{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/66 <br>KARAR NO\t: 2025/82<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/10/2024<br>NUMARASI\t: ..... Esas - ........ Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t:  Menfi Tespit <br><br>DAVA TARİHİ\t: 06/07/2023<br><br>KARAR TARİHİ \t: 05/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 05/02/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş  olmakla, dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVACININ İDDİASI VE İSTEMİ: <br>Davacı vekili 06/07/2023 tarihinde sunduğu   dava dilekçesinde; Davacı müvekkilinin ..........'nin 2016 yılında davalı bankadan kullandığı ticari kredi sözleşmesine, maliki olduğu .......... parselde kayıtlı tarla vasıflı taşınmazını ipotek göstermek ve boş teminat senedi imzalamak suretiyle kefil olduğunu, kredi borçlusu şirket 24/11/2017 tarihinde kefil olunan kredi borçlarını ödeyerek kapatmış olmasına, bu hâliyle davacının kefaleti ve borçtan sorumluluğu sona ermesine, hatta müvekkilinin taşınmazı üzerine konulan ipoteğin fekki için davalı bankaca Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına rağmen, davalı bankanın kredi borcu için boş olarak verilen teminat senedine dayalı olarak davacı hakkında ....... 1. İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılarak araç ve gayrimenkullerine haksız olarak haciz uygulandığını, takibe konu senette düzenleme tarihinin 05/12/2017 olduğu, ilk kredinin tesis edildiği tarihin 30/11/2016, ipoteğin fekki yazısının gönderildiği tarihin de 28/11/2017 olduğunu, buna göre düzenleme tarihinin sonradan atıldığı ve  tahrifat yapıldığının olayların kronolojik sırası incelendiğinde kolaylıkla anlaşılabileceğini, kefilin borcu asıl borcun sona ermesi ile sona erdiği hâlde senede dayalı olarak müvekkili hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi yapıldığını, takibe konu bonoda bulunan kefiller incelendiğinde, birbiri ile alakası olmayan farklı kredi borçlu kefillerin tek bir bonada ortak borçlandırılmasının hukuk ve mantık dışı bir uygulama olduğunu ileri sürerek, davacının icra takibine konu bono (kredi sözleşmesi ve kefalet) nedeni ile borçlu olmadığının tespitine; takibin davalı müvekkili yönünden iptaline;  davalı bankanın takip tutarının %20'si oranından az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir. <br>B) DAVALININ SAVUNMASI: <br>Davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, takibe konu senedin boş olarak imzalatıldığı ve teminat sendi olduğuna ilişkin iddiasının doğru olmadığını, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi bulunduğunu, davacının kötüniyetli olarak takibe konu borcun sorumluluğundan kurtulmak için her yolu denediğini, dava konusu senede dayalı alacağın tahsili için ....... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davacının taşınmazının satış işlemlerine başlandığını, ancak davacının ...... İcra Hukuk Mahkeemsinin ....... Esas sayılı dosyasında kıymet taktirine itiraz ettiğini, ayrıca davacının ...... İcra Hukuk Mahkeemsinin ....... Esas sayılı dosyasında meskeniyet iddiaısna dayalı şikayet davası açtığını, reddedilen davanın henüz istinaf incelemesinde olduğunu belirterek, davanın reddini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.<br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>\"Dava, ....... 1. İcra Müdürlüğünün ...... takip sayılı dosyasında başlatılan takibe ilişkin takip dayanağına dair borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir.<br>Kıymetli evrak, içerdiği hakkın ancak senetle birlikte devredildiği bir evraktır ve borcun ifası uğruna tanzim edildiği karinedir. Çek ifa uğruna yapılan bir ödeme aracı olup illetten mücerret, sebebe bağlı olmayan kambiyo senedi olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Bu durumda, davalının söz konusu çeki mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulü<br> gerekir. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini,  kesin delillerle ispatlaması gerekir. <br>Somut olayda, davacı tarafça dava dilekçesine konu  ........ 1. İcra Müdürlüğünün ...... takip sayılı dosyasında başlatılan takibe ilişkin takip dayanağı senede ilişkin borçlu olmadığının tespitini karar verilmesini talep etmekle, senet incelendiğinde senedin ne için verildiği anlaşılamamakla, davacı tarafça krediye ilişkin boş teminat senedi olduğu belirtilmiş ise buna ilişkin bir yazılı belgenin de dosyaya sunulmadığı, kredi sözleşmesine dayanak olduğunu belirtilen senet iddiası yönünden bankacılık alanında uzman bilirkişiden alınan<br> raporunda da ........ 1. İcra Müdürlüğünün ........ takip sayılı dosyasında başlatılan takibe ilişkin takip dayanağı ..... tarihli, ......... ödeme tarihli, ....... TL tutarlı senedin genel kredi sözleşmesi ile ilgisinin bulunmadığına dair rapor düzenlendiği görülmektedir. Söz konusu senedin genel kredi sözleşmesine istinaden verildiği dosya kapsamında yazılı delil ile ispatlanamadığından,<br> kambiyo senetlerinin vasfı da gözetilerek ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiş, dosya kapsamında tedbir kararı bulunmadığından alacaklı lehine tazminat şartları oluşmadığı kanaatine varılarak kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesiyle; \"Davanın reddine; Davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>D) İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinafında;<br>Mahkemece, 'bononun dayanağı  banka kredi sözleşmesi ve kefalet nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti' yönündeki talepleri hakkında bir inceleme yapılmadığını ve bu konuda bir karar verilmediğini,  HMK 305/A gereği hükmün tamamlanması talepli olan ...... tarihli dilekçelerinin de 'gerekçeli kararın taraflara tebliğ edildiği' şeklinde usûl ve yasada bulunmayan bir sebep ile  reddedildiğini, dava konusu olayda, davacının davalı banka ile ilgili tutulduğu  2 ayrı kredi sözleşmesi ve 1 adet bono bulunduğunu, bunların; ...... tarihli  ...... TL bedelli 1.kredi (Buna ilişkin  kredi ödenerek ipoteğin .......  tarihinde terkin edildiğini); ....... tarihli .......TL bedelli ikinci kredi (Bilirkişi raporunda davacının bu kredide kefaletinin  bulunmadığı ve dava konusu bononun bu kredi ile ilgili alakası bulunmadığının tespit edildiğini); ...... düzenleme tarihli ...... TL bedelli bono olduğunu, davacı ve diğer kefillerin bir bankaya kredi kullanmak dışında herhangi bir nedenle borçlanmalarının bu nedenle bono düzenlemelerinin mümkün olmadığını,bir güven kurumu olması gereken  bankanın dava sürecinde kötü niyetli olarak aylarca  kayıt ibraz etmemesi, ettiğinde de dava konusu bono ile ilgili bir fotokopi dışında  kaydının olmaması, bunun yanında bankanın kendi düzenlediği kredi kapatma yazı/dekontları ve ipotek fek işlem<br> belgeleri  birlikte değerlendirildiğinde dava konusu bono ile kredi sözleşmeleri arasındaki bağlantıyı görüp ilk kredinin kapanmış olması, 2.kredide de davacının sorumluluğu bulunmadığı tespit edilerek adeletin tecelli ettirilmesi gerektiğini, banka hesap uzmanı yanında mali müşavir ve hukukçu bilirkişiden oluşan yeni bir heyet tesis edilerek eksikliğin giderilmesi gerektiğini, takip talebinde bonunun ipotekle temin edilmiş kredi kapsamında alındığı sabit olmasına rağmen bu hususun göz ardı edildiğini, menfi tespite konu bononun takibe konulduğu ......... 1.İcra Müdürlüğü'nün ........ E.sayılı dosyanın takip talebinde alacaklı bankanın, '........ (2).İcra Müdürlüğü'nün ........ esas ve .......(2).İcra Müdürlüğü'nün ....... esas sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmeksizin tahsili...' talebinde bulunduğunu, buna göre dava konusu bononun kredi teminatı olarak verildiği hususunun sabit olmasına rağmen davanın reddini usûl ve yasaya aykırı olduğunu, ipotekle temin edilmiş bir kredide, davalı alacaklı bankanın aynı alacak için hem ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ila takip başlattığını, hem de kambiyo senetlerine m ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatmış hemde kambiyo senetlerine özgü yolla ikinci bir icra takibi başlattığını, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak verilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 2021/2 E.,2023/1 K.sayılı ve 20.01.2023 tarihli kararında  '...Rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla,borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda hem rehnin paraya çevrilmesi  yolu ile hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılması halinde borçlu şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak aleyhine başlatılan ikinci takibin iptalini isteyebilir.Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayete tabidir....' dendiğini, dava konusu talepleri inceleme konusu yapılmadan lehlerine olan bilirkişi raporu yok sayılarak ve karar gerekçesinde bu hususta hiç değerlendirme yapılmadan tek taraflı yargılama ile ve hakkın yerine getirilmesinden kaçınılarak hüküm kurulmasının HMK'nin 27. Ve 297. Maddeleri ile Anayasanın 36. Maddesine aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. \t\t<br>E) DELİLLER: <br>....... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyası kapsamı.<br>F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Davacı, davalı bankaca .......... 1. İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyası ile hakkında başlatılan kambiyo takibine konu senedin dava dışı şirketin borcuna kefil olunurken davalı bankaya  boş olarak verilen teminat senedi olduğunu, kredi borcu ödenerek kapandığı, böylelikle senet bedelsiz kaldığı hâlde hakkında takip başlatıldığını ileri sürerek, takibe konu senet, bu senedin dayanağı kredi sözleşmesi ve kefalet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibin iptaline ve davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.<br>İstinaf incelemesi, dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki, karar başlığında  hükmü veren Mahkemenin (........ Asliye Ticaret Mahkemesi) adının yazıldığı kısma \"2 nolu kalem\" ifadesinin yazılması, yine karar başlığında  davacı vekilinin adresinin, davalı vekillerinin adreslerinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de,  usûle ilişkin bu aykırılığın mahal mahkemesince her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, bu hususu eleştirmekle yetinmiştir. <br>....... 1. İcra Müdürlüğünün...... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı (davalı)  ...... Bankası A.Ş. tarafından takip borçluları ......., ........, ..........., ........ ve ...... (davacı) aleyhine, 250.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam <br>256.688,80  TL alacağın tahsili için,  ........ tarihinde başlatılan örn 10 icra takibi olduğu, örn 10 ödeme emrinin davacı takip borçlusu .........'a 08/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Takip talebinde, takip dayanağının '........ tanzim ve ........ vade tarihli, ......... TL bedelli senet' olarak gösterildiği ve \"Alacaklının takip yollarından hangisini seçtiği\" kısmına ise \"Kambiyo yolu haciz -ihtiyati haciz, ......... İcra Müdürlüğünün ......... Esas ve ........ İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeksizin\" ifadelerine yer verildiği görülmüştür.<br>Uyuşmazlık konusu takip dayanağı senet bono incelendiğinde, ......... tanzim, ......... vade tarihli, ....... TL bedelli bono olduğu,  keşidecisinin .......... olduğu,  davacı dahil diğer  takip borçlusu .......... ve diğer takip borçluları ......., ........., .......'ün senette avalist konumunda olduğu görülmüştür. <br>6102 sayılı TTK'nin 778. Maddesinin (b) fıkrası uyarınca bonolarda da uygulanması gereken 702. Maddesinde; \"(1) Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. (2) Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. (3) Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder.\" düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Eldeki davada, davacı ....... 1. İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra takibinin dayanağı bononun ........şirketine kullandırılan kredinin teminatı olarak verildiğini, sözü edilen şirketin davalı bankaya olan borcu ödenmiş olduğunu ileri sürerek, bu kredinin teminatı olarak verilen takip konusu bono, dayanağı kredi sözleşmesi ve kefalet nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.<br>Davacı, dava konusu bonoda avalist olup, senedin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiası asıl borçluya ait şahsi def'i niteliğinde olduğundan bedelsizliğe yönelik def'iyi hamil olan davalıya karşı ileri süremeyecektir (Yargıtay 11. HD'nin 07/09/2023 tarih ve E.2022/5017, K.2023/4753 sayılı; 05/10/2023 tarih ve E.2022/1791, K.2023/5617 sayılı kararları ile Yargıtay (kapatılan) 19. HD'nin 31/01/2018 tarih  ve E.2016/15141, K.2018/295 sayılı kararı da bu yöndedir.); Davacının, davasında bu nedenle haklı  olmadığı, dolayısıyla bu hususa yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna dairemizce ulaşılmıştır.<br>İnceleme konusu ilk derece mahkemesince verilen ret kararı sonuç olarak doğru ise de, ret kararının gerekçesi yerinde olmadığından, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca, az yukarıda Dairemizce dayanılan gerekçe doğrultusunda davanın reddi yönünde  -istinafa konu edilmeyen, istinafa konu edilip de istinaf itirazları yerinde görülmeyen, kamu düzenine de aykırılık teşkil etmeyen kısımlar yönünden ilk derece mahkemesi hükmü korunmak suretiyle- yeniden  hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda açıklandığı üzere ;<br>A) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle KABULÜNE, HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca,  inceleme konusu ........ Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/10/2024 tarih ve E.........., K........ sayılı ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden düzeltilmek üzere KALDIRILMASINA, davanın esası hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, bu suretle;<br>1-) Davanın REDDİNE, <br>2-) Davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, <br>3-) Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken  615,40 TL maktu harçtan davacı tarafından yatırılan 4.269,38 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 3.653,98 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>4-) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-) Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan ve takdir edilen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7) Adalet Bakanlığı bütçesinden Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.120,00 TL'nin 6325 sayılı H.U.A.K 18/A, 13. ve 14. maddeleri gereğince davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>8-)Yargılama gideri için tahsil edilen gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren mahkeme yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iadesine,   <br>B-İSTİNAF YARGILAMA GİDERLERİ BAKIMINDAN:<br>1-) İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının  talep halinde iadesine, <br>2-) İstinaf yargılama giderlerinin takdiren istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, <br>3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>4-) Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-) Temyizi kabil olmayan işbu kararın işbu kararın tebliğ, kesinleştirme, harç tahsil ve artan istinaf avansının iade işlemlerinin HMK'nin 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca  KESİN olmak  üzere  05/02/2025 tarihinde oybirliği ile  karar verildi.<br><br>Başkan<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı<br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Katip<br>e-imzalı <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8af13cdb9d1d7c7f","SID":"07256b141f03f9d1"}}