{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1591 Esas<br>KARAR NO: 2025/249 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2020<br>NUMARASI: 2017/1148 E., 2020/665 K.<br>DAVA: Menfi Tespit<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>2017/1147 E. SAYILI DOSYASI <br>DAVA: Menfi Tespit <br>BİRLEŞEN İSTANBUL 21.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>2019/777 E. SAYILI DOSYASI <br>DAVA: Alacak<br>KARAR TARİHİ: 19/02/2025<br>İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nden verilen 10/11/2020 tarihli kararına karşı davacı  davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine Dairemizce verilen 15/06/2022 tarih ve 2021/1247 Esas 2022/1079 sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  24/04/2024 tarih ve 2022/5711 Esas - 2024/3206 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : <br>ASIL DAVA: Asıl davada davacı ... vekili, davalının müvekkili ile arasında herhangi bir ticari ilişki olmamasına rağmen müvekkili aleyhine 15 adet senetten dolayı toplam 548.683,24 TL tutarında alacağı yüzünden icra takibi başlattığını, senetler incelendiğinde senetler üzerindeki borçlunun ... Tekstil AŞ olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin şahsi olarak davalı ile herhangi bir ticari iş veya alacak-borç ilişkisinin dolayısıyla da borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davalıya senet vermediğini ve herhangi bir borca kefil olmadığını, müvekkilinin  ... Tekstil AŞ'nin sahibi ve tek yetkilisi olduğunu, firmanın davalıya 350.000,00 TL borcunun bulunduğunu ve bu borcun şirket tarafından kabul edildiğini, şirketin başlatılan icra takibine kısmi itiraz ettiğini, şirketin  müvekkilinin davalıya şahsi borcunun bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilini İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalının İİK 72/5 maddesi gereği takip çıkısı olan 548.683,24 TL'nin % 20'si oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı ... San.ve Tic.Ltd.Şti vekili, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının eşi ... ile birlikte ortakları oldukları ... San İç ve Dış Tic.Ltd.Şti'nin müvekkiline olan borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, şirketin batık duruma gelmesi nedeniyle davacının ve eşinin müvekkilinden yardım isteyerek kendilerine vade ile  mal satmasını talep ettiklerini, müvekkilinin davacı ve eşi ile aralarında olan hukuka binaen davacının tek ortağı olduğu  ... Tekstil AŞ isimli şirkete vade ile mal satmaya devam ettiğini, davacının müvekkilinden her ne kadar almış olduğu malları şirketi adına almış ise de , bu borcu eşi ile birlikte ödeyeceği sözünü verdiğini, müvekkilinin de güven duyarak yazılı sözleşme yapmadığını, taraflar arasında yazılı olmayan sözleşme olduğunu, bu borç nedeniyle davacının eşi ... müvekkiline kendi imzasını taşıyan 25.000,00 TL tutarında 15 adet bono verdiğini, davacının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğunu ve kötü niyetli davrandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 esas sayılı dosyasında davacı ... vekili, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ilamsız icra takibinde bulunduğunu, müvekkilinin tebliğ edilen  ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının icra dosyası ile keşidecisi ... Tekstil A.Ş olan, değişik vade ve tanzim tarihlerini ihtiva eden 25,000 TL tutarında 15 adet senet, işlemiş faizleri, protesto giderleri ve bakiye fatura alacağı olmak üzere toplam 548.683,24 TL tutarında alacağı müvekkilinden talep ettiğini, icra takip dosyası ve dayanak belgeleri incelendiğinde; müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticari işi veya alacak-borç ilişkilerinin bulunmadığını, davalıya herhangi bir senet vermediğini ve herhangi bir şekilde bir borca da kefil olmadığını belirterek, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin müvekkili açısından iptaline ve haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlatan davalıdan  İİK 72/5 maddesi gereği takip çıkışı olan 548.683,24 TL'nin %20'si oranında tazminatın alınarak  dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 esas sayılı dosyasında davalı ... San.ve Tic.Ltd.Şti vekili, davacının müvekkile olan borçları nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine 29/11/2017 tarihli dilekçesi ile haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, icra dosyasına dayanak olan bonolarda bulanan imzaların davacıya ait olduğunu, davacının bonoların tanzim tarihi itibariyle şirket yetkilisi olmamasına rağmen şirket yetkilisi gibi hareket ederek  anılan bonoları imzaladığını, dolayısıyla TTK nın  678.maddesi  uyarınca anılan bonolardan dolayı bizzat sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddine davacı aleyhine dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi  ile birlikte kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA:Birleşen İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 esas sayılı  dosyasında davacı ... San.ve Tic.Ltd.Şti  vekili, Müvekkil şirket ile dava dışı ... A.Ş., ... San. Tic. Ltd. Şti. Arasında ticari ilişki mevcuttur ve müvekkilim şirket bu şirketlere tekstil ürünleri satmıştır ve bu şirketlerden alacakllı olduğu, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisidir. Ancak ...,  ... A.Ş.'NİN yetkilisi olmamasına rağmen bu şirketin kaşesini kullanmak sureti ile 25.000,00 TL bedelli değişik vadelerde 15 adet bonoyu imzalayarak davacı müvekkilime verdiğini, bonolar vadesinde ödenmeyince müvekkil şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ..., ... San. Tic. Ltd. Şti. Ve ... A.