulunmaması nedeniyle davacı tarafın bu yöndeki talebinin yerinde görülmediği, yine davacı vekili dava dilekçesine konu tazminatlardan her ne kadar  davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğundan bahisle iş bu davada talep edilen tazminatların aynı zamanda müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketinden de tahsili amacıyla davalı sigorta şirketi aleyhine de dava açılmış ise de, davacıya ait araçta meydana gelen trafik kazası neticesinde sigorta şirketine yapılan hasar ihbarı neticesinde sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde sigorta tazminatının davalı sigorta şirketi tarafından diğer davalı servise ödendiği, iş bu davada davalı sigorta şirketinden bakiye hasar tazminatı talep edilmediği, davacı tarafça talep edilen tazminatların sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketinin talep edilen tazminatlardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalı ... A.Ş yönünden davanın kısmen kabulüyle; ikame araç bedelinden kaynaklı zarar nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... A.Ş. vekili, mahkemece değer kaybı ve otopark ücreti taleplerinin reddine dair verilen karar yerinde olmakla birlikte, verilen ikame araç (kazanç kaybı) bedelinden kaynaklı zarar talebinin kabulüne yönelik kısmı yönünden usul ve yasaya ve de maddi gerçeğe aykırı olup işbu kısmen kabul kararına karşı istinaf yoluna başvurduklarını, iddia edilen zararlardan davalı şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece ikame araç (kazanç kaybı) bedelinden kaynaklı zarar hesabında 24.06.2021 tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporu hükme esas alınmış olup anılan Raporda \"gerçek bekleme süresi\" Sigorta tarihine onay verilen 17.02.2017 tarihine takdiren \"5 günlük onarım süresinin\" eklenmesi ile 22.07.2022 tarihinden aracın teslim alınmasına ilişkin araç malikine mail gönderilen 14.08.2017 tarihine kadar geçen süre olarak hesaplandığını ve buna göre kazanç kaybı tespiti yapıldığını, bu tespit esas alınarak hüküm kurulmuş ise de davalı  şirketin kusurundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davalı  şirketin 14.08.2017 tarihine kadar aracın teslimine ve onarımına ilişkin birçok kez uyarıda bulunduğunu, davacı tarafça 28.11.2016 tarihinde  motorun alt bölümünde hasar bulunduğu şikayetiyle getirilen ... plakalı araca ilişkin davalı  şirketçe yapılan inceleme ve alınan ekspertiz raporu sonucunda belirli parçaların değişiminin gerektiğinin tespit edildiğini, akabinde diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından incelemeler yapıldığını ve inceleme sonunda yalnızca yağ kartelini koruyan muhafazanın değişimine onay verildiğini, yetkili servis konumunda olan davalı şirketçe yapılan değerlendirme sonucunda ise dava konusu araç motorunun tamamının değişimi yapılmadan sadece yağ kartelini koruyan muhafazanın değiştirilerek yapılacak onarımın, motor ve sürüş güvenliği açısından riskli olabileceği, bu nedenle onarımın aksiyon ve talimatına aykırı olduğunu belirtildiğini, bu hususun gerek davacıya gerekse diğer davalıya bildirilerek bu durumun müzakere edilmesinin ve anlaşmaya varılmasının beklenildiğini, sigorta şirketi tarafından dava konusu araca ilişkin  nihai tespit ve kararının ve onayın bildirilmesini bekleyen bu bildirimin ancak  17.02.2017 tarihinde yapıldığını, dolayısıyla, davalı şirketin 17.02.2017 tarihinden önceki döneme ilişkin herhangi bir sigorta ya da müşteri onayı olmaksızın herhangi bir işlem yapamadığını, daha sonraki süreçte davalı şirket tarafından yalnızca yağ kartelini koruyan muhafazanın değiştirilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiş ve aracın teslim alınması için davalı şirket tarafından süreç içerisinde araç sahibini gerek sözlü olarak gerekse mail ile bilgilendirdiğini, ancak, yerel mahkemece ikame araç (kazanç kaybı) hesabında 17.02.2017 tarihinden,  aracın teslim alınmasına ilişkin araç malikine mail gönderilen 14.08.2017 tarihine kadar geçen süre göz önüne alındığını, davalının  ikame araca ilişkin hiçbir sorumluluğu olmadığını, yapılan hesaplamalarda sözlü iletişimin ve davacının bizzat maillerinde yer alan bilgi sahibi