{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/11/2021<br>ESAS-KARAR NO\t:...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 17/02/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/03/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında davalının ... bayisi olarak faaliyet göstermesi amacıyla 14.10.2008 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokol imzalandığını, bu kapsamda davalının 20 yıl süreyle intifa sözleşmesinden kaynaklı .. Bergama bayisi olarak faaliyete başladığını, taraflar arasında bayilik ilişkisi devam ederken rekabet kurulunca bu tür anlaşmaların varlığı halinde 5 yılı aşan süreler bakımından muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının duyurulduğunu, bu nedenle yapılan sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 yıllık süre boyunca muafiyetten yararlanabileceği belirlendiğinden taraflar arasında 14.10.2008 tarihli ve 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ve protokolün sona ermesi ardından 11.12.2013 tarihli 5 yıl süreli 2. bir bayilik sözleşmesi ve protokolün imzalandığını, bayilik sözleşmesinin 22. maddesinde şirketlere verilen bayiliklerde ortaklardan birinin veya birkaçının ayrılması veya şirkete yeni ortak alınması halinde 15 gün içinde ...’ye bildirilmesi gerektiğini, aksi taktirde .... sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğinin hüküm altına alındığını, yine sözleşmenin 23. Maddesine göre, bayiinin ödemelerini vadesinde yapmaması halinde de ...’nin protokolünü feshedebileceğinin hüküm altına alındığını, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi devam ederken davalı şirketin ürün alımlarından doğan borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüğünü, daha sonra sözleşmeyi feshettiğini belirterek 11/12/2013 tarihli protokolün ikinci maddesine istinaden 448.340 USD'lik bayilik hizmet alacağının ve 191.337 USD lik cezai şartın 11/12/2013 tarihli sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle 192.500 USD lik cezai şartın ve 11/12/2013 tarihli sözleşmeden beyaz ürün, LPG ve madeni yağ satış taahhütlerinden alacağının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi için uygulanan kar dağılımının davacı şirket tarafından lehine olacak şekilde sürekli değiştirildiğini, bu durumun taraflar arasında imzalanan protokolün 17 ve 18. maddelerinde düzenlenen iskonto oranlarına uymadığını, bu sebeple bayilik ilişkisinin devamının mümkün olmadığını, davacı şirketin cezai şart yönünde talepte bulunmasının bayilik sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından haklı sebeplerle feshedildiği için cezai şart talebinin yerinde olmadığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden davacının 11/12/2013 tarihli protokolün süresinden önce feshi nedeniyle protokolün 2. maddesi gereğince 449.095,06 USD hizmet bedeli talep edebileceği, ancak talebin 448.640,00 USD olması nedeniyle bu miktarın esas alınması gerektiği, yine protokolün 2. maddesi gereğince 191.337,00 USD lik sözleşmeden kaynaklanan cezai şart talep edebileceği, 11/12/2013 tarihli Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle protokolün 24. maddesi gereğince 192.500 USD cezai şart talep edebileceği, ayrıca ürün alım taahhüdünden kaynaklanan son yıl için hesaplanan 181.377,49 USD cezai şartı talep edebileceği, sonuç olarak davacının talep edebileceği hizmet bedeli alacağının 448.340 USD ve 565.217,49 USD olduğu ancak davacının talebinin 393.837 USD olduğu, sözleşmenin davalı tarafından 11/07/2016 tarihli ihtarname ile feshedildiği, feshin haklı olduğu, cezai şartın davalının ekonomik yıkımına sebep olacağı kanaati ile talep edilen cezai şart alacağından %30 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 278.685,90 USD cezai şart alacağının ve 448.340 USD hizmet bedeli alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; cezai şart alacağının tenkise karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece davalının iktisadi durumu yönünden yapılan incelemenin eksik ve yetersiz olduğu hüküm kurmaya elverişli olmadığını, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın cezai şart yönünden tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR <br>Uyuşmazlık, davacının cezai şart alacağının tenkis edilip edilemeyeceği tenkis koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle hizmet bedeli ve ceza şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. <br>6102 sayılı TTK'nın 22 md uyarınca; “Tacir sıfatını haiz bir borçlu Borçlar Kanunu’nun 121. maddesinin 2. fıkrasıyla 182. maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525. maddesinde  yazılı hallerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.” Ancak, kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. Ne var ki, bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumu yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılması ve kararlaştırılan cezai şart ödemesinin ekonomik yönden mahvına sebep olup olmayacağı hususunun belirlenmesi gerekmektedir.<br>Somut olay değerlendirildiğinde;<br>Davacı taraf davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle cezai şart alacağını talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak sözleşmedeki cezai şartın fahiş olduğu davalının ekonomik yıkımına sebep olacağı yönündeki savunması üzerine alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir. <br>Cezai şart tacir borçlunun ekonomik olarak mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise bu husus genel adap ve ahlâka aykırı sayılacağından, mahkemece cezai şartın tamamen veya kısmen iptaline karar verilmesi mümkün ise de  bir akdin, taraflardan biri için iktisadi yıkım teşkil ettiğinin tespit edilmesi gerekir.<br>Bu durumda mahkemece, cezai şart tutarının, ekonomik mahva yol açacak derecede ağır olup olmadığı, davalının ekonomik bütünlük ve büyüklük durumu yönünden, davalının tüm ticari defter ve kayıtları getirtilerek, geçmiş yıllara ait bilanço kayıtları, verilen son beş yıllık vergi beyannameleri, toplam cirosu karşılaştırılarak, mal varlığını oluşturan menkul, gayrimenkulleri, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları bu suretle aktifini oluşturan tüm unsurlar,icra takip dosyaları, davalıya ait şirket sicil dosyası, vs. kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak anlaşılabilir.<br>Davalının tacir olduğu gözetilerek, tarafların aralarındaki kararlaştırmaya göre belirlenen cezai şartın ödenmesinin, davalının ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verdiğinin anlaşılması halinde ise hakkaniyete uygun miktara indirilerek ne miktar cezai şart ödeyebileceklerinin işletmeci, mali müşavirlerin bulunduğu  uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.<br>Açıklanan nedenlerle; dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>Kaldırma nedenine göre davacı yanın istinaf itirazları incelenmemiştir. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/751Esas, 2021/687Karar ve 10/11/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 17/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>  e-imzalıdır <br><br>Katip...<br>  e-imzalıdır <br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04f716a38c6c5803","SID":"e50b4b1bf033d826"}}