Ş. Aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu ...'nın takibe itiraz ettiğini ve takip durduğunu, borçlu ...'nın ... A.Ş.'ni temsil etme yetkisi bulunmadığı halde bu şirket kaşesi üzerine imza atmak suretiyle her biri 25.000,00 TL bedelli 15 adet bonoyu düzenleyerek müvekkiline verdiği,  ...'nın bu bonolardan şahsen sorumlu olduğunu, bu nedenle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından takibe konulmuş olan 10.10.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli, 10.11.2016 vadeli 25.000,00 TL bedelli, 10.12.2016 vadeli 25.000,00 TL bedelli, 10.01.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli 10.02.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli, 10.03.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli 10.04.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli, 10.05.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli 10.11.2017  vadeli 25.000,00 TL bedelli, 10.12.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli 10.10.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli, 10.9.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli, 10.08.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli, 10.07.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli, 10.06.2017 vadeli 25.000,00 TL bedelli toplam tutarı 375.000,00 TL olan bonolardan dolayı davalıdan alacağının tahsili istemi ile iş bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu belirterek İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1148 E. Sayılı dosyası birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 esas sayılı  dosyasında davalı ... vekili, davacı derdest olan davamıza konu olan alacak için zorunlu arabulucuya başvurmamış olup davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacının birleştirme talebinin reddi ile davalar arasında bağlantı olmasından dolayı HMK madde 165 gereği İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1148 Esas sayılı dosyasından verilecek kararı kesinleşmesinin bekletici mesele sayılmasına, Müvekkilin davacıya herhangi bir borcu olmaması sebebi ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"1-Asıl davanın KABULÜNE; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve bu takibe dayanak bonolar ile açık hesaba konu faturalar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davalının % 20 (109.736,65 TL) oranında kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, 2-Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 esas sayılı davasının KABULÜNE;  davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve bu takibe dayanak bonolar ile açık hesaba konu faturalar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,Davalının % 20 (109.736,65 TL) oranında kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına,3-Birleşen İstanbul 21 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 esas sayılı davasının REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI: Dairemizin 15/06/2022 tarih ve 2021/1247 Esas 2022/1079 sayılı kararı; \"Asıl davada kurulan hükme yönelik istinaf talebinin değerlendirilmesi; asıl davacı ... bakımından yapılan değerlendirmede senetlerin borçlusu olmadığı gibi faturaların da muhatabı olmadığı anlaşıldığından asıl davadaki davanın ve tazminat talebinin kabulü kararı yerindedir. Dolayısıyla, davalı-birleşen davacı vekilinin asıl davada kurulan hükme yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir.Birleşen İstanbul 6.ATM'nin 2017/1147 E.sayılı dosyasında kurulan hükme yönelik istinaf talebine gelince; faturaların sorumlusu ve senedin keşidecisi olan dava dışı ... AŞ nin yetkilisi ... ise de, mahkeme kasasında bulunduğu anlaşılan şirket yönetim kurulu karar defterinde 01.04.2014 tarihli karar ile davacı ...'ya her türlü çek ve senet keşide etme yetkisinin verildiği,  mahkeme kararının gerekçesinde belirtilmiş olup, söz konusu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmediği anlaşılmaktadır.  Davalının senetleri imzalayan davacı ...'ya bu konuda yetki verildiğini bildiği yada bilmesi gerektiği hususu davacı tarafça kanıtlanamamıştır. Bu durumda dava dışı şirketin ilan edilen hali ile yetkilisi ... olup ...'ya verilen  çek ve senet keşide etme yetkisi ilan edilmediğinden davalı şirket yönünden artık davacı ...'nın yetkisiz olarak bu senetleri imzaladığının kabulü gerekir. 6102 sayılı TTK'nun 678.maddesi uyarınca, yetkisiz olarak bir kişinin temsilci sıfatıyla bir poliçeyi imzalamasından dolayı bizzat sorumlu olacaktır. Dolayısıyla, davacı ...'nın takibe konu senetler nedeniyle davalı şirkete karşı anılan kanun hükmü uyarınca sorumlu olduğunun kabulü gerekir, bu yönden davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü gerekmiştir. Takip dayanağı olan faturalara ilişkin alacak yönünden ise; faturalarda dava dışı şirket muhatap olduğundan davacı ... sorumlu değildir. Bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ayrıca, faturaların sorumlusu ... olmadığından faturalara konu alacak yönünden davalı aleyhine kötüniyetli takip tazminatına hükmedilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf talebinin de reddi gerekmiştir. Birleşen İstanbul 21.ATM'nin 2019/777 E.sayılı davasında kurulan hükme yönelik istinaf talebinin değerlendirilmesinde ise; yukarıda Birleşen İstanbul 6.ATM'nin 2017/1147 E.sayılı davasının istinaf incelenmesinde yapılan değerlendirmede de belirtildiği üzere davalı ... 6102 sayılı TTK'nun 678.maddesi uyarınca takip konusu senetler nedeniyle davacı şirkete karşı sorumlu olduğundan davanın kabulü gerekirken reddi doğru değildir.