{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/338 <br>KARAR NO: 2025/425<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/07/2024<br>NUMARASI: 2023/204 E. 2024/184 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı dava dilekçesi ile; Davacı bünyesinde ... ve birçok otomobil markasını barındıran ... Şirketi'nin ...@...com adresine \"...\" sloganını iki versiyon reklam filmi senaryosu olarak 06/09/2013 tarihinde gönderdiğini, Ağustos 2016 tarihinde de ... Türkiye Genel Müdürü ...'in mail adresine gönderdiğini, daha sonra ... ve ... marketlerinin \"...\"  sloganını reklamlarında kullandığını, ...'in sadece tek harfini değiştirerek \"...\" olarak kullandığını, \"...\" sloganının sahipliğinin tespitine, davalılarca slogan olarak kullanılması nedeniyle slogan kullanım bedelinin tarafına ödenmesi talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesi ile: \"...\" ifadesinin atasözü ve Anonim bir ifade olduğunu, davacıdan önce ve sonra çeşitli sektörlerde kullanıldığını, müvekkilinin Türk Patent Nezdinde ... ... ve ... ... markalarının sahibi olduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile: Açılan davada talep sonucun açıkça belirtilmediğini, davacının verilen kesin süreye rağmen gider avansını tamamlamadığını, öncelikle davanın usulden reddini, \"...\" ifadesinin FSEK kapsamında bir eser olarak nitelendirilemeyeceğinden davacının hak talep edemeyeceğini,müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağını, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  14/09/2017 tarihli,  2017/85 E. 2017/195 K sayılı kararıyla.; \"Davacı Mustafa İşleyen tarafından davalılar aleyhine açılan davada adli yardım talebinin reddine dair mahkemece karar verildiği ve verilen kararın tebliğ edildiği, süresinde avansın yatırılmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine\" karar verilmiştir. Davacı asil tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Dairemizin 24/06/2021 tarihli, 2021/7943 Esas-2023/1800 Karar sayılı kararıyla; davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizin kararına karşı davacı asil tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2023 tarihli 2021/7943 Esas-2023/1800 Karar sayılı kararıyla; Dairemizin kararının ortadan kaldırılmasına, İlk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilerek, dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce Yargıtay bozma ilamına uyulduğu, yargılamaya devam olunarak 04/07/20247 tarihli,  2023/204 E. 2024/184 K sayılı kararıyla, davanın esastan reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yolunun açık olduğu belirtilmiştir. 6100 Sayılı Yasanın \"Bozmaya uyma veya direnme\" başlıklı HMK 373/4 maddesinde; \"Yargıtay'ın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği taktirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.\" hükmü düzenlenmiştir. İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  14/09/2017 tarihli,  2017/85 E. 2017/195 K sayılı kararına yönelik davacı istinaf başvurusunun  Dairemizce esastan reddi  üzerine, davacı asilin temyiz başvurusunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2023 tarihli 2021/7943 Esas-2023/1800 Karar sayılı kararı ile incelenerek,  ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, mahkemece  bozmaya uyularak yargılamaya  devam olunduğu, mahkemece Yargıtay bozma kararı sonrası yeniden hüküm tesis edildiği görülmektedir. Bu durumda, HMK'nun 373/4 maddesi gereğince mahkeme kararının, temyiz kanun yoluna tabi olup istinaf kanun yolunun kapalı olduğu anlaşılmakla, dosyanın Yargıtay ilgili dairesine gönderilmek üzere İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne geri çevrilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88478b517ebc3cd5","SID":"3cca6f98582e448f"}}