{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1098 Esas<br>KARAR NO: 2025/378 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/04/2023<br>NUMARASI: 2022/87 E. -  2023/72 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 12/03/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sürekli teknoloji ve tasarım geliştirmeleri sonucu üretilen \"...\" markalı gözlükleri dünya çapında birçok ülkede satışa sunduğunu, bulunduğu her ülkede kendi kulvarında pazar lideri konumunda olduğunu, müvekkilinin bu bağlamda ülkemizde TPMK nezdinde ..., ... ve  ...tescil numaralı patent belgelerinin tescilli sahibi olduğunu, ancak hal böyle iken davalının müvekkilinin patentten doğan haklarına ihlal oluşturan ürünleri izinsiz olarak sattığını, dağıttığını veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak maksadıyla ticari amaçla elinde bulundurduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin patentten doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı eylemlerinin müvekkilinin tescilli patent belgesinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı 2014, 2015 ve 2016 yıllarında patent aldığını bildirdiği gözlük tasarımının piyasada çok rastlanan, ülkemizde de pek çok üretici firmanın ürettiği bir gözlük olduğunu, davacı firmanın da piyasada tanınırlığı ve bilinirliği olan firma olmadığını, kendisinin alım - satımını yaptığı gözlüklerin davacının patent aldığı gözlüklere benzediğini bilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu patente konu gözlüklerin kendisi tarafından üretilmediğini, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/04/2023 tarihli 2022/87E. - 2023/72 K.  sayılı kararıyla; \"...Olayımızda davalı belirli kurallar çerçevesinde dava konusu gözlük ürününü üretici veya ithalatçı firmalardan satın alıp perakende olarak satışını yapmaktadır. Aralarında sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi raporunda her ne kadar davalı tarafça satılan gözlük ürününün davacı patentine ait istemleri taşıdığı tespit edilmiş  ise de,   üretilmiş olan gözlüklerin malzeme yapısının ve/veya iki parçalı yapısının değiştirilmeden patent koruma kapsamı dışına çıkması mümkün olmadığı, satıcı tarafından, üretici veya distribütör firmalardan kendi markaları adı altında aldığı ürünlerin alım satımları hususunda her ürünün tamamen veya kısmen taklit veya patentlerin özellikleri ve patent koruması altında olduğunu bilemeyecekleri belirtilmiştir. Buna göre, SMK'nun 141/1-b bendi kapsamında \" Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi  gerektiği\" şeklindeki koşulun gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılarak, davacının patent haklarına tecavüze ilişkin talep yönünden davası reddedilmiştir. Davacı, aynı zamanda haksız rekabete de dayanmış ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  2019/5189 E, 2022/1852 Karar sayılı, 14.03.2022 Tarihli kararında;  \"... markaların(patentlerin) kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının tescilli markasının benzerinin, tescil kapsamındaki ilaç emtiasında kullanılması şeklindeki davalı eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin gerekçesi yerinde görülmediğinden, hükmün bu kısım yönünden temyiz eden davalı yararına bozulması...\" şeklindeki gerekçe ile açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının patent hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla haksız rekabete dayalı  isteminin de reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; bu işin ticaretini yapan ve  optisyenlik işini yürüten davalının, vekil edenin patentlerini \"bilmediği ve bilemeyecek olması\" durumunun kabul edilemeyeceğini, vekil edenin ürünlerinin sadece ve sadece slastik çatısı altısında satıldığını, bunu da her optisyenin bildiğini, çünkü bu kişilerin bu işin eğitimini de almış kişiler olduklarını, aksinin düşünülmesinin, her mütecavize \"ben bilmiyordum\" şeklinde savunma hakkı vereceğini ve sınai hakkın sahibinin hakkının zayi olmasına sebep olacağını ve kanunda tanımlanan satıcının ihlali sonucundaki yaptırımın hiç bir şekilde uygulama alanı bulamayacağını, Yerel mahkemece, daha önce bilirkişi raporu aldırılmasına rağmen, ilgili raporun dikkate alınmadığını, hukuka aykırı bir şekilde hukuki bir görüş talep edilerek ısrarla ikinci  bir raporun aldırıldığını,işbu rapordaki sektör bilirkişisi görüşünün bilirkişi marifetiyle değerlendirilmesi gerekmeyen, mahkemenin vereceği bir karardan ibaret olduğundan, bu