{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/387 <br>KARAR NO: 2025/382<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2025<br>NUMARASI: 2024/11 Esas - 2025/59 Karar<br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/03/2025<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili,  müvekkili  şirketin ticari defterlerinin 03/01/2024 tarihinde ... Cd. ... sk. ... Eminönü İstanbul Adresinden tüm dikkatlere rağmen çalındığını, anılan olay nedeniyle şirkete ait ticari defterlerin zayi olduğunu bildirmiş ve müvekkili şirketi ait ticari defterlerin zayi olduğuna dair belge verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, talep konusu belgelerin muhafazasında davacı tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğini, hırsızlığa ilişkin savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, zayi durumunun davacının iradesi dışında bir nedenle meydana gelmediği ya da mücbir sebep halinin bulunduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden TTK'nın 87/2. Maddesinde yer alan zayi belgesi verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; TTK m. 82/7 kanun metninde “mücbir sebep” aranacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığını, hırsızlık olayı sonrası Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, hırsızlık olayının meydana gelmediği anlamına gelmediğini,  defterlerin çalınması müvekkilinin iradesi dışında geliştiğini, bu nedenle “özen eksikliği” iddiasının yersiz olduğunu, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacının saklamakla yükümlü şirket ticari defterlerinin zayi olduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak, ticaret sicil kayıtları getirtilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir.\"(Yargıtay HGK'nın 2014/827 esas, 2016/311 karar sayılı, 16.3.2016 tarihli ilamı) Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermesi, diğer taraftan da ziyanın  iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. Somut olayda, talebe konu ticari defterin çalındığı ileri sürülmüştür. Hırsızlığa ilişkin savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dosya kapsamında davacı şirketin ticari defterlerin çalındığı beyanından başkaca bir delil ,tesbit bulunmamaktadır. Davacı vekili kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin hırsızlık olayının meydana gelmediğine kanıt teşkil etmeyeceğini ileri sürmüş ise de ;hırsızlık olayının meydana geldiği hususunda davacı şirketin iddiası dışında hiç bir delil bulunmamaktadır.Zayii olayının kanunda yazılı sebeblerle ,davacının iradesi dışında önlenemez bir sebeble meydana geldiği ispatlanamamıştır.Zayi belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığından bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacının ticari defterin korunmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği belirlenmekle zayi belgesi talep edemeyeceği, zayi olayının davacının kusuru nedeniyle meydana geldiği sonucuna varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar  verilmiştir.\t<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44c29c8a5bca5b92","SID":"45adada6426b7589"}}