{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    \t TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t             GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t:  Esas<br>KARAR NO\t: <br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t:... - ... <br>VEKİLİ\t:Av. ... - [<br>DAVALI\t:... (T.C. ...) ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br>DAVA\t: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/03/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olup bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapılmış olduğunu, davalının ise davacı kooperatif üyesi olup davacı kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin etmiş olduğunu, davacı kooperatif halen tasfiye sürecine girememiş olup 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edememiş olduğunu, mağduriyetlerin çığ gibi büyüdüğü, üyelerin ve arsa sahiplerinin haklarının temin edilmesi hususunda umudunu yitirdikleri dönemde iflasa sürüklenmekte olan davacı kooperatif, mağdur üyelerin bir araya gelişi ve gayretli çabalarıyla tekrar ayağa kalkmış ve üyelere ve arsa sahiplerine taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ile seneler öncesine ait borçların ödenmesi için son süratle çalışmakta olduğunu, bu doğrultuda kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşılmış ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep ve dava edilmiş olduğunu, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açılmış ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, Kayseri Asliye Ticaret mahkemelerinde görülmüş bu 160'dan fazla davada davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu kararlar istinaf mahkemesi tarafından da onanmış olduğunu, İstinaf kararları davalılar tarafından temyiz edilmiş ve temyiz incelemesi nihayetinde lehimize verilen yerel mahkeme kararlarının bozulmasına karar verilmiş olduğunu, Yargıtayın söz konusu kararı sonrasında bir çok yerel mahkeme, bu kararı emsal kabul ederek davanın reddi yönünde karar verirken istinaf mahkemeleri de yerel mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararının kaldırılması yönünde karar vermekte olduğunu, Yargıtay’ın söz konusu kararını kabul etmiş anlamına gelmemek kaydıyla, belirtmek gerekir ki bahsi geçen kesin maliyet dosyalarının tamamında davalılar kooperatif üyesi olmadıklarını, kooperatif ile ilişiklerinin tamamen kesildiğini, ibra edildiklerini iddia etmiş olduklarını, bir nevi davaya konu uyuşmazlığın esas konusu davalıların üye olup olmaması hususu olduğunu hatırlatmak istediklerini, Yargıtay, ilgili kararında söz konusu uyuşmazlığa noktayı koymuş ve davalıların üye olduğu hususunda karar vermiş olduğunu, Yargıtay’ın ilgili ilamında bu husus \" Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir.\" şeklinde ifade edilmiş olduğunu, bununla birlikte Yargıtay ilgili ilamında \"İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.\" şeklindeki ifadeyle kooperatifin üyelerden aidat talep edebileceği, aksi yöndeki taahhütlerin geçersiz olduğu belirtilmiş olduğunu, söz konusu Yargıtay kararının ardından verilen istinaf mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere davalı, istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcunu ödemek zorunda olduğunu, (Ek-3: Kayseri BAM 6. HD. ... sayılı ilamı) bununla birlikte davacı kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağı bulunmakta olduğunu, Kooperatif söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte kooperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa söz konusu aidatı ödemesi gerekmekte olduğunu, ekte bulunan aidat çizelgesine göre (Ek-4: Aidat borç çizelgesi) davalı, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacak olduğunu, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı Nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte olduklarını, bunun yanında davacı kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verilmiş olduğunu, bu ödeme, aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edilmiş olduğunu, ara ödeme, Yargıtay içtihatları tarafından ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemidir ve yalnızca genel kurul kararı ile alınacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihine kadarki ara ödeme alacağına karşılık şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte olduklarını, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, mevzuat hükümlerine göre ve kooperatif hukukunun temel ilkelerinden eşitlik ilkesi gereği her üyenin kooperatife ne zaman üye olduğu farketmeksizin tüm üyelerin eşit miktarda aidat ödeyeceği söz konusu olduğundan davalının üyelik tarihinde önceki dönemlere ait aidatların da ödenmesinin lazım geldiği sabit olacağını, bununla birlikte kooperatif ile üye aralarındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımı olmadığı, keza tarafların edimini yerine getirmesinde zamanaşımı olmadığı, uygulanacak bir zamanaşımında eşitlik ilkesine aykırılık oluşacağı yerleşik içtihatlarla sabit olduğunu, keza Yargıtay 23. HD. 2018/1339E. 2020/4423K. Sayılı 21.12.2020 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, yine taraflarının talebi üzerine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu neticesinde Anayasa Mahkemesinin 2022/126E. 2023/29K. Sayılı 16.02.2023 tarihli kararının 11 nolu paragrafında \"üyenin yükümlülüğünün kooperatif tasfiye oluncaya kadar aidat ödemek.\" olduğu hususunu hükme bağlamıştır. Bu şekilde haklı davamızın anayasa mahkemesi kararıyla dahi ispatlanmış olduğunu, arabulucuya başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, taraflarınca açılan dava her ne kadar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da nihayetinde davacı konut yapı kooperatifi olduğundan, davalının kooperatiften ferdileşme yoluyla konut edindiğinden ve işbu dava konusunu davalı üyenin aidat borcu teşkil ettiğinden davalının kooperatiften temin ettiği taşınmazın tapu kaydına \"davalıdır.\" şeklinde şerh düşülmesini talep etmekte olduklarını, bununla birlikte davalı ile aynı nitelikteki bir çok kooperatif borçlusu, taşınmazları başkaca kişilere satıp devretme yoluna gitmekte olduğunu, bu şekilde davalının da mal kaçırma ihtimali bulunmakta olduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri ili Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt mahallesi 6940 Ada 1 Parsel C Blok Bağımsız Bölüm No:....e kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"Davalıdır Şerhi\" konulmasını talep etme zarureti hasıl olmuş olduğunu, bu sayede davacı kooperatif, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimalinde hak kayıpları yaşamayacak, bir nebze olsun dava konusu hak güvence altına alınacak olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>CEVAP: Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. <br>YARGILAMA VE GEREKÇE<br>Dava, davalının davacı kooperatif üyesi olup olmadığı, davacının davalıdan aidat ve ara ödeme alacağı olup olmadığı ve varsa miktarı hususlarına ilişkindir.<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.<br>Mahkememizce verilen 26/06/2024 tarih, ... esas, ...karar sayılı kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 24/10/2024 tarih ve ... sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür. <br>Bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu 11/03/2024 havale tarihli raporda özetle;mali müşavir bilirkişi ;''Davalının 23.12.2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutarı ödediği ve bu maliyetten borcu kalmadığı, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat oluşması durumunda bahse konu 23.12.2011-30.04.2023 dönemi aidatlar toplamı 191.950 TL olarak hesaplanmış olup, davalının bu aidatlara yönelik bir ödemesi dosyadaki hesap ekstresinde gözükmemektedir. Davalının önceki maliyet çalışmasında fazla ödemesi olan 24.815,72 TL bu tutardan mahsup edilirse davalı borcu 191.950 TL - 24.815,72 TL - 167.134,28 TL olarak hesaplanacaktır. Davalının maliyet raporunun hazırlandığı 23.12.2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda (davacı talebi) davacının aidat alacağı (233.010 TL - 141.907 TL -) 91.103 TL olarak hesaplanmaktadır. Davacı taraf davalıdan ara ödeme tutarları için şimdilik 100 TL talep etmiştir. Kooperatif genel kurul kararlarına göre ödenmesi gereken ara ödeme toplamı dava tarihi itibariyle 121.000 TL (Ek Tablo-3) olarak hesaplanmış olup davalının bu borç yönünden bir ödemesi gözükmemektedir. Davacının ticari defterlerindeki kayıtların ayrıntısı niteliğindeki muavin defter kayıtları incelendiğinde davalıya 394.220 TL borç tahakkuku yapıldığı görülmektedir. Davalı ödemesi ise 141.907 TL olarak kayıtlıdır. Bu durumda davacının raporumuz ekindeki muavin defterlerinde kayıtlı davalıdan olan alacak tutarı (394.220 — 141.907 TL-) 252.313 TL hesaplanmaktadır. Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ; ''Kooperatiflerde ortakların hak ve borçlarının dayandırıldığı temel ilke eşitlik ilkesidir. Bu ilke Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dabilinde bak ve vecibelerde eşittirler. Bu eşitlik ilkesini hem mutlak hem nispi eşitlik olarak anlamak gerekmektedir. Mutlak eşitlik dediğimizde anlaşılması gereken ortaklara aynı haklar ve aynı borçlar yüklenirken ortakların katkısının, özverisinin veya ortakların içinde bulunduğu şartların bir etkisinin bulunmamasıdır. Örneğin ortaklardan her birine, sermaye payları ne olursa olsun bir oy hakkı verilmesi durumunda mutlak eşitlikten bahsederiz. Bunun yanı sıra iptal davası açma hakkı, sorumluluk davası açma hakkı gibi haklar mutlak eşitlik esas alınarak tanınmış haklardır. Nispi eşitlik ise; farklı şartlar içinde bulunan veya farklı özelliklere sahip olan ortaklara, belirli bir objektif ölçü kullanılarak, hak ve menfaatin farklı ama göreceli olarak eşit şekilde sağlandığı ya da borcun farklı ama göreceli olarak eşit şekilde yüklendiği hallerde söz konusu olur. Düşük aidat ödeyen ortağa düşük maliyetli, yüksek aidat ödeyen ortağı yüksek maliyetli konutların tahsis edilmesi durumunda nispi eşitlikten bahsedilecektir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar) Yukarıda da ifade edildiği üzere kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını tamamlar ve amaçlarını gerçekleştirir. Bu nedenle bağımsız bölümün alınmış olması kooperatife aidat ödeme borcunu sona erdirmez. Kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması durumunda kooperatifin aidat toplamaya devam etmesi doğal olduğu''   sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu 04/06/2024 tarihli ek raporda özetle;Davalının belirtmiş olduğu hususun peşin bedelli sabit fiyatlı üye alımına ilişkin olmadığı değerlendirilmiştir. Zira Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kooperatiflerde eşitlik ilkesinin geçerli olduğu, bu kuraldan ayrılmanın ancak genel kurul kararı ile mümkün olacağı, yönetim kurulu tarafından bir üyenin peşin ödemeli ortak olarak alınması kararının genel kurul kararı ile desteklenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Davacı kooperatifin genel kurullarında yönetim kuruluna peşin bedelli sabit fiyatlı üye alımına ilişkin bir yetki verildiğine yönelik karar bulunmamaktadır. Ayrıca davacı kooperatif genel kurulunda davalının peşin bedelli üye yapıldığına ilişkin bir karar da yoktur. Zaten davalının yaptığı ödemeler incelendiğinde düzenli aidat ödeyen üye olduğu görülmektedir. Davalının bahsettiği genel kurul kararının değerlendirilmesi mahkemece yapılmalıdır. Kayseri 1. ATM'nin ... E sayılı dosyasına sunulan09.12.2019 tarihli dilekçe ekindeki istifaname incelendiğinde davalının 20.09.2016  tarihli Kayseri 7. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile istifa ettiği görülmektedir. Davalının belirtmiş olduğu bilirkişi raporunun 6. Maddesi Kayseri BAM 6. H.D.'nin kararıdır. Zaten kök raporumuzda da belirttiğimiz üzere 6940 ada B ve C blokların kesin maliyet çalışmalarına ilişkin tablolar bulunmakla birlikte bu maliyet çalışmasının hangi tarihte yapıldığının belli olmadığı ifade edilmiştir. Bu konuda yönetim kurulu kararı olduğu için bu tarihin esas alındığı belirtilmiştir. Ancak davalının ödemeleri ve tapuyu aldığı tarih dikkate alındığında maliyet çalışmasının daha sonraki bir tarih olma ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Tarafımızca kooperatifin kuruluşundan dava dilekçesinde belirtilen tarihe kadar ödenmesi gereken