{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1603 <br>KARAR NO: 2025/337<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/05/2023<br>NUMARASI: 2021/289 E. - 2023/347 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ03/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava  dilekçesinde özetle; Davalı bankaNIN, müvekkilinin borçlu olmadığı ve üzerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığı 7.500,00 ve 7.000,00 TL miktarlı iki adet bono için Kars ... İcra Dairesinde ... Esas nolu dosya ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu ardından müvekkilinin tüm taşınmazlarına haciz, aracına ise yakalama şerhi ve haciz konulduğunu  müvekkilinin ... plakalı aracının tüm komşuların önünde haczedilerek trafikten men edilmiş ve yediemine teslim edilmiş olduğunu mobilya sektöründe ticaretle uğraşan ve kalp hastası olan müvekkilinin haksız haciz işlemi üzerine itibari zedelendiğini ve büyük üzüntü duyduğunu daha sonra müvekkili, 18/02/2019 tarihli dilekçesiyle haksız  icra takibinin sonlandırılması amacıyla icra dairesine başvurulduğunu bunun üzerine davalı banka, isim benzerliğinden kaynaklanan haksız ve hatalı bir şekilde icra takibi yaptığını anlamış ve 18/02/2019 tarihli dilekçesiyle icra dairesinden müvekkilinin malvarlığı üzerindeki hacizlerin ve yakalamaların kaldırılması için talepte bulunduğunu icra dairesi tarafından, müvekkilinin malvarlığı üzerindeki haciz ve yakalamaların kaldırıldığını davalı banka 09/10/2020 tarihinde yeniden haciz talebinde bulunmuş olduğunu ve bu talep üzerine müvekkilinin malvarlığına  yeniden haksız bir şekilde haciz ve yakalama şerhleri eklendiğini müvekkili tarafından icra dosyasında vekil sıfatıyla bulunan avukatın arandığını durum tekrar izah edilmiş ve  davalı banka vekili tarafından, 16/11/2020 tarihli dilekçeyle  müvekkili adına kayıtlı mallar üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılması talep edilmiş ve müvekkilin malvarlığı üzerinde bulunan hacizler kaldırıldığını ancak davalı bankanın hatalı icra takip işlemlerine devam ettiğini 05/03/2021 tarihli dilekçesiyle müvekkilinin malvarlığına yeniden haciz ve yakalama konulmasını talep ettiğini böylece müvekkilinin malvarlığına yeniden haciz konulduğunu  müvekkilinin  Kayseri de mobilya sektöründe ticaretle uğraşmakta olup, UYAP sisteminde müvekkilinin  aleyhine açılmış icra dosyasının bulunması, tacir olan müvekkilinin bankalarla çalışmasını olumsuz yönde etkilemekte olduğunu davalı bankanın, 3 yıldır müvekkilinin borçlu olmadığını bildiğini icra takip işlemlerini  ısrarlı bir şekilde sürdürmüş olduğunu müvekkilinin malvarlığına ara ara haciz şerhi koyulduğunu müvekkilinin malları üzerindeki tasarruf hakkını da kısıtlamakta olduğunu yukarıda açıklanan gerekçelerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalı bankaya borcunun olmadığının tespitini  takibin iptalini, kötü niyetli davalının takibe konu alacak miktarının %20'si oranında tazminata mahkum edilmesini, haksız icra takibi ve haciz işlemleri nedeniyle tacir olan müvekkili lehine 4.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu İcra Takibinin Kars ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılmış olduğunu yapılan tebliğe rağmen yetki itirazında bulunulmadığını  davacı tarafın yerleşim yerinin de Kayseri İli Kocasinan ilçesi olduğunu görülmekte olan davanın İstanbul ilinde açılmış olduğunu bu dava bakımından  Mahkemenin Yetkisine itiraz etmekte olduğunu davaya bakmakla yetkili Mahkeme Kars Mahkemeleri olduğunu öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Kars Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine gönderilmesini Müvekkili ... Bankası A.