{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1640 Esas<br>KARAR NO: 2025/328 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2020/449 Esas -2022/275 Karar<br>TARİHİ: 31/03/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından toplam 947,00-EURO (8.104,52-TL Faiz masraf hariç) üzerinden faturaya dayalı alacağından dolayı ilamsız icra takibi  başlatıldığını, davalı borçlu tarafından açılan icra takibine karşı itiraz dilekçesi ile takip konusu borca, faize, ferilerine vekalet ücretine herhangi bir borcun olmadığı ileri sürülerek tamamen takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkili şirketin alacağını almasına engel olmak amacıyla kötüniyetli bir şekilde sadece borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, icra takibinin konusu ve dayanağının müvekkili şirket tarafından davalı/borçluya Yurtdışı Gümrük T1 Cezası iade bedeline ilişkin olarak düzenlenen vadesi geçen 947,00-EURO tutarındaki fatura borcu olduğunu beyanla itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava dilekçesinin açıkça HMK'nun 119. ve  121. maddelerine aykırı olduğunu taraflarına davaya dayanak hiçbir belgenin tebliğ edilmediğini, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa hiçbir surette borcu bulunmadığını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte dayanak yapılan 947,00 EUR tutarında  \"yurt dışı gümrük t1 cezası iade bedeli\" konulu faturanın neden kesildiği, ne suretle davacının müvekkilinden alacaklı olduğunun taraflarınca anlaşılamadığını, dava dilekçesinde de faturanın konusu ile ilgili açıklama yapılmadığını, şayet davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı bir ceza var ise bu cezanın uzaktan yakından müvekkil şirket ile hiçbir ilgi ve alakası bulunmadığından  faturayı kesinlikle kabul etmediklerini, iddianın genişletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine  karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  31/03/2022 Tarih ve 2020/449 Esas -2022/275 Karar sayılı  kararında; \"...Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, uyuşmazlık davacının ödediğini iddia ettiği 947,88 -Euro bedelli yurt dışı gümrük cezasının davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususundadır. Davacı taraf davaya konu faturanın gümrükleme işleminin yapılmaması sebebiyle kesilmiş yurt  dışı gümrük cezası bedeli olduğunu, ödediği bu bedelden davalının sorumluluğunun bulunduğunu iddia etmekte ise de talep ettiği bu bedelin dayanağı olan işlemi, davalı ile  hangi ülkeye ve kime mal teslimi hususunda anlaşıldığını, hangi gümrükleme işleminin kim tarafından ihmali sonucu bu cezanın ödendiğini ispat edememiş olup, dosyaya 947,88-Euro yurtdışı gümrük cezası ödediğine ilişkin ödeme belgesi ya da dekontta ibraz etmemiştir. İcra takibine konu gümrük cezasının kim tarafından hangi  işlem için  kesildiği, ceza bedelinin davacı yanca ödenip ödenmediği, ödemenin nereye yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Davalının da kabulünde olmayan, defter ve kayıtlarına işlemediği faturaya konu cezadan dolayı davalının sorumluluğunun bulunduğu ispat edilemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, ''Davanın REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, davaya konu uyuşmazlıktan kaynaklı müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin müşterisi veya davalı tarafından ödenmesi gereken verginin ödenmemesi sebebiyle müvekkilinin ceza ödemek zorunda kaldığını,Davalı şirketin söz konusu faturayı kötü niyetle iade ettiğinden dolayı ticari defterlerinde davaya konu borç kalemi görünmediğini, dosyaya mali müşavir bilirkişi atanması gerektiğine ilişkin beyanlarının dikkate alınmayarak vergi bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, söz konusu bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Müvekkili şirketin alacağının hesaplanması aşamasında hem TL hem de Euro olarak hesaplama yapılması gerektiğini,İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalı/borçlunun itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf yargılama aşamasında verdiği beyan dilekçelerinde;  Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında, davalının malzemelerinin yurtdışına taşınması ve yurtdışında da alıcı tarafından tüm gümrükleme işlemlerinin yapılmasının ardından, malzemelerin teslimi konusunda anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından, davalı şirket ile yapılan telefon görüşmelerinde malzemelerin teslimi ile alakalı termin sıkıntısı olduğu, malzemeler teslim edilmezse cezaya düşüleceği ve alıcıya gümrükleme işlemlerinin yaptırılması gerektiği defalarca bildirildiğini, davalı şirket ise; müvekkili şirkete defalarca durumu halledeceğini, eşyanın tesliminin yapılması gerektiği bildirilmesine rağmen, davalı şirketin müşterisi (alıcı) tarafından gümrükleme işlemleri yapılmamış ve bu sebeple, davalı şirketin müşterisinin ödemesi gereken vergiden dolayı müvekkili şirkete iş bu dava konusu Yurtdışı Gümrük Cezası kesildiğini, iş bu durumdan kaynaklı müvekkilinin hiçbir sorumluluğu bulunmamakta olup, tamamen davalı şirketin müşterisi veya davalı tarafından ödenmesi gereken verginin ödenmemesi sebebiyle müvekkilinin ceza ödemek zorunda kaldığını, bu sebeple, müvekkilinin davalı şirketin haksız davranışı sebebiyle ödemek zorunda kalmış olduğu cezanın davalı şirkete fatura edildiğini beyan etmiştir. Somut olayda, davacı ... Lojistik ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davalı adına 29.05.2020 tarih ve ... nolu 1.843,63 EURO bedelli (13.803,63.-TL) \"Yurtdışı Gümrük TL. Cezası\" açıklamalı e arşiv faturası düzenlemiş olup davalı tarafın davacının düzenlediği bu faturayı ticari defterlerine kayıt ettikten sonra davalı tarafından davacı adına 03.06.2020 tarih ve ... numaralı 947,88 EUR bedelli  \"Yurtdışı Gümrük TL Cezası iade bedeli\" açıklamalı ve iadeye konu faturalar bölümünde ise   29.05.2020 tarih ve  ... no.lu faturaya istinaden düzenlendiğinin belirtilerek e arşiv iade faturası düzenlenerek davacı tarafa gönderildiği, davacı tarafın ise davalının düzenlediği bu iade faturasına karşı   davalı adına 06.08.2020 tarih ve ... no.lu 947,88 EURO bedelli (7.854,80.-TL)  \"Yurtdışı Gümrük TL. Cezası\" açıklamalı e arşiv iade faturası düzenlediği ve söz konusu faturanın Not kısmında \"03/06/2020 Tarihli ve ... Numaralı fatura iadesi\" ibaresinin yer aldığı görülmüştür. HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Bu durumda ispat yükü davacı tarafta olup davacının ilk olarak davalı adına düzenlediği ve davalının kısmen iade ettiği 29.05.2020 tarih ve  ... no.lu 1.843,63 EURO bedelli (13.803,63.-TL) \"Yurtdışı Gümrük TL. Cezası\" açıklamalı e arşiv faturasına konu cezayı ödediğini ve bu ceza bedelinden davalının sorumlu olduğunu ispat yükü altında olduğu, davacı tarafın bu yönde delil ibraz etmediği gibi davalı tarafın düzenlediği iade faturasına da süresi içerisinde itiraz edip iade etmediği anlaşılmıştır. HMK'nın 146. maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte yukarıdaki tesbitler ve ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; İlk derece mahkemesine sunulan deliller ışığında, mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre  davacı vekilinin eksik inceleme ile  karar verildiğine ve mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,  7-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e17e7ee554b4fd0","SID":"1532ed0e204e28df"}}