{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1373 Esas<br>KARAR NO:2025/347<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:01/06/2022<br>NUMARASI:2021/254 E. - 2022/98 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin meşrubat sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... tescil numarasıyla TPMK nezdinde koruma altında olan ... markasının sahibi olduğunu, markasını yurt içinde ve yurt dışında aktif olarak kullandığını, ancak davalının ... tescil numaralı ... ve ... tescil numaralı... markalarını tescil ettirdiğini ve ... başvuru numarasıyla yeni bir tescil başvurusu yaptığını, davalının markalarını müvekkili markasıyla iltibas oluşturacak şekilde kullandığını, hatta mavi zemin üzerine beyaz Arapça ... yazılı tasarımı birebir taklit ettiğini, tek farkın ... ve ... harflerinin yer değiştirilmesi olduğunu, ancak bu farkın ayırt edilemeyecek şekilde üretildiğini, davalının bu eylemlerinin müvekkiline ait markaya ve tasarıma tecavüz niteliğinde olduğunu, haksız rekabet oluşturduğunu, markanın sulanmasına, müşteri kitlesinin yanıltılmasına ve pazar daralmasına neden olduğunu, ayrıca, davalının haksız tescillerini kullanarak müvekkilinin müşterilerine ihtarlar gönderdiğini, bu nedenlerle davalıya ait  ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı markalarının taklit kullanımının önlenmesine, anılan markalar hakkında muhtemel tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiilinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, müvekkiline ait tasarımın aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle yapılan haksız rekabetin tespitine ve men'ine,  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili  dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın markalar arasındaki benzerlik iddiasını hatalı bir yaklaşımla kurguladığını, yalnızca harf benzerliği üzerinden değerlendirme yaptığını, ancak markaların bütünsel olarak kıyaslanması gerektiğini, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal farklılıkların bulunduğunu, tüketiciler tarafından marka ibarelerinin aynı anlamı taşımadığını, müvekkilinin tescilli markalarında aslan figürüne yer verildiğini ve işitsel olarak farklı algılandığını, sektörde birçok üreticinin mavi zemin kullandığını, bunun iltibas oluşturmadığını, davacının markasında kullanılan at figürünün ayırt edici olmadığını ve herkesin kullanımına açık olduğunu, müvekkiline ait markada ise aslan figürü bulunduğunu, davacının \"...\" ibaresi hakkında daha önce tescil kaydı olan kişilerle herhangi bir ihtilaf yaşamadığını, davacının markasının da hükümsüzlük tehdidi altında olduğunu, dava konusu markaların genellikle profesyonel sporculara yönelik içeceklerde kullanıldığını ve genel meşrubat kategorisinden farklı olduğunu, müvekkilinin dava konusu markalar ya da benzerleri altında herhangi bir üretim, satış, tanıtım veya ticari faaliyette bulunmadığını, bu nedenle marka hükümsüzlük talebi dışındaki tüm iddiaların taraf sıfatı bakımından reddedilmesi gerektiğini savunarak, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"... başvuru numaralı markanın tescil edilmemiş olduğu anlaşıldığından, bu marka hakkında karar verilmesine yer olmadığına,Davacının, davalıya ait ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü talebinin ve sınai mülkiyet haklarına tecavüz ve haksız rekabet iddialarından kaynaklı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Patent Kurumu nezdinde 25.10.2016 tarihli ... tescil numarasıyla koruma altında olan \"...\" markasının sahibi olduğunu, müvekkile ait markanın \"...\" olmadığını, müvekkilinin  markasını ve tescilsiz tasarımını meşrubat sektöründe yurt içi ve yurt dışında aktif olarak kullandığını, marka kullanım hakkını devraldıktan sonra üretim yaparak yurt dışına açıldığını ve marka için büyük yatırımlar yaptığını, davalının, müvekkilinin tescilli markasını taklit ederek pazarladığı ürünlerle marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığını, davalının ürettiği ve pazarladığı içeceklerin müvekkiline ait ürünlerle aynı kategoride olduğunu ve tüketicilerin ürünleri karıştırdığını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, ilk derece mahkemesinin hükümsüzlük talebini reddetmesinin haksız  olduğunu, bilirkişi raporlarında ... markası ile ...ve ... markalarının birbirine benzer olduğu ve davalının tescilinin kötü niyetli olduğunun ortaya konduğunu, davalının markayı kötü niyetle tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasının ayırt ediciliğini sulandırarak haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin hak kaybına uğradığını, mahkeme kararının eksik inceleme ve çelişkili hükümler içerdiğini, kötüniyetli tescillerin iptal edilmesi gerekirken ilk derece mahkemesinin hukuka aykırı olarak davayı reddettiğini, müvekkiline ait markaya alenen tecavüz edildiğini, davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, bu tescil üzerinden haksız kazanç sağladığını belirterek kararının kaldırılmasını, haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak markanın zayıf bir marka olduğunu, ancak davacı tarafın markasını tekelleştirmeye çalıştığını, müvekkilinin ise aynı pazarda aynı ürünü sattığını , Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde 32. sınıf mal ve hizmetler bakımından birçok marka tesciline konu olan \"...