{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1528 Esas 2025/222 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1528 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/222<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...         ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/774 Esas 2022/324 Karar<br><br>DAVA\t: Hisse Devrinin Tescili <br>DAVA TARİHİ\t: 18/02/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/03/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki hisse devrinin tescili istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı asıl ve birleşen davada davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tAsıl davada davacı dava dilekçesinde özetle; ... Gıda ... Ltd. Şti'nde hisse sahibi iken hissesini noterde akdedilen pay devir sözleşmesi ile davalıya devrettiğini, davalının noterden aldığı hisseyi hukuka uygun olarak üzerine alması gerekirken almadığını, ortak olmadığı halde halen şirkette ortak olarak gözüktüğünü, hisseleri üzerine alması için davalıya ihtarname gönderdiğini, davalının ihtara cevap vermediğini belirterek davalıyla akdedilen şirket pay devir sözleşmesi kapsamında davalıya zorla vergi dairesinde ve ticaret odasındaki hukuki işlemleri tamamlamasına ve üzerindeki mesuliyetin devir tarihi olan 29/05/2015 tarihi itibarıyla kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tBirleşen davada davacı birleşen dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesinde yer alan iddialarını tekrar ettikten sonra devrin yasal olarak yürürlüğe girmesi amacıyla hisse devrini alan şahıs üzerine devrin tescili için dava açtığını, mahkemece yargılama sırasında davalı kurum ve davalı şirket aleyhine davayla birleştirilmek üzere noter devrinin tescil edilmesi hususunda dava açması istendiğinden birleştirme talepli olarak işbu davayı açtığını belirterek noterde akdedilen hisse devir sözleşmesiyle şirketteki hisselerini davalı ...'e devrettiğinden dolayı bu devrin davalı kurum ve şirket tarafından tescilinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP<br>\tAsıl davada davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir. <br>\tBirleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların yerinde olmadığını, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, devir işleminden sonra müvekkilinin şirketin fesih işlemi için noter aracılığıyla ilgili kuruma ihtar çektiğini, şirket içinde bulunan makinelerin tamamının başkaca şahıslara verildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tBirleşen davada diğer davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 6102 sayılı Yasanın 595. maddesinde limited şirketlerde sermaye payının geçiş hallerinin düzenlendiği, esas sermaye payının devrini doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılacağı, tarafların imzalarının noterce onaylanacağı, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş ise esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu, devrin bu onay ile geçerli olacağı, aynı Kanunun 598. maddesi gereğince payların geçişlerinin tescil edilmesi için şirket müdürleri tarafından ticaret sicil müdürlüğüne başvurulması gerektiği, dosya kapsamında davacının ilgili şirketin müdürü olduğu, duruşmada alınan beyanında hisse devrinin onaylanmasına ilişkin ortaklar kurul kararı alınmadığı, yalnızca noterde hisse devri sözleşmesi yapıldığı, hisse devir sözleşmesinin tescili için ticaret sicil müdürlüğüne bir başvuru yapılmadığını belirttiği, karar alındığına ilişkin ve başvuruya ilişkin ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığı, davacının hisse devrinin onaylandığına ilişkin ortaklar kurulu kararı almadığı, sözleşmede karar alınması gerektiği yönünde hüküm olduğu, hisse devrinin tescili için şirkete başvurmadığı, ticaret sicile de başvurmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tAsıl ve birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece açılan ve birleşen davaların müvekkili lehine olacak şekilde reddedilmişse de vekalet ücreti ile yargılama harç ve masraflarının doğru takdir edilmediğini, hem asıl dava hem birleşen dava açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece hem asıl dava hem birleşen dava reddedilmesine rağmen yalnızca tek vekalet ücretine hükmedildiğini, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulmasının zorunlu olduğunu, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, hem asıl hem birleşen davada ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken tek vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olduğu gibi takdir edilen tek vekalet ücretinin de (1.000,00 TL) eksik hesaplandığını, mahkemece hukuki yararın yokluğu gerekçesiyle davanın reddedildiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesinde yazıldığı üzere hesaplanan nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretini geçemeyeceği kuralını da gözeterek maktu vekalet ücretine karar verileceğini, mahkemece bunun dikkate alınmadığını, hukuki yarar yokluğunda vekalet ücretinin maktu olarak takdir edileceğine ilişkin bir çok Yargıtay kararı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tAsıl ve birleşen dava; limited şirket hisse devrinin tescili istemine ilişkindir.<br>\tAsıl ve birleşen davada davacı yan, birleşen dosyada davalı şirketteki şirket hisselerini noterde akdedilen hisse devir sözleşmesi ile davalıya devrettiğini, hisse devrinin ticaret siciline tescil işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, şirket hisselerini devretmesine rağmen halen şirket ortağı gözüktüğünü iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>\tHMK'nun 14/2. maddesi gereğince ise, özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. <br>\tVan Ticaret Sicili Müdürlüğünün dosya içerisinde yer alan müzekkere cevabı, hisse devir sözleşmesi ile, dava konusu hisse devrinin Van Ticaret Sicili Müdürlüğünde kayıtlı birleşen dosya davalısı ... Gıda ... Ltd. Şti'nin hisseleri olduğu, davacı ve dava dışı ...'un birleşen dosya davalısı ... Gıda ... Ltd. Şti'nin %50'şer hisseli ortakları olup, davacının şirket müdürü, dava dışı ortağın ise müdürler kurulu başkanı sıfatı bulunduğu sabittir.  <br>\tBu durumda mahkemece, asıl ve birleşen davaya bakmaya yetkili mahkemenin birleşen dosya davalısı ... Gıda ... Ltd. Şti.'nin merkezinin bulunduğu yer olan Van mahkemeleri olduğu, anılan mahkemenin kesin yetkili mahkeme olup, kesin yetkinin HMK'nun 114/1.ç maddesi uyarınca dava şartı niteliğinde bulunduğu gözetilerek açılan davanın kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus istinaf aşamasında re'sen gözetilmiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/06/2019 tarih 2019/2229 Esas 2019/4442 Karar sayılı ilamı, 25/03/2022 tarih 2021/9104 Esas 2022/2412 Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı). <br>\tAçıklanan bu nedenlerle asıl ve birleşen dosyada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü gerekmiş, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kesin yetkili mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek asıl ve birleşen dosyada davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın kesin yetkili Van Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesine Sıfatıyla) tevzi edilmek üzere Van Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>\t1-Asıl ve birleşen dosyada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜ ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2022 tarih 2018/774 Esas 2022/324 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, asıl ve birleşen dosyada davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, <br>\t2-HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın yetkili Van Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesine Sıfatıyla) gönderilmek üzere Van Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,<br>\t3-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Asıl ve birleşen dosyada davalı ... tarafından asıl dava yönünden yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde asıl ve birleşen dosyada davalı ...'e iadesine, <br>\t5-Asıl ve birleşen dosyada davalı ... tarafından birleşen dava yönünden yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde asıl ve birleşen dosyada davalı ...'e iadesine, <br>\t6-Asıl ve birleşen dosyada davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinin yargılaması sonunda verilecek karardaki yargılama giderlerinde dikkate alınmasına, <br>\t7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından asıl ve birleşen dosyada davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/03/2025 <br><br>Başkan - ...             Üye - ...                   Üye -  ...                Zabıt Katibi - ...<br>...     ...  ...   ... <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d9df7cd0c181e14","SID":"18fdc7a3b68b1885"}}