{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1800 - 2025/324<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1800 <br>KARAR NO\t: 2025/324<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t:14/06/2023<br>NUMARASI\t:2022/37 Esas - 2023/358  Karar<br><br>DAVACI\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVALI\t:......<br>\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVA\t:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:17/01/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t:17/02/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:10/03/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 2019 yılından beri müvekkilinin tedarikçiliği doğrultusunda ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasındaki anlaşmaya istinaden faturanın keşide edildiğini, ayın sonundan itibaren işleyecek 45, 75 veya 105 günlük süre akabinde fatura bedellerinin ödenecek olmasına rağmen müvekkilinin alacağının ödenmediğini, Beşiktaş 16. Noterliği 15699 yevmiye numaralı 18/09/2021 tarihinde gönderilen ihtarname ile haksız ve mesnetsiz iddialarla birlikte takas mahsup bildiriminde bulunulduğunu, bu bildirimde müvekkili davalı nezdinde bulunan 1.430.288,62 TL alacağının 811.643,00 TL'sinin derhal ödeneceğini bakiye 21.665,11 TL'nin vadesi geldiğinde ödeneceğini, 596.981,00 TL'nin takas mahsup edildiğini bildirerek icra takibine konu müvekkili alacağı ödenmediğini, müvekkiline gönderilen takas mahsup bildiriminin tamamen haksız olduğunu, müvekkili şirketin faturasını keşide ettiği tüm ürünleri davalı şirkete düzenli olarak teslim ettiğini, alacaklarına ilişkin icra takibine yapılan itirazın bertaraf edilmesi gerektiğini, Kocaeli İcra Dairesi 2021/122494 Esas numaralı icra dosyasında takibe konu edilen tüm faturaların davalının ihale süreci sonrası vermiş olduğu siparişler üzerine tedarik edildiğini, ..., ...., ..., ..., ...., ...., ....,....., ......,......, .......,........, ......,......,.......,  .......,........,..........., ........., ........ numaralı faturaların dava dilekçesinde belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen bakiyelerinin icra takibine konu edildiğini belirterek davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili şirket davacının dava dışı işbirlikçileri ile birlikte ifa ettikleri haksız fiil netiliğindeki eylemleriyle zarara uğratıldığını, davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar müvekkili şirket tarafından takas mahsuba dayanarak vakıaların gerçeği yansıtmadığını öne sürmüş olsa da iddia edilenin aksine Kasım 2020're müvekkili şirket İç Global Denetim Müdürü ...'in ofis masasında bulunan sabit telefonuna gelen bir ihbarda bir takım şirket çalışanlarının ve tedarikçilerinin adı verilerek bu kişilerin yıllardan beridir işbirliği içinde haksız eylemler gerçekleştirdiklerini, bu suretle müvekkili şirketin yıllardır ciddi miktarda zarara uğratıldığını ve işbirlikçilerin kendilerine bu yolla yüksek miktarda haksız kazanç sağladıkları bilgisi verildiğini, Kocaeli CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu, şikayet akabinde 2021/20286 soruşturma dosyası ile şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığını, davacının haksız fiil ve eylemleri nedeniyle müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkinin dondurulduğu ve takas mahsup bildirimi yapıldığını, davacının işbu davaya konu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, itiraza konu icra takibine dayanak gösterilen faturaların kesinleşmiş olmakla işbu haksız davanın reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber takibe konu alacak miktarının gerçeği aykırı ve fahiş derecede yüksek olduğunu, icra takibindeki faiz miktarına, başlangıç tarihine, tür ve oranına itiraz ettiklerini, davacının icra inkar tazminatı talebinin kötü niyetli ve haksız olduğunu, alacağın likit olmadığını, tazminat isteminin reddinin gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın tüm talepleri yönünden esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhine asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KISMEN KABULÜ ile Davalının Kocaeli İcra Dairesinin 2021/122494 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 596.981,00 TL üzerinden devamına, <br>Hüküm altına alınan 596.981,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı; 18.01.2022 tarihli tensip tutanağında yazılı yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiş ve yargılama bu usule göre sürdürülmüşken 14.06.2023 tarihli karar duruşmasında basit yargılama usulüne geçilmesine karar verilmesi suretiyle, Ticari defterler ve cari hesabın gerçek durumla, mutabakat mektubunun ise müvekkilin iradesi ile