olduğuna ilişkin kabulün dikkate alınmayarak 14.08.2017 tarihindeki mail tarihinin dikkate alınması ve öncesinde davalının bilgilendirme yapmadığı yönünde değerlendirme yapılmasının usul ve yasaya ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, onarımın makul sürede yapılamamasında da davalı şirket'in herhangi bir kusuru bulunmadığını, süreç içerisinde alınan her iki teknik raporda da araçta kartel delinmesinin yanında motor arızasının da olduğunun açıkça kabul edildiğinin tartışmasız olduğunu, bu tespitin davalı tarafından yapılan tespitle uyuştuğu, davalı şirket'in sadece kartel değişimini yapıp diğer motor arızasını yapmadan aracın teslim edilemeyeceği yönündeki görüş ve tespitinin de haklı olduğunu, hasarın büyümesinde sürücünün kusuru olduğu yönündeki tespitler karşısında yine davalının bir kusurundan da bahsedilemeyeceğini, süreci sürüncemede bırakan hususun araçta oluşan motor arızasının sigorta şirketince şüpheli ve sürücü kusurundan kaynaklandığı kanaatiyle kabul edilmemesi olduğunu, davalının kartel değişimi yerine motor değişimi yapılması yönündeki yaklaşımın yerinde olduğu dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, iddia edilen sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanç kaybına ilişkin yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, bilirkişilerce belirlenen makul onarım süresinin hatalı olduğunu, davacının zararını kabul anlamına gelmemekle birlikte somut durumda günlük kira bedeli üzerinden tespit yapılması ve \"hususi\" kullanımda olan dava konusu araç için kazanç kaybı hesaplanması haksız, dayanaksız ve fahiş olduğunu, aracın hususi amaçla kullanılmakta olup ticari amaçla kullanıldığına ilişkin davacı tarafça sunulan bir belge veya dayanak bulunmadığından somut durumda bir kazanç kaybından söz etmenin mümkün olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavacı vekili, davanın reddilen kısmı yönünden davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taleplerinin ikame araç bedelinden kaynaklı doğan maddi zarar hariç olmak üzere reddedildiğini, dosyaya sunulu bilirkişi heyet raporlarına itibar edilmeksizin, dosyada birden fazla mevcut olan bilirkişi heyet raporlarının aksine davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddedilmesinin işbu kararın gerekçelendirilmemesine ve hukuki bir delile dayandırılmamasına neden olduğundan davalı sigorta şirketi  yönünden verilen kararun hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulu tüm bilirkişi heyet raporlarında davacıya ait aracın serviste kaldığı süreler içerisinde davalı sigorta şirketi  TTK ve Kasko poliçe Genel Şartlarına göre 12/01/2017 tarihinde temerrüte düşmüş olmasına rağmen eksik de olsa ödeme yapacağı hususundaki nihai kararını 17/02/2017 de bildirdiğinden arada geçen davacının araçtan yoksun kaldığı 36 günden kaynaklı 5400 TL lik sorumluluğunun doğmuş olduğu sabitken, yerel mahkemenin bilirkişi heyet raporlarını hiçe sayarak hiçbir gerekçelendirme yapmadan, keyfi hüküm tesis ettiğini, davacının ... plakalı aracı kendi inisiyatifiyle teslim almadığı iddiasıyla 14/08/2017 tarihinden, aracın teslim edildiği ana kadar geçen (yaklaşık 2 yıllık) süredeki otopark ücretinin davacı üzerinde bırakılması; yani iadesinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulmamasının hukuka aykırı olduğunu, davacının aracını 26/11/2016 tarihinde teslim ettikten sonra davalı ...'e aracını teslim edilmesi için 10/03/2017 tarihinde, 21/03/2017 tarihinde mail atmışsa da davalı yanın maillerine dönüş dahi yapmadığını, mahkeme davalının 14/08/2017 tarihindeki mailinde geçen 'günlük 30 TL park ücreti ödemek kaydıyla aracı teslim alabilirsiniz.' cümlesine takılı kalarak davacının aracını kendi inisiyatifiyle teslim almadığı kanaatine varmışsa da, devam eden tarihlerde araç teslimini talep ettikleri halde davalı yanca teslim edilmediği kısmının dikkate almadığını, bir kimsenin ticari hayatında kullanmaya ihtiyaç duyduğu yeni model ... serisi aracını keyfi olarak yıllarca servis otoparkında bırakması ve bunun yerine araç ihtiyacını karşılamak maksadıyla yerine ... markalı başka bir araç satın almasının kabulünün hayatın olağan akışına