Ş. Kredi teminatında yer alan dava konusu kambiyo senetleri takip başlatılmak üzere taraflarına tevdi edildiğini ve Kars ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile bono borçlusu ... hakkında takip başlatılmış olduğunu davacı ...'un takibe konu bono borçlusu ile sadece isim benzerliği olduğu yönündeki 18/02/2019 havale tarihli  beyanın dosyaya sunulmasını akabinde varsa bir yanlışlığın düzeltilmesini, davacı tarafın mağduriyetinin önlenmesini Kars İcra Müdürlüğünden talep edilmiş olduğunu ve İcra Müdürlünce davacının haciz şerhleri kaldırılmış olduğunu yapılan tebliğe rağmen yasal süresinde usulüne uygun borca ve imzaya itiraz edilmediğini davacı tarafın, bonodaki borçlu ile aynı kişi olmadığını ve dosyadaki Uyap kaydının sonlandırılmasını İcra Müdürlüğünden talep edebilecek durumdayken bunu yapmadığını yetki itirazının kabulünü ile Mahkemenin bu dava bakımından yetkili olmadığına karar verilerek dosyanın yetkili Kars Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemelerine Gönderilmesini davanın esasına girilecek olması durumunda haksız ve dayanaktan yoksun  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  17/05/2023 tarihli 2021/289 Esas- 2023/347 Karar sayılı kararıyla; \"davalının takip başlatırken kötüniyetli olduğuna dair bir delil olmadığı, takibin isim benzerliğinden dolayı davacı hakkında başlatıldığı, ancak isim benzerliği nedeniyle olsa da davacının takip başlatırken ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, asıl borçlunun TC Kimlik numarasının eksik olması ancak davacı ...'la benzerlik içermemesi, adreslerin de farklı olmasına rağmen, ve bunun da davalı alacaklı vekilinin icra dairesine sunduğu 18/02/2019 ve 16/11/2020 tarihli dilekçelerde bilindiğinin görülmesine rağmen bu tarihten sonra 05/03/2021, 31/08/2021 tarihlerinde mahkeme davacısı müteveffa ...'un taşınmazlarına haciz talep etmesi dikkate alındığında artık davalının iyiniyetli olamayacağı, icra takibinin sehven yapılmış olmasına sığınılmasının mümkün olmadığı ve davalının açıkça kötüniyetli sayılması gerektiği, davacının taşınmazına haciz konulması ve bu süreç içerisinde devamlı haciz baskısı altında olması nedeniyle zararının oluştuğu, davacının manevi tazminat talep edebileceği \" gerekçesiyle; -Davacının menfi tespit davasının kabulü ile; ...'un Kars ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, Takibe konulan asıl alacağın %20'si oranında (2.900,00 TL) kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak ... mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, -Davacının manevi tazminat davasının kabulüne, 4.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile ... mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yetki itirazı değerlendirilmeden davanın esasına girilerek karar verildiğini, yetki itirazı konusunda olumlu olumsuz karar verilmediğini, davacı borçlunun süresinde takibe itiraz etmediğini, imza itirazında bulunmadığını, davada imza incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, bütün bu hususlara rağmen varsa bir mağduriyetin giderilmesi adına borçlu hakkındaki haczin müvekkilinin talebi üzerine kaldırıldığını, borçlunun haklı olması ihtimaline binaen hareket edilerek olası mağduriyetin önüne geçildiğini, davacının dosyada borçlu olmadığına ilişkin soyut iddiası dışında delil sunulmadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılarak yetki itirazı hakkında karar verilmesi, işin esasına girilmesi halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesine cevabında, müvekkilinin malvarlığına üç kez haksız  haciz konulduğunu, banka avukatına takipten vazgeçmesi söylenmesine rağmen dosyanın kapatılmadığını, dava açmak zorunda kaldıklarını, bu davanın her zaman açılabileceğini beyanla istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE; İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin iki adet bonoya dayalı olduğu, davacıların müvekkillerinin murisi aleyhine isim benzerliği nedeniyle takip başlatıldığını, borcunun bulunmadığını, bunun davalı tarafça da bilinmesine rağmen üç kez müvekkilinin mal varlığına haciz konulduğunu ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davanın menfi tespit davası olduğu, manevi tazminat isteminin menfi tespit talebine bağlı olarak istenildiği anlaşılmakla, İİK 72/8 maddesinde; \"Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir....\" hükmü düzenlendiğinden, davanın davalı alacaklı bankanın Yerleşim yerinin, yargı bölgesi olarak bağlı bulunduğu  İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, kaldı ki mahkemece yetki itirazının 28/05/2021 tarihli ara karar ile değerlendirilerek reddine karar verildiği, davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Kars ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibinde, alacaklı ... A.Ş. Tarafından borçlu ... aleyhine, TC numarası yazılmaksızın kambiyo senetlerine müstenit icra takibi başlatıldığı, borçlunun adresinin ... Cad.No:... Ağrı Merkez/Ağrı olarak gösterildiği, borcun dayanağı olarak 7.500,00 TL miktarlı 10/10/2016 tanzim tarihli, 30/04/2017 vade tarihli bononun gösterildiği, takip dayanağı bonoların incelenmesinde 7.500,00 TL miktarlı 10/10/2016 tanzim tarihli, 30/04/2017 vade tarihli, keşidecisinin ..., adresinin ... Cad. No:.. Doğubeyazıt/Ağrı VKN/TCN: ... olduğu, bono lehtarının ... olduğu, lehtar tarafından davalı alacaklı bankaya cirolandığı, davacıların murisi ...'un ise ... TC kimlik nolu olduğu görülmüştür.  İcra dosyasının incelenmesinde; Alacaklı, davalı banka tarafından icra takibinde 12/10/2020, 05/03/2021, 31/08/2021 tarihlerinde, davacıların murisi müteveffa ...'un taşınmazlarına, 09/10/2020 tarihinde  ...'un aracına haciz konulmasının talep edildiği görülmüştür. Alacaklı banka tarafından icra takibinde 18/02/2019 tarihinde sunulan dilekçe ile \"Numarası yazılı dosya borçlusu ... ile isim benzerliği olan ... T.C. Kimlik numaralı ...'un menkul ve gayrimenkulleri üzerine dosyamızdan haciz ve yakalama şerhi konulmuştur. Takibe konu senet borçlusunun ... kimlik numaralı şahıs olmadığı anlaşılmış olmakla bu şahsın malvarlığı üzerindeki hacizlerin kaldırılması ile Uyap kaydının sonlandırılmasına karar verilmesini talep ederim\" şeklinde talepte bulunulduğu, yine 16/11/2020 tarihli dilekçe ile \"Yukarıda esas numarası yazılı bulunan dosya borçlusu ... ile isim benzerliği olan ... T.C Kimlik numaralı ...'un adına kayıtlı hacizlerin dosyamıza şamil olmak üzere kaldırılmasını, yukarıda belirtmiş olduğum T.C Kimlik numaralı ...'un uyap sisteminde pasif olarak kaydedilmesini talep ederim.\" şeklinde talepte bulunulduğu görülmüştür. Takibe dayanak yapılan bonoda borçlu keşideci olarak gözüken ...'un TC kimlik numarasının bir rakamı eksik şekilde ... şeklinde yazıldığı anlaşılmıştır. Davalı alacaklı vekilinin icra dosyasına ibraz ettiği 16/11/2020 tarihli dilekçe ile, dosya borçlusu  ... TC numaralı ...'un adına kayıtlı hacizlerin kaldırılmasını, ...'un UYAP sistemine pasif olarak kaydedilmesini talep ettiği, davanın 16/04/2021 tarihinde açıldığı, davadan önce 05/03/2021 tarihli ve davadan sonra 27/08/2021 tarihli dilekçeleri ile, muris ...'un aracına ve taşınmazlarına haciz konulmasını talep ettiği, davacının davada hukuki yararının bulunduğu, davalı alacaklının davacıların murisi yönünden takipten vazgeçmediği, kaydının pasife alınmasını talep ettikten sonra da icra işlemlerine devam ettiğinin  anlaşıldığı, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde imza incelemesi yapılmamasını istinaf sebebi olarak ileri sürmüşse de, gerek dilekçesindeki önceki beyanları, gerekse davacıların murisi hakkındaki  isim benzerliği nedeniyle  ... TC numaralı ...'un aleyhine takip başlatıldığına dair icra müdürlüğüne beyanı dikkate alındığında, davacıların murisi adına takip başlatılmasının hataya dayalı olduğu, borçlu bulunmadığının ispatlanamadığına yönelik beyanların çelişkili davranış yasağı kapsamında kaldığı, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatiyle davalı vekilinin istinaf 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 tarih ve 2021/289 E., 2023/347 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.519,92 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 379,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 379,98 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da374fd64dcfc638","SID":"998e3672c62d44fa"}}