\" gerekçesi ile Davalı  vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/11/2020 tarihli 2017/1148 E. - 2020/665 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>YARGITAY BOZMA İLAMI: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/04/2024 tarih ve 2022/5711 Esas - 2024/3206 Karar sayılı ilamıyla; \"Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E. sayılı dosyasında davalı-birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 E. sayılı dosyada davacı vekilinin tüm, birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E. sayılı dosyada davacı-birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2019/777 E. sayılı dosyasında davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın  kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Asıl ve birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E. sayılı davaları menfi tespit, birleşen İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/777 E. sayılı davası alacak talebine ilişkindir. Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E. sayılı davada davacı dava konusu bonoları verilen yetkiye istinaden tanzim ettiğini ileri sürmüş, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile asıl ve birleşen  İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E. sayılı dosyasında davaların kabulüne, birleşen İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/777 E. sayılı davasının reddine karar verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlere ilişkin 368 inci maddesi ile yönetim kurulunun ticari mümessil ve ticari vekil atayabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ticari mümessile ilişkin 547 nci maddesi \"Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir. İşletme sahibi, ticari temsilcilik yetkisi verildiğini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır; ancak ticari işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu, tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir.\"  ticari vekile ilişkin 551 inci maddesi ise \"Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir. Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez.\" hükmünü haizdir. Kanunda ticari vekilin ticaret siciline tescil ve ilanı öngörülmemiş olup ticari mümessilin tescili zorunlu kılınmışsa da ticari vekilin sicile tescil ve ilan edilmemesi işletme sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, meğer ki yetkisiz olarak senet tanzim edilmiş olsun.Somut olayda işletme sahibi şirket, vekil tarafından şirket adına düzenlenen senetlerden sorumlu olup, ticari vekil veya mümessilin şahsi sorumluluğu bulunmamaktadır.  Hal böyle olunca birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 E. sayılı dosya davalısı- birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E. sayılı dosya davacısı Suat'ın sorumlu olmadığı gözetilerek birleşen İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/777 E. sayılı davasının reddine ve birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E. sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile;  Birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 E. sayılı dosyada davacı-asıl ve birleşen  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E. sayılı dosyasında davalı vekilinin tüm, birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E. sayılı dosyada davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,\" şeklinde karar vermiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava ile İstanbul 6.ATM'nin 2017/1147 E.sayılı birleşen davasında talep; menfi tespit istemine ilişkin olup, İstanbul 21.ATM'nin 2019/777 E.sayılı birleşen dosyasındaki davada ise talep; alacak istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl davanın ve İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1147 E. Sayılı birleşen dosyasında davaların kabulüne, İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/777 E. Sayılı birleşen dosyasında ise davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce yapılan incelemede davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.Dairemizin kararı temyiz aşamasında bozulmakla duruşma açılmış, taraf beyanları alınarak usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamında yer verildiği üzere;  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ticari mümessile ilişkin 547 nci maddesi ile  ticari vekile ilişkin 551 inci maddesi gereğince; Kanunda ticari vekilin ticaret siciline tescil ve ilanı öngörülmemiş olup ticari mümessilin tescili zorunlu kılınmışsa da ticari vekilin sicile tescil ve ilan edilmemesi işletme sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, meğer ki yetkisiz olarak senet tanzim edilmiş olsun. Somut olayda işletme sahibi şirket, vekil tarafından şirket adına düzenlenen senetlerden sorumlu olup, ticari vekil veya mümessilin şahsi sorumluluğu bulunmamaktadır.  Bu durumda asıl dava ile birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 Esas sayılı dosyasında davacısı ...'nın menfi tespit istemlerinin kabulü ile ayrı ayrı kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve birleşen İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/777 Esas sayılı dosyasındaki alacak davasının ise reddine karar verilmesi yerinde olup ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından asıl ve  birleşen 2017/1147 Esas sayılı dosyada davalı, birleşen 2019/777 Esas sayılı dosyada ise davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle  asıl davada ve  İstanbul 6.Asliye Tİcaret Mahkemesi'nin 2017/1147 Esas sayılı birleşen dosyasında davalı- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 E sayılı birleşen dosyasında davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, Dairemiz kararı temyiz aşamasında bozulmakla HMK 353/1-b-2,3.maddeleri gereğince kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:Asıl ve Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E sayılı dosyasında davalı Birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 E sayılı dosyasında davacı  vekilinin istinaf isteminin  REDDİ İLE; 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2,3 maddesi gereğince  İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/11/2020 tarihli 2017/1148 E.