tamamen aykırı oluğunu, davacının 14/08/2017 tarihinden önce defalarca ...i aradığını,  mail attığını ancak davalı ...'in bunlara dönüş yapmayarak aydınlatma ve bildirim yükümlülüğünü dahi yerine getirmediğini, aracın yağ karteli değişimin ücretini diğer davalı sigorta şirketinden tahsil etmesine rağmen kartel onarımını yapmadığı gibi haksız yere el koydukları aracın kendilerinde kalmasından kaynaklı haksız kazanç sağlama maksatlı otopark ücreti talep ettiklerini, davalı ...'in davacıya aracı teslim etmedikleri husunu 07/09/2017 tarihli cevap dilekçesinin 3. sayfa son paragrafı ve 4. sayfalarında ' davacı yağ karteli değişimine onay vermiş ancak yetkili servis ekspertiz raporunda tespit edilip değişimi öngörülen parçaların değişimine onay vermemiştir. Yetkili servis tarafından yapılan değerlendirme sonucunda araç motorunun tamamının değişimi yapılmadan  teslim edilemeyeceğine karar verilmiştir\" şeklinde beyan vererek aracı teslim etmediğini ikrar ettiğini, hal böyleyken yerel mahkemenin aracın teslim alınana kadar geçen sürede ...de kalmasının davacının insiyatifinde olduğu kanaatinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının yaklaşık 3 yıl aracından mahrum edildiğini, aracı teslim alabilmek için araya aracı tanıdık kişilerden destek aldığını, teslimden önce davacının aracının hangi yerdeki otoparkta tutulduğu bilgisini dahi öğrenemediğini, araç teslim evrakından da anlaşılacağı üzere aracın davacıya bile değil, ... isimli aracılık eden bir arkadaşına, davacıdan haksız alınan 10.000,00 TL otopark ücreti mukabilinde teslim edildiğini, aracının teslim edilmemesi baskısı ile ödenen otopark ücretinin davacıya iadesine karar verilmesi gerektiği halde, neredeyse davacının borçlu çıkaracakmışcasına düzenlenen hükmün kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep ettikleri davalıların haksız ve hukuka aykırı davranışlarından kaynaklanan davacının  aracında meydana gelen değer kaybı ve gelir kaybına ilişkin taleplerinin reddedilmesi hukuka aykırı olduğunu, araçta meydana gelen deformasyonlar sonucu davacının ödemiş olduğu 17.500 TL maddi zararın davacıya iadesine karar verilmemesinin hatalı olduğunu, davacı  lehine hesaplanan ve mahkemenin uygun bulduğu ikame araç bedeli hesaplamasının hatalı olduğundan hatalı hesaba göre verilen kararın kaldırılarak bu hususta yeniden hesaplama ve yargılama yapılması gerektiğini, davacının davalıların kusurlu davranışları neticesinde aracını kullanamasada 3 yıl boyunca aracın tahakkuk eden MTV ve trafik sigorta primi ödemelerini gerçekleştirdiğini, yerel mahkemenin bu konuya ilişkin hükümde yer vermemesinin hatalı olduğunu, davacının yaşanan kaza sonrası davalı sigorta şirketine ihbarda bulunduğunu,   sigorta şirketinin sigorta poliçesi gereği davacının uğramış olduğu gelir kaybı, değer kaybı vb. gibi maddi zararlardan sorumlu olmadığını öne sürse de TBK madde 49 gereği bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davalı sigorta şirketinin işbu davada davacı aleyhine doğmuş zararın tamamından sorumlu tutulmaması halinde dahi davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 12/01/2017 tarihi ile 17/02/2017 tarihi arasında geçen zaman diliminden sorumlu olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle sigortalı aracın tamiri için uzun süre serviste kalmasından kaynaklı araçta oluştuğu iddia edilen değer kaybı, gelir kaybı ve aracın çalıştırılmamasından muhtemel zararlara yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalı ... A.Ş yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, dava dilekçesinde harca esas değeri 10.000,00 TL göstererek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile aracın serviste kaldığı süre içinde kullanılamamasından kaynaklanan 5.000,00 TL gelir kaybı ile sürecin uzaması sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybından kaynaklanan 5.000,00 TL maddi tazminat ve aracın aylarca çalıştırılmaması nedeniyle doğması muhtemel zararların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan kusurları oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir. İDM'ce 19.09.2019 tarihli 1.celse 3. nolu ara kararında davacı vekiline,  dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında belirtilen \".... Aracın aylarca çalıştırılmaması nedeniyle doğması muhtemel zararların\" hangi zararlar olduğu açıklanarak eksik harç var ise buna ilişkin harcı tamamlamak üzere 2 haftalık süre verilmesine ilişkin verilen ara karara ilişkin ibraz ettikleri 03.10.2019 tarihli beyan dilekçesi ile, davacının  davalı ...'e 19/09/2019 tarihinde, otopark ve ekspertiz ücretine karşılık davacının tamamen haksız ve kötüniyetle talep ettiği ve  aracı teslim alabilmek için ödenmek zorunda kalınan 10.000,00 TL ödemeye ait fatura ve tahsilat makbuzunu dilekçeleri ekinde suret olarak sunmuşlar, 1.celse, 3 no.lu ara kararında aracın aylarca çalıştırılmaması nedeniyle doğması muhtemel zarara ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verilmişse de, aracın yıllardır davalı şirket nezdinde olduğundan ve aracı henüz teslim alamadıklarından bakım ve tamiratının sürmekte olması nedeniyle henüz net zararın tespit edilemediğini beyan etmişlerdir. \t<br>\t6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun  341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 1.500,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, anılan miktar aynı yasanın Ek. 1. maddesi uyarınca 01.01.2022 tarihi itibariyle 8.000,00 TL'dir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümünü geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.<br>\tSomut olayda davalı ... A.Ş. aleyhine 5.000,00TL maddi tazminata hükmedilmiş olup, karar tarihi itibariyle davalı ... A.Ş. aleyhine hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı ile davacının davalı ... A.Ş. yönünden reddedilen maddi tazminat talepleri de miktar yönünden yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından istinafı kabil olmayıp, davacının davalı ... A.Ş. yönünden reddedilen maddi tazminata ilişkin istinaf talebinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin  kabul edilen maddi tazminata ilişkin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tDavacı vekilinin davalı ...  Sigorta Şirketi yönünden istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesine konu tazminatlardan her ne kadar  davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğundan bahisle iş bu davada talep edilen tazminatların aynı zamanda müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketinden de tahsili amacıyla davalı sigorta şirketi aleyhine de dava açılmış ise de, davacıya ait araçta meydana gelen trafik kazası neticesinde sigorta şirketine yapılan hasar ihbarı neticesinde sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde sigorta tazminatının davalı sigorta şirketi tarafından diğer davalı servise ödendiği, iş bu davada davalı sigorta şirketinden bakiye hasar tazminatı talep edilmediği, davacı tarafça talep edilen tazminatların sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketinin talep edilen tazminatlardan sorumlu olmadığına yönelik davalı sigorta şirketi yönünden açılan davanın reddine dair verilen Yerel Mahkemenin kararında isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmekle davacı vekilinin davalı sigortaya yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.  <br>\tBu durumda, davacı vekilinin davalı sigorta şirketi yönünden dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin davalı sigorta yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin kabul edilen  maddi tazminat davasına yönelik istinaf dilekçesinin ve davacının davalı ... A.Ş. yönünden reddedilen maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin HMK'nın 352. maddesi uyarınca istinafı kabil olmadığından kesinlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;\t\t<br>\t1-Davalı  ... A.Ş. vekilinin   maddi tazminat yönelik istinaf başvurusunun ve davacı vekilinin davalı ... A.Ş. yönünden reddedilen maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin kararın istinafı kabil olmadığından kesinlik nedeniyle REDDİNE,\t<br>\t2-Davacı vekilinin davalı ... Sigorta Şirketi yönünden istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t3-Davacı  yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7ea0650927538c3","SID":"fe48535d2206fb81"}}