{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1398 <br>KARAR NO: 2025/266<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/03/2021<br>NUMARASI: 2018/718 Esas - 2021/206 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı ... tarafından yapımcılığı üstlenilen \" ... \" isimli dizinin ışık malzeme ve ekip hizmetlerini sağladığını, karşılığında 20/03/2018 tarihli 29.500,00 TL bedelli ve 24/04/2018 tarihli 41.300,00 TL bedelli iki fatura düzenlendiğini, dizi çekimi sırasında diğer davalı ...'in de dava konusu hizmetlere ilişkin bedellerin ödenmesi hususunda protokol yapıldığını, ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, borçluların ayrı ayrı haksız ve mesnetsiz itirazları neticesinde takibin durduğunu, davalıların itirazlarının iptalleri ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \" ...Yukarıda açıklandığı üzere ilgili belge aslı incelendiğinde el yazısı ile Işık malzeme ve ekip grubu ...’a 5/3/2018 itibariyle ... olarak  borcumuz KDV dahil 95.740- 50 bölüm  ödeme tarihlerinin yazılı olduğu, 95.740 üzeri çizilerek 100.000 (KDV dahil) yazısının altında sol altta davalı ...’in imzasının bulunduğu, sağ tarafta davacı ...’un imzasının bulunduğu, belgenin katılma sözleşmesinin şartlarını taşıdığı anlaşılmaktadır. Aralarında müteselsil borçluluk ilişkisi bulunan borca katılan ve ilk borçludan her biri borcun tamamından sorumludur. Buna göre, davalı ...’in müteselsilen davalı şirket  ... Film ile birlikte davacıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için kanuna göre eksiksiz tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış, ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere ... Seri nolu 24/04/2018 Tarihli 41.300,00 TL faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, yerinde incelee yetkisi ile yapılan bilirkişi incelemesinde faturanın aslının üzerinde iptal yazdığı, davalı şirkete tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir tebliğ evrakınnı olmadığı, davacının bilirkişi incelemesinde tespit edilen tarafların her iki ticari defterlerinin doğruladığı 19.527,00TL alacak dışındaki alacağını başkaca herhangi bir belge ile ispat edemediği, davalıların bu bedelden müteselsilen birlikte sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Bu halde davacının  19.527,00 TL alacaklı olduğunu ispatladığı kanaatine varılarak \" Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 19.527,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9,75 avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 3.905,40 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesin karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;  mahkeme tarafların ticari defterleri ile borca katılma sözleşmesini delil olarak değerlendirdiğini fakat zaten sahibi lehine delil olma niteliğini yitirmiş sahibi aleyhine de delil olamayacak ticari defterlere göre aleyhe hüküm kurarak borca katılma sözleşmesini alacağın miktarının hesaplanması açısından göz ardı ettiğini, mahkeme davalı ... vekilinin ikrar ettiği olgu için başkaca bir belge ve delil aramadığını,  gerekçeli kararda da \" davalı ... vekilinin 09/03/2021 tarihli beyan dilekçesinde ilgili belgenin taraflar arasındaki anlaşmazlığı sulh yolu ile çözmeleri ödeme tarihlerinde uzlaştırıcı olmak adına yapıldığı ileri sürülmüş olup yazı ve imza inkarında bulunulmamıştır.”  şeklinde değinildiği üzere davalı vekili dava konusu alacağı ve miktarını ikrar ettiğini, yine dava dilekçemizde yemin deliline dayanılmış olmasına rağmen mahkemece yemin teklif etmek hakkımızın hatırlatılmaması da bozma sebebi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...  vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;  Davacı yanın mahkemeye sunduğu belge ile müvekkilin ... isimli dizi filmin (diğer davalının yapımcısı olduğu ve davacının görev aldığı dizi ) setinde ödemeler ile ilgili çıkan kargaşanın önlenmesi için müvekkil ...'in arabulucu olarak tarafların anlaşmasını sağlamaya çalıştığını, müvekkilin bu husustaki tek misyonu, Davacı  ile diğer davalı ... Reklamcılık Ltd Şti ile aralarında çıkan anlaşmazlığı sulh yolu ile çözmeleri için uzlaştırıcı olarak tarafları ortak bir ödeme tarihinde buluşturmak olduğunu, bu nedenle müvekkilin  kendisinin herhangi bir taahhütte bulunmadığı bu belgenin borca katılma belgesi olarak kabul edilmesi hukuken mümkün olmadığını ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 2 adet fatura ( ışık hizmetleri açıklamalı 24/04/2018 tarih 41.300,00 TL tutarlı, 20/03/2018 tarih 29.500,00 TL tutarlı)  ve bir adet anlaşma tutanağına istinaden 70.800,00 TL asıl  alacağın  tahsili için  takip başlattığı, davalıların  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf,  davalı ... Reklamcılık Ltd Şti tarafından yapımcılığının üstlenildiği “...” adlı dizinin ışık malzeme ekipman ve ekip hizmetlerini sunduğunu, bu hizmet karşılığında düzenlenen 2 adet faturanın ödenmediği