{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1679 Esas 2025/154  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1679 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/154<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t: 28/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/3 Esas 2022/548 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br><br>DAVA\t: Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 26/02/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/03/2025 <br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde 25/11/2005 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle yaralanan işçinin uğradığı maddi zararın tazmini talebiyle açılan dava sonucu verilen kararın icra takibine konulması nedeniyle icra dosyasına ödenen miktardan davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 119.066,43 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.    <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, ... ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, özelleştirme modeli gereği hisse devri aşamasında bilanço çalışmaları yapılarak davacı tarafından devre esas mizan düzenlendiğini ve bu mizan kayıtları esas alınarak devre esas  bilanço belirlenmiş olup bu işlemler sonucunda geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden davacı şirketin geçmiş yıllara ilişkin olarak müvekkili kurumdan herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, rücu davasına konu mahkeme kararında bahsi geçen alacağın İHDS kapsamında davacı şirket tarafından talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından dava dışı kişilere fazla ödeme yapıldığını, fazla ödemenin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, müvekkilinin ancak dayanak davada hükmedilen bedelden sorumlu tutulabileceğini, alacağın avans faiziyle birlikte tahsilinin istenemeyeceğini, müvekkiline takibe ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden karara ilişkin yapılan ilişkin diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dava dışı işçinin 25/11/2005 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanması sebebiyle uğradığı zararın tazmini talebi ile davalı ... Müessese Müdürlüğü aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın icra takibine konulması nedeniyle davacının icra dosyasına 04/07/2019 tarihinde toplam 119.066,73 TL ödediği, taraflar arasında akdedilen işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.1 maddesinde sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğunun hükme bağlandığı, davacı tarafından yapılan ödeme işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan davada davacının bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmadığı, davacı icra dosyasına ödediği tüm bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceği, rücuen tazminat talebi başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 119.066,43 TL'nin 04/07/2019 ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesi ile üçüncü kişilerin hak iddialarının düzenlendiğini, rücuya dayanak olayın şirket işçisinin uğradığı iş kazasına ilişkin olduğundan İHDS'nin 7. maddesi anlamında üçüncü kişi alacağı kapsamında olmadığını, müvekkilinin sözleşmeleri devam eden aboneleriyle, işçileriyle, yüklenicileriyle, araç ve gereçleriyle, hak ve borçlarıyla birlikte dağıtım faaliyeti devam eden şirketleri devrettiğini, içi boş sadece bir tabeladan ibaret bir şirketi devretmediğini, dolayısıyla o tarihte yapılan işin bir parçası olan ve dağıtım şirketleriyle sözleşmesel ilişkisi devam eden yüklenicileri ve bu yüklenicilerin işçilerini 3. kişi olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını, hisse devir sözleşmesinin 6. maddesinde de işçi alacaklarından davacı şirketin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini, her iki sözleşme açısından da rücu edilmesi mümkün olmadığını, davaya dayanak dava ve icra dosyalarında davacı yanında ... İnşaat Elektrik San. Tic. Ltd. Şirketi'nin de davalı borçlu olarak yer aldığını, dava dosyasında mahkemece adı geçenlerin müşterek müteselsil sorumluluğuna hükmedildiğini, mahkemece verilen hükme esas alınan kusur raporunda ... İnşaat Elektrik San. Tic. Ltd. Şirketi'nin %75 oranında, kazalı işçi ...'nin ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, mahkemece öncelikle davacının müşterek müteselsil sorumlu olan ... İnşaat Elektrik San. Tic. Ltd. Şirketi'ne rücuya dayanak dava nedeniyle yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, rücu edilip edilmediğinin tespiti gerekirken doğrudan yapılan ödemeler nedeniyle müvekkilinin sorumlu olduğu yönünde tespitte bulunulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından yapılan ödemeye ilişkin hesaplama yapılmadığını, dolayısıyla ödenen miktarın ödenmesi gerekip gerekmediği yahut müvekkilinin sorumluluğunu arttırıcı şekilde hareket edilip edilmediği, ödemenin fazla olup olmadığının değerlendirilmediğini, bu yönüyle eksik inceleme neticesinde oluşturulduğu anlaşılan bilirkişi raporunun mahkemece esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, gerekçeli kararda dayanak davaların müvekkile ihbar edilmediği ve ihbarın gerekmediği belirtildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluğun müvekkiline ait olduğu varsayımında da davacı şirket tarafından, davanın açıldığına ilişkin müvekkili kuruma ihbar yapılması gerektiğini, ihbar olmaksızın müvekkilinden sorumluluğu kapsamında olan bir davanın açıldığından haberdar olmasının beklenemeyeceğini, müvekkilinin haberdar olmadığı, bilgisi