aidat ve ara ödeme tutarları hesaplanarak, davalının yaptığı ödeme düşülmüş ve bakiye borcu aidat ve ara ödeme yönünden ayrı ayrı tespit edilmiştir. Buna göre ödenmesi gereken toplam aidat 91.103 TL; ara ödeme ise 121.000 TL olarak tespit edilmiştir. Davalı taraf ödemesinin 149.666,58 TL olduğunu belirtmektedir. Tarafımızca yapılan tespitte davalının ödemesi davacı kayıtlarından 141.907 TL olarak belirlenmiştir. Davalı tarafın ödeme iddiası 149.666,58 TL ise bu ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya sunmalıdır. Davalı taraf dosyaya 92.937,28 TL tutarlı ödeme belgesi sunmuştur. Davalının sunmuş olduğu ödeme belgelerindeki tutarlar zaten dosyadaki ekstrede gözükmektedir. Davalıya tapunun 06.03.2013 tarihinde verildiği anlaşılmakta olup bu tarihten sonra davalının bir ödemesi yoktur. Daha önce çıkarılan maliyet çalışmasının tarihi net olarak bilinmediği için maliyet çalışmasından önceki dönem ve sonraki dönem olarak davalıya borç belirlenmesi uygun değildir. Burada esas olan ödenmesi gereken toplam tutardan yapılan ödemenin mahsubu ile bulunacak tutar olmalıdır. Buna göre Nisan/2023 itibariyle ödenmesi gereken toplam aidat 233.010 TL; ödenmesi gereken toplam ara ödeme ise 121.000 TL, davalının yaptığı ödeme de 141.907 TL olarak davacı kayıtlarından tespit edilmiştir. Buna göre toplam davalı borcu 233.010 TL * 121.000 TL- 141.907 TL - 212.103 TL olarak hesaplanacaktır. Kök raporumuzda da bu tutar belirtilmiştir. Takdir mahkemenindir. Davalı vekilinin belirttiği 23.12.2011 tarihinden sonraki ödemelerin dikkate alınarak aidat tutarının hesaplanması kabul edilirse davalının daha önceki maliyet çalışmasından borcu kalmış olacaktır. Halbuki daha önceki maliyet çalışmasının Yargıtay 6. H.D.'nin kararı doğrultusunda bir önemi kalmamıştır. Maliyet çalışmasından kaynaklanan borç ve maliyet çalışmasından sonraki borç şeklinde ayırım yapmak üyeler arasındaki eşitliği bozar. Eşitlik ilkesinin gereği olarak her üyenin genel kurul kararları doğrultusunda ödemesi gereken toplam tutardan, yapılan ödeme mahsup edilerek üye borcu hesaplanmalıdır. Tüm inşaatlar tamamlandığı aşamada da yapılan ödemeler endekslemeye tabi tutularak alacak /borç tutarı tespit edilmelidir. Mahkemece 23.12.2011-30.04.2023 dönemine ilişkin ayırım yapılacaksa yukarıda belirtilen tutarlardın 5.500 TL * 300 TL * 3.712,28 TL - 9.512,28 TL'si ara ödemeye; kalan 83.425 TL'si aidatlara sayılmalıdır. Bu durumda davacı davalıdan 23.12.2011 — 30.04.2023 tarihleri arasında talep edebileceği tutar Ara Ödeme : 121.000 TL— 9.512,28 TL “ 111.487,72 TL , Aidat : 191.950 TL - 83.425,00 TL - 108.525,00 TL , Toplam =220.012,72 TL, Davalının 23.12.2011 tarihinden sonraki ödemeleri daha sonraki aidat ve ara ödemeye sayılırsa, bu durumda davalının önceki maliyetten borcu kalmış olacaktır. Kök raporumuzda da belirttiğimiz üzere maliyet raporunun hazırlandığı tarihten önceki ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda davacının 91.103 TL aidat, 121.000 TL ara ödeme alacağı hesaplanacaktır. Davalı vekilinin belirtmiş olduğu hususun tespiti kök raporumuzda yapılmıştır. Bu itirazın mahkemece değerlendirilmesi gerekir.  Davalı vekilinin belirtmiş olduğu husus mahkemece değerlendirilecek bir konudur. Ancak mahkemece 2021 yılı aidatlarının hesaplama dışı bırakılması gerektiği yönünde kanaat oluşursa 150 m2 daire için belirlenen aidat 650 TL olup, bunun yıllık tutarı 7.800 TL toplam alacaktan düşülmesi gerektiği''  sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Bilirkişi heyetinden alınan 12/12/2024 havale tarihli ek raporda özetle; \"Davacı kooperatifin ara ödemeye yönelik kararları incelendiğinde 08.04.2012 ve 01.06.2014 tarihli genel kurul kararlarında imalatın devamına ilişkin <br>açıklama bulunduğu, diğer ara ödeme kararlarında herhangi bir içerik belirlenmediği <br>tespit edilmiştir. Davacı kooperatif genel kurullarında alınan ara ödeme kararlarının -takdiri <br>mahkemeye ait olmak üzere- bilanço açığını kapatmaya yönelik bir ek yükümlülük <br>olmadığı değerlendirilmektedir.  