{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/09/2021<br>DAVA:Maddi Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:07/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:11/03/2025<br><br>Dairemizin yukarıdaki esas numarasında kayıtlı bulunan davanın Türk Milleti adına yapılıp bitirilen istinaf ön incelemesi sonunda;<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/07/2018 tarihinde, davalı ...'e ait, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan ve davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı vasıta arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiği, değer kaybına uğradığı ve tamir süresince araçtan mahrum kalınması nedeniyle gelir kaybı yaşandığı, araçta taşınan yaklaşık 3 ton sebzenin kaza etkisiyle yola dökülerek zayi olduğu, karşı araç sürücüsünün tam kusuru sonucu kazanın vuku bulduğunu beyanla ve  artırılmış haliyle 2.085,40 TL araç değer kaybı zararının tüm davalılardan, 3.000,00 TL araç mahrumiyet zararı ve araç kasasındaki zayi olan sebzeler için 10.985,00 TL maddi tazminatın ise karşı aracın sürücüsü ve kayıt maliki olan davalı gerçek kişilerden olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığı, kazaya karışan ... plakalı aracın şirketleri nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamın ve maddi hasarlı trafik kazalarında azami poliçe teminat limiti araç başına 36.000,00 TL ile sınırlı olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, genel şartlara ekli formüle göre değer kaybı hesaplanması icap ettiği, geçmiş hasar kaydı ve kilometresi gibi olguların araştırılması ve tespiti halinde değer kaybı oluşmayacağını beyanla davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. <br>DELİLLER                                :<br>Trafik kazası tespit tutanağı, trafik sigorta poliçesi, kusur ve tazminat bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı. <br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;  kazanın meydana gelmesinde arkadan çarpma kural ihlali nedeniyle davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise kazaya etken bir davranışının bulunmadığı, kazaya ilişkin dava öncesi davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 17.318,55 TL hasar bedeli ile 2.914,60 TL değer kaybı olmak üzere toplam 20.233,15 TL ödeme yapıldığı, kaza tarihi itibariyle maddi hasarlı kazalar için araç başı teminat limiti 33.00,00 TL olup bakiye 12.766,85 TL teminat limiti bulunduğu, piyasa koşullarına göre davacı aracının kaza öncesi (105.000,00 TL) ikinci el değeri ile tamiri yapıldıktan sonraki (100.000,00 TL) ederi arasındaki fark karşılaştırılmak suretiyle araç değer kaybının 5.000,00 TL olduğu, raporun devamında hasarın boyutuna göre makul tamir süresinin 10 gün ve günlük araç temin bedelinin 300,00 TL esas alınarak araç mahrumiyetinden kaynaklı zararın 3.000,00 TL hesaplandığı, yine ziraat mühendisi bilirkişisinden alınan raporda davacı aracında taşınan ve kaza sırasında zayi olan sebze bedelinin ve kullanılamaz hale gelen plastik kasaların ederinin toplam 10.985,00 TL edeceğinin bildirildiği, itiraz üzerine düzenlenen ek raporda ise zayi olan sebze ve kırılan kasa bedeli için Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri birim fiyatı dikkate alınarak toplam zararın bu kez 4.095,00 TL olarak saptandığı, bilirkişi raporlarının usule uygun olduğu, öte yandan araç değer kaybı için davacıya yapılan ödemenin güncellenerek (2.914,60 TL + 494,45 TL= 3.409,05 TL)  hesaplanan miktardan mahsup edilerek hüküm altına alınması gerektiği, sigorta şirketinin kısmi ödeme yaptığı tarih itibariyle temerrüte düşmüş sayıldığı, diğer davalıların ise haksız fiil tarihi itibariyle işleyecek yasal faizden sorumlu tutulması icap ettiği, ayrıca araçta taşınan ve zarara uğrayan ürün bedeli isteğine ilişkin davacı tarafından tutanak düzenlenip kendisi tarafın belirleme yapıldığı, sebzelerin ne kadarının zayi olduğu ne kadarının kullanılabilir durumda bulunduğu noktasında tespit ve uzman incelemesi yaptırılmadığı, bu konuda alınan kök raporda belirlenen zarar miktarı üzerinden TBK 52 madde gereği %30 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle bu kalem zararının hüküm altına alınması gerektiği benimsenerek davanın kısmen kabulü ile 1.590,95 TL araç değer kaybı zararının sigorta şirketinden 11/02/2019 temerrüt tarihinden, davalı sürücü ve araç maliki olan gerçek kişilerden ise olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3.000,00 TL araç mahrumiyet zararı ve araç kasasındaki zayi olan sebzeler için 7.689,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte karşı aracın sürücüsü ve kayıt maliki olan davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsiline, araç değer kaybı zararı ile zayi olan sebze bedeli istemlerinde fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç değer kaybı bakımından dava öncesi sigorta şirket tarafından yapılan ödemenin güncellenip hesaplanan değer kaybından mahsup edilmesi işlemin hatalı olduğunu, yine zayi olan sebze bedelleri için kök raporda benimsenen miktarın hüküm altına alınması gerektiğini, hakkaniyet indirimi uygulanmasının doğru olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>Davalılar istinaf yasa yoluna başvurmamıştır. <br>İSTİNAFA CEVAP: <br>Davalılar  istinafa cevap vermemiştir. <br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı tazminat isteğine ilişkindir.  <br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı, trafik kazası sonucu aracının hasarlandığını, değer kaybına uğradığını, tamir süresince araçtan mahrum kalındığını, kaza anında araçta bulunan sebzelerin zayi olduğunu ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın karşı aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf  yasa yoluna başvurulmuştur. <br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ve ek madde 1-(1)  ile değişen HMK’nın 341/2 maddesi uyarınca karar tarihinde miktar veya değeri ilk derece mahkemesi karar tarihi olan 2021 yılı itibariyle 5.880,00 TL’yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.<br>Somut olayda, davacının HMK 107 maddesi gereğince talep arttırım dilekçesi ile dava dilekçesindeki talebini 16.070,40 TL' ye arttırdığı, ilk derece mahkemesi tarafından ise toplam 12.279,95 TL maddi tazminata hükmedildiği, dolayısıyla reddedilen miktarın 3.790,45 TL olduğu, davacının yargılama sırasında talep arttırım dilekçesine konu yaptığı bilirkişi raporlarına bir itirazının bulunmadığı,  istinaf aşamasında da bilirkişi raporlarına yönelik bir itirazın olmadığı, dolayısıyla tazminat miktarının bilirkişi raporlarıyla belirlenen ve talep arttırıma konu edilen 16.070,40 TL'den fazla olduğuna yönelik bir istinaf talebinin de bulunmadığı, istinaf talebinin yalnızca mahkemece reddedilen  3.790,45 TL' ye ilişkin olduğu ( hakkaniyet indirimi ve ödemenin güncellenerek mahsubuna yönelik), bu haliyle istinafa konu edilen ilk derece mahkemesinin 3.790,45 TL red miktarı,  ilk derece mahkemesi karar tarihi olan 2021 yılı itibariyle 5.880,00 TL olan istinaf kesinlik sınırı düzeyine ulaşmadığından, davacının yaptığı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereğince miktar yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.'nun 352. ve 341/2 maddeleri gereğince miktar yönünden USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 59,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 07/03/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87913072809fe7da","SID":"14232cd1b384bc1d"}}