görüşü esas alan yerel mahkeme kararını istinaf ettiklerini, kabul edilemez bu kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini,Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğunu,Davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu beyan ederek, belirtilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle; istinaf incelemesi yapılarak istinaf taleplerinin kabulü ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/87 E. ve 2023/72  K. sayılı kararının kaldırılmasına ve haklı davalarının kabulüne karar verilmesini, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; 10/05/2013 rüçhan, 05/03/2014 başvuru tarihli, 2020 10853 tescil numaralı patentin, 10/05/2013 rüçhan 05/03/2014 başvuru tarihli, ... tescil numaralı patentin ve 10/05/2013 rüçhan, 09/05/2014 başvuru tarihli, ... tescil numaralı patentin davacı adına tescilli oldukları, ayrıca WIPO tescil belgelerinin de mevcut olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi patent vekili ... tarafından hazırlanan 10/05/2022 havale tarihli raporda sonuç olarak, \"...20/04/2022 tarihinde, “... Mah. ... Cad. No:... Esenler–  İSTANBUL” adresinde \"...\" mağazasında yapılan bilirkişi incelemesinde, tespit talep edenin, ..., ... ve ... nolu patent tescillerinin koruma kapsamında kalan ürünlere rastlanılmış, davalı tarafından imha edildiği, dava dosyasına eklenmiş olan 1 adet gözlüğün davacı ...  ait Türkiye’de bulunan TR ..., TR ... ve TR... numaralı patentlerin koruma kapsamında kaldığı...\" belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişiler patent vekili..., sektör bilirkişisi ... ve sınai mülkiyet uzmanı ... tarafından hazırlanan 03/02/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak;  inceleme konusu ürünün (dava dosyasına sunulu olan 1 adet gözlüğün), davacının ..., ... ve ... nolu patent tescillerinin koruma kapsamında kaldığı, sektör bilirkişisi üyesinin görüş ve değerlendirmesi, davalının dava konusu ürünün patent durumunu bilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu ürünün satıcısı konumundaki davalının davacının patent haklarına tecavüzüne (SMK m.141/f.1-b) ilişkin nihai takdir ve kararın mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. <br>G E R E K Ç E: Dava, patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurmuşlardır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde, alınan bilirkişi raporlarında davalı tarafından satışa sunulan gözlük ürününün davalıya ait patentlerin koruma kapsamında kaldığına dair görüş bildirildiği halde, Mahkemece davalının bu ürünlerin üreticisi olmadığı ve davacının patentlerinin koruma kapsamında kaldıklarını bilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Türkiye’de tescilli olan davacı patentlerinin gözlük ticareti yapan ve tacir olan davalı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığının kabul edilemeyeceği, zira davalının basiretli bir tacir gibi davranmak ve satışını yaptığı ürünlerin başkasının sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edip etmediğini araştırma yükümlülüğü bulunduğundan davacı vekilinin istinaf talebi yerindedir.  Ancak; davacı yanca patentten kaynaklanan haklara dayanılmış ise de, resen yapılan incelemede; Dairemizin 2023/81 Esas, 2024/1233 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/49 Esas sayılı dosyasında karşı dava ile ve Kocaeli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/46 Esas sayılı dosyasında karşı dava ile davacının davaya dayanak yaptığı patent belgelerinin hükümsüzlüğünün talep edildiği, UYAP sorgusunda dosyaların halen derdest olduğu anlaşılmakla, hükümsüzlük iddiası her aşamada ileri sürülebileceği gibi, hükümsüzlük kararı verilmesi halinde karar geçmişe etkili olacağından, ilgili davaların iş bu dosya yönünden bekletici mesele yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, bu aşamada diğer istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına,  Mahkemece  Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/49 Esas sayılı dosyasındaki karşı dava ve Kocaeli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/46 Esas sayılı hükümsüzlük davalarının sonuçları beklenerek, buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 06/04/2023 tarihli 2022/87 E. -  2023/72 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,  5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 12/03/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ab764825321258e","SID":"2dcd8c545c6677fe"}}