Kooperatif genel kurul kararlarının iptali veya yoklukla malul olduğuna <br>yönelik açılan davalar incelendiğinde kök raporumuzda ve yukarıda belirttiğimiz ara <br>ödeme kararlarını kapsamadığı anlaşılmıştır.  BAM kararında davacının eşitlik ilkesi doğrultusunda tüm üyelerden ara <br>ödeme talep edip etmediğinin tespiti talep edilmektedir. Davacı vekili yerinde <br>inceleme yaptığımız sırada tarafımıza 60 adet ara ödeme talepli dava dosyasının <br>bulunduğunu tarafımıza ifade etmiştir. Bahse konu hususun UYAP üzerinden <br>mahkemece tespit edilebileceği\" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. <br>Davacı vekilinin sunmuş olduğu 22/04/2024 havale tarihli dilekçesi ile davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.  <br><br><br>       Her ne kadar davalı vekilince Kayseri 1. Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, .... esas, 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılması ve ek rapor alınması talep edilmiş ise de, alınan son rapor ve davalının taşınmazı iade etmediği sürece aidat ödeme ve inşaat finansman giderine katılma yükümlülüğünün devam ediyor olması da dikkate alınarak talepler yerinde görülmemiştir. <br>       Yapılan incelemede davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalının sabit ücretli üye olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının istifa etmiş olsa bile kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kooperatife iade etmediği, bu durumda sorumluluğunun devam ettiği, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E sayılı davasına konu 28/11/2022 tarihli olan dışında genel kurul kararlarının iptal edilmediği ve iptale konu davada da davalının taraflar arasında yer almadığı anlaşılmaktadır.<br>       Davacı vekilinin Mahkememizin 26/06/2024 tarihli celsesinde, her ne kadar dava dilekçesi ile %18 faiz talep etmiş iseler de bu talepten vazgeçip yasal faiz taleplerinin olduğunu belirttiği görülmüştür.<br>        Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı üzerine yeniden inceleme yapılarak bilirkişi heyetinden 12/12/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve raporlarda da belirtildiği üzere, davalının istifa etmiş olsa bile taşınmaza halen sahip olması nedeni ile davacı kooperatife aidat ve inşaat finansmanına ilişkin olup ek ödeme yükümlülüğü niteliğinde olmayan ara ödeme borcunun devam ediyor olduğu anlaşılmış, davacının davalıdan 91.103,00 TL aidat alacağı ile 121.000,00 TL ara ödeme alacağının olduğunun tespit edilmesi üzerine raporların denetime açık ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması nedeni ile kök rapora itibar edilmiş, ilgili ilamda da açıklandığı üzere aidat alacağının üyelik ilişkisi devam ettiği için zamanaşımına uğramayacağı görülmüş, davacı vekilinin 22/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KABULÜ İLE, aidat alacağı ile ara ödeme alacağı için toplam 212.103,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın KABULÜ İLE, aidat alacağı ile ara ödeme alacağı için toplam 212.103,00-TL alacağın ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>2-Alınması gereken14.488,76 TL karar ve ilam harcından 179,90 TL peşin harç, 3.619,00 TL ıslah harcı toplamı 3.798,90 TL harcın düşümü ile eksik kalan 10.689,86 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 3.619,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.978,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 188,00 TL tebligat ücreti, 398,25 TL müzekkere ve diğer yazışma giderleri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.586,25 TL yargılama giderinin  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br> <br>5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan harç ve masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine,<br>7-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 33.936,48 TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>8-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,    <br>Dair, davacı ve davalı vekillerinin ve davalı asilin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.12/03/2025<br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb0351105d410b9b","SID":"7c4047c335ffc518"}}