{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/576 - 2025/490<br>           <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/576 <br>KARAR NO\t: 2025/490<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/788 E.  -  2024/19 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Unvanın ve Markanın Korunması<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/01/2024 tarih ve 2023/788 E. - 2024/19 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirketin 03.09.1997 tarihinde kurulduğunu, kurulduğu günden bu yana inşaat ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin ayrıca “...” ibareli tescilli ve tanınmış markaların da tek sahibi olduğunu, davalı şirketin ise 13.05.2013 tarihinde kurulduğunu ve inşaat, gayrimenkul ve restorasyon sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkili şirketin ticaret unvanının hemen hemen aynısıyla tescil edilmiş olup, müvekkili şirket unvanına ve marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davalı şirketin müvekkili şirketin ticaret unvanına haksız tecavüzünün TTK’nın 52. maddesi uyarınca tespitine, durdurulmasına ve davalı şirketin ticaret unvanının sicilden terkinine, uğranılan zararların tazmini için 50.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Davalı vekili, davanın kötü niyetli olup iltibas iddiasının gerçek dışı bulunduğunu, müvekkili şirketin sicile tescil edilmesinden itibaren 10 yıl geçtiğini, davacı şirket tarafından bu süre zarfında sessiz kalındığından hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle uyuşmazlıkta tescilli ticaret unvanına dayanılması nedeniyle TTK hükümlerinin, tescilli markaya dayanılması nedeniyle de 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, marka hakkına dayalı davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin bulunduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmasının gerektiği, ihtisas mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu, somut olayda da davacı adına tescilli markalardan kaynaklı haklara da dayanıldığından, uyuşmazlığın çözümünde FSHHM'nin görevli bulunduğu gerekçesiyle HMK 114, 115 maddeleri uyarınca dava şartı (görev) yokluğundan davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Ankara Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirketin açıkça müvekkili şirketin ticaret unvanının hemen hemen aynısıyla tescil edilmiş olup, müvekkili şirketin unvanına tecavüz ettiğinden ve marka hakkına zeval verdiğinden, derhal sicilden terkinine karar verilmesinin gerektiğini, somut olayda taleplerinin ticari sicilden terkin olduğu için görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, ticari unvana ve markaya dayalı ticaret unvanına vaki tecavüzün tespiti, önlenmesi, ticaret unvanının terkini ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili adına tescilli markalarına da dayandığı, her ne kadar ticaret unvanına tecavüz ile ilgili taleplerin TTK'nın 52 vd. madddelerine dayansa da ticaret unvanının terkini talebinin, marka hakkına dayalı olarak da istenebileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/03/2025 tarihinde HMK 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed155258703a7929","SID":"c85ec2ee8836a36d"}}