{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/222 <br>KARAR NO: 2025/247<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/12/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/1078 Esas (Derdest)<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Taraflar ... Otomotiv A.Ş., aralarında akü alım - satım konusunda ticari olarak anlaşmaya vardıklarını, davalının kötü niyetli olarak müvekkilini zarara uğrattığını, şimdilik 100,00 TL müspet zarardan doğan tazminat alacağı olmak üzere  toplam 100,00 TL (şimdilik, belirsiz) alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte, davalı şirket tarafından davacıya ödenmesini, davacının sonraki süreçte daha fazla hak kaybına ve zarara uğramaması adına davalı şirketin tüm taşınır ve taşınmaz varlıklarına, öncelikle teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilebilmesi için talep edenin haklılığını yaklaşık ispat ölçüsü ile ispatlaması gerekmektedir, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmediği anlaşılmakla talebin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar ... (... Sanayi) ve ... Otomotiv A.Ş., aralarında akü alım - satım konusunda ticari olarak anlaşmaya varmış olup ... tarafından davalı şirkete, ilk olarak 225 Amper 12 Volt Akü (24 adet), 240 Amper 12 Volt Akü (24 adet), 180 Amper 12 Volt Akü (12 adet) karşılığında 166.481,95 TL ödeme yapıldığını, ikinci olarak 240 Amper 12 Volt Akü (10 adet) karşılığında 31.836,40 TL ödeme yapılmıştır ve son olarak da yine 240 Amper 12 Volt Akü (32 adet) karşılığında 136.313.60 TL ödeme yapıldığını, gönderilen aküleri sattıkça; müşterilerden gelen şikayetler üzerine, akülerin ayıplı/hasarlı olduğunu anlayan davacının davalı şirkete durumu bildirdiğini ve TBK ve TTK'dan doğan haklarını öne sürdüğünü, ilk olarak akülerin ayıpsız/sağlam olanlarıyla değiştirilmesini talep eden davacının bu talebi olumsuz karşılık bulmuş daha sonra; davacının, toplam 198.546,51 TL iade faturası düzenleyerek davalıya bildirmiş ve davalı şirket de bu tutarı cari borçtan düşmüş arada kalan 136.085,44 TL'lik ödeme ile ilgili, davacı müvekkil yeniden ürün (akü) değişimi ya da bedel iadesi talebinde bulunduğunu, ancak bu kez davalı şirket her türlü anlaşmayı reddettiğini, aradaki kalan 136.085,44 TL değerindeki ayıplı/hasarlı akülerin yerine ... Motorlu Araçlar Ticaret Anonim Şirketi'nden iki farklı tarihte akü alan davacının, bu kez daha pahalı almak zorunda kalmış ve yeni aküleri toplam 246.637,57 TL'ye alarak 110.552,13 TL zarara uğradığını, 110.552,13 TL tutarındaki zararını da davalı şirkete bildirdiğini, ilk ayıplı/hasarlı akülerden sonra davacı ve davalı şirket arasında husumet başlamış olup davalının, davacının başta akü olmak üzere parça alım - satım yaptığı sistemdeki alım - satımını kapattığını, sonrasında davacıdan (... - ... Oto Sanayi) davaya konu aküleri alan müşterilere ulaşarak hatanın kendilerinde olmadığını, davacının hatası olduğunu söyleyerek, davacıyı kötülemeye başladığını,  bununla da yetinmeyen davalının, ilgili aküleri almamış ancak davacı ile iş ilişkisi olan diğer kişi ve kurumlar ile de görüşerek onların da davacı ile iş ilişkilerini zedelemiş ve tüm bunların sonucunda davacıyı önemli bir zarara uğrattığını uğratmaya da devam ettiğini, davacının; 2023 senesinin şubat ayından itibaren davalı şirketin kötü niyeti dolayısıyla zarara uğradığını, akü satışlarının neredeyse durma noktasında olduğunu, taraflar arasındaki ilgili tüm faturalar, iade faturaları ve iade sonuç raporları, ... Motorlu Araçlar Ticaret Anonim Şirketi'nden iki farklı tarihte alınan akülerin faturaları, davacı ve ... arasındaki iş ilişkisinde, davalı şirkete ait akünün patlaması sonucu akü değişimi yapıldığını gösteren fatura ve somut olay ile ilgili tüm belgeler ve delillerin ekte sunulduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  tazminat istemli açılan davada ihtiyati tedibre kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafça, davalıdan alınan akülerin satıldığı müşterilerden  gelen şikayetler üzerine akülerin ayıplı olduğunun anlaşıldığını, davalının olumsuz yaklaşımı  nedeniyle müspet zararın oluştuğu beyan olunarak açılan tazminat davasında, davalının tüm taşınır ve taşınmaz malları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.  6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir.  İhtiyati tedbirler hali hazırda görülmekte olan veya ileride açılacak bir davanın sonucunun etkisiz veya anlamsız kalmasını önlemek için başvurulan geçici nitelikte ve kural olarak kanunla belirlenmiş önlemlerdir. Özel düzenlemeler bir kenara bırakılacak olursa ihtiyati tedbirlere ilişkin temel düzenleme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 ve devamı maddelerinde yer almaktadır. İhtiyati tedbirde ferdileştirilmiş muayyen bir talebin teminini hedef tutulmaktadır. Bu nedenle para alacağına ilişkin bir davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka uygun değildir. Ayrıca, HMK'nın 389/1. Maddesinde belirtildiği gibi ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Somut olayda ihtiyati tedbir yargılaması devam eden bir dava içerisinde talep edilmiş olup, yargılamaya konu dava bir para alacağına ilişkindir. Bu halde, para alacağı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Ayrıca davalı tarafın üzerine tedbir konulması talep edilen taşınmazları uyuşmazlık konusu değildir. Buna göre ihtiyati tedbirin şartları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8dc8b2ca22ac24d","SID":"db874b7fb40f7c9d"}}