{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ  <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE \t\t: <br>KATİP\t\t: <br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 10/03/2022<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 08/02/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 19/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/02/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... şubesi ile ... ... ... ... arasında akdedilen 09.10.2017 tarihli kredi genel sözleşmesi uyarınca söz konsu şirkete ticari kredi (KGF kredisi) açıldığını ve kullandırıldığını, diğer davalı ... ..... ise 09.10.2017 tarihli Kredi Genel Sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve borcun sorumluluğunu yüklendiğini, anılan sözleşmelere istinaden kullandırılan kredi hesapları sözleşmenin bankaya verdiği yetkiye istinaden ihtarnamede belirtilen 09.01.2019 tarihinde kat edildiğini, 0.01.2019 tarihi itibariyle 3.044.004,46 TL nakdi borç bakiyesi tespit edildiğini, Beşiktaş 26. Noterliği'nden keşide edilen 10.01.2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarname tüm borçlulara keşide edildiğini, ihtarname firma ve kefilin sözleşmede belirtilen adreslerine tebliğe çıkartıldığını, borcun ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 1 gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, süresi içinde borcun ödenmemesi üzerine 18.02.2020 tarihinde Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/2212 esas sayılı dosyasına başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olay incelenirken emredici hüküm niteliğinde olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. ve 120. maddeleri ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, hesap kat ihtarnamesinin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı tarafça davalı şirkete gönderilen ihtarnameye ilişkin tebliğ mazbatası usulüne uygun tebliğ edilmediğini, talep edilen miktara hangi oranlarda ve hangi tarihlerde faiz işletildiğinin anlaşılamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  davacı banka ile davalı ... ... ... .... arasında imzalanan 09.10.2017 tarihli 2.400.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde davalı ... .... müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, davalı kefilin asıl borçlu şirketin ortağı olduğunu gösterir sicil gazetesi sunulmuş olmakla TBK 584 maddesinde ön görülen istisnanın gerçekleştiği, öte yandan asıl borçluya hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmiş olduğu görülmekle sözleşme tarihi itibari ile TBK 586 maddesi kapsamında müteselsil kefalet koşullarının oluştuğu ve ödenmeyen alacağın müteselsil kefilden de talep edilebileceği, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ticari kredinin yeniden yapılandırılması ile ödeme planındaki taksitlerin ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek davalı asıl borçlu ile davalı müteselsil kefile ihtarname keşide edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/2212 esas sayılı ilamsız takip başlatıldığı,  bankacı bilirkişi tarafından davacı banka şubesi kayıtlarında yerinde inceleme yapılmak suretiyle takibe konu her bir kalem yönünden davacı bankanın ödenmeyen alacağının miktarı seçenekli olarak raporla tespit edilmiş olup davacı bankanın faiz genelgesindeki oranla uyumlu olarak davalıların imzasını içeren ödeme planında temerrüt faizinin %39 olarak kabul edildiği görülmekle %39 temerrüt faiz oranı esas alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davalı asıl borçlu yanında müteselsil kefil davalının ödenmeyen kredi borcundan kefalet limiti oranında ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumlu olduğu, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/2212 esas sayılı takibe davalıların itirazının 2.903.935,48 TL asıl alacak, 1.228.237,42 TL işlemiş temerrüt faizi, 61.411,87 TL BSMV, 767,01 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.194.351,78 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa %39 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin  devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,  %20 icra inkar tazminatı olan 838.870,35 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,  takibin kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ana para ve faiz alacağının eksik hesaplandığını, bu konudaki itirazlarının değerlendirilmediğini, bankanın taksitlerin vade tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar temerrüt faizi uygulama yetkisinin bulunduğunu ve mükerrer faiz talebinin söz konusu olmadığını, bankaca talep edilen %39 oranında temerrüt faiz oranının sözleşmeye uygun olduğunu  bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın  tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki  itirazın iptali istemine ilişkindir.