-2020/665 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,2-Asıl davanın KABULÜNE; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve bu takibe dayanak bonolar ile açık hesaba konu faturalar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,Davalının kabul edilen 548.683,24-TL nin % 20 si  (109.736,65 TL) oranında kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına,3-Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 Esas sayılı davasının KABULÜNE;  davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve bu takibe dayanak bonolar ve  açık hesaba konu faturalar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine Davalının kabul edilen 548.683,24-TL nin % 20 si  (109.736,65 TL) oranında kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, 4-Birleşen İstanbul 21 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 Esas sayılı davanın REDDİNE,5-İlk derece aşamasındaki yargılama giderleri ve harçları yönünden;A-Asıl dava yönünden; -Alınması gereken  37.480,56 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye  28.110,42 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yapılan toplam 9.401,54 TL ilk gider ile 308,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.709,54 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan  91.702,49 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 Esas sayılı dava yönünden;-Alınması gereken 37.480,56 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye  28.110,42-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,-Davacı tarafından yatırılan 9.401,54TL ilk gider ile 230,00 TL posta masrafı olmak üzere  toplam 9631,54TL yargılama giderinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan  91.702,49 TL  nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-Birleşen İstanbul 21 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 Esas sayılı dava yönünden;-Alınması gereken 615,40TL harcın peşin yatırılan 6404,07TL TL harçtan mahsubu ile artan 5788,67TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde  birleşen davacıya iadesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan  60.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-İstinaf ve temyiz yargılaması yönünden;-Asıl ve Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E sayılı dosyasında davalı Birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 E sayılı dosyasında davacı vekilinin istinaf talebi reddolunmakla;A- Asıl dava yönünden alınması gereken 37.480,56TL harçtan 9.310,70TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 28.169,86TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,B- Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E sayılı dosyası yönünden alınması gereken 37.480,56TL harçtan 9.310,70TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 28.169,86TL harcın birleşen dosyada  davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,C-Birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 E sayılı dosyası yönünden alınması gereken  615,40TL harçtan 177,90TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 437,50TL harcın birleşen dosyada  davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Ç-Asıl ve birleşen 2017/1147 Esas sayılı dosyada davalı, birleşen 2019/777 Esas sayılı dosyada davacı tarafından yapılan istinaf ve temyiz masrafların üzerinde bırakılmasına,D-Temyiz aşamasında birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E sayılı dosyasında davacı Birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 E sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan 795,60TL temyiz yoluna başvurma harcı ile 100TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 895,60TL'nin birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1147 E sayılı dosyasında davalı ...Şti'den alınarak birleşen davada davacı ...'ya verilmesine,E-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve yapılan celse sayısı da dikkate alınarak;a-Asıl dosyada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 16.000TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b- Birleşen  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1147 E sayılı davasında davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 16.000TL vekalet ücretinin birleşen davada davalı ...Şti'den tahsili ile birleşen dosyada davacıya verilmesine,c-Birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/777 E sayılı dosyası yönünden  AAÜT gereğince 16.000TL vekalet ücretinin birleşen dosyada davacıdan alınarak birleşen (2019/777 Esas sayılı dosyada) davalıya verilmesine,7-Gerek ilk derece olsun gerek istinaf yargılaması sonrası artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde  ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine,<br>Dair, duruşmalı  yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 19/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"423c0397a17771b9","SID":"98aa9478d5f320f2"}}