{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/818 <br>KARAR NO\t: 2025/183<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/03/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t 2023/193 Esas,  2023/136 Karar<br>DAVA\t İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30...2019 Keşide Tarihli, 40.000,00 TL Bedelli, ... Numaralı, T. ... Bankası ... Erzurum Şubesi, Keşide Yeri ...olan çeke dayalı alacağını tahsil etmek için Erzurum ....İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının borçlu olmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, takibe vaki itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, Türk Ticaret Kanunu m.814'e göre \"çek hamilinin keşideci ve cirantaya başvurma hakkı ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.\" Aynı kanunun 818. maddesinde ise poliçeye ilişkin olan hükümlerden hangilerinin çekler için de uygulanacağının belirtildiğini, TTK m.818/I/m hükmü gereğince TTK m.732, çekler için uygulanabileceğini, bu hükümde ise sebepsiz zenginleşme düzenlenmiş ve  düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş olsa bile poliçenin( çekin ) zamanaşımına uğramasından itibaren bir yıl içerisinde sebepsiz zenginleşme nedeniyle hamilin keşideciye ve cirantalara başvurabileceğinin hüküm altına alındığını, davaya konu çekin 30/.../2019 tarihinde keşide edildiğini, ibraz süresinin .../09/2019 tarihinde dolacağını, .../09/2022 tarihinde ise zamanaşımına uğrayacağını, TTK m.732' ye göre ise .../09/2023 tarihine kadar keşideci veya cirantalara sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca başvurma haklarının olduğunu, alacaklarının zamanaşımına uğramadığını, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispatlama yükümlülüğü olduğunu, arabuluculuk evresinde anlaşmanın sağlanamadığını, Erzurum ....İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline takibin devamına, alacağın %50'sinden aşağı olmayacak kadar icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın daha önce yine davaya konu edildiğini, aynı davanın tekrar açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkilinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, TBK'nın 77. Maddesine göre müvekkili ile davacı arasında herhangi bir borç ilişkisi doğmadığından sebepsiz zenginleşme için şartların sağlanmadığını, taraflar arasında bir borç ilişkisi doğmadığından müvekkilinin davacının malvarlığından veya emeğinden haksız olarak zenginleşmiş olmasının mümkün olmadığını, iş bu haksız dava ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olacağını, alacaklı olmadığı halde haksız bir şekilde müvekkilinin borçlu olduğunu iddia ettiğini, davanın reddine karar verilmesini, %20 oranından az olmayacak miktarda kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine  Erzurum  .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, icra takip dosyasına yapılan itiraz nedeniyle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, icra takibine konu çekin keşidecisinin davalı olduğu, davacının sebepsiz zenginleşme hukuksal sebebine dayalı olarak davayı açtığı, davaya konu çekin keşide tarihinin 30/.../2019 olduğu ve sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı olarak açılan davanın çekin zamanaşımına uğrama tarihi olan 01/10/2022 tarihi nazara alındığında süresinde açıldığı, süresinde ibraz edilmeyen çekle ilgili olarak kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirileceği ve taraflar arasında temel ilişki varsa alacaklının bu çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanabileceği, alacağını her türlü delille kanıtlayabileceği, temel ilişki bulunmaması halinde ise; hamilin dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak keşideci hakkında alacak talebinde bulunmasının mümkün olduğu, somut olayda davalının dava konusu çekin keşidecisi olduğu, davacının çeke ciro yolu ile hamil olduğu, davacı hamil ile keşideci arasında  temel ilişki olmadığı, temel ilişkinin davacı ile dava dışı lehtar arasında olduğu, TTK'nın 732. maddesi çerçevesinde hamilin süresinde ibraz edilmeyen çeke dayalı olarak keşideci hakkında sebepsiz zenginleşme davası açabileceği, bu davada ispat yükünün keşidecide olduğu ve sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlaması gerektiği (Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2021/3339 Esas ve 2022/7612 Karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır), ispat yükü üzerinde olan davalı keşideci tarafından sebepsiz zenginleşmediğinin ispatlanamadığı, bu haliyle çek bedelinden sorumlu olduğu ancak icra takibinden önce davalı keşideci temerrüte düşürülmediğinden itirazın asıl alacak yönünden haksız olduğu anlaşılmakla itirazın kısmen iptali ile icra takibine konu asıl alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız olması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 40.000,00 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra takibine konu asıl alacağın %20'si olan 8.