ve  diğer davalı ...’in borca katıldığı iddiasıyla huzurdaki davayı açmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan 20/08/2019 tarihli raporda özetle ; \"Davalı ... şirketin yasal defterleri mevzuatın ön gördüğü şekilde tutulduğu ticari defterlerin kendi içinde birbirlerini teyit eder nitelikte olduğu tespit edildiği, açılış ve kapanış tasdikleri kanuni süresinde yapıldığı ve herhangi bir olumsuz durum tespit edilmediği, ticari defterlerin mevzuat açısından delil teşkil etmesine engel bir durumun olmadığı tespit edildiği, ödemeye ilişkin tespiti yapılmış olan makbuzlar davalı tarafından dava dosyasına sunulduğu, dava dosyasında mevcut olduğu, dava konusu faturalar ve çeklerin yukarıda tespiti yapıldığı üzere ticari defterlerde kayıtlı olduğu, ancak davacı şirketin ticari defterlerinde var olan 24.04.2018 ve ... seri nolu 41.300,00 TL'lik faturanın davalı ... Reklamcılık şirketinin 2018 yılı defterlerinde olmadığı tespit edildiği, firma temsilcisi 24.04.2018 ve ... seri nolu 41.300,00 TL'lik faturanın böyle bir faturan varlığından haberleri olmadığı ve kendilerine ulaşmadığı bu nedenle kayıtlarında olmadığı ifade edildiği, yukarıda yapılan tespitlere göre davalı şirketin davacıya yukarıda ayrıntıları tespit edilmiş olan 19.527,00 TL borcu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, Davacı şirketin yasal defterleri mevzuatın ön gördüğü şekilde tutulduğu, dava konusu iki adet faturanın yukarıda tespiti yapıldığı üzere ticari defterlerde kayıtlı olduğu, dava konusu faturalardan; 24.04.2018 tarih ... nolu ve 41,300,00 TL'lik fatura aslının var olduğu, fatura aslında \"iptal\" yazıldığı, fatura üzerine “Sehven İptal Yazılmıştır” ibaresi olduğu tespit edildiği, yukarıda yapılan tespitlere göre davacının davalı şirketten  70.800.00 TL alacağı olduğu\" şeklinde tespitte bulunmuştur. Somut olayda; davacı, davalı şirketin yapımcılığını üstlendiği diziye ışık hizmeti verdiğini, verilen hizmetler karşılığında tanzim olunan 24/04/2018 tarih 41.300,00 TL tutarlı, 20/03/2018 tarih 29.500,00 TL faturalar karşılığında toplam 70.800,00 TL alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de davacı tarafça tek taraflı fatura düzenlenmesi ve faturanın defterlerinde kayıtlı olması alacaklı olduğunu ispata yeterli değildir.  Somut olayda, takibe dayanak yapılan 41.300,00 TL tutarlı faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği ispatlanamadığı gibi faturaya konu hizmet davalı tarafça inkar edildiğinden, hizmetin verildiği hususunda ispat yükü davacı üzerindedir. Ancak davacı tarafından, faturaya konu hizmetin verildiğine dair herhangi bir kayıt ibraz edilememiş, ispat yükü yerine getirilememiştir.  6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi (yargılama aşamasında yürürlükte olan); \"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.  (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.\" şeklindedir. Dosya kapsamına göre, davalı şirketin ticari kayıtlarında, dava konusu 29.500,00 TL tutarlı fatura haricinde dava konusu edilmeyen başkaca alacak-borç kayıtları incelendiğinde, davalı şirket tarafından ödemeye ilişkin tespitler yapıldığı ( 09/02/2018 tarih ... Bankası ödeme açıklamalı 35.000,00 TL, 28/02/2018 tarih ... Bankası ödeme açıklamalı 15.000,00 TL,  12/03/2018 tarih  ... Bankası ödeme açıklamalı  35.000,00 TL ) bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak gösterilen ödemelere ilişkin davacı tarafın itirazı bulunmadığı gözetilerek her iki tarafın ticari defterleri ile doğrulanan 19.527,00 TL alacak dışında, davacı tarafın başkaca alacağını herhangi bir belge ile ispat edememiş ise de davacı vekili delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (YİBK'nun 03/03/2017 tarihli ve 2015/2 E. 2017/1 K. sayılı kararı). Yemin delili, kesin deliller içerisinde yer almakta olup, hakimi bağlamaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, diğer delilleriyle iddiasını veya savunmasını ispatlamaya çalışıp bunu başaramadığı taktirde son çare olarak yemin deliline başvurur. Somut olayda, davacı açıkça yemin deliline dayandığından, iddiasını başka delillerle kanıtlayamaması durumunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, HMK'nın 225. vd. maddeleri hükümleri de dikkate alınarak oluşacak uygun sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken bu husus yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusu şimdilik incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun, kısmen  kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun şimdilik incelenmeksizin, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/03/2021 tarihli ve 2018/718 Esas 2021/206 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4-Davalı ...  tarafından yatırılan başvuru harcı ile  karar harcının istemi halinde dvalıya iadesine,5-Davacı ve davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03e92a512d8415a6","SID":"ad6b62c04888f004"}}