uyuşmadığını açıklamış olmamıza rağmen diğer deliller yok sayılarak yalnızca bu belgelerdeki kayıtlar dikkate alınarak, Yeterli inceleme yapılmadan düzenlenen raporun hükme esas alınmayacağını belirtip ek rapor talep etmiş olunmasına rağmen talep reddedilip eksik incelemeyle oluşturulan dolayısıyla yanlış sonuçları barındıran rapor hükme esas alınarak, Uyuşmazlığın esasını doğrudan etkileyecek nitelikte olan Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/20286 Soruşturma Numaralı dosyası bekletici mesele yapılmış olmasına rağmen ilgili dosyanın sonuçlanması beklenmeden, Kabul edilemeyecek nitelikte olan mutabakat mektubu iken yerel mahkemenin yerinde olmayan bir tespitle takas def’inin kabul edilemeyeceği değerlendirmesinde bulunması suretiyle, hukuka aykırı ve hakkaniyetsiz karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın tüm talepler yönünden reddine ve haksız ve kötü niyetli olarak yapılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhine asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2023 tarih, 2022/37 Esas - 2023/358 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde, takip konusu edilen fatura bedellerinin kendilerine ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine takip başlatılmış ve alacaklı oldukları iddia edilmiş, davalı tarafça bir kısım çalışanları ile davalının işbirliği içerisinde hileli işlemlerle kendilerini zarar uğrattıkları bu kapsamda takas mahsup hükümleri uyarınca borçlu olmadıklarını savunduğu, Mahkemece icra takibinden sonra davalı tarafından mutabakat metni gönderildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafından karar istinaf edilmekle uyuşmazlık Dairemiz önüne gelmiştir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.<br>Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/3 maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. <br>Davacı tarafın ticari defterleri, mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiş, davacının ticari defterlerinde bu iki adet faturanın kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.<br>Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için TMK.’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir.<br>Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı hizmetin alıcıya mutlaka, daha önce verilmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden; davacı satıcının faturada yazılı hizmetin davalıya verdiğini usulen ispat etmesi zorunludur.<br>6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Takip konusu alacakların tanıkla ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle  alacağın varlığı 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı delil ile ispat edebilir. Aynı kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222-(1) maddesine göre; \"Mahkeme; ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.\" Tarafların defterlerini sunmamaları halinde yapılması gerekenler de aynı Kanun'un 222. maddesinde düzenlenmiştir.<br>Mahkemece, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre 596.981,00 TL davacının alacaklı olduğu tespit edilmiştir.<br>Bu açıklamalar kapsamında dosya incelendiğinde; davalının, faturaların içeriği malların kendisine teslim edilmediğini, fatura düzenlenmiş olmasının tek başına fatura içeriği malların teslim edildiği anlamına gelmediğini iddia ettiği, mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Fatura düzenlenmiş olması tek başına malın teslim edildiği veya hizmetin verildiği anlamına gelmez ise de basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının faturaları defterlerine kaydetmiş olması ve usulsüz işlemler nedeniyle savcılıkta şikayetleri bulunduğu ve bunun soncunun beklenmesini talep etmesine rağmen 596.981,00 TL borçlu olduğuna ilişkin yeniden mutabakat yazısı göndermesi karşısında artık fatura içeriği hizmetin verilmediği ve malların teslim edilmediği iddiasının dinlenme olanağının olmadığı kabul edilmiştir. Başka bir söyleyişle ticari defterlere kaydedilen fatura içeriği malın teslim edildiği veya hizmetin yerine getirildiğine dair davacı lehine karine oluşturmuştur. Davalı her ne kadar bu yazının otomasyon sisteminden kaynaklandığını savunmuş ise de, dava dışı otomasyon şirketinin verdiği cevapta da, tarafların yaptığı işlemlerin kendi el ürünü olduğunun açıklanması karşısında Mahkemenin davanın kabulüne karar vermesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 40.779,77 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 10.194,95 TL'nin mahsubu ile bakiye 30.584,82 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br>17/02/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4d09b7706eea493","SID":"09dbf597049e33bc"}}