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu alacağın daha önce dava konusu edilip söz konusu dava reddedilmiş olduğundan aynı davanın tekrar açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece delilleri toplanmaksızın gerekli ve yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, hiç bir delillin toplanmadığını, tanıklarının dahi dinlenmediğini, müvekkili ile davacı arasında borç ilişkisi kurulmadığını, davacının müvekkilinden her hangi bir alacağının bulunmadığını, davacı tarafça müvekkilinin kötü niyetli olduğu yönündeki iddialarının tamamen asılsız olduğunu, davacının müvekkilinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, TBK 77. maddesinde belirtilmiş olduğu üzere müvekkili ile davacı arasında her hangi bir borç ilişkisi doğmamış olduğundan müvekkilinin sebepsiz zenginleşmesi için şartların sağlanmadığını, iddia edenin iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, çekte ve dava dilekçesinde borcun kaynadığını belirten her hangi bir ibare bulunmadığından davacı iddialarının mesnetsiz olduğu ve iddialarını ispat edemediğinin anlaşıldığını, davanın reddi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, süresinde ibraz edilmemiş çeke dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş, bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (TTK m. 778, 818). Kambiyo senetlerinde sebepsiz zenginleşmeye ilişkin özel düzenleme poliçe hükümleri arasındaki 732. maddede yer almaktadır. Çek konusunda TTK 818/1-m hükmü, çekte sebepsiz zenginleşmeye ilişkin olarak TTK’nın 732. maddesine yollama yapmaktadır. Bu açıdan, 732. maddenin niteliği göz önünde bulundurulmak koşulu ile çeke de uygulanabilirliği konusunda bir tereddüt yoktur.   <br>Kambiyo senedinin düzenlendiği hallerde, taraflar arasında kural olarak iki ayrı borç ilişkisi meydana gelmektedir. Bu durumda hem kambiyo münasebetine hem de asıl borç ilişkisine dayalı olarak talepte bulunulabilecektir. Asıl borç ilişkisine dayalı olarak talepte bulunabilmek, ancak doğrudan doğruya münasebette bulunanlar arasında, yani ciro yoluyla henüz devredilmemiş poliçelerde mümkündür. İşte her zaman asıl borç ilişkisine dayanmak suretiyle alacağın tahsilinin mümkün olmadığı göz önünde tutularak kambiyo senetleri hukukunun sertliğini yumuşatabilmek amacıyla hamile sebepsiz iktisap davası açabilme imkanı tanınmıştır (..., Kıymetli Evrak Hukuku, 2. B., Ankara 1997, s. 904). <br>Kambiyo senetleri hukukuna dayanan sebepsiz zenginleşme davası, Borçlar Hukuku’nun sebepsiz iktisap davasından farklı bir davadır ve TBK’da düzenlenen sebepsiz iktisap davasının bir türü değildir. Sebepsiz zenginleşme talebi hukuki nitelikçe, poliçeden doğan hakkın, bunun korunması ve/veya kullanılması için gereken işlemlerin yapılmaması sebebiyle düştüğü (TTK m. 730) veya zamanaşımına uğradığı (TTK m. 749) hallerde, senet borçlusu nezdinde oluşan sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak, poliçe alacağını elde edemeyen ve bu sebeple malvarlığında hakkaniyete aykırı bir değer kaybı oluşan hâmile, yine poliçe hukuku tarafından tanınmış olan yeni bir haktır. Bu anlamda TTK’nın 732. maddesinde işaret olunan zenginleşme aslında Kanun’un bir hükmüne dayanmakta olup Borçlar Kanununda düzenlenen sebepsiz zenginleşmedeki başkasının zararına sebepsiz zenginleşenin bu zenginleşmesinin haklı bir sebebe dayanmaması şartından ayrılmaktadır. <br>TTK’nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulabilmesi için, hâmilin hakkı koruyucu işlemleri yapmamış olması yani müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Bunun yanında keşidecinin, muhatabın, kabul edenin, ikametgahlı poliçeyi ödeyecek olanın zenginleşmiş olması da gerekmektedir. Zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartıdır. Zararın varlığının kabulü için, hâmile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterlidir (..., a.g.e., s. ....; ..., “Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme”, AÜEHFD, C. VII, S. 1-2, ... - 2003, s. .... vd.).<br>İspat yükü bakımından TTK’nın 732. maddesinin 4. fıkrasında açıkça ispat külfetinin sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene ait olduğu belirtilmiştir. Diğer bir deyişle keşideci, sebepsiz zenginleşmediğini ya da senet bedelini cirantalardan birine veya hâmile ödediğine ilişkin bu ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde sorumluluktan kurtulabilir. Zira, hâmilden temel ilişkiyi ve bu temel ilişkiden ötürü keşidecinin bir borcunun bulunmadığını ispat etmesi beklenemez. Bu sebeple keşidecinin, sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını ispat etmesi gerekir. <br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava konusu çekte davacının çeki ciro yoluyla alan hamil, davalının ise keşideci olduğu, çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin TTK'nın 732. maddesi uyarınca keşideciye karşı sebepsiz iktisap kuralları gereğince dava açabileceği, davalı tarafından borcun ödendiği savunulmadığı gibi buna ilişkin belge de ibraz edilmediğinden, ilk derece mahkemesince  benzer gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmüş olup, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 2.732,40-TL karar harcından peşin alınan 683,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eca8da94af4371b0","SID":"dd70e7d524603e94"}}