{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  202  Esas 2025/  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/217 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/121<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 16/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/388 D. İş Esas 2024/388 Karar<br>İHTİYATİ HACİZ TALEP<br>EDEN \t<br>VEKİLİ\t:<br>KARŞI TARAF <br><br>TALEP\t: İhtiyati Haciz<br>TALEP TARİHİ\t: 11/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 20/02/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 05/03/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki ihtiyati hacze ilişkin talebin dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda ilamda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı taraf şirket arasında destek kredisi sözleşmesi, şirket kredi kartı sözleşmesi, çek hesabı açılış sözleşmesi imzalandığını, karşı taraf ...'ın kredi ve kredi kartı sözleşmelerinde kefil olduğunu, karşı taraf şirketin anılan sözleşmeler kapsamındaki kullanımlarına ilişkin borcunu ödemediğini, asıl borçlu şirketin sözleşme ve ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderilen ihtarnamelerin tebliğ edilmiş sayılacağını, karşı taraf ...'ın da ödenmeyen borçtan kefalet limiti ile sınırlı olarak borçtan sorumlu bulunduğunu, vadesi gelmiş borcun ödenmediğini, rehinle temin edilmediğini belirterek 1.035.206,54 TL alacağın tahsilini teminen karşı taraf borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki her türlü doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, asıl borçlu şirket yönünden keşide ve tebliğ edilen tebligatların içeriğinin denetlenemediği, bu borçluya usulünce yapılmış veya yapılmış sayılan ihtardan bahsedilemeyeceği, muaccel bir borcun da bulunmadığı, diğer borçlu kefil ... yönünden ise bu borçluya keşide edilen ve tebliğ edilen ihtarname bulunmadığı, bu borçlu yönünden de ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirkete gönderilen ihtarnameler, tebligat olmamakla birlikte ihtarname ve ihtarnamelere ait barkod numaraları dosya içerisinde mevcutken mahkemece içeriğin denetlenemeyeceğinin gerekçe gösterilerek taleplerinin reddedilmesinin yerinde olmadığını, kefile başvuru için gereken şartlar TBK'nun 586. maddesinde düzenlenmiş olup, bu şartlar arasında kefile ihtarname gönderilmesi şartının aranmadığını, ticari kredi kartların, borçlu tarafından ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından ödenen 11 adet çek bedelinin müvekkiline iade edilmeyen 12 adet çek bedeline ilişkin olduğunu, barkod numaralarına ait gönderi hareketleri mahkeme dosyasına sunulduğunu, ihtarnamelerin, ihtarnamelere ait barkod numaraları ve barkod numaralarına ait PTT sorgu sonuçlarına ilişkin evraklar mahkemeye sunulduğunu, mahkeme tarafından tebligat içeriklerinin denetlenemediğine karar vermesinin hatalı bulunduğunu, barkod numaralarının sorgulanması sonrasında gönderinin hangi tarihte PTT'ye teslim edildiği barkod sorgu sonucundan görülebildiğini, PTT'ye teslim tarihi ile ihtar düzenleme tarihi ya aynı gün ya da bir-iki gün sonrası olduğunu, bu tarihler kıyaslanarak hangi barkodun hangi gönderiye ait olduğu kolayca tespit edilebilir olduğunu, bunun dışında ihtarnamelerin ait olduğu barkod numaralarına ilişkin mevcut bir evrakın da bulunmadığını, böyle bir evrak olmasının da beklenemeyeceğini, ihtarnameler düzenlendikten sonra borçluya gönderilmek üzere PTT'ye verilirken barkod numarası aldığını, barkod numaraları daha sonradan banka sisteminde ihtarname ile eşleştirildiğini, bu nedenle ihtarnamelerin içeriğinde barkod numarası olmasının beklenmesinin doğru olmadığını, ; ihtarname içeriğinin denetlemeyeceğinin düşünülmesi anlaşılabilir olmadığı gibi müvekkilinin alacaklı olduğu gerçeğini de değiştirmeyeceğini, bankaların gönderecekleri ihtarnameleri, nasıl göndereceklerine ilişkin zorunlu bir usul kuralı bulunmadığını, bankalar ister noter aracılığıyla ister PTT aracılığıyla (iadeli taahhütlü) ihtarname gönderebileceğini, bir mektup veya ihtar yazıldıktan sonra zarfa konulup, gönderilmek üzere PTT'ye teslim edildiğini,  PTT görevlisi gönderiyi teslim aldıktan sonra üzerine sıradaki barkodu yapıştırarak veya makina tarafından oluşturulan barkodu zarf üzerine basarak, gönderiyi kayda aldığını, kayda aldığı gönderinin barkod numarasını da mektubu, ihtarı teslim aldıktan sonra gönderici ile paylaştığını, bu barkod ile gönderiyi birbirine bağlayan ilişkilendiren bir belge bulunmadığını, mahkemece beyanlarının ciddiye alınmayıp ihtarname ile barkod numarasını ilişkilendiren belgenin arandığını, asıl borçlunun borcu ödememesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması veya asıl borçlunun ödeme güçlüğü içerisinde olması durumunda alacaklı, kefile başvurabileceğini, bunun için kefile bildirim yapılmasına gerek bulunmadığını, kefile yapılacak bildirim ile alacak muaccel hale gelmediğini, zaten borcun muaccel olduğunu, davalı asıl borçlu şirkete ihtarname gönderildiğini, ancak ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, borcun ödenmediğini, bu sebeple