dışında yürütülen ve sonuçlandırılan davadan sorumlu tutulmasının da kabul edilemeyeceğini, mahkemece avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, istinaf edilen karara konu alacak talebinin dayanağı olan davada, alacağın yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedildiğini, davacı tarafından ödemelerin yasal faiz üzerinden yapıldığını, istinafa konu davanın rücu davası olduğunu, bu bağlamda dayanak dosyada yasal faiz ile birlikte ödeme yapılmış olduğundan mahkemece faize hükmedilmesi halinde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, aksinin davacının haksız kazanç sağlaması ile sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, faiz başlangıcı olarak belirlenen tarihin hatalı olduğunu, mahkeme kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine hükmedildiğini, mahkemenin bu tespitinin hatalı bulunduğunu, faiz başlangıcı yönünden, mahkemece öncelikle müvekkilinin ne zaman temerrüte düşürüldüğünün belirlenmesi ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşürüldüğünün tespit edilememesi halinde davaya konu alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkilinin icra masraf ve giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, davacının sözleşme gereğince gerekli tedbirleri alma ve dosyayı ihbar etme yükümlülüğü bulunmasına rağmen, mahkeme kararında hüküm altına alınan alacak kalemlerini icra takibine mahal vermeden ve gecikmeksizin ödemediği ve dosyanın hiçbir aşamasında müvekkilini haberdar etmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere bu durumda müvekkilinin ancak mahkeme rücu davasına dayanak teşkil eden davada hükmedilen bedelden sorumlu olacağını, ilam sonrası faiz, icra takibi ve buna ilişkin giderler kısmına ilişkin ilamın takibe konu edilmesinde davacının kusurunun bulunduğu için bu kısımların müvekkiline rücu edilmesinin mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.\t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAkhisark 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 2018/29 Esas 2018/228 Karar sayılı dosyası ile aynı mahkemenin birleşen 2015/4 Esas 2015/1 Karar sayılı dosyasının davacısı ..., davalıları ... İnşaat ... Ltd. Şti. ile ... olup, 25/11/2005 tarihinde iş kazası sonucu yaralanan işçinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan asıl ve birleşen davada verilen asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü kararının Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7526 (eski 2013/368) sayılı dosyası ile ... İnşaat ... Ltd. Şti. ile ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü aleyhine icra takibine konulması sonucu davacının icra dosyasına 04/07/2019 tarihinde 119.066,43 TL ödediği anlaşılmıştır.<br>\tSözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; 25/11/2005 tarihinde iş kazası sonucu yaralanan işçinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan asıl ve birleşen davada asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın icra takibine konulması sonucu davacının icra dosyasına 04/07/2019 tarihinde 119.066,43 TL ödediği dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tTaraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısı olan ... bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Davacı icra takibi sonucu 04/07/2019 tarihinde 119.066,43 TL ödemiş olup, yapılan ödemelere ilişkin tahsilat makbuzları icra dosyasında yer almakta olup, tahsilat makbuzlarıyla yatırılan bedelin davacı tarafından yatırıldığı sabittir. Bu nedenle davacı icra dosyalarına ödediği tüm bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).<br>\tDavalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.<br>\tÖte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde \"...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla\", 22. maddesinin f bendinde \"Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla...\" hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır.<br>\tRücuen alacağa dayanak mahkeme ilamı ile meydana gelen iş kazasında ... ... Ltd. Şti.'nin %75, davacı işçinin %25 oranında kusurlu olduğu belirlendikten sonra hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatın ... İnşaat ... Ltd. Şti.'nin yanı sıra davanın yönetildiği diğer davalı ...'tan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Dava dışı ... anılan ilama dayalı olarak ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü, ... İnşaat... Ltd. Şti. aleyhine icra takibine girişmiş, takip sonucu işbu davaya konu edilen bedel icra dosyasına davacı tarafından ödenmiştir. Ödenen bedelden ise İHDS hükümleri uyarınca davalı ...'ın sorumlu olduğu iddiasıyla işbu dava açılmıştır. Dosya içeriğinden rücuya esas davanın diğer davalıları ve mahkeme kararında meydana gelen iş kazasında kusurlu olduğu belirtilen diğer sorumlular tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belge dosyaya sunulmuş değildir. <br>\tHal böyle olunca mahkemece davacının icra dosyasına yaptığı ödemenin tamamını davalıdan talep edebileceği, davacı yanın talebi de gözetilerek ödenen miktarın davalıdan tahsiline hükmedilmesi isabetlidir. \t<br>\tDavalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 8.133,42 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.034,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.099,42‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 26/02/2025 <br><br>Başkan -             Üye -                 Üye             Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"426f3b695f2de1c2","SID":"b31af184e57433f8"}}