\" ibaresinin kullanım yaygınlığının dikkate alınması gerektiğini, ek raporda sektör bilirkişisinin bu ibarenin herkes tarafından yaygın bir şekilde kullanılan alelade bir ibare olduğunu ve bu nedenle markanın ... olduğunu ortaya koyduğunu , davacı tarafın markasının zayıf olduğu halde, müvekkiline ait markaların SMK’nın 5/1 (ç) ve 6/1 maddeleri uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini iddia ettiğini, ancak markaların aynı olmadığını, benzer kabul edilemeyecek kadar farklı olduğunu ve markalar arasında görsel, işitsel ve fonetik farklılıklar bulunduğunu, davacı tarafın kendi tescilsiz tasarımının müvekkili tarafından marka içinde ve ürünlerde kullanıldığını iddia ettiğini, ancak söz konusu tasarımın daha önce, 29.01.2012 tarihinde dava dışı \"...\" isimli firma tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, dolayısıyla SMK’nın 56/4 (b) maddesi uyarınca yenilik vasfına sahip olmadığını ve davacının hak iddiasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın bu tasarımı içeren ... numaralı marka başvurusunun \"...\" firmasının itirazı üzerine kötü niyet gerekçesiyle reddedildiğini, bu nedenle iddialarının haksız olduğunu, davacının iddia ettiği fiili kullanımın müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin bu markalar ya da benzerleri altında herhangi bir üretim, satış, tanıtım veya ticari faaliyetinin bulunmadığını, davacının da bunun aksini ispat edemediğini, yalnızca marka tescili yaptırmanın kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin kötü niyetle hareket ettiğine dair herhangi bir delilin sunulmadığını , kararın  hukuka uygun olduğunu, bu nedenle davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇEHMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davalıya ait ..., ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.Davacı vekili, davacının  ... sayılı  ... markasının sahibi olduğunu, davalı tarafça ... tescil numaralı ... ve ... tescil numaralı... markasının tescil edildiğini, ... başvuru numaralı marka için de tescil başvurusu yapıldığını, müvekkili markasıyla iltibas oluşturacak şekilde ve tescilsiz tasarımı ile aynı olacak şekilde kullanıldığını, davalı tarafından  marka ve  tasarıma yapılan tecavüzün  aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu,  ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne, davalı markalarının taklit kullanımı nedeniyle tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine , önlenmesine, durdurulmasını,  kaldırılmasını, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. -... sayılı  \"... \" ibareli markanın 32. sınıfta davacı adına tescilli olduğu, -... tescil numaralı \"...\" ibareli ve ... tescil numaralı \"...\" ibareli markaların 32 sınıfta davalı  adına tescilli olduğu görülmektedir. 29/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; \"Davacının ... Nolu tescilli “...” markası ile davalının ... Nolu tescilli markası olan “boam” , ... Nolu tescilli markası “...” ve ... Nolu “...” tescil başvurularının karşılaştırmasında ; davalının tescilli başvuru ve markalarının koruma kapsamında , davacı markasının koruma kapsamındaki emtia ile aynı (“Enerji içecekleri (alkolsüz))” ve benzer olan ürünlerin (proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.) bulunduğu , bu sebeple davacının markası ile davalının markasının aynı mal ve hizmetler sınıfı korumasında aynı ve benzer emtialardan oluştuğu , davacının ... Nolu tescilli “...” markası ile davalının tescilli ... Nolu “...” markası , ... Nolu tescilli “...” markası ve ... Nolu “...” tescil başvurularının karşılaştırmasında ; emtialarda aynılık ve benzerliği bulunan markalar arasında , fonetik açıdan benzerlik bulunduğu, görsel, anlamsal ve şekil açısından farklılıklara sahip olsalar dahi “...“ bir açıdan yaklaşıldığında herhangi bir sebeple müşteri gözünde davacının markası ile bağlantısı varmış gibi intibaı yaratarak onu çağrıştıracak olması sebebiyle ,ortalama ilgili tüketici nezdinde halk tarafından davacının tescilli markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının tescilli markaları açısından SMK’nın hükümsüzlüğe ilişkin maddesindeki hükümsüzlük koşullarının oluşmuş olduğu , dosya muhteviyatında, davalının TPMK nezdinde tescilleri dışında , davalı tarafın üretim, satış , tanıtım , reklam ve benzer bir ticari faaliyetine ilişkin ve ilgili TTK haksız rekabet maddelerine aykırılık ile ilgili herhangi bir delile rastlanmadığı, bu nedenle haksız rekabetin koşullarının oluşmadığı , dosya muhteviyatında tescilli markaya tecavüzün koşullarının oluşması için, davalının “markasal olarak kullanımını” kanıtlayacak bir delile rastlanmadığından , markaya tecavüzün koşullarının oluşmadığı\" belirtilmiştir. 28/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda; \"karşılaştırılan markaların bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakıldığında; “boom” tanımlayıcı işaretinden türetilmeleri nedeniyle ... olan taraf markalarının “...” ve “...” şeklinde yazılan ve ister “...”, ... “...” veya “...” şeklinde okunsa da zayıf ve ayırtediciliği düşük olan esas unsuru ortak şekilde içeren türevler olmaları nedeniyle görsel, sesçil ve kavramsal açıdan orta düzeyde benzerlik söz konusu olsa da mevcut değişiklikler ile birlikte davalı markalarının farklılaştığı ve farklı bir marka algısı yarattığı, taraf markalarının farklı algılanmaları nedeniyle, ayırtediciliğin sağlandığı, dolayısıyla iltibasın oluşmayacağı, belirtilen sebeplerle, kök raporda varılan sonuçtan SMK m.6/1 hükümsüzlük değerlendirmesi kapsamında dönüldüğü, işbu tespite dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, heyetlerince, markaya tecavüz ve haksız rekabete ilişkin şartların mevcut olmadığı noktasındaki görüşünü, gerek ilk raporda yapılan inceleme ve tespitler gerekse de işbu raporda iltibas ve karıştırılma ihtimalinin olmadığı gerekçesiyle sürdüklerini ve kök raporda ulaşılan bu tespit ve görüşlerden dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı\" belirtilmiştir.  Mahkemece, ... başvuru numaralı markanın tescil edilmemiş olduğu anlaşıldığından, bu marka hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davacının, davalıya ait ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü talebinin ve sınai mülkiyet haklarına tecavüz ve haksız rekabet iddialarından kaynaklı taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesinde 15 nolu paragrafta , davacıya ait davaya mesnet marka hakkında açılmış hükümsüzlük davası olduğu beyan edilmiş, UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucu;  İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  2020/162 Esas -  2021/406 Karar sayılı dosyasının  davacısının  ... şirketi , davalıların  ...  şirketi ile .... Şirketi olduğu, davanın konusunun  davalı ... tarafından Türkiye’de... sayılı  markanın   hükümsüzlüğü ile ihlal iddiaları olduğu , ilk derece mahkemesince  05/11/2021 tarihli karar ile hükümsüzlük talebi yönünden  davalı ... adına tescilli \"...\" ibareli ... nolu markanın gerçek hak sahipliği ve kötü niyetli tescile dayalı olarak hükümsüzlüğüne sicilden terkinine karar verildiği, istinaf incelemesinin İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2022/1046 Esas- 2024/618 Karar sayılı dosyası ile yapıldığı ve 03/04/2024 tarihli karar ile \" Davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine,\" karar verildiği görülmektedir.SMK 'nın  27/1 maddesine göre,  25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır. Bu nedenle eldeki davada hükümsüzlük ve ihlal iddiaları hakkında karar verilebilmesi için davacının dayanak markası hakkında açılan hükümsüzlük davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerekmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 'nin  2020/6897 Esas-2022/1136 Karar sayılı, 15/02/2022 tarihli kararı \"  İlk derece mahkemesince, redde mesnet gösterilen markanın hükümsüz kılındığı ancak karar henüz kesinleşmediğinden ... tarihi itibariyle ... sayılı markanın halen ayakta olduğundan davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu ise  aynı gerekçe ile esastan reddedilmiştir. Ancak, işbu davada davalı kurum tarafından redde mesnet alınan ... sayılı marka, 12.01.2015 tarihinde davacı tarafça açılan hükümsüzlük davasına konu edilmiş olup, işbu davanın konusu olan ... karar tarihi itibariyle söz konusu hükümsüzlük davasında verilen hükümsüzlük kararı henüz kesinleşmemiş ise de hükümsüzlüğün geriye etkisi de gözetilerek sözü edilen davada verilen hükmün kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekirken,... bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.\"İlk derece mahkemesince hükümsüzlük davasının sonucu beklenmeden esas hakkında karar verilmiş ise de,  SMK'nın 27/1 maddesi gereğince  bir markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi durumunda , kararın geçmişe etkili olacağı ve  marka tescilinden doğan hakların hiç doğmamış sayılacağı ve  kararın herkese karşı hüküm ifade edeceği, ileri sürülen esasa ilişkin istinaf sebeplerinin incelenebilmesi bakımından da bu  ilk derece mahkemesince  hükümsüzlük davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği anlaşılmıştır.Diğer yandan, bekletici mesele yapılması gereken dosyanın sonucuna göre,  gerekmesi halinde  enerji içeceği yönünden ... ibaresi zayıf ibare ise de, davalı markasının davacı markasına göre tek bir harf değişikliği yapılarak oluşturulduğu, bu şekilde tek bir harf değişikliğinin  davalı markasını  davacı markasından farklılaştırmaya yetip yetmediği konusunda itirazlar da dikkate alınarak yeni bir heyetten rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi  gerektiği, tüm bu nedenlerle istinaf talebinin kısmen kabulü gerektiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih, 2021/254 E. 2022/98 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9208506cacd9d31","SID":"2532a9e8fa142e31"}}