{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1412 - 2025/201<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1412 <br>KARAR NO\t: 2025/201<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2018/845 Esas 2023/440 Karar<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>TEMLİK ALAN\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 20/02/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/03/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, temlik alan ... vekili ve temlik alan ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 30/06/2018 tarihinde sürücü ...'in, sevk ve idaresindeki aracı ile seyri sırasında, karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 7.000,00 TL maddi tazminatın ve şimdilik 100,00-TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 75.897,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.180,93-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 507,38 TL bakıcı gideri olarak ıslah etmiş, yargılama devam ederken ...'ya 50.000,00 TL, ...'ya 40.000,00-TL ve ... A.Ş.’ye 30.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL alacak için alacağını temlik etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın kabulü ile, 75.897,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.180,93 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 507,38 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 80.585,73 TL’nin 20.146,43 TL’sinin temlik alan ... Şirketine, 33.523,66 TL’sinin temlik alan ...’ya ve 26.835,04 TL’sinin ise temlik alan ...’ya kaza tarihi olan 30/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, temlik alan ... vekili ve temlik alan ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece temliğe ilişkin itirazları dikkate alınmaksızın karar verildiğini, 28.07.2020 tarihinde 31199 sayılı Resmi Gazete'de  yayımlanan kanun değişikliği ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 57. Maddesi değiştiğini, bu kapsamda temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, anılan temlik sözleşmesi gereğince ... Hasar Dan. Yön. tarafından söz konusu sözleşmenin öne sürülmesiyle mükerrer ödeme yapılmasına sebebiyet verilebileceğini, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmediğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, bakıcı giderine ilişkin belirlemelerin fahiş olduğunu, hesap raporunda 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunu kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketinin asıl alacağa işletilecek faiz kaleminden sorumluluğunun temerrüt tarihinden itibaren başlaması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Temlik alan ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmediğini, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunu kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Temlik alan ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmediğini, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunu kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>28.07.2020 tarihinde 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kanun değişikliği ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 57. Maddesinde yapılan değişiklikle \"Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak; a) Alacaklı tarafından bizzat, b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla,<br>c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.(2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez. (...) \" İşbu kanun değişikliği ile hasar danışmanlık şirketleri tarafından alınan temliknamelerin iptali gerekmelidir. TBK'nın 183/1. Maddesinde \"kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça...\" alacağın temlikine cevaz vermektedir. Somut olayda eldeki davada yargılama devam ederken davacının, 14.01.2019 ve 21.11.2018 tarihli temlik sözleşmeleri ile dava konusu ettiği alacak taleplerine ilişkin dava dışı temlik alan ...'ya 50.000,00 TL, dava dışı temlik alan ...'ya 40.000,00 TL ve dava dışı temlik alan ... A.Ş.’ye 30.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL temlik alacağını devrettiği, anılan temlik sözleşmelerinin yasa değişiklik tarihinden önce gerçekleştiği anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Bununla birlikte davacı 30/06/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiş olup, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, cismani zarar nedeniyle TBK'nın 54. maddesi kapsamında, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesine ilişkin zararların belirlenmesinde, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliklerin uygulanacağı kabul edilmiştir. Somut olayda da kaza tarihine göre  uygulanacak yönetmeliğin \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik\" olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından ise hem \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik\"hem de \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Hakkındaki Yönetmelik\" hükümleri çerçevesinde maluliyet raporu alınmasına karşın, davacının maluliyet oranı tespitinde \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Hakkındaki Yönetmelik\" hükümlerini esas alan raporun hükme esas alınmasıyla davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, hükme esas alınan maluliyet raporu karar vermeye elverişli olmadığından, mahkemece \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik\" hükümlerine göre  alınan raporun hükme esas alınması, aktüer bilirkişiden bu konuda ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından \"gerçek zarar\" hesaplanmasında, kaza tarihi itibariyle uygulanması kabul edilmeyen Yönetmelik çerçevesinde alınan rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>Kabule göre de, faiz başlangıcına ilişkin olarak ise, davalı Sigorta Şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt başvuru ile gerçekleşmeyeceğinden, başvuru sonrasında bir şekilde temerrüt gerçekleşmiş ise bu tarihte, aksi takdirde ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Hal böyle iken eldeki davada davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine eksik evrakla(maluliyet raporu olmadan)başvuru yapılmış olması karşısında davalı Sigorta Şirketinin davanın açıldığı tarihte temerrüde düştüğü ve aleyhine hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği nazara alınmadan mahkemece kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, temlik alan ... vekili ve temlik alan ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince  kaldırılmasına, mahkemece, dosya kapsamında yer alan, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik olan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik\" hükümlerine göre alınan raporun hükme esas alınması, akabinde aktüer bilirkişiden tazminat hesabı hususunda ek rapor alınması ve davalı sigorta şirketi aleyhine belirlenen tazminata ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğinin de gözetilmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, temlik alan ... vekili ve temlik alan ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KABULÜ İLE, Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 02/06/2023 tarihli, 2018/845 Esas - 2023/440 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 3.İcra Dairesinin 2023/19362 Esas sayılı dosyasına yatırılan 45.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\t6-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 5.İcra Dairesinin 2023/19711 Esas sayılı dosyasına yatırılan 70.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\t7-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>Bu belge, 5070 sayılı kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bf64d76fc9d6168","SID":"a9aa6efb833161bc"}}