\t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi,  hesap ekstreleri,  ödeme planı, faiz cetvelleri, ticaret sicil kaydı ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.  \t<br>\tAnkara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/2212 esas sayılı dosyasında incelenmesinde; davacı tarafından dava dışı borçlu şirket ve davalılara karşı 3.054.378,01 TL asıl alacak, 1.228.237,42 TL işlemiş temerrüt faizi, 61.411,87 TL %5 BSMV, 767,01 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.344.794,31 TL'nin tahsili  amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalılar  vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\tBankacı bilirkişiden alınan 11/12/2021 tarihli kök rapor ve 17/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... ... .... arasında 09.10.2017 tarihli ve 2.400.000,00 TL limitli Kredi Genel Sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalı ... ...'nın sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefalet limitinin 3.600.000,00 TL şeklinde belirlendiği, sözleşme kapsamında adı geçen şirkete 10.10.2017 tarihinde 2.379.813,00 TL tutarında Ticari kredi (KGF Kredisi) açıldığı ve kullandırıldığı, kredinin ilk yılı ödemesiz 60 ay vadeli aylık % 1,30 faiz oranıyla ve aylık taksit ödemeli şeklinde kullandırıldığı, kredinin ilk üç taksitinin vadesinde ödenmemesi üzerine 10.01.2019 tarihinde kat edildiği Beşiktaş 26. Noterliğinden davalılara keşide edilen 10.01.2019 tarih, 3376 yevmiye nolu ihtarnamede 10.01.2019 tarihi itibariyle toplamı 3.044.004.46 TL olan borcun 1 gün içerisinde ödenmesi gerektiği hususlarına yer verildiği, ihtarnamenin asıl borçlu firma ve kefilin sözleşmede belirtilen adreslerine gönderildiği, kat ihtarının davalının kredi sözleşmesinde gösterdikleri adrese gönderildiği, kat ihtarı asıl borçlu ve kefile 14.01.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, ödeme için verilen süre 1 gün olduğu, bu sürenin hitamı olan 16.01.2019 tarihinden başlamak üzere davalıların temerrüt halinin oluştuğu, taksitli kredilerde taksit vadeleri taraflarca birlikte kararlaştırılmış olduğundan, TBK m. 117/2 uyarınca ödenmeyen taksitler için vade tarihinden itibaren temerrüt faizi oranında faiz talep edilmesinin mümkün olduğu, ancak davacı bankanın kredi anapara tutarına, vadesi geçen taksitlerin içerindeki BSMV tutarı ilave edilerek bu tutar üzerinden kat tarihine kadar faiz hesaplandığı, bu hesaplama yöntemi davalıların lehine olduğundan bilirkişilerce de bu yöntem benimsenerek hesaplama yapıldığı, sözleşmenin 15. maddesinde ise “Bankaca kredilere uygulanacak en yüksek faiz oranının %50 fazlasının temerrüt faizi olarak uygulanacağı” düzenlemesine yer verildiği, temerrüt faizi oranının davacı banka talebi doğrultusunda % 39,00 olduğu kabulüne göre hesaplama yapıldığında takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan alacağının 2.903.935,48 TL asıl alacak, 1.228.237,42 TL işlemiş temerrüt faizi, 61.411,87 TL BSMV, 767,01 TL ihtar masrafı olmak üzere 4.194.351,78 TL olduğu bildirilmiştir.<br>\tDosya kapsamından, davacı banka ile davalı ... ... ....arasında  09.10.2017 tarihli 2.400.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalı ... .....müteselsil kefil olarak sözleşmede imzasının bulunduğu, davalı kefilin asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, kefalet geçerli olduğu, sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek davacı tarafından davalılara gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/2212 esas sayılı ilamsız takip başlatıldığı, ihtarnamenin davalılara 14/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 1 günlük atıfet süresi sonunda davalıların 16/01/2019 tarihinde temerrüte düştükleri, mahkemece hükme esas alınan ayrıntılı gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle davacının davalılardan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlarda alacağının bulunduğu, davacı yanca dava konusu kredilere fiilen uygulanan temerrüt faiz oranının bilirkişi raporunda tespit orandan daha yüksek olduğuna dair delil sunulmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesine bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2025<br><br><br>Başkan           Üye                           Üye             Zabıt Katibi <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c85c00a6443c2271","SID":"8e838d600d26cd04"}}