kefile ihtarname gönderilmesine gerek olmadığını, mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın, kanun hükmüne aykırı olarak kefile ihtarname gönderilmemesi gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin kefil yönünden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ihtiyati haciz verilmesi için gereken koşullar belli olup  taleplerimiz yaklaşık ispat koşulunu sağladığından taleplerinin tamanının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, hesapların kat edilmesi ile müvekkili bankanın alacakları muaccel hale geldiğini, dosya içeriğinde yer alan evraklardan görüleceği üzere davalı borçlunun borç miktarı belli olmakla birlikte talep edilen tüm borcun muaccel hale geldiğinin sabit olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilirken değerlendirilecek hususların belli olup, taleplerinin yaklaşık ispat koşulunu sağladığından kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz talebinde bulunabilmek için alacak açısından aranan şartlar kanunda sayılmış olup bu şartlar, deliller ve sunulan belgeler bakımından sağlandığını, davalı borçlu müvekkili bankaya olan borçlarını vadesinde ödemediğini, vadesi gelmiş bir borcun ödenmemesi ve rehinle temin edilmemesi halinde ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, sırf bu şartların varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, mahkemece ihtarname içeriklerinin denetlenebilir olması, kefile ihtarname gönderilmesi gibi şartlar aranarak koşulların oluşmadığına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep, İİK’nun 257 vd. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>\tİhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır.  <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı).<br>\tÇek hesabı açılış sözleşmesinin bila tarihli olarak ihtiyati haciz talep eden banka ile karşı taraf şirket arasında akdedildiği görülmüştür. <br>\tDestek kredisi sözleşmesinin 19/01/2024 tarihli 500.000,00 TL limitli olarak ihtiyati haciz talep eden banka ile karşı taraf şirket arasında akdedildiği, karşı taraf borçlu ...'ın 19/01/2024 tarihinde 971.498,76 TL limit ile sözleşmede kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. <br>\tŞirket kredi kartı sözleşmesinin de ihtiyati haciz talep eden banka ile karşı taraf şirket arasında akdedildiği, karşı taraf borçlu ...'ın 10/10/2023 tarihli 100.000,00 TL limitli müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, limit artışlarıyla kefalet limitinin 300.000,00 TL'ye çıkarıldığı görülmüştür. <br>\tKredi kartı hesap ekstreleri, karşı taraf borçlu şirkete ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanları dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tİhtiyati haciz talep eden banka tarafından karşı taraf borçlu şirkete kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla 22/07/2024 tarihli ihtarname ile 53.972,16 TL tutarındaki iki taksitin 30 gün içinde ödenmesi, aksi halde kalan kredi borcunun muaccel olacağı, 515.845,46 TL'nin ödenmesi gerekeceğinin bildirildiği, kredi kartı ve kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla 17/09/2024 tarihli ihtarname ile 326.161,61 TL ile 26.841,46 TL kredi kartı, 554.206,06 TL krediden kaynaklanan olmak üzere toplam 907.209,13 TL'nin 24 saat içinde ödenmesinin talep edildiği, ödenen çek sorumluluk bedelleri nedeniyle 17/09/2024 tarihli ihtarname ile 74.160,00 TL nakit, 15 adet çekten kaynaklanan 139.050,00 TL gayri nakit alacağın 24 saat içerisinde ödenmesi/depo edilmesinin istenildiği dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tAnılan ihtarnamelerin karşı taraf borçlu şirkete tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ mazbatası ibraz edilmemiş, ihtarnamelere ilişkin PTT gönderi takip formları dosyaya sunulmuştur.  <br>\tBanka tarafından 1.035.206,54 TL yönünden karşı taraf borçluların menkul, gayrimenkul mal ile üçüncü kişilerdeki doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması talep edilmiştir. Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tDosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler gözetildiğinde, ihtiyati haciz talep eden banka tarafından ihtiyati haciz talebine konu alacağın varlığını yaklaşık olarak ispata yarar nitelikte hesap kat ihtarnameleri ile bu ihtarnamelerin karşı taraf borçlulara tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ mazbataları dosyaya ibraz edilmemiştir. <br>\tBu durumda mahkemece, ihtiyati haciz talep edenin karşı taraftan ihtiyati haciz talep edilen muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştiremediği, ihtiyati haciz koşullarının bu aşamada gerçekleşmediği gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi  yönündeki kararında, karar tarihi itibarıyla dosya içerisinde yer alan belgeler karşısında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati haciz talep edenden alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 20/02/2025 <br><br>Başkan -            Üye -                    Üye -            Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"204bda7ad4e12d92